Ticari kredilerden ve kredili mevduatlardan doğan banka alacakları için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile müteselsil kefaletin incelendiği mahkeme kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş alacağının tahsili için başlattığı icra takibine borçlu ve müteselsil kefil tarafından yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davayı incelemektedir. Mahkeme, icra takibine yapılan itiraz dilekçesinin bankaya tebliğ edilmemesi nedeniyle itirazın iptali davası için belirlenen hak düşürücü sürenin başlamadığını, dolayısıyla davanın süresinde açıldığını ve taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi ile kefaletnamenin hukuki geçerliliğini teyit ederek, uyuşmazlığın esası olan alacak miktarının ve borçlunun itirazının haklı olup olmadığının belirlenmesine yönelik incelemesini sürdürmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:I.DAVA: Davacı vekili; Müvekkil Banka ile davalı ---- arasında sözleşme gereği, borçlu şirket, müvekkili bankadan kredi kullandığını, Davalı ---- ise işbu kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla tarafı bulunmadığını, Kredi borçlusu davalı --- zamanında kredi borcunu ödememesi nedeniyle ----. Noterliğinden 28.05.2024 tarihli ------ yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, borçluya ve kefile █████/2024 tarihinde tebliğ edilen muacceliyet ihtarnamesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine takibe konu alacak muaccel hale geldiğini, ödenmeyen borcun tahsili amacıyla --- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosya ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emri tebliğ edilmiş, yasal süresi içinde davalı tarafından dosya borcuna haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz edilerek icra takibi durdurulduğunu, davalıların müvekkili şirket nezdinde mevcut risklerinin yanı sıra 55.620 TL tutarında gayrinakdi riski de bulunmadığını, işbu tutarın da icra dosyasına depo edilmesini, davanın kabulüne, davalının --- Banka Alacakları İcra Daire'sinin ----- Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ll. CEVAP: Davalı vekili; davanın, öncelikle zamanaşımı ve husumet itirazı nedeniyle usulden reddine, yapılacak yargılama neticesinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, --- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasının iptaline, davacının kötü niyetli davası nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. --- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlulara yönelik 704.684,71 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı banka ile davalı borçlu şahıs “ ------” arasında 06.02.2020 tarihli ve 500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, iş bu sözleşmeye Davalı ----- müteselsil kefil olduğu görülmüştür. Kefaletname, TBK 583 vd. maddelerdeki geçerlilik şartları yönünden mahkememizce incelenmiştir. Dava konusu kefaletnamede tarih, kefil olunan miktar ve kefaletin türü de el yazısı ile yazılmış olup kefalet şartlarının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.Sözleme kapsamında davalıya 192.000,00 TL anapara tutarlı borçlu cari hesap kredisi kullandırıldığı, Çek karnesi verildiği, 500.000,00 TL limitli ticari kredi kartı tahsis edildiği bilirkişice tespit edilmiştir.Kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine, davacı bankaca --- Noterliğinin 28.05.2024 tarih ve ---- yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı asıl borçlu ve kefilden 671.941,77 TL nakit borcun ve 55.620,00 TL gayrinakdi risk tutarının 1 gün içinde ödenmesi istendiği, ihtarnamenin borçluların genel kredi sözleşmesinde bildirdikleri adreslere keşide edildiği, davalı firma ve kefile (yakınlarına) 29.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 1 günlük mehil sonunda davalı asıl borçlu ve kefilin, 31.05.2024 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.Kredi sözleşmesinde, banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu, bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. ¸Davacı bankaca davalı yana kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankaca İİK madde 68/b kapsamında hesabın kat edilerek noter kanalıyla davalı yana tebliğ suretiyle davalı yanın temerrüde düşürüldüğü, davalı yana noter ihtarnamesi ile verilen süreye rağmen dava konusu borcun ödenmemesi üzerine dava konusu takibin yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile 623.411,87 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir.Davaya konu alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, bu durumda alacağa işletilecek akdi ve temerrüt faizinin hesabında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine oranla özel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8.maddesinin nazara alınması suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında belirlenmesi gerektiği, anılan maddede "Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir" düzenlemesine yer verilmiş olmasına göre somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 88 ve 120 nci maddesi uygulanmayarak sözleşme hükümleri kapsamında belirlenen akdi faiz oranı ile bilirkişice tespit edilen temerrüt faizi oranı hükme esas alınmıştır. Gayri nakdi kredi yönünden ise, Takip tarihinden sonra davalı tarafından çekler 01.12.2024 tarihinde ---- Şubesi'ne teslim edilmiş olup, davacı bankanın 55.620,00 TL gayrinakdi kredi risk alacağının sona erdiği, anlaşılmakla bu hususta dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Davacı yan, dava dilekçesi ile itirazın iptali yanında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay ---HD, ---- Dava konusu alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan davacı yararına İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay -----Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir. IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE;1-Davalının ---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 88,50 oranında temerrüt faizi ve işleyecek işbu faize %5'i oranında BSMV işletilmek suretiyle, 599.247,85 TL asıl alacak,18.537,16 TL işlemiş faiz,4.700,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti,olmak üzere toplamda 623.411,87 TL üzerinden takibin devamına,2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Gayri nakdi kredi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,4-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 42.585,26 TL harçtan peşin alınan 8.510,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 34.074,42 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 99.511,78 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan 8.938,44 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,9-Davacı tarafından yatırılan 7.301,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 6.458,96 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,12-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%11,53) ve kabul (%88,47 ) oranına göre hesaplanan 3.361,74 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, 438,26 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.