İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, faydalı model belgesinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın incelenmesi.
Özet: Faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü davasında, ilk derece mahkemesi davacının talebiyle 30.000 TL teminat karşılığında ilgili faydalı modelin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı vermiş; davalı, kararın müvekkili şirketi açısından telafisi güç zararlara yol açtığı ve teminatın yetersiz olduğu gerekçesiyle itiraz etmiş ancak bu itirazı reddedilince, tedbir ve itirazın reddi kararlarını benzer gerekçelerle istinaf yoluyla üst mahkemeye taşımıştır.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ:26.01.2026(Ara karar)-13.03.2026 (Ara Karar)NUMARASI:███████ EsasDAVANIN KONUSU:Faydalı Model Belgesi (Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesi ile, davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ██████████ tescil numaralı faydalı model belgesinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.TEDBİR TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ KARARI:Bakırköy 2. FSHHM ███████ Esas sayılı dosyasından verilen 26.01.2026 tarihli ara kararı ile; "...İşbu davada davalı adına tescilli faydalı modelin hükümsüzlüğü talep edildiği hususu nazara alınarak, dava dilekçesi ve ekli belgelere göre, HMK'nın 389 ve devamı maddeleri ile SMK'nın 159. maddesi uyarınca, faydalı modelin davanın devamı sırasında üçüncü kişilere devredilmesi durumunda, taraf teşkili sağlanması hususunda zorluk yaşanması ve verilecek kararın infazında sıkıntı yaşanmaması amacıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, takdiren 30.000,00 TL teminat karşılığında, davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... tescil numaralı faydalı model belgesinin tescil belgeleri davalı adına kayıtlı ise, 3. şahıslara devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacı vekili tarafından, takdiren 30.000,00 TL (OtuzBin TL.) teminatın, nakden veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu olarak, kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibraz edilmesi halinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile;-Davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... tescil numaralı faydalı model belgesinin tescil belgeleri davalı adına kayıtlı ise, 3. şahıslara devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına, 2-Teminat yatırıldığı takdirde kararın uygulanabilmesi için bir örneğinin TPMK'ya gönderilmesine ve taraflara tebliğine,..." karar verilmiştir.İHTİYATİ TEDBİR KARARINA İTİRAZ:Davalı vekili dilekçesinde özetle: ihtiyati tedbir kararının müvekkili şirket bakımından telafisi güç zararlara neden olacak mahiyette olduğunu,zira müvekkili şirketin malvarlığı değerini oluşturan faydalı model üzerindeki haksız ve mesnetsiz tedbir kararının, müvekkili şirketin mülkiyet hakkını doğrudan ihlal ettiğini,müvekkil şirket dava konusu faydalı modelin Türkiye’de geliştiren, faydalı model konusunu ilk üreten şirket olduğunu, ürünü yıllardır müvekkilinin ticari faaliyetinin merkezinde olduğunu,davacı tarafın kötüniyetli bir şekilde huzurdaki davayı ikame ettiğini,davacı tarafın hakkını uzun süre sessiz kalarak kaybettiğini,uzun süre sessiz kalan davacının, sırf faydalı modelden faydalanarak piyasaya ürün arz etme çabası ve talebi nedeniyle yıllar sonra açmış olduğu iş bu dava hak düşürücü sürede ikame edilmediği gibi talebi zamanaşımına uğradığını, davacının huzurdaki taleplerinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, telafisi güç zarar riski davacı açısından bulunmadığını,müvekkili şirketin konkordato sürecinde olduğunu,alınan teminatın yetersiz olduğunu,tedbir kararının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu beyanla ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir.İHTİYATİ TEDBİR KARARINA İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ:Bakırköy 2. FSHHM ███████ Esas sayılı dosyasından verilen 13.03.2026 tarihli ara kararı ile; "... HMK'nın 392/1 maddesi uyarınca, "İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve 3. Kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanmıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir" denilmektedir.Somut uyuşmazlık bakımından verilen tedbir kararının mahiyet ve kapsamı, tarafların ekonomik hacmi hep birlikte dikkate alınarak hükmedilen teminat miktarının adil ve dengeleyici olduğu kanaati ile teminat miktarına ilişkin yapmış olduğu itirazın da reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davalı vekilinin mahkememizce 26.01.2026 tarihinde verilmiş olan tedbir ve teminat miktarına yapmış olduğu itirazların ayrı ayrı reddine,..." karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir kararının müvekkili şirket bakımından telafisi güç zararlara neden olacak mahiyette olduğunu, zira müvekkili şirketin malvarlığı değerini oluşturan faydalı model üzerindeki haksız ve mesnetsiz tedbir kararının, müvekkili şirketin mülkiyet hakkını doğrudan ihlal ettiğini, müvekkil şirket dava konusu faydalı modelin Türkiye’de geliştiren, faydalı model konusunu ilk üreten şirket olduğunu, ürünü yıllardır müvekkilinin ticari faaliyetinin merkezinde olduğunu, davacı tarafın kötüniyetli bir şekilde huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı tarafın hakkını uzun süre sessiz kalarak kaybettiğini, uzun süre sessiz kalan davacının, sırf faydalı modelden faydalanarak piyasaya ürün arz etme çabası ve talebi nedeniyle yıllar sonra açmış olduğu iş bu dava hak düşürücü sürede ikame edilmediği gibi talebi zamanaşımına uğradığını, davacının huzurdaki taleplerinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, telafisi güç zarar riski davacı açısından bulunmadığını, müvekkili şirketin konkordato sürecinde olduğunu, alınan teminatın yetersiz olduğunu, tedbir kararının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE:Dava, Faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemidir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın reddine dair 13.03.2026 tarihli ara karara ilişkindir.Ara karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlığa konu faydalı modelin yargılama sırasında üçüncü kişilere devredilmesi halinde taraf teşkilinin zaman alacağı da dikkate alındığında markanın 3. kişiye devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi yerinde olduğu gibi ilk derece mahkemesince takdir edilen teminatın hakkaniyete uygun olduğu da anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026