Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sahte belge düzenleme suçunda kesinleşmiş ve devam eden yargılamaların uyarlama aşamasında birleştirilmesi nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulmasına hükmetti.
Özet: Sahte belge düzenleme suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, daha önce Yargıtay tarafından bozulan ve yargılaması devam eden bir suçlama ile kesinleşmiş, ancak lehe yasa uyarlaması gerektirebilecek infaz aşamasındaki başka bir suçlamaya ilişkin dosyanın yerel mahkemece hukuka aykırı olarak birleştirilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir; zira Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadına göre, yargılama koşulları ve sonuçları birbirinden farklı olan, yargılaması devam eden dosyalar ile hükmü kesinleşmiş, infaz aşamasındaki uyarlama dosyalarının birleştirilmesi yasal olarak mümkün değildir.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Sahte belge düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında "20 16... takvim yıllarında sahte belge düzenleme" suçlarından açılan kamu davasında; İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2021 tarihli ve ████████ Esas, 2021/6 Karar sayılı kararıyla sanığın 2016 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43, 62... maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2017 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43, 62, 53... maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiş, sanık müdafiinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.Ceza Dairesinin 21.05.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla 2017 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik kesin olarak istinaf başvurusunun esastan reddine, 2016 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin 15.11.2022 tarihli █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı ile 2017 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi gereğince reddine, 2016 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yerel mahkeme tarafından 2017 takvim yılına ilişkin hüküm yönünden uyarlama yargılamasının da yapılması amacıyla her iki dosyanın Mahkemenin ████████ Esas sırasına kaydının yapıldığı ve devamında incelemeye esas ilk derece mahkemesi dosyasında sanık hakkında 20 16... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.09.2007 tarihli ve 2007/8-125 Esas, ████████ Karar sayılı kararında; "...duruşma açılarak yapılsa da, uyarlama yargılamasının sonraki yasanın lehe hükümlerinin saptanması ve uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile sınırlı ve kendine özgü bir yargılama olduğu, lehe yasanın tespiti amacıyla yapılan yargılamada, önceki kararın dışına çıkılmadan, kesinleşen karardaki suça uygulanması olanağı bulunan hükümlerinin tamamının uygulanarak, bulunacak cezaların karşılaştırılıp lehe yasanın tespiti ile yetinilmesinin gerekeceği, her iki yargılamanın koşulları ve sonuçları birbirinden farklı bulunduğundan, haklarındaki hüküm kesinleşenlerle, yargılamaları devam edenlerin birlikte yargılanmasının yasal olarak mümkün olmadığı..." hususu dikkate alındığında, yargılama koşulları ve sonuçları itibarıyla farklılık arz eden infaz aşamasındaki dosyalar ile yargılaması devam eden dosyaların birleştirilmesinin mümkün olmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!