Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin, kamuda çalışan davacının limited şirketteki gizli ortaklık iddiasıyla %50 ortaklık tespiti talebinin reddine ilişkin ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Kamu görevlisi davacının, davalı limited şirkette adi ortaklık sözleşmesiyle %50 gizli ortak olduğunu ileri sürerek ortaklığın tespiti ve ticaret siciline tescilini talep ettiği; davalının ise davacının sermaye koymadığını ve yasal olarak ortak olamayacağını savunduğu; ilk derece mahkemesinin limited şirket ortaklık sıfatının tescil ve kanuni yollarla kazanıldığını, bu durumun somut olayda gerçekleşmediğini belirterek davayı reddetmesi üzerine, davacının gizli ortaklığı ispatlayan adi ortaklık sözleşmesinin hukuken tanınması gerektiğini, aksi halde hak kaybı yaşanacağını vurgulayarak kararı istinaf başvurusunda bulunduğu bir hukuki süreçtir.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ....HUKUK DAİRESİDOSYA NO :.KARAR NO : .T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : .NUMARASI : .DAVACI : ... (...) VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...-.DAVALILAR : 1-) . . .DAVA : Ticari Şirkete Kayyım AtanmasıKARAR TARİHİ : .KARAR YAZIM TARİHİ : .Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile %50 pay sahibi olarak bir limited şirket kurmaya karar verdiklerini ancak müvekkilinin kamuda çalıştığı için resmi olarak ticari faaliyette bulunamayacağından şirket gizli ortağı olarak davalı ile aralarında █████/2020 tarihinde bir Adi Ortaklık Sözleşmesi akdedildiğini, ortaklığın unvanını "...Ticaret Ltd.Şti." olarak belirlediklerini, bu adi ortaklığın resmi olarak █████/2020 tarihinde başladığını ve belirsiz süreli olarak kurulduğunu, sermayesinin 250.000,00 TL olup, tarafların %50 pay sahipliğinden her birinin 125.000,00 TL sermaye koyduğunu, işbu ortaklığın ticari ve resmi kayıtlar ile 3.şahıslar nezdinde şirket yetkilisi ve temsilcisi olarak davalının tayin edildiğini, müvekkilinin matematik öğretmeni olarak Ayvalık'ta öğrenci yetiştirme konusunda bir duayen olması sebebiyle şirketin unvanının da müvekkilinin ismi olan "....Ticaret Ltd.Şti." olarak belirlendiğini, adi ortaklığın resmi başlangıcının, şirketin ticaret sicilinde tescil ve ilan tarihi olan █████/2020 tarihi olarak belirlendiğini belirterek müvekkilinin....Kurumları Ticaret Ltd.Şti.'nin %50 ortağı olduğunun tespiti ile şirket ticaret sicili kaydına %50 ortak olarak tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki taleplerinin şirkete ilişkin olup ...'a husumetin yönlendirilemeyeceğini, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, davacının talebinin hukuki dayanağı olmadığını, davacının müvekkilinin öğretmeni olduğunu, müvekkilinin eğitmen olup, halen ve uzun zamandır eğitmenliği sürdürdüğünü, taraflar her ne kadar şirket kuruluşu öncesi birlikte ortak olma iradesi taşımış olsa da sonrasında, davacının herhangi bir bedel ve masraf ödemek istememesi ve ayrıca zaten hukuken de ortak olamaması nedeniyle bu iradeden vazgeçtiğini, davacının şirkete hiç bir pay ödemediğini, şirket işleyişine katılmadığını, sadece dershanede öğretmenlik yaptığını ve bu öğretmenlik sırasında alması gereken ücreti aldığını belirterek tüm bu nedenlerle; açılan davanın, şirkete kayyum atanması ve tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, "TTK 573 vd. maddeleri gereğince limited şirketlerde ortaklık sıfatı; kuruluş yoluyla, sermaye arttırımı yoluyla, birleşme yoluyla ve tür değiştirme yoluyla aslen kazanılır. Tüm bu hallerde ortaklık sıfatının kazanılması ticaret siciline tescil ile gerçekleşir. Ortaklık sıfatının devren kazanılmasında ise esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanması gerekmektedir. Ayrıca şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, genel kurul onayı da şarttır. Payın nakli miras, eşler arasındaki mal rejimi ve icra yoluyla mümkün olabilmektedir. Eldeki davada davalı limited şirket ortaklığının tespiti istenilmiş ise de; ortaklık sıfatının yukarıda belirtildiği şekilde kazanıldığına ilişkin ispat şartları gerçekleşmediği anlaşılmakla davacının ispatlanamayan davasının reddine" karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemeye sunmuş oldukları Adi Ortaklık Sözleşmesiyle davalı limited şirketin kuruluş esaslarının belirlendiğini, davacı müvekkilinin davalı ... Özel Eğitim Kurumları Ltd.Şti.’nin %50 ortağı olduğunun açık bir şekilde düzenlendiğini, bahse konu adi ortaklık sözleşmesi müvekkilinin davalı limited şirketinin gizli ortağı olduğunu ortaya koyduğunu, her ne kadar bir kimsenin limited şirket ortağı olabilme koşulları kanunla belirlenmiş olsa da ticari hayatta çeşitli sebeplerle bu şekilde gizli ortaklık kurulabildiğini, bu ortaklığın tespiti mahkemelerce yapılmadığı takdirde gizli ortağın limited şirkete koymuş olduğu sermaye, yapmış olduğu masrafları geri alamayacak ve şirketin işleyişi sebebiyle elde edilen kardan pay alamayacağını belirterek...Ticaret Mahkemesinin ...K ve █████/2022 tarihli davanın reddi kararının kaldırılması ile müvekkilinin ... Ltd. Şti.’nde %50 ortak olduğunun tespitine ve şirket ticaret sicili kaydına %50 ortak olarak tesciline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, davacının Önder Özel Eğitim Kurumları Ticaret Ltd Şti.nin ortağı olduğunun tespiti ile şirket ticaret sicil kaydına tescili davasıdır.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacının davalı limited şirketin gizli ortağı ve %50 pay sahibi olduğunu iddia ettiği, bunun tespitini ve tescil talebinde bulunduğu görülmüştür.Davalı ise davacının herhangi bir bedel ve masraf ödemek istememesi ve nedeniyle bu iradeden vazgeçtiğini, davacının şirkete hiç bir pay ödemediğini, davacının taleplerinin reddi gerektiğini savunduğu görülmüştür.HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,3-) İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.. █████/2025 ...Başkan... ¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ...Katip... ¸e-imzalıdır