Konya BAM 3. Hukuk Dairesinin trafik kazası kaynaklı araç hasarı, değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli tazminatı talebi, sigorta poliçe limiti ve zamanaşımı savunmaları üzerine istinaf kararı.
Özet: Davacı, 12/08/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında aracının ağır hasar görmesi sonucu sigorta şirketinin ödediği 120.000 TLnin yetersiz kaldığını belirterek, artan araç fiyatları ve onarım süreci nedeniyle uğradığı fark hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ederken; davalı sigorta şirketi, poliçe limitini doldurarak yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve araç mahrumiyet bedelinin teminat dışında olduğunu savunmakta, diğer davalılar ise kaza tespit tutanağındaki kusur oranına itiraz ederek kazanın asıl sorumlusunun davacı sürücüsü olduğunu ileri sürmektedir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...KARAR TARİHİ: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..... (...)ÜYE : ..... (...)ÜYE : ..... (...)KATİP : ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026NUMARASI : ... Esas ... KararDAVACI : ........ VEKİLLERİ : Av.... Av.....DAVALI : 1- ........ VEKİLİ : Av......DAVALILAR : 2- ........ 3- ........ VEKİLİ : Av.....DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;█████/2023 tarihinde ........'a ait ........ plakalı ait araç ile ........'a ait,........'ın kullandığı ........ plakalı ........'ye ........ poliçe ile zmm ile sigortalı araç ile çarpıştığını, müvekkilinin aracının ağır hasarlı olduğunu, sigorta şirketince bir kısım hasar bedelinin ödendiğini, fark hasar bedeli, değer kaybını ve araç mahrumiyet bedelinin ödenmediğini, aracın 2001 model toledo 1.8 signo marka full araç olduğunu, aracın önden darbe aldığını, eksper ve galericiler tarafından ağır hasarlı olarak değerlendirildiğini, tamir süresinin uzun sürdüğünü, müvekkilinin sosyal hayatı, iş hayatı için işi için gerekli olan ihtiyacını ikame araçlarla giderdiğini, kendisi ve ailesinin gideceği yerlere gidemediğini, müvekkilinin aracından akrabalarınında faydalandığını, aracın ağır hasarlı ve pert olması halinde yeni araç alabilecek makul sürenin hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin araç alamadığını, müvekkiline ödenen 120 bin TI tamir hasar bedelinin düşük olduğu ve geçen sürede araç fiyatları arttığı için araç alamadığını, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin diğer her türlü dava talep saklı, belirsiz alacak olarak: 10 TL Araç yoksunluk tazminatı(Araç mahrumiyet bedeli) bedelinin, kaza tarihinden █████/2023 işleyecek reeskont faiz ile davalı ........ ve ........ dan müştereken ve müteselsilin alınarak davacıya verilmesini;10 TL Değer kaybı ve 10 TL Fark hasar bedelinin ........ ve ........ için kaza tarihi █████/2024 tarihinden, sigorta şirketi için başvuru (şirket hasar dosyasında mevcut) tarihinden itibaren, işleyecek reeskont faiz ile davalılardan müştereken ve müteselsilin alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin ZMMS kapsamında araç başına maddi zarar sorumluluğu 120.000,00TL, İ.M.M limiti 250.000,00TL olduğunu, davacının değer kaybı başvurusu sonrası ........ numaralı hasar dosyası açıldığını, davacının maddi zarar talebine istinaden 11.09.2023 tarihinde 120.000,00TL maddi zarar tazminat ödemesi yapıldığını, davacının başvuru evraklarının eksik olması sebebiyle değer kaybı tazminat ödemesi yapılmadığını, yapılan ödeme ile ZMMS kapsamındaki poliçe limitinin tükendiğini, yapılan ödemelerle müvekkili şirket üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini ve herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, 2 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı aracın kusuru oranında olduğunu, KM kullanılmışlık değeri, hasar büyüklüğü tablosu ve rayiç değer grubu gibi teknik veriler kullanılarak değer kaybı hesaplanmasının gerektiğini, aracın kullanılmadığı süre zarfındaki maddi kayıplarının sigorta teminatı kapsamında olmadığını, bu nedenlerle; davanın reddini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ........ ve ........ vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ........ adına kayıtlı, ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı araç ile davacıya ait ........ plakalı araç arasında 12.08.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı ile davalı ........ adına kayıtlı, ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracın Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-a hükmünü ihlal ettiği tespit edilerek kazanın oluşumunda kusurlu bulunduğunu, kazaya karışan ........ plakalı araç sürücüsüne ise herhangi bir kusur atfedilmediğini, ancak kaza tespit tutanağı ile belirlenen kusur durumunun hatalı olduğunu, yalnızca müvekkilinin değil kazaya karışan ........ plakalı araç sürücüsünün de kavşağa yaklaştığında hızını azaltması gerektiğini, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu ........ plakalı araç sürücüsünün olduğunu, Ilgın Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Es. Sayılı dosyasında düzenlenen 15.05.2024 tarihli kusur bilirkişi raporunda kazaya karışan ........ plakalı araç sürücüsünün KTK madde 52/1-a kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacıya ait araca ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunda dava konusu aracın ağır hasarlı olduğu, aracın hasar bedelinin 144.637,41-TL olduğu, aracın piyasa bedelinin 350.000,00-TL olduğu tespit edildiğini, bu hesaplanan bedellerin kabulünün mümkün olmadığını, aracın daha evvel kazalarının olduğunu, aracın geçmiş tarihlerde geçirdiği kazalar göz önünde bulundurulduğunda aracın değişen parçalarının orijinal olup olmadığı, daha önce araçta pert kaydının olup olmadığı, aracın mevcut durumu işbu dava konusu trafik kazası nedeniyle meydana gelebilecek hasar bedelinin daha düşük olmasına sebep olacağını, aracın önceki tarihlerde uğramış olduğu trafik kazaları aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin tespitini etkileyeceğini, sigorta şirketi tarafından davacının zararının karşılandığını, davacı taraf, ikame araç kullandığından bahsetmişse de ikame bir araç kiralayıp kullandığına yönelik bilgi ve belge sunmadığından ve bu yönde herhangi bir delile dayanmadığından davacının bu talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ........'ın %90 kusurlu olduğu, davacının maddi tazminat talepleri kusur oranı, bedel artırım dilekçesi birlikte nazara alındığında; dava konusu aracın hasar bedeline ilişkin bakiye 105.000,00 TL ve Aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 13.500,00 TL'nin davalı ........ ve ........'den olay tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte,müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkememizce yargılamaya esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu araçta herhangi bir değer kaybı bulunmadığı tespit edildiğinden, davacının bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı vekili davalı sigorta şirketinden hasar fark bedeli ve araç değer kaybı zararı talep etmiş ise de; davalı sigorta şirketinin dava tarihinden önce yaptığı toplam 120.000,00 TL tazminatı bedeli ile birlikte kaza tarihindeki ZMMS sorumluluk teminat miktarı dolduğundan davalı sigorta firması yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacının sigorta firmasına başvuru yaptığı █████/2024 tarihinden sonraki sigorta bildirimlerinde limitlerin dolduğuna dair herhangi bir bildirimin davacıya yapılmadığı anlaşılmakla ve davacının bu halde sigorta limitlerinin dolduğunu tespit etmesi mümkün olmadığından sigorta lehine vekalet ücretine hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklinde davanın kısmen kabulü ile, dava konusu aracın hasar bedeline ilişkin bakiye 105.000,00 TL ve aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 13.500,00 TL'nin davalı ........ ve ........'den olay tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta limitleri dolduğundan davalı sigorta firması aleyhine açılan davanın reddine, değer kaybına ilişkin taleplerin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur ve hesap bilirkişisine yönelik itirazların ve yeni inceleme taleplerinin reddedildiğini, Adli Tıp Kurumu raporunda taraflarına yüzde 10 kusur verildiği belirtilmiş ise de kazada kusurlarının bulunmadığını, karşı tarafın geçiş önceliğine uymadığı için tam kusurlu olduğunu, geçiş önceliği kuralının dikkate alınmadığını, sunulan itiraz dilekçelerinin değerlendirilmediğini, özellikle hesap ek raporunun önceki raporun tekrarı niteliğinde olduğu ve dosyanın farklı bir bilirkişiye gönderilmediğini, ağır hasarlı araçta değer kaybı belirlenemeyeceği yönündeki değerlendirmenin kabul edilemez ve taraflı olduğunu, pert olmayan araç yönünden değer kaybı hesaplanmamasının usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, aracın ağır hasarlı olduğu kabul edilirken onarım süresinin kısa gösterilmesinin çelişkili olduğunu, araç aylarca tamir için beklemiş olmasına rağmen onarım süresinin kısa kabul edildiğini, amortisman ve eskime payına ilişkin değerlendirmelerin de kendi içinde çelişkili ve mevzuata aykırı olduğunu, rayiç bedel ve hurda değerinin aleyhe biçimde belirlendiğini, bu çelişkili ve uygulamayla bağdaşmayan bilirkişi raporunun esas alınmasının doğru olmadığını, bu nedenle istinaf başvurusunun zorunlu hale geldiği belirtilerek mahkeme hükmünün kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesine, mümkün olmaması halinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ........ ve ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak tarafların kusur durumuna ilişkin değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğunu, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, hükme esas alınan 12.12.2025 tarihli raporun kusur oranlarını hangi bilimsel ve objektif kriterlere göre belirlediğinin açıklanmadığını, karşı taraf sürücüsünün hız, dikkat ve özen yükümlülüğü ile kavşağa yaklaşım şekli ve kazayı önleme imkanının yeterince değerlendirilmediğini, kazanın oluşumunda karşı taraf sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkile atfedilecek kusur bulunmadığını, maddi tazminat hesabına dayanak 09.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda aracın eski model ve önceki hasar kayıtları bulunmasına rağmen rayiç bedelin yüksek belirlendiğini, tamir süresi ve mahrumiyet bedelinin gerçeğe aykırı biçimde hesaplandığını, davacıya yapılan sigorta ödemeleri ile zararın zaten karşılandığını, değişen kusur durumuna göre davacının fazla ödeme alarak sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, davacı tarafın ağır hasarlı araç yönünden değer kaybı, hasar bedeli ve mahrumiyet bedeli talep etmesinin iddialarıyla bağdaşmadığını, aracın satılıp satılmadığını, tamir edilip edilmediğini, ne bedelle ve nasıl elden çıkarıldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığını, ağır hasarlı araç yönünden talep edilebilecek kalemlerin yanlış belirlendiğini, bu nedenlerle kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E., ... K. sayılı 05.03.2026 tarihli kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.Kusura itiraz█████/2023 günü Saat: 14:48 sıralarında davalı sürücü ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı otomobili ile ........ Caddesi üzerinden geldiği olay mahalli kavşağa giriş yaptığı esnada aracının sağ yan kısımları ile; sağından ........ Caddesi üzerinden çevre yolu istikametine doğru seyir halinde olan sürücü ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı otomobilin ön kısımlarının çarpışması neticesi davaya konu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.Kaza tespit tutanağından olay mahallinde yolun;7 m genişliğinde, iki şeritli, bölünmüş yol, kavşak, yatay güzergahta düz, düşey güzergahta eğimsiz, zeminin asfalt, yol yüzeyinin kuru, havanın açık, görüşe engel cismin bulunmadığı, kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/s, vaktin gündüz, mahallin meskun olduğu, ........ plakalı otomobilin seyir yönüne bulunan "Dur" işaret levhasının kaza noktasına uzaklığının 7 metre olduğu anlaşılmıştır.Kaza tespit tutanağında tüm kusur davalıya atfedilmiş,Ilgın Asliye Ceza Mahkemesine sunulmak üzere keşfe binaen tanzim edilen 15.05.2024 tarihli Bilirkişi Raporunda sürücü ........'ın 2918 Sayılı K.T.K.'nın 84/h maddesini ihlal ettiği, sürücü ........'ın aynı kanunun 52/a maddesini ihlal ettiği kanaati belirtilmiştir. Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesine sunulmak üzere tanzim edilen 09.04.2025 tarihli Bilirkişi Raporunda sürücü ........'ın %75 (Yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ........'ın %25 (Yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir.Çelişkilerin giderilmesi için alınan Ankara Trafik İhtisas Daire Başkanlığının █████/2025 tarihli raporunda özetle; olayda; davalı sürücü ........'ın %90 (Yüzde Doksan) oranında kusurlu olduğu, sürücü ........'ın %10 (Yüzde On) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatlerini bildirmekle çelişki giderilmiş olup itiraz yersizdir.Değer kaybına itirazKarayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların, genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) "KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:█████/1996-███████ md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır." hükmü mevcuttur. Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir. Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır. Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucu araçta oluşan değer kaybı miktarının 25.000 TL olduğu, kusur tenzili sonrasında 18.750 TL, ancak aracın ağır hasar değerlendirmesi sonucunda kısmi rayiç bedelin başvurana ödendiği anlaşıldığından değer kaybından Bahsedilemeyeceği,Her ne kadar davacı vekili davalı sigorta şirketinden hasar fark bedeli ve araç değer kaybı zararı talep etmiş ise de; davalı sigorta şirketinin dava tarihinden önce yaptığı toplam 120.000,00 TL tazminatı bedeli ile birlikte kaza tarihindeki ZMMS sorumluluk teminat miktarı dolduğundan davalı sigorta firması yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi doğrudur.Araç yokluk bedellerine ilişkin her iki tarafın istinafı Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu aracın mevcut hasarına göre tamir süresi belirlenerek, amortisman vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra)ikame araç bedelinin (ulaşım gideri) tespitine yönelik rapora göre karar verilmesi yerindedir.itiraz yersizdirTarafların hasara yönelik itirazları hakkında; Davalılar gerçek zarardan sorumludur.Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığının tespit edildiği, yapılan bu değerlendirmeye göre de , Hasar bedelinin piyasa rayiç değerinin belirlendiği ve davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup itiraz yersizdir.(Nitekim emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi █████████ E █████████K sayılı ilamı) BU DURUMDA mahrumiyet zararı 15.000 TL'nin, %10 kusur tenzili sonrasında 13.500,00 TL olduğu, hasar bedelinin (250.000 - %10=) 225.000,00 TL, davalı tarafça ödendiği anlaşılan 120.000 TL bedelin tenzili akabinde ödenmesi gereken bakiye gerçek zararın 105.000,00 TL olduğu,, araç mahrumiyeti tazminatının da 13.500,00 TL olduğunun tespiti yerindedir Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,1-Davacı tarafından alınan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,2-Davalı ........ tarafından alınması gereken 8.094,73 TL harçtan peşin alınan 2.023,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.071,04 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davalı ........ tarafından alınması gereken 8.094,73 TL harçtan peşin alınan 2.023,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.071,04 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Taraflarca tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026 ..... ..... ..... ..... Başkan Üye Üye Katip ... ... ... ... E imza E imza E imza E imzaBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.