İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin, eser sözleşmesinden doğan itirazın iptali ile kule tadilat işlerinde eksik ve ayıplı ifa sonucu oluşan alacak ve zarar iddialarını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki belge, bir eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasına ilişkin bir istinaf kararıdır; asıl davada davacı, müteahhitliğini üstlendiği kule tadilat işleri karşılığında eksik ödeme yapıldığını iddia ederek davalının itirazının iptalini ve icra inkar tazminatı talebinde bulunurken, karşı davada davalı, müteahhidin işi ayıplı, eksik ve gecikmeli yaptığını, kendisine zarar verdiğini belirterek karşı tarafın itirazının iptalini istemiş ve her iki taraf da sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği iddiaları ve icra takibine yapılan itirazların kötü niyetli olduğu gerekçeleriyle karşılıklı olarak taleplerini dile getirmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA TARİHİ : 10.03.2017
K.DAVA TARİHİ : 27.04.2017
KARAR TARİHİ : 07.09.2022
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
K.DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 11.06.2026
KARARIN YAZ. TARİHİ : 11.06.2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.09.2022 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı firma arasında █████/2015 tarihinde sözleşme yapıldığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin davalı firmanın Batı 1. Bölge Müdürlüğü, 2015 yılı 1.Etap Kule tadilat işlerinin yapımı konusunda anlaştıklarını, bu işlerin karşılığı olarak müvekkiline ödenmesi gereken ödemelerin tam olarak gerçekleştirilmediğini, taraflar arasında cari hesap alacağı ortaya çıktığını, █████/2015 tarihli sözleşmeye göre tarafların 140.000 TL + KDV şeklinde anlaştıklarını, borcun ödenmemesi üzerine müvekkilinin biriken 17.980,00 TL alacak için davalı firmaya ihtarname gönderdiğini, ilk olarak tarafların █████/2014 tarihinde de sözleşme imzaladığını, müvekkilinin sözleşmeye göre yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tarafların yeniden anlaşarak dava konusu ikinci sözleşmeyi imzaladıklarını ancak firmanın gerekli ödemeleri yapmadığını, davalının Karşıyaka 5.Noterliğinin 31376 yevmiye numaralı █████/2015 tarihli ihtarnamesini keşide ettiğini, müvekkilinin de ihtarnameye cevaben Bornova 6.Noterliğinin 17040 yevmiye numaralı █████/2015 tarihli ihtarnamesini keşide ettiğini, ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı firmanın da İzmir 24.İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosya ile müvekkili aleyhine takip başlattığını, davalı firmanın ödemeyi geciktirmek için kötü niyetli takibe itiraz ettiğini belirterek asıl davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına, karşı davanın ise reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA:
Davalı - karşı davacı karşı dava ve cevap dilekçesinde özetle; Davacı karşı davalının, müvekkili ile akdetmiş olduğu sözleşmeye göre .... A.Ş bazında da akdedilen sözleşmeleri kabul ettiğini, sözleşmelere göre karşı davalının her türlü eksik, ayıp ve gecikmelerden sorumlu bulunduğunu, yapılan ayıplı, eksik ve gecikmeli işlerden dolayı müvekkilinin zararının doğduğunu ve .... AŞ nezdinde olumsuz izlenim doğduğunu, müvekkili şirketin Ege Bölgesinde.... AŞ Batı 1 Bölge Müdürlüğü akdetmiş olduğu yüklenici sözleşmesi çerçevesinde Batı 1 Bölge Müdürlüğü 1.Etap 2.Grup kule tadilat işlerinin yapımını üstlendiğini, tarafların █████/2014 tarihli sözleşmeyi akdettiğini, davacı karşı davalının sözleşme kapsamında üstlenmiş olduğu asli edimini, yapım işleri genel şartnamesi, idari şartname, kurum sözleşmesi, uygulama projesi, yapılacak işler listesi ve keşifler doğrultusunda yerine getiremediğini, davacı karşı davalının akdettiği sözleşme ile müvekkilinin .... AŞ Batı 1.Bölge Müdürlüğü ile yapmış olduğu sözleşmeye göre işleri yapmaya taahhüt ettiğini, davacı karşı davalının kendi asli edimini yerine getirmeden müvekkilinden herhangi bir bedel ve ad altında bir ödeme gelmediğinden bahisle işi geciktiremeyeceğini, davacı karşı davalının kötü niyetle işleri geciktirdiğini, müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, yapılan işlemlerdeki eksiklikler ve ayıplar ile süreye uyulmamasından dolayı müvekkilinin 107.717,98 TL hak ediş ve 16.431,68 TL KDV tutarında zarara uğradığını, davacı karşı davalının İzmir 24.İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı dosyası kapsamında başlatılan takibe kötü niyetli itiraz ettiğini, itirazın iptalinin gerektiğini, ayrıca davacı karşı davalı ile █████/2015 tarihinde de anlaşma akdedildiğini, davacı karşı davalının bu sözleşmeye de aykırı davrandığını, davacı karşı davalının müvekkilinin zararına kendi ayıplı, eksik ve gecikmeli işleri nedeniyle sebebiyet verdiğini, müvekkili aleyhine başlatılan İzmir 23.İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı dosya kapsamında usulüne uygun tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığını, İzmir 9 İHM'nin ████████ sayılı kararı ile ödeme emrinin usulsüz olduğundan iptal edildiğini, itirazın iptali davasının ön şartı olan itiraz bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, öncelikle ön şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığını belirterek karşı davanın kabulü ile İzmir 24.İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına, davacı karşı davalı tarafça açılan davanın reddine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 07.09.2022 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile özetle; ''...A) Asıl dava yönünden; mahkememizce taraf defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede tarafların defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendileri lehine delil vasfına sahip olduğu, davacı karşı davalı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı karşı davacı defterinde kayıtlı olduğu, davalı karşı davacının defter ve kayıtlarında davacı karşı davalıya takip tarihi itibariyle borçlu olmadığı yönünde kayıt bulunmakta ise de davalı karşı davacının defterlerinde 17.980,00 TL'lik ödeme yönünden ödemeye dayanak belgelerin bulunmadığı ve bu tutarda davalı karşı davacının davacı karşı davalıya borçlu olduğunun tespit edildiği, davalı karşı davacının █████/2015 tarihli sözleşmeye konu işin davacı karşı davalı tarafından yerine getirilmediğine dair bir savunmasının bulunmadığı, sadece davacı karşı davalının sözleşmesel ilişkiye aykırı davrandığının bildirildiği, bu durumun gerekçesinin de taraflar arasındaki █████/2014 tarihli sözleşmeye konu iş nedeniyle uğranılan zarar olarak gösterildiği, ancak taraflar arasındaki sözleşme ilişkilerinin birbirinden bağımsız olduğu, davacı karşı davalının █████/2015 tarihli sözleşmeye konu işi yerine getirdiği ve buna ilişkin faturaların davalı karşı davacı defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edildiğine göre davacı karşı davalı yüklenicinin eseri teslim borcunu yerine getirdiği ve iş bedeline hak kazandığının kabulü gerektiği, davalı karşı davacının asıl davaya konu alacağı davacı karşı davalıya ödediğini ispatlaması gerektiği, davalı karşı davacının bu yönde herhangi ispat vasıtası sunmadığı, buna göre davalı karşı davacının asıl davaya konu takibe itirazının haksız olduğu ve iptali gerektiği, asıl davaya konu alacak eser sözleşmesinden kaynaklanmakla birlikte faturaya dayalı ve fatura taraf defterlerinde kayıtlı olduğundan asıl davaya konu alacağın likit olduğu ve icra inkar tazminatın yasal koşulları oluştuğu,
B) Karşı dava yönünden; davalı karşı davacı █████/2014 tarihli sözleşme kapsamında davacı karşı davalının yükümlülüklerini yerine getirmediği, dava dışı kurum tarafından hakedişinden kesinti yapıldığını ve bu kesintinin zararını oluşturduğunu iddia etmiş ise de mahkememizce alınan █████/2022 ve █████/2022 tarihli bilirkişi kök ve ek raporuna göre davalı karşı davacı ile davacı karşı davalı ve dava dışı kurum arasındaki sözleşmelerin birim fiyatlı sözleşmeler olduğu, bu sözleşmelerin niteliği itibariyle yapılan iş miktarınca ödemelerin gerçekleştirildiği, dava dışı kurum tarafından hakedişlerde eksik iş nedeniyle kesinti yapılmış ise de yapılan kesintinin işin gerçekleştirilmemesinden kaynaklandığı, davalı karşı davacının kendisi tarafından bizzat veya onun namına davacı karşı davalı tarafından yapılıp da dava dışı kurum tarafından bedeli ödenmeyen herhangi bir iş olmadığı, davalı karşı davacının yaptığı imalata göre dava dışı kurumdan ödeme aldığı, davalı karşı davacı tarafından gerçekleştirilmeyen ve bu nedenle hakedişte ödeme konusu yapılmayan imalatın davalı karşı davacı yönünden zarar olarak kabulüne olanak bulunmadığı, ayrıca davalı karşı davacı şirket ile davacı karşı davalı ... arasında imzalanmış sözleşme ekindeki imalat listesindeki miktarların belli olmadığı, sadece birim fiyatların belirtildiği, birim fiyatlı sözleşme kapsamında yapılan işlerde, işverenin listede yer alan imalatın tamamını yükleniciye yaptırmak zorunda olmadığı gibi imalat esnasında göz önüne alınamayan bir kısım imalat artışlarını da sözleşme hükümleri doğrultusunda aynı yükleniciye yaptırabileceği, 30.12.2015 tarihli Geçici Kabul Tutanağının ... A. Ş. tarafından onaylandığı, geçici kabul itibar tarihinin 23.11.2015 olduğu, işin süresi içinde bitirildiği, tutanağın ekinde 30.12.2015 tarihli geçici kabul eksik ve kusurlu işler listesi bulunduğu, bu listedeki eksik pirinç levhaların tamamlanması, şartnameye uygun yapılmayan topraklama tesisatlarının düzeltilmesi, eksik olan uçak ikaz cihazlarının takılması imalatları için 01.02.2016 tarihine kadar süre verildiği, davalı karşı davacı tarafından verilen 01.02.2016 tarihli dilekçe ile eksik ve kusurlu işlerin tamamlandığının bildirildiği, .... Yapı Denetim Heyeti tarafından tanzim edilen 01.02.2016 tarihli tutanakla eksik ve kusurlu işlerin tamamlandığının tespit edildiği, eksik ve kusurlu olarak belirlenen imalatların davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı arasında imzalanmış sözleşmedeki imalatlarla ile ilgisinin bulunmadığı ve davalı karşı davacının zararının varlığı ve miktarı ile davacı karşı davalının sorumluluğunu ispatlayamadığı, davacı karşı davalı kötüniyet tazminat talebinde bulunmuş ise de taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği ve davalı karşı davacının kötüniyetli olduğunun davacı karşı davalı tarafından ispatlanamadığı, kötüniyet tazminat koşullarının oluşmadığı,
Mahkememizce alınan █████/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunun mali hesaplama yönünden, █████/2022 ve █████/2022 tarihli inşaat mühendisi bilirkişi kök ve ek raporunun ise teknik yönlerden dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, iddianın ileri sürülüş biçimi, savunmanın kapsamı, mahkememizce yapılan inceleme ve araştırmanın niteliği ile taraflarca sunulan delillere göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili tarafından verilen 04.09.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yapmış olduğu yargılama neticesinde davanın kabulü ile karşı davanın reddi yoluna gittiğini, ancak taraf iddiaları, müvekkilinin uğramış olduğu zarar ve ödemezlik defi noktasında eksik incelemeye dayalı olup kabul edilemeyeceğini,
-Öncelikle, müvekkilinin, davacı/karşı davalının yapmayı üstlendiği ancak ayıplı ve eksik olarak yapmış olduğu işler dolayısıyla uğramış olduğu zararının tazminini istediğini, dosyaya sunulan ve dosyada mübrez belgelere göre 08.09.2015 tarihli davalı ile akdedilen sözleşme, 14.09.2015 tarihli 4 Nolu hakediş, eksik işler noktasında müvekkilinin, karşı davalı/davacının kusuru dolayısyla hakedişini alamadığını, bu noktada davacının üstlendiği edimleri yapmamasının, hakediş alınmamasının sebebi olduğunu, işbu belgeler kapsamında düzeltilmesi istenilen iş ve işlemlerin, davacı kaynaklı olduğunu, buna karşın hem davacının davasının kabul edildiğini hem de müvekkilinin davasının kabul edilmediğini, dolayısıyla verilen kararın kabul etmediklerini,
-Yine dosyaya sunulan 16.03.2022 tarihli belge ve ekleri ile taraflarınca sunulan 22.03.2018 tarihli delil dilekçesi ekleri incelendiğinde davacı/karşı davalının yerine getirmediği iş ve işlemlerin açıkça görüleceğini, ki 14.09.2015 tarihli olarak düzenlenen hakediş karşılığı müvekkilinin hakedişte yer alan ücreti almadığının ortaya çıkacağını, tüm bunların değerlendirilmediğini, aleyhe hareketle davanın kabulü ile davalarının reddi yoluna gidildiğini,
-Dosya kapsamında 16.10.2014 tarihli sözleşme, 07.09.2015 tarihli sözleşme ve ihtarname ile 16.09.2015 tarihli hakediş raporunun birlikte değerlendirilmesinin gerektiğini, buna riayet edilmediğini, yine müvekkilinin, davacı/karşı davalının yapmayı üstlendiği ancak ayıplı ve eksik olarak yapmış olduğu işler dolayısıyla uğramış olduğu zararının tazminini istediğini, dosyaya ... ile müvekkili arasında akdedilen sözleşmelerin celp edildiğini, ancak son sözleşmeye ilişkin hak edişlerin olmadığının görüldüğünü, bu eksiklikler giderilmeden ve eksik incelemeye dayalı bir karar verildiğini,
-Ayrıca hak ediş raporlarının müvekkili ile dava dışı .... A.Ş. arasında yapıldığını, dolayısıyla bu kayıtların davacı/karşı davalı muavinine kaydı ve oradan takibinin söz konusu olmadığını, olmasının da beklenmediğini, gelen kayıtların gösterdiği üzere, eksik işler bulunduğunu ve müvekkilinin hak edişleri kaynaklı alması gereken asıl miktarı alamadığını, bu yönüyle verilen kararın, hatalı ve hukuka aykırı olduğunu,
-Verilen karara bakıldığında müvekkilinin cari hesap kaynaklı olarak 17.980,00 TL'lik borçlu olduğunun ifade edildiğini, işbu tespitin kabulünün mümkün olmadığını, zira müvekkilinin, yukarıda da belirtildiği üzere davcı-karşı davalının edimini gereği gibi ifa etmemesi dolayısıyla davacı/karşı davalıdan alacaklı olduğunu, müvekkilinin, bu yüzden, davacı-karşı davalının bedelleri de düşüldükten sonra 33.512,48 TL alacaklı olduğunu, bu husus dikkate alınmaksızın verilen kararın, hukuka aykırı olduğunu,
-Ayrıca müvekkilinin, varsa, davacı/karşı davalıya karşı bir ödeme yapmamasının haklı ve hukuki olduğunu, bu noktada TBK kapsamında ödemezlik definin koşullarının oluştuğunu, davacı/karşı davalı tarafın, kendi edimini ifa etmeksizin müvekkilinden talepte bulunamayacağını, bu yönüyle açmış olduğu takip ve davanın, usulsüz olup muaccel hale gelen bir alacağının bulunmadığını, zira davacı/karşı davalının, sözleşme kapsamında müvekkiline karşı asli edim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu kapsamda kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyen davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir ad ve nam altında talep hakkının bulunmadığını, haksız ve hukuka aykırılığı açık olan davacı/karşı davalı tarafın davasının reddinin gerektiğini,
-Bir kimsenin karşı ifayı talep etmesi için öncelikle kendisinin ifaya hazır olması veya ifada bulunmuş olmasının gerektiğini, bu hususta davacı/karşı davalının edimini tam ve eksiksiz yerine getirmesi, akabinde bedeli talep etmesinin gerektiğini, ancak tam ve eksiksiz yerine getirilmeksizin bir talepte bulunulmasının söz konusu olamayacağını, davacı/karşı davalı taraf ile müvekkili arasındaki ilişkinin karşılıklı borç yükleyen sözleşme olup, sözleşmenin koşulları ve özelliklerine göre daha sonra tarafların ifa etme hakkı bulunmadığını, bir tarafın talepte bulunması için kendi edimini ifa etmiş ya da ifasını önermiş olmasının gerektiğini, davacı/karşı davalı tarafın, kendi edimini yerine getirmediğini, getirmeyi önermediğini, müvekkilinden bir bedel talep ettiğini, bu noktada davacı/karşı davalı tarafın müvekkilinden herhangi bir talep hakkının olmadığının belirtilmesinin gerektiğini, zira kendi edimini ifa etmeyen davacının/karşı davalının müvekkilinden bir bedel talep etmesinin kabul edilemeyeceğini,
-Davacı/karşı davalının bir takım işleri yapmadığının dosya kapsamında açık olduğunu, müvekkilinin, ifada sıra gereği davacı/karşı davalı tarafça ifada bulunmaksızın ödeme yapmayacağından ödemezlik defi kapsamında haklı olduğunu, bu noktada ayrıca uğradığı zarar da bulunan müvekkilinin, davacı/karşı davalı taraftan alacaklı olduğunu, dolayısıyla verilen kararın, hatalı olduğunu,
-Dosya kapsamında ilk rapor ile alınan rapor arasında çelişkinin söz konusu olduğunu, zira ilk raporda müvekkilinin zararının 33.512,48 TL olduğunun hesaplandığını, ki bu hesabın, davacı/karşı davalıya isabet eden bedelin de düşülerek yapıldığını, diğer bir ifade ile yapılan hesaplama sonucu davacı/karşı davalının müvekkilinden bir alacağı olmadığının da ortaya çıktığını, bu noktada bilirkişi raporunda yer alan; "bu bedelden taşerona verilecek bedel düşüldükten sonra" ifadesi ile haklılıklarının açıkça ifade edildiğini, ancak alınan son raporda müvekkilinin bir alacağının bulunmadığı ve bedelin teknik karşılığının bulunmadığının ifade edildiğini, bu yönüyle aynı alacağa ilişkini iki farklı rapor söz konusu olup bu farklılığın giderilmesinin elzem olduğunu, işbu çelişki giderilmeksizin verilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu,
-Bununla birlikte müvekkilinin defterlerinde davacı/karşı davalı için bu miktar yönünden bir kayıt olmadığından hareket edildiğini, bu durumun oldukça tabii olduğunu, zira müvekkilinin, ... A.Ş. ile süreci yürüttüğünü, hakediş raporlarının müvekkili ile dava dışı .... A.Ş. arasında yapıldığını, dolayısıyla bu kayıtların davacı/karşı davalı muavinine kaydı ve oradan takibi söz konusu olmadığını, olmasının da beklenmediğini, bu yönüyle bu hususun müvekkili aleyhine değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini,
-Ayrıca İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, yargılama kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğini belirttiğini, buna karşın müvekkili aleyhine likit alacak iddiası ile icra inkar tazminatına hükmettiğini, alacak likit de olsa yargılamayı gerektirdiğinin açık olduğunu, zira müvekkilinin, işbu alacağı kabul etmediklerini, aksine kendisinin alacaklı olduğunu belirttiğini, aksi yönde verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını,
-Davacı/karşı davalı tarafın, anahtar teslimi olacak şekilde uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak edimini ifayı üstlendiğini, davacı/karşı davalı tarafın, tüm bu süreçlerde işin niteliği, kalitesi, miktarı, sözleşmeye uygunluğu noktasında .... A.Ş.'nin kayıtlarının ve standartlarının esas alınacağını kabul ettiğini, diğer bir ifade ile davacı/karşı davalı tarafın, işbu yükümlülükleri kabul ederek ve bu şartlar dahilinde müvekkili ile sözleşme akdettiğini, bu noktada da .... A.Ş. tarafından onaylanmayan, kabulü yapılmayan, reddedilen vb. gerekçelerle ve .... A.Ş. takdirine dayalı olarak uygun görülmeyen iş ve işlemler dolayısıyla yapılacak kesintiler dolayısıyla müvekkilinden talepte bulunamayacağını peşinen kabul ettiğini, aynı şekilde davacı/karşı davalının kusuru ile müvekkili tarafça ... .. A.Ş.'deki hak edişler dolayısıyla bir zarara uğrarsa bu zararı da tazmin ile yükümlü olduğunu bildiğini, nitekim 14.09.2015 tarihli 4 nolu hak edişe göre müvekkili şirketin alması gereken bedelin "107.717,98 TL" iken davalının kusuru sonucu müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, dolayısıyla bu zarardan davacı/karşı davalı tarafın sorumlu olduğunu,
-Son olarak, davacı tarafça müvekkiline tebliğ edilen ve İcra ve İflas Kanunu ile İcra ve İflas Kanunu'nun Uygulanmasında Dair Yönetmelik hükümlerine aykırı olan ödeme emrine karşı müvekkili kooperatifçe "ödeme emrinin iptali" talebiyle şikayet yoluna gidildiğini, işbu şikayet sonucu İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ E. Sayılı kararı ile ödeme emrinin usulsüz olduğundan iptali yoluna gittiğini, ödeme emrinin usulüne uygun tebliği ve kesinleşmesi halinde ve bu kesinleşen ödeme emrine karşı yasal süresi içerisinde itiraz edilmişse itirazın iptali davası açılabileceğini, aksi halde açılan itirazın iptali davasının ön şartı olan "itiraz" bulunmadığından davanın usulden reddinin gerekeceğini, dolayısıyla davanın usulden reddinin gerektiğini,
Yukarıda açıklanan nedenlerle İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E., ████████ K. sayılı davanın kabulüne, karşı davanın reddi kararına yönelik istinaf başvurularının kabulüne, davacı tarafın davasının reddine, davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı/karşı davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Asıl dava ve karşı dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verildiği; verilen kararın asıl davada davalı- karşı davada davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Asıl davada davacı-karşı davada davalı yüklenici ... ile asıl davada davalı-karşı davada davacı iş sahibi şirket arasında 16.10.2014 tarihli ... A.Ş Batı 1. Bölge Müdürlüğü 1. Etap 2. Grup Kule Tadilat işine ilişkin olarak "İşveren-Yüklenici Sözleşmesi " isimli ve 07.09.2015 tarihli .... A.Ş Batı 1. Bölge Müdürlüğü 2015 yılı 1. Etap Kule Tadilat işine ilişkin "İşveren-Yüklenici Sözleşmesi " isimli eser sözleşmelerinin yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Asıl davada davacı yüklenici ... vekili, taraflar arasında yapılan █████/2015 tarihli eser sözleşmesi kapsamında davalı iş sahibinin cari hesap borcunu ödemediğini ve başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek eldeki itirazın iptali davasını açmış; davalı iş sahibi şirket ise davacı yüklenicinin edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, takip tarihi itibariyle yükleniciye borcun bulunmadığını ve taraflar arasında uzlaşılmış bir cari hesap bakiyesinin bulunmadığını savunduğu görülmüştür.
Karşı davada davacı iş sahibi şirket vekili ise, taraflar arasında yapılan █████/2014 tarihli eser sözleşmesi kapsamında yüklenicinin edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, bu nedenle dava dışı... A.Ş tarafından hakedişlerinden kesinti yapıldığını, bu kesinti sebebiyle zarara uğradığından sözkonusu zararın tahsili için yüklenici aleyhine icra takibi başlatıldığını, yüklenicinin takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek karşı davadaki itirazın iptali davasını açmış; karşı davada davalı yüklenici ise eser sözleşmesi kapsamında edimlerini yerine getirip işi teslim ettiğini, dava dışı kurum tarafından iş sahibinin hakedişinden yapılan herhangi bir kesinti olmadığını belirterek karşı davanın reddini savunmuştur.
Somut olayda, Mahkemece tacir olan tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi ve inşaat bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırıldığı, düzenlenen █████/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda karşı davaya konu hakedişlerin dosyada bulunmaması nedeniyle incelenemediği ve son hakedişin eksik yapılan imalattan dolayı bedel çıkmadığının kabulü halinde iş sahibinin 33.512,48 TL zararının olabileceği hesaplandığından bu hesaplamanın kabul edilemeyeceği; Mahkemece dava dışı... A.Ş'den hakedişler ve ilgili belgeler dosyaya getirtilerek başka inşaat mühendisinden rapor alındığı, inşaat bilirkişi tarafından █████/2022 tarihli kök raporun düzenlendiği; kök rapora yapılan itiraz üzerine 31.07.2022 tarihli ek raporun düzenlendiği; davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf sebebi yapılan hususların sözkonusu bilirkişi raporlarında değerlendirildiği, düzenlenen bu raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, taraflar arasında yapılan her iki sözleşmenin birbirinden bağımsız sözleşmeler olduğu, yüklenicinin 07.09.2015 tarihli sözleşme kapsamında işi yerine getirdiği ve buna ilişkin faturaların davalı iş sahibinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş sahibinin yükleniciye iş bedelini ödediğini ispata yarar delil sunamadığından asıl davanın kabulüne, cari hesaba konu faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olduğundan alacağın likit ve davalı iş sahibinin takibe haksız olduğunun anlaşılması karşısında asıl davanın kabulüne ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı; yine karşı davada iş sahibinin █████/2014 tarihli eser sözleşmesi kapsamında yüklenicinin edimlerini gereği gibi yerine getirmediğinden bahisle dava dışı ... A.Ş tarafından hakedişlerinden kesinti yapıldığını ve bu kesinti sebebiyle yüklenicinin sorumluluğu bulunduğunu ispatlayamadığından karşı davanın reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.
İzmir 9.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı kararı ile asıl davaya konu İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün █████████ esas sayılı dosyasındaki ödeme emrindeki "borç hemen ödenirse" kısmının iptaline karar verildiği, ödeme emrinin tamamının iptaline karar verilmediğinden asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemi de yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.09.2022 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, asıl dava yönünden alınması gereken 1.228,21 TL istinaf karar harcından, asıl davada davalı tarafından yatırılan 307,05 TL harcın mahsubu ile kalan 921,16 TL'nin asıl davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Asıl davada davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, karşı dava yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, karşı davada davacı tarafından yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin karşı davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Karşı davada davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, asıl dava yönünden; HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin, karşı dava yönünden; HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!