Kazakistanda kurulu şirketin tedarik sözleşmesinden kaynaklı iflas yoluyla takibe itirazın kaldırılması davasında, davalı şirketin organik bağ ve ödeme sorumluluğu iddiaları Bölge Adliye Mahkemesince inceleniyor.
Özet: Davacı, dava dışı bir şirketle yapılan tedarik sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağının, davalı şirketin imzasının bulunmadığı ancak ödemelerin davalı tarafından yapılacağını öngören ikinci bir sözleşmeye ve davalının önceki 22 faturayı ödemiş olmasına dayanarak tahsilini ve davalının iflasını talep ederken; davalı, sözleşmeye taraf olmadığını, faturaların kendisine düzenlenmediğini, alacağın muhatabı olmadığını ve borçlu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/1
KARAR NO: 2026/9
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ: █████/2026
DAVA: İtirazın Kaldırılması ve İflas
KARAR TARİHİ: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı Kazakistan'da kurulu .... Şti. arasında akdedilen 08.06.2020 tarihli tedarik sözleşmesi gereğince davacı taraf dava dışı .... Şti.'ye mal ve hizmet satış ve tesliminde bulunduğunu, bu sözleşme gereğince davacı taraf dava dışı .... Şti.'ye toplamda 808.472,83 USD miktarında mal ve hizmet tesliminde bulunarak buna ilişkin 25 adet fatura kestiğini, davacı ile dava dışı arasında 11.06.2020 tarihindi ikinci bir sözleşme imzalandığını, bu ikinci sözleşmeye göre ilk sözleşme gereğince yapılacak mal ve hizmet teslimlerine ilişkin bedellerin davalı şirket tarafından ödeneceğini, davalı şirketin 25 adet fatura bedelinin 22 adedini tam olarak ödediğini, son 3 fatura bedelini ise ödemediğini, davacı tarafından söz konusu 51.386,23 USD alacağının tahsili amacı ile davalıya karşı .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takip dosyası ile iflas yolu ile takibe başlandığını, ancak davalı tarafın alacak iddiasının muhatabı olmadığı gerekçesiyle borca itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, her ne kadar ikinci sözleşmede davalı şirketin imzası veya onayı bulunmamakta ise de davalı şirket ile tedarik sözleşmesinin tarafı olan dava dışı .... Şti. arasında organik bağlantının mevcut olduğunu, her iki şirketin gerçekte aynı şirket olduğunu, davacı tarafın ikinci sözleşmenin davalı şirketi bağlayacağı ve ödemelerin davalı şirketçe yapılacağı inanç ve saikiyle hareket ederek tedarik sözleşmesi gereğince yüklendiği edimi tam ve eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, davalının dava dışı .... Şti.'ye yapılan iş bedelinin yaklaşık %95'lik kısmını bugüne kadar ödemiş olması ikinci sözleşmeyi zımnen onayladığı ve artık sözleşmenin tarafı olduğu anlamına geldiğini belirterek itirazın kaldırılmasını ve davalı şirketin iflasını talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın İİK'nın 155 vd. maddelerine göre yürütülmesi gerektiğini, davaya dayanak sözleşmede müvekkili şirketin taraf olmadığını, müvekkilinin davacıya karşı borçlu veya sorumlu olduğuna dair müvekkilinden sadır hiçbir belge de mevcut olmadığını, müvekkilinin davada pasif husumeti bulunmadığını, davaya konu uyuşmazlık için tahkim şartı belirlendiğini, davacı tarafından davaya dayanak gösterilen sözleşmede Kazakistan Cumhuriyeti yasalarının uyuşmazlığa uygulanacağı belirtildiğinden somut olayda Türk Hukukunun uygulanamayacağını, müvekkili davalı tarafından davacıya herhangi bir avans ödemesi yapılmadığını, davacı yanın bu yöndeki beyanının gerçeğe aykırı olduğunu, dava dilekçesi ekli dekontlar ve tablo incelendiğinde ödemelerin müvekkili davalı tarafça değil dava dışı ... ... tarafından yapıldığının görüldüğünü, müvekkili davalının davacı yanın iddialarının muhatabı olmadığını, davacı yan ile sözleşme ilişkisi içerisinde olmadığını, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu faturaların müvekkili adına düzenlenmediği gibi faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini ve fatura içeriği malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, faturanın tek başına alacağın varlığına delil olmadığını, davacının müvekkili şirketten alacak talebinde bulunmasının herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, davacı yanın iddiaya konu sözleşmesel ilişkiye dair ispat yükünü yerine getirmediğini, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydı ile zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacının icra takibinde talep ettiği faizi, faiz türü, başlangıç tarihi ve oranlarına itiraz ettiklerini, haksız ve dayanaksız faiz talebinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yurt dışında yerleşik şirket adına düzenlenen ve mal teslimini konu alan üç adet istisna faturası borcunun davalıdan tahsili için başlatılan iflas yoluyla takibe itiraz edilmesi üzerine İİK 158. maddesi kapsamında itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkin davada, davacı ile dava dışı ... ... şirketi arasında 08.06.2020 ve 11.06.2020 tarihli sözleşmelerin imzalandığı, sözleşme konusu iş bedelinin davalı tarafından ödeneceğine dair imzalanan 11.06.2020 tarihli sözleşmede davalının imzasının bulunmadığı, sözleşme konusu iş için (istisna faturaları) faturaların dava dışı ... ... adına düzenlendiği, 22 adet istisna faturasının davalı tarafından avans hesabına kaydedilerek ödeme yapıldığı, dava ve iflas yolu ile takip konusu yapılan üç adet istisna faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, ödenmemiş üç adet faturanın davacı defterlerinde dava dışı şirketin borcu olarak kayıtlı olduğu, davacı ile dava dışı ... ... şirketi arasında imzalanan 08.06.2020 ve 11.06.2020 tarihli sözleşmelerde tahkim şartına yer verilmiş olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, istisna faturasının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu kapsamında KDV'den muaf tutulan satışlar için düzenlenmesi gereken fatura olduğu, uyuşmazlığın davalı şirket ile Kazakistan Cumhuriyeti'nde yerleşik ... ... şirketi arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, iki şirket arasında organik bağ bulunmasının tek başına alacağın davalı şirketten tahsilini talep etmeye imkan verip vermediği, şirketler arasında organik bağ bulunması halinde sözleşmede yer alan tahkim şartına rağmen alacağın tahkim başvurulmadan dava edilip edilemeyeceği, davalının dava dışı şirketin borcunu üstlenip üstlenmediği hususlarında toplandığı, davacıda, tek bir şirketle iş yapılıyor algısının oluşmasının mümkün olmadığı zira dava dışı şirketle sözleşme imzalandığı ve ödemelerin davalı şirket tarafından yapılacağının iddia edildiği, organik bağ bulunduğunun kabulü halinde davacının tahkim yoluna başvurmadan dava ikame etmesinin çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil edeceği, davalı ile dava dışı şirketin sırf davacı veya başka bir alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötüniyetli işlemler yaptıklarının iddia ve ispat edilemediği anlaşılmakla davalının organik bağ nedeni ile sorumluluğuna gidilemeyeceği, dava dışı şirketin mal teslimine ilişkin sözleşme kapsamındaki borçlarının davalı tarafından ödenmiş olmasının kalan borçların davalı tarafından üstlenilmesi olarak nitelendirilemeyeceği yine davalının ilişkili -organik bağ içerisinde bulunduğu şirkete ait projeyi web sitesinde paylaşmasının, ödeme yaptığı fatura konusu ürünler hakkında davacı ile yazışmasının borcun üstlenilmesi olarak nitelendirilemeyeceği, takip konusu faturaların istisna faturası olarak düzenlendiği, davalı şirketin takip konusu borçtan sorumlu olmasını gerektiren bir yazılı belge ibraz edilemediği, davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşmelerden kaynaklanan borçtan davalının sorumlu olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği kanaatine varılmakla emsal Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas █████████ K. sayılı ilamı da dikkate alınarak davalının iflas takibine itirazının kaldırılması ve davalının iflasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Davanın REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme 11.06.2020 tarihli ödeme düzenine ilişkin anlaşmada davalının kuruluş imzası bulunmadığı gerekçesiyle, davalının sorumluluğunu dar yorumlamasının ödeme düzeni mekanizması, davalı organizasyonunun (...şubesi/ana kuruluş kanalıyla) “ödeyici” sıfatıyla ödeme yapacağını öngörmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğunu, 22 adet fatura bedelinin davalı organizasyonu tarafından ödendiğini, ticari hayatta, özellikle uluslararası tedarik zincirinde, uzun süre devam eden ve sistematik şekilde sürdürülen ödeme davranışı; taraflar arasında borcu üstlenmeye/ödeme taahhüdüne dayalı bir ilişki bulunduğuna kuvvetli karine olduğunu, mahkeme, bu fiili durumun soyut bir ayrımla geçiştirilerek delilleri birlikte tartışmadığını, davalı defterlerinde kayıt yok olgusunun tek başına sorumsuzluk sonucu doğurmayacağını, mahkemenin defter kaydı bulunmamasını borç ilişkisi hiç yoktur sonucuna otomatik bağlayarak hatalı değerlendirme yaptığını, mahkemenin organik bağ değerlendirmesinin eksik ve hatalı olduğunu, ayrıca mahkemenin kendi kabul ettiği vakıalarla çelişkili bir sonuca ulaştığını, tahkim şartının kime karşı ileri sürülebileceği ve davalının fiili ödeme/üstlenme davranışıyla bu süreçte taraf/borçlu sıfatı kazanıp kazanmadığı, ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarının hükme esas alınma biçiminin denetime elverişli olmadığını, raporların sonuçlarının mahkemenin hukuki nitelendirmesiyle çeliştiğini, ... Kazakistan şirketi Kazakistan'da iş yapmak için kurulduğunu, Türkiye'de ticari faaliyeti veya mal varlığı olmadığını, bu nedenle davacı şirket alacağı kalması durumunda karşısında bir muhatap bulamayacağı düşüncesiyle ilkten bu şirkete mal vermek istemediğini, ancak davalı şirketin araya girerek ödeme konusunda kendisinin muhatap olacağını belirtmesi nedeniyle anlaşma sağlandığını, davalı şirket ile ... Kazakistan şirketinin aslında aynı şirket olduğunu, davalı şirketin burada tüzel kişilik perdesi arkasına saklandığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, iflas yoluyla adi takipte itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
Davaya konu .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Limited Şirketi, borçlunun ise...Anonim Şirketi olduğu, 51.386,23 USD üzerinden 30.08.2022 tarihinde başlatılan iflas yoluyla adi takipte "Ödenmeyen ekli 25.05.2021 tarihli ... seri numaralı, 11.271.-USD bedelli, 07.06.2021 tarihli ... seri numaralı 30.866,92.-USD bedelli ve 14.06.2021 tarihli ... seri numaralı 9.292.-USD bedelli 3 adet fatura bedelinin ödenmesi istemidir." borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 27.09.2022 tarihinde tebliğ edildiği, 30.09.2022 tarihinde borca itiraz edildiği, İİK'nın 156/3. maddesi uyarınca davanın ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde 02.01.2023 tarihinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İİK'nın 154/1. maddesi uyarınca davalının sicilde kayıtlı adresi ..../ İSTANBUL itibariyle iflas yoluyla takip yetkili icra dairesinde yapılmış, dava yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmıştır. İİK'nın 160. maddesi uyarınca davacı tarafından iflas avansı 30.01.2023 tarihinde yatırılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme neticesinde mali müşavir bilirkişiden kök ve ek rapor aldırılmasından sonra davanın reddine yönelik karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince mali müşavir bilirkişiden aldırılan 12.03.2024 tarihli raporda:"...davacı .... Şti. tarafından ibraz edilen ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde ibraz edilen basılı defter bilgilerine davacı şirketin 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin, TTK ve VUK hükümlerine göre yapılması zorunlu açılış ve kapanış tasdiklerini süresi içinde ve usulüne göre yapmış olduğu onay ve tasdik bilgileri yazılı ticari defter bilgilerine göre, davacı .... Şti. ile davalı .... A.Ş. ile doğrudan devam eden bir cari ilişkinin mevcut olmadığı, davacı şirketin dava dışı ... ile devam eden 2020 yılından başlayan mal/ hizmet satışına dair bir ticari ilişkisini mevcut olduğu, bu ticari ilişkinin 2020 yılında 120.02.00001 numaralı cari hesapta, 2021 yılında 120.T00004 ve 120.S00001 nolu cari hesaplarda takip edildiğini, cari hesap bilgilerine göre davacı tarafından Kazakistan merkezli dava dışı ... ...adına kesilen fatura ödemelerinin 25.05.2021, 07.06.2021, 14.06.2021 tarihli toplam 3 adet ve 440.252,04 TL karşılığı 51.429,52 USD tutarlı faturalar hariç davalı .... A.Ş. tarafından verilen çekler ile ödenmiş olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde dava dışı ... adına kesilen faturaların yurtdışı satışlar hesabında, süresi içinde ve usulüne ticari defterlerde kaydedilmiş olduğu, davacı şirket defterlerine göre satışı yapılan/faturası kesilen aşağıda bilgileri yazılı fatura bedellerinin dava dışı ... ...ya da diğer fatura ödemelerini yapan .... A.Ş. tarafından ödenmemiş olduğu ve davacı şirketin dava dışı ... şirketinden 14.06.2021 tarihi itibari ile 440.252,04 TL karşılığı 51.429,52 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı .... A.Ş. davalı şirket yetkilileri tarafından usb bellek olarak sunulan ticari defterlerinin 2020, 2021 ve 2022 yıllarında 1 numaralı elektronik defter tebliği kapsamında e-defter tuttuğunu, ibraz edilen davacı şirket ticari defterlerinin, TTK ve VUK hükümlerine göre yapılması zorunlu açılış ve kapanış tasdikleri yerine geçen Ocak ve Aralık ayı beratlarının süresi içinde ve usulüne göre oluşturulduğu ayrıca basılı olarak tutulması geren Envanter Defterlerinin de açılış tasdiklerinin süresi içinde ve usulüne göre yapılmış olduğunun tespit edildiği, davalı şirket yetkilileri tarafından ibraz edilen onay ve tasdik bilgileri yazılı ticari defter bilgilerine göre, davacı .... Şti. ile aralarında 159.01.149 - verilen avanslar hesabında takip edilen ticari ilişkinin mevcut olduğu, 159.01.149 nolu hesap bilgilerine göre davalı ..... A,Ş. tarafından davacı .... Şti'ne yapılan USD tutarlı ödemelerin ödeme yapıldığı anda ... hesabına virmanlanarak verilen avans tutarının aşağıda yevmiye kayıt örneği yazılı olduğu şekilde 136.01.005 ... hesabından diğer alacakların tahsili şeklinde virman kaydı ile kapatıldığı, davalı şirket ticari defter bilgilerine göre 17.09.2020 - 30.06.2021 tarihleri arasında davacı şirkete verilen ve dava dışı ... hesabına virmanlanan toplam USD tutarının 632.601 USD olduğunun tespit edildiği, dosyaya sunulan ticari defter ve belgeler ile dosya kapsamından yapılan inceleme ve tespitlere göre davacı şirket ile dava dışı Kazakistan Cumhuriyetinde kurulu bulunan ... ...Limited Şirketi arasında 08.06.2020 tarihli KDV dahil toplam 829.904,00 USD tutarlı sözleşme ekinde belirtilen malın imalat ve sevki konusunda anlaşma yapıldığını, davacı şirket ile dava dışı ... Limited Şirketi arasında 08.06.2020 tarihli sözleşme kapsamında 11.06.2020 tarihinde yapılan ödeme düzeni ve ilave değiştirme anlaşması ile taraflar arasında yapılan sözleşme gereği yapılacak ödemelerin ödeyici sıfatı ile...A.Ş. ...şubesi tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nde ana kuruluşu aracılığı ile yapılacağının belirlenmiş olduğunu, ibraz edilen basılı defter bilgilerine davacı şirketin 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin, TTK ve VUK hükümlerine göre yapılması zorunlu açılış ve kapanış tasdiklerini süresi içinde ve usulüne göre yapmış olduğu tespit edildiği, davacı şirket ticari defterlerine göre davalı ile doğrudan devam bir ticari ilişki mevcut olmadığı, 08.06.2020 tarihli sözleşme kapsamında satışı yapılan ve mal ve hizmet bedellerinin tahsilatlarının davalı şirket tarafından yapıldığı şekilde işleyen bir cari hesap kaydının mevcut olduğu, davacı şirket ticari defterlerine göre Kazakistan merkezli dava dışı ... adına kesilen fatura ödemelerinin 25.05.2021, 07.06.2021, 14.06.2021 tarihli toplam 3 adet ve 440.252,04 TL karşılığı 51.429,52 USD tutarlı faturalar hariç davalı ... ..., A.Ş. tarafından verilen çekler ile ödenmiş olduğu, takip ve dava konusu edilen faturaların davacı şirket ticari defterlerinde süresi içinde ve usulüne göre kaydedilmiş olduğu, davacı şirket defterlerine göre satışı yapılan/faturası kesilen takibe konu 3 adet 440.252,04 TL karşılığı 51.429,52 USD tutarlı fatura dışında kalan tüm faturaların ... .... A.Ş. tarafından ödenmiş olduğu, davalı şirkete ait olup ibraz edilen ticari defterlerin elektronik defter olarak tutulmakta olduğu, TTK ve VUK hükümlerine göre yapılması zorunlu açılış ve kapanış tasdikleri yerine geçen Ocak ve Aralık ayı beratlarının süresi içinde ve usulüne göre oluşturulduğu ayrıca basılı olarak tutulması gereken envanter defterlerinin de açılış tasdiklerinin süresi içinde ve usulüne göre yapılmış olduğu, davacı şirketi defter bilgilerine göre, davacı .... Şti. ile aralarında 159.01.149 - verilen avanslar hesabında takip edilen ticari ilişkinin mevcut olduğu, ilgili hesaptan yapılan ödemelerin 136.01.005 ... hesabından diğer alacakların tahsili şeklinde virman kaydı ile kapatıldığı, verilen avanslar hesabı bakiyesinin sıfır olduğu, tarafların cari hesap ve defter kayıtlarına göre, davacı tarafından dava dışı ... Limited Şirketi'ne 08.06.2020 tarihli sözleşme kapsamında kesilen fatura bedellerinin davalı .... A.Ş. tarafından ödenmekte olduğu , davacının dava dışı ... Limited Şirketi'den takip tarihi itibari ile 440.252,04 TL karşılığı 51.429,52 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği,..." bildirilmiş aynı bilirkişi heyetinden tarafların itirazlarını karşılamak amacıyla aldırılan 08.01.2025 tarihli ek raporda ise kök rapordaki kanaatlerin değişmediği açıklanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu iflas yoluyla adi takipteki borcun sebebi olarak gösterilen 25.05.2021 tarihli 11.271,00 USD bedelli, 07.06.2021 tarihli 30.866,92 USD bedelli ve 14.06.2021 tarihli 9.292,00 USD bedelli 3 adet faturanın davacı şirket tarafından dava dışı ... ... hitaben düzenlendiği, bu faturaların ise yine davacı ... Limited Şirketi ve dava dışı ... ... arasında imzalanan 08.06.2020 tarihli Şantiye:... Tedarik Sözleşmesi kaynaklı kesilmiş olduğu, bu sözleşmeden sonra davacı tarafın imzaladığı, bu sözleşme ve faturalarda davalı şirketin isim ve imzasının bulunmadığı ayrıca taraf olarak yer almadığı, sonradan sözleşme ek olarak 11.06.2020 tarihli ödeme düzeni ilave ve değiştirme sözleşmesinin imzalandığı bildirilerek davacı tarafça sunulmuş ise de, 11.06.2020 tarihli sözleşmede davalı şirketin imzasının bulunmadığı ve cevap dilekçesinde de sözleşmenin kabul edilmediğinin davalı vekilince bildirildiği, takipteki üç faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı şirketin dava dışı ... ... hitaben düzenlediği 25 adet faturadan takip konu olmayan 22 tanesinin davalı şirket tarafından ödendiği tespit edilmiştir. Davalı şirket tarafından dava dışı şirketin borcunun üstlenildiğine dair herhangi sözleşme dosya kapsamında bulunmamaktadır. Bu nedenle de davacının bu yöndeki iddiası yönünden ileri sürülen istinaf sebebine itibar edilmemiş ve bu konudaki İlk Derece Mahkemesi ret sebebinin isabetli olduğu kanaatine varılmıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 02.06.2022 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı:"Dava, İİK'nın 158. maddesi uyarınca iflas takibinde borçlunun itirazının kaldırılması ve iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine dair karar verilmiş ise de; yapılan inceleme eksik ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
Temel hukuk kurallarının en önemlilerinden bir tanesi alacak haklarının nisbiliği ilkesidir. Alacak hakkı ancak hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Kural olarak borç ilişkinin dışında bir başka gerçek ya da tüzel kişiye karşı borç ilişkisinden doğan alacak hakkı ileri sürülemez. Ticaret şirketlerinde ise sınırlı sorumluluk ilkesi ayrı ve bağımsız malvarlığı oluşumunu yaratmaktadır. Tüzel kişi ile ortakları arasında malvarlığı ile sorumluluk ayrılmaktadır. Ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için Kıta Avrupası ve Anglo-Sakson hukuk sistemlerinde “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” geliştirilmiş ve tüzel kişiliğin arkasına sığınarak durumu kötüye kullanan ortakları veya kardeş şirketleri sorumlu tutma imkanı getirilmiştir. Teorinin amacı, hakkaniyet gerektirdiği zaman tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılmasının önlenmesidir. Teorinin uygulanmasının yasal dayanağı olarak dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenleyen MK’nın 2. maddesi kabul edilmektedir.
Tüzel kişiliğin varlığı asıl olup borcun yükümlüsü olan bir tüzel kişilik bulunmakta iken bu tüzel kişiliğin malvarlığının alacaklarının zararına olarak kötüye kullanılması durumu iddia edilip kanıtlanmadığında şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı bu borçtan dolayı yönetilemeyecektir. Ancak tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebilecektir.
Teorinin uygulanması sonucunda tüzel kişiliğe hukuken tanınan kişilik tamamen ortadan kaldırılmamakta, sadece somut olaya özgü olarak istisnaen mutlak olan şahıs ve mal ayrılığı ilkesi uygulanmamaktadır.
Somut uyuşmazlık bakımından davacı vekilinin, davalı ...A.Ş. ile ...arasında organik bağ bulunduğunu, ...'in davalı şirketin..... şubesi olduğunu iddia etmesine rağmen mahkemece bu hususta araştırma yapılmadan, somut uyuşmalık bakımından organik bağ bulunup bulunmadığı, perdenin aralanması koşullarının oluşup oluşmadığı ve sözü geçen şirketlerin aynı tüzel kişiliklere sahip olup olmadıkları değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir."şeklindedir.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davacının borcun üstlenilmesi yanında davalının sorumluluğuna yönelik diğer iddiasının tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin olduğu, İlk Derece Mahkemesince bu konuda davacının tahkim yoluna başvurmadan dava ikame etmesinin çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil edeceği, davalı ile dava dışı şirketin sırf davacı veya başka bir alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötüniyetli işlemler yaptıklarının iddia ve ispat edilemediği gerekçesi dile getirilmiş ise de, tüzel kişilik perdesinin aralanması halinin mevcut olması halinde dahi 08.06.2020 tarihli Şantiye:... Tedarik Sözleşmesinin tarafı olmayan davalı şirket yönünden tahkim maddesinin bağlayıcının bulunmadığı ve bu nedenle davacının iş bu itirazın kaldırılması ve iflas davasındaki tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin iddiasının ileri sürülebilmesinde hukuki engel bulunmadığı ve çelişkili davranış olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığından bu konudaki gerekçenin isabetli olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın her iki şirketin gerçekte aynı şirket olduğuna yönelik iddiası yönünden şirket ortaklık yapısı, faaliyet alanları ve aralarındaki ticari işler de dikkate alınarak bir araştırma yapılmamıştır. Eksik inceleme ile de hüküm tesis edilemeyecek olması nedeniyle bu konudaki dava dışı ... ... şirketinin yurt dışı şirket kayıtların istinabe yolu ile temininin ardından davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında dava dışı şirket ile olan iş ve işlemlerinin mali müşavir bilirkişiden alınacak rapor ile tespitinin ardından davalı şirket ile dava dışı ... ... arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, tüzel kişilik perdesinin aralanması koşullarının oluşup oluşmadığı ve sözü geçen şirketlerin aynı tüzel kişiliklere sahip olup olmadıklarının değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kararın kaldırılması neden ve şekline göre bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... E. 2026/9 K. sayılı ..../███████ tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kararın kaldırılması neden ve şekline göre bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
4-Davacı ve davalı taraflarca yatırılan istinaf başvurma harçlarının Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı ve davalı taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
6-Tarafların yapmış oldukları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!