11. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilik suçunda zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verirken, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçunda sahte çek ve tanık ifadelerine yönelik çelişkili bilirkişi raporlarının giderilmesi için ek araştırma yapılmasını emretti.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanık hakkındaki "resmi belgede sahtecilik" suçundan açılan kamu davasının olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilerek bu suçtan verilen mahkûmiyet hükmü bozulmuş ve davanın düşmesine karar verilmiş; öte yandan, "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak ise, çek üzerindeki imza incelemesine dair bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, sanığın savunmasında belirttiği ticari ilişkiler ve çekin el değiştirmesi süreçlerinin ilgili tanıkların ifadeleri alınarak ve gerekli belgeler toplanarak açıklığa kavuşturulması amacıyla, yetersiz inceleme nedeniyle dosyanın eksikliklerin giderilmesi için bozulmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemedeSanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik " suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 14.11.2008 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelmeedeSanığın tamamen sahte olan ... Şubesince verilmiş bulunan keşide yeri Ankara, keşide tarihi █████/2008 olan, miktarı 1.550 -TL'lik ... seri numaralı çeki ödeme amaçlı olarak █████/2008 tarihinde... Bankası Şubesine ibraz ettiği, sahte çek nedeniyle ... ... Bankası Şubesi suç ihbarında bulunduğu, Adli Emanetin █████████ sırasında kayıtlı bulunan çek üzerinde aldırılan █████/2009 tarihli bilirkişi raporunda; çek arkasında bulunan ciranta imzasının sanığa ait olduğunu bildirir rapor düzenlendiği, sanığın suça konu sahte olarak oluşturulmuş çeki kullanmak suretiyle haksız menfaat edindiği iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın aşamalarda suçu işlemediğine ve suça konu çekin ... tarafından kendisine 16 adet dikiş makinesini satması karşılığında keşidecisi tarafından imzalı vaziyette verildiğini, ...'dan cirosu olmaksızın aldığı suça konu çeki arabasının arızasının tamir edilmesi karşılığında ... isimli firmaya ciro ederek verdiğini beyan ettiği, mahkemece dinlenen tanık ...'in sanığın ... isimli kişi ile ticari alışverişinin bulunduğuna ve çek aldığına ilişkin anlatımlarını doğrular şekilde beyanda bulunduğu, dosya kapsamında yer alan soruşturma aşamasında tanzim edilen 02.09.2009 tarihli bilirkişi raporunda çekin arka yüzünde yer alan ciranta imzasının sanığın eli ürünü olduğu, ön yüzünde yer alan keşideci imzasının ise sanığın eli ürünü olup olmadığına ilişkin tespit yapılamadığına kanaat getirildiği, yargılama aşamasında tanzim edilen 22.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda ise çekin arka yüzünde yer alan ciranta imzasının sanığın eli ürünü olduğu, ön yüzünde yer alan keşideci imzasının ise sanığın eli ürünü olduğuna kanaat getirildiğinin ve raporlar arasında çelişki bulunduğunun anlaşılması karşısında; dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları arasında çelişkinin giderilmesi amacıyla suça konu çek üzerinde bulunan yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı konusunda kriminal laboratuvarlarca imza ve yazı incelemesi hususunda bilirkişi heyeti incelemesi yaptırılması, Sanığın ve tanık ...'in anlatımlarında yer bulan ... isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile duruşmaya celp edilerek sanık ile arasındaki ticari alışverişe konu ödemenin nasıl yapılacağı, borcun çek ile ödenmesi konusunda anlaşma olup olmadığı, bu kapsamda sanığa suça konu çeki verip vermediği, ticari alışverişe ilişkin bilgi belge ve faturaların bulunup bulunmadığı hususlarının tanıktan sorulmak suretiyle tespiti, ayrıca mahkemece dinlenen ...isimli firmanın yetkilisi ve ortakları olan tanıklar ... ile ...'ın ...'in yetkilisi olabileceğine ilişkin anlatımlarına nazaran ve çekte sanıktan sonra ciranta olarak gözüken mahkemece dinlenmeyen ... isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile duruşmaya celp edilerek sanık ile arasındaki ticari alışverişe konu ödemenin nasıl yapılacağı, borcun çek ile ödenmesi konusunda anlaşma olup olmadığı, bu kapsamda sanıktan suça konu çeki alıp almadığı, ticari alışverişe ilişkin bilgi belge ve faturaların bulunup bulunmadığı, ... ile herhangi bir ilişkisinin bulunup bulunmadığı, tanıktan sorulmak suretiyle tespiti ile gerekirse ismi geçen tanıkların suça konu çek üzerinde bulunan yazı ve imzaların tanıklara ait olup olmadığı konusunda kriminal laboratuvarlarca imza ve yazı incelemesi hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması ile sonucuna göre sanığın kastı ve hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması, Yasaya aykırı sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.