Sözleşmeden kaynaklanan tazminat davasında, yetkili servisin aracı azami tamir süresini aşarak teslim etmesi nedeniyle oluşan kiralık araç giderlerinin davalılardan tahsili talebi.
Özet: Davacı firma, kaza yapan aracının yetkili servis tarafından onarım için teslim alınmasına rağmen, satış sonrası hizmet yönetmeliğinde belirtilen 45 günlük azami tamir süresinin yaklaşık üç ay aşılarak geç teslim edildiğini, bu süre zarfında ikame araç tahsis edilmediği için kendi imkanlarıyla daha düşük model bir araç kiralamak zorunda kaldığını iddia ederek, davalı yetkili servisin ayıplı hizmeti nedeniyle uğradığı zararın tazmini amacıyla, eşdeğer bir aracın kiralama bedeli veya ödediği kiralama bedelinin tahsilini talep etmiştir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████

T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ... ...
VEKİLLERİ : Av...
Av. ....
DAVALI : 1- ... ..
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 2- ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili firmaya ait ...
.... 55.105 Km aracın 26.04.2023 tarihinde kazaya karışmış ve sonucunda oluşan
hasarın onarımı için yetkili servis ... Otomotiv Ticaret Anonim Şirketi’ne 27.04.2023 tarihinde teslim
edildiğini, satış Sonrası Hizmet Yönetmeliğinin ekinde 10. Bölümde yer alan taşıtlar için azami tamir
süresinin 45 gün olarak düzenlendiğini fakat davalının yetkili servis firma teslimden itibaren yaklaşık 3 ay
geçmesine rağmen aracı teslim etmediğini, devamında yetkili servis firmaya 24.07.2023 tarihinde T.C.
... 63. Noterliğinden ...yevmiye numaralı ihtarnamesinin çekildiğini nihayetinde 15.08.2023
tarihinde müvekkili şirkete aracın teslim edilebildiğini, Müvekkili firmanın bu süreçte aracını defalarca
sormasına rağmen yetkili servisten aracın tamirinin bitmediği cevabını aldığını,
yetkili servis istasyonlarının, yedek parça tedarik etmek, azami tamir süresi içerisinde aracı onarıp
teslim etmek de dahil olmak üzere; her türlü onarım ve satış sonrası hizmetlere ilişkin sorumluluğu
bulunduğunu ancak davalı yetkili servis firmasının azami onarım süresi geçtikten çok sonra aracı teslim
edebildiğini, davalı yetkili servis firmasının ayıplı onarım hizmeti sonucunda müvekkili firmanın mağdur
olduğunu ve araç ihtiyacını karşılamak için araç kiralamak zorunda kaldığını, aracını teslim alamayan
müvekkili firmaya yetkili servisin herhangi bir araç da tahsis etmediğini, müvekkili firmanın da ihtiyaçları
doğrultusunda kendi imkanlarıyla araç kiraladığını fakat müvekkili firmanın bu süreçte yetkili servise
teslim ettiği araca eşdeğer bir araç yerine daha düşük modelde bir araç kiralamak zorunda kaldığını, bu sebeple müvekkilinin aracına eşdeğer bir aracın azami tamir süresini aşan sürece ilişkin kiralama
bedelinin hesaplanarak davalılardan tahsil edilmesinin öncelikli talepleri olduğunu, Mahkememiz aksi kanaatte
ise müvekkili firmanın ödemek zorunda kaldığı araç kiralama bedelinin davalılardan tahsil edilmesine
karar verilmesini talep ettiklerini,
Müvekkili firmanın 27.04.2023 tarihinde davaya konu aracı teslim ettiği davalı yetkili servis firmanın
azami onarım süresini aşarak; aracı 15.08.2023 tarihinde teslim ettiği dosya kapsamına sundukları
davalı yetkili servis firmanın düzenlediği kabul formu, teslim formu ve faturalardan da anlaşılacaktır.
Satış sonrası hizmet yönetmeliğinin 10/4. Maddesinde " Kullanım ömrü süresince, malın yetkili servis
istasyonlarındaki bakım ve onarım süresi azami tamir süresini geçemez. Bu süre, garanti süresi
içerisinde mala ilişkin arızanın yetkili servis istasyonuna veya satıcıya bildirimi tarihinde, garanti
süresi dışında ise malın yetkili servis istasyonuna teslim tarihinden itibaren başlar." denilerek yetkili
servis istasyonlarının satış sonrası hizmet sorumluluğunun olduğu ve bakım ve onarım azami tamir
süresini geçemeyeceğinin düzenlendiğini, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 58/1.
maddesinde "Üretici veya ithalatçılar, ürettikleri veya ithal ettikleri mallar için Bakanlıkça belirlenen
kullanım ömrü süresince, satış sonrası bakım ve onarım hizmetlerini sağlamak zorundadır." denilerek
kullanım ömrü süresince satış sonrası onarım sağlama zorunluluğundan bahsedildiğini, Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanunun 58/3. Maddesinde " Bir malın yetkili servis istasyonlarındaki tamir
süresi, yönetmelikle belirlenen azami süreyi geçemez. " ve devamında 58/7. Maddede "Garanti süresi
bittikten sonra Bakanlıkça belirlenen kullanım ömrü süresince mala ilişkin satış sonrası hizmetin üretici
veya ithalatçı tarafından sağlanmaması hâlinde tüketici zararın tazminini talep edebilir." denilerek
onarım hizmetinin yönetmelikle belirlenecek azami süreyi geçemeyeceği aksi durumlarda zararı
tazmin etmekle sorumlu olacağının hükme bağlandığını,
Davalı yetkili servis firmanın azami onarım süresini aşarak aracı geç teslim etmek suretiyle ayıplı
hizmet verdiğini, müvekkili firmayı bu sebeple mağdur ettiğini, dosya kapsamına sundukları araç
kiralama faturalarından da görüleceği üzere müvekkili firmanın ihtiyacı doğrultusunda kendi aracından
daha düşük kalitede bir aracı kiralamak zorunda kaldığını, dolayısıyla müvekkili firmanın geç teslim
sebebiyle zarara uğradığının izahtan vareste olduğunu, Müvekkili firmanın davalı yetkili servise teslim ettiği araç ile eşdeğer bir aracın azami tamir süresini aşan döneme ilişkin kiralanabileceği bedelin davalılardan
tahsil edilmesi gerektiğini,
Satış sonrası Hizmet Yönetmeliği 14/1. "Madde de Üretici veya ithalatçılar, yetkili servis
istasyonlarının ayrı bir tüzel kişiliği olsa dahi, satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından ve
yürütülmesinden yetkili servis istasyonları ile birlikte müteselsilen sorumludur. " denilerek üretici ve
ithalatçı firmaların yetkili servis firmalarıyla müteselsilen sorumlu olduklarının belirtildiğini, dolayısıyla
müvekkili firmanın zararından davalılar ....
Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinin birlikte müteselsil sorumlu olduğunu,
bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin aracına eşdeğer bir aracın azami tamir
süresini aşan sürece ilişkin kiralama bedeline karşılık şimdilik 1.000,00 TL'nin makul onarım süresinin
bitiş tarihinden itibaren işletilecek TTK m. 1530 faiziyle birlikte davalılardan tahsiline; Mahkememiz
aksi kanaatte ise müvekkili firmanın ödemek zorunda kaldığı araç kiralama bedeline karşılık şimdilik
1.000 TL'nin makul onarım süresinin bitiş tarihinden itibaren işletilecek TTK m. 1530 faiziyle birlikte
davalılardan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara
yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Otomotiv vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin tetkikinde, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle
uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gerektiğini, Belirleyememe halinin, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya
değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak
imkansızlığa dayanması gerektiğini, davacı taleplerinin 4077 sayılı ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki Kanun hükümleri
itibariyle de irdelenmesi gerektiğini, davacının herhangi bir hak iddiası varsa, bunu ileri sürebileceği kişiler, davacının kasko
sigortası yaptırdığı şirkete ve kazaya sebebiyet veren diğer aracın sürücüsü ve maliki olduğunu, Öte yandan aracın onarımı esnasında davalı şirkete kusur izafe edilebilecek herhangi gecikmenin de söz konusu olmadığını, Büyük bir alan kaplayan onarım gören araçların işyeri içindeki işleyişe engel olmaları
sebebiyle, servisler bir an evvel onarımları tamamlama gayreti içinde olduklarını, Ancak özellikle kasko
sigortalı araçların onarımının başlaması, eksper incelemesinin tamamlanması, sigorta şirketinin onayı
v.b. süreçlerin ikmali ile başlayabilmesi sebebiyle, istem dışı olarak sürecin uzadığını, Devam eden onarım esnasında da, özellikle böyle büyük çaplı hasarlanmalarda önceden hasarı
belirlenemeyen, sonradan ortaya çıkan onarım ve parça değişimine ilişkin olarak sigorta şirketinden ek
onay alma zorunluluğu sebebiyle, değişimi gereken parçaların bildirimi ve ek onayın temini içinde
ayrıca bekleme süresi yaşandığını, Dolayısı ile gecikme iddiasına ilişkin bu sürelerin de göz önüne
alınması gerektiğini, bu nedenlerle şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası
olarak açılması sebebiyle, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, müvekkili şirkete yöneltilen
haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya
yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hyundai vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafından işbu dava ile talep edilen ikame araç bedelleri talepleri haksız ve mesnetsiz olup
reddinin gerektiğini, davacının işbu davada asli talep olarak ileri sürdüğü aracına
eşdeğer bir aracın dikkate alınarak azami tamir süresini aşan sürece ilişkin ikame araç kiralama bedeli
talebi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Nitekim davacı taraf aracın serviste kaldığı süreçte kendi inisiyatifi
ile araç kiralamış ve araç mahrumiyetini giderdiğini, Öte yandan davacının kendi inisiyatifi ile daha
düşük model bir araç kiraladığı ve bu araçtan fayda sağladığı işbu durumda aracına eşdeğer bir aracın
kira bedelleri dikkate alınarak ikame araç bedeli talebinde bulunmasının TMK m.2 kapsamında kötü
niyetli ve haksız kazanç sağlamaya yönelik olup kabulünün mümkün olmadığını, Bununla birlikte hiçbir surette davacı tarafın iddia ve taleplerini kabul manasına gelmemekle birlikte
Mahkememiz tarafından davacının zararı olduğu
yönünde bir karar verilecek ise bu zararın, davacının ödemiş olduğu kira bedeli kadar olabileceği aksi
durumda eşdeğer bir aracın kiralama bedeline ilişkin talebin kabulü halinde davacı tarafın sebepsiz
zenginleşmesine neden olacağını,
Öte yandan davacının, işbu dava ile feri talebi olarak aracın serviste kaldığı süreçte kiralamış olduğu
araç yönünden ödemiş olduğu bedeli talep ettiğini ve dosya kapsamına 4 adet araç kiralama faturası
sunduğunu, Buna karşılık yine dosya kapsamına davacı tarafından sunulan belgeler incelendiğinde
davacı tarafından araç kiralama şirketine, araç kiralama bedellerinin yer aldığı 4 adet fatura toplam
tutarı kadar 141.484,09 TL tutarlı, 01.12.2023 tarihli iade faturası düzenlendiğini, Bununla birlikte
ilgili ikame araç kiralama bedellerinin sigorta şirketi tarafından karşılanmış olabileceği ve iade
faturasının buna istinaden düzenlendiğinin muhtemel olabileceği işbu durumda mahkememiz
tarafından gerekli görülmesi halinde araç kasko sigortasının yapıldığı sigorta şirketi tespit edilerek
ilgili sigorta şirketine, kasko sigortası kapsamında ikame araç hizmetinin bulunup bulunmadığı ile araç
kiralama bedellerinin sigorta şirketi tarafından ödenip ödenmediği hususlarında müzekkere
yazılmasını talep ettiklerini, Dava konusu aracın, trafik kazası sonucunda hasarlandığını, Bununla birlikte araç 27.04.2023 tarihinde
onarım yapılması amacıyla yetkili servise girişi yapıldığını ve araçta gerçekleştirilen eksper incelemeleri
sonrasında onarımı gerçekleştirilecek parçalara ilişkin siparişler gecikmezin verildiğini, Buna karşılık
işbu dosya kapsamına sunulan yetkili servis formu ve servis faturası incelendiğinde araçtaki hasarın
basit bir hasar olmadığı araçta bir çok parçanın değişiminin ve onarımının yapıldığının görüleceğini,
Öte yandan araçta ortaya çıkan hasar boyutu ve onarımı gerçekleştirilen parça sayısı gözetildiğinde
araç onarımının kapsamlı olarak yapıldığı işbu durumda onarımının makul sürede gerçekleştirildiğinin açık olduğunu, Bununla birlikte araçta gerçekleştirilecek onarım işlemleri kapsamında araç onarımına eksper
incelemesinin tamamlanması, sigorta şirketi tarafından verilecek onay doğrultusunda
başlanabildiğini, Yine bu şekilde büyük çaplı araç hasarlarında devam eden onarım sürecinde de,
önceden hasarı belirlenemeyen, sonradan ortaya çıkan onarım ve parça değişimine ilişkin olarak sigorta
şirketinden ek onay alma zorunluluğu sebebiyle, değişimi gereken parçaların bildirimi ve ek onayın
temini dolayısıyla onarım süresi değişkenlik gösterebildiğini,
Ayrıca davacının dava dilekçesinde her ne kadar aracın 27.04.2023 -15.08.2023
tarihleri arasında serviste kaldığını ve aracın 15.08.2023 tarihinde teslim edildiğini iddia etmekteyse
de dosya kapsamına sunulan yetkili servis formundan da görüleceği üzere araç davacıya 09.08.2023
tarihinde teslim edildiğini, Bu kapsamda araçtaki hasar boyutu ve araçta değişen ve onarımı
gerçekleştirilen parça yoğunluğu gözetildiğinde, araç onarımı makul sürede yapılmış olup işbu haksız
davanın reddinin gerektiğini,
Sonuç itibariyle davacının işbu dava konusu ikame araç bedeli taleplerinin,
haksız ve mesnetsiz olup, davacının işbu dava ile haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, araçta var olan hasar boyutu
dikkate alındığında araç onarımının makul sürede gerçekleştirildiği işbu durumda davanın reddinin
gerektiğini, Bu nedenlerle işbu davanın müvekkili şirket
bakımından reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; "Davacının davalılar aleyhine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, azami araç tamir süresinin aşılması sebebiyle aracından mahrum kaldığını ileri sürdüğü süreye ilişkin ikame araç kiralama bedeline karşılık şimdilik 1.000 TL'nin azami onarım süresinin bitim tarihinden itibaren işletilecek TTK m. 1530 faizi ile birlikte, mahkememizde aksi kanaat oluştuğu takdirde ödemek zorunda kaldığını belirttiği araç kiralama bedeline karşılık şimdilik 1.000,00 TL'nin azami onarım süresinin bitim tarihinden itibaren işletilecek TTK m. 1530 faizi ile birlikte davalılardan tahsili " istemine ilişkindir.
Talep, cevap, ... Otomotiv'in yazı cevabı, ... 63. Noterliği'nin 25633 yevmiye numaralı evrakı, ... Otomotiv'in yazı cevabı, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen █████/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
█████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; " ... plakalı .... model
aracın karıştığı trafik kazası dolayısıyla sağ yan tarafından hasarlanmış olduğu,
Dava konusu aracın sağ arka kapı, tavan döşemesi, perde hava yastığı, hava yastığı modulü,
sağ ön koltuk süngeri, sağ ön koltuk hava yastığı, ön-arka emniyet kemeri vs. parçaları
değişimi, sağ ön kapı onarımı, kaporta, boya, elektrik, cam ve döşeme işçiliği ile hasar
onarımının 102 günde tamamlandığı, Araçta tespit edilen hasarların tamirinde makul onarım süresinin 45 gün olduğu ve bu sürede
ikame araç kullanılabileceği, ikame araç bedelinin 47.705,40 TL + KDV olduğu,
Dava konusu aracın makul onarım süresi aşılarak 102 günde tamamlandığı, onarımın 57 gün
geciktirildiği ve davacı araç sahibinin mağdur olduğu, geciktirilen onarım süresince ikame araç
kiralanması durumunda ikame araç bedelinin 60.426,84 TL+KDV olduğu, " şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.
Davacı vekili ıslah dilekçesi sunarak, ıslah harcını ikmal etmiştir.
Islah dilekçesi davalılar vekillerine tebliğ edilmiş ve davalılar vekilleri ıslaha karşı ayrı ayrı yazılı beyanlarını sunmuşlardır.
Yukarıda içeriği açıklanan hüküm kurmaya ve denetme elverişli olduğu sonucuna varılan █████/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu dikkate alındığında, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
1-DAVANIN KABULÜ ile toplam 72.512,20 TL tutarındaki alacağın 1.000,00 TL’sinin makul onarım süresinin bitimi olan █████/2023 tarihinden itibaren 71.512,20 TL’sinin ise ıslah tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 4.953,30 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın ve ıslah harcı olarak alınan 1.221,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.304,45 TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
3- Bu dava kapsamında davacı tarafından yapılan 1.637,24-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 427,60- TL Peşin Harç, 427,60-TL Başvuru harcı, 60,80-TL Vekalet harcı ve 1.221,25-TL Islah Harcı olmak üzere toplam 7.274,49-TL yargılama giderinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye irat kaydına
6-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip .... Hakim ...
✎ e-imzalıdır ✎ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!