Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sahte belge düzenleme ve defter gizleme suçlarında, HAGB kararına karşı temyiz reddedilirken, 12 yıllık dava zamanaşımı dolan kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Özet: Yüksek Mahkeme, bir sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyiz edilemeyip itiraz yoluna tabi olması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemini reddederken, katılan vekilinin temyiz ettiği sahte belge düzenleme ve defter kayıtlarını gizleme suçlarına ilişkin incelemede, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamındaki bu suçlar için 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda öngörülen azami 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin suç tarihlerinden itibaren dolduğunu tespit etmiş ve bu nedenle yerel mahkemenin kararını bozarak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.SUÇ : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizlemeHÜKÜMLER : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama, düşmeİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: A. Sanık müdafinin temyiz istemi yönünden;Sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve ███████-250 Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın ██████ maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve sanık müdafiinin itiraz dilekçesi üzerine itiraz merciince de gereğine tevessül edildiği anlaşılmakla dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B.Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden;Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemlerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanunun 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, en aleyhe kabulle suç tarihleri olan "31.12.2008, 31.12.2009, 31.12.2010, 31.12.2011" tarihlerinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, hükmün 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, Dava dosyasının 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.