Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit Davasında Hukuki Yarar Şartı ve Boş Bonoların İptali Talebine İlişkin İstinaf Kararı.
Özet: Davacı, iş akdinin feshi esnasında iradesi sakatlanarak alınan iki adet boş bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ve iptali talebiyle menfi tespit davası açmış, davalı ise bonoların henüz doldurulmadığını ve icra takibi başlatılmadığını belirterek hukuki yarar yokluğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davayı iki kez hukuki yarar yokluğundan usulden reddetmiş; davacı ise boş senetlerin icra tehdidi oluşturduğunu ve karşı vekalet ücreti düzeltme talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararların kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2026
NUMARASI:████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin █████/2019-█████/2024 tarihleri arasında işveren davalıya ait "..." isimli şahıs firmasında çalıştığını, şirketin finansal problemler yaşaması nedeniyle işverenin işletmeci teklifi üzerine müvekkilinin müdür olarak firmada çalışmaya devam ettiğini, taraflar işletmenin devrine ilişkin protokol yapmışsa da bu protokol şartları hiçbir zaman gerçekleşmediğini ve davalı tarafından kandırıldığını, müvekkilinin iş akdine son verildiğini protokolün sonucu olarak davalı işverene müvekkilinden imzası iradesi sakatlanarak iki adet boş bonoya alındığını ileri sürerek, müvekkilinin 2 adet bonodan borçlu olmadığının tespitine, bonoların iptalini karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olduğu iddia edilen senetlerin henüz kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını, zira lehdarı, bedeli, vadesi, düzenleme tarihi gibi zorunlu unsurları doldurulmamış, tahsile konulmamış, protesto edilmemiş ve en önemlisi, aleyhine bu senetlere dayalı olarak başlatılmış herhangi bir icra takibi bulunmadığını, boş ve senet vasfına haiz olmayan bir belgenin varlığının, tek başına menfi tespit davası açmak için yeterli hukuki yararı doğurmayacağını, davacının iddiaları tamamen kendi varsayımlarına ve geleceğe yönelik soyut endişelerine dayandığını, davacının dosyaya mübrez evraklar doğrultusunda esasa ilişkin de herhangi bir ispat sağlayamadığını savunarak, davanın öncelikle usulden reddini, aksi halde esastan reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin █████████-1182 E-K.sayılı kararı ile kaldırılmıştır.
İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yargılama sonucunda, taraflar arasında öncesinde işçi - işveren ve sonrasında ticari işletmenin devrinden kaynaklanan ilişkinin bulunduğu, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialara ilişkin Küçükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ E. sayılı dosyasında ve işçilik alacaklarına ilişkin de Küçükçekmece 4. İş Mahkemesi ███████ E. sayılı dosyalarıyla da davaların açıldığı, davacı tarafından boş senedin imzalanarak davalıya verildiği belirtilerek dava açılmışsa da borçlunun borçlu olmadığının hemen tespit edilmesinde hukuki yararının mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI:İlk derece mahkemesince █████/2026 ek karar ile; davacı vekilinin tashih dilekçesi ile; ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce usulden ret kararı verildiğinden, karşı vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle ilgili hükümde yer alan açık maddi hatanın tashihini talep ettiği, ileri sürülen talebin basit hesap ve yazı hatasının düzeltilmesi talebi niteliğinde olmadığı, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılmasının genişletilmesinin ve değiştirilmesinin mümkün olmadığı gerekçsiyle, davacı vekilinin tashih talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; boş senetlerin davalıda tutulması ile müvekkilinin icra tehdidi altında bulunduğunun sabit olduğunu, henüz icra takibi başlatılmamış olsa da, boş bonoya oldukça yüksek miktarların yazılarak müvekkilinin icra tehdidi altında tutulması ihtimali göz ardı edilemeyecek boyutta olduğunu, boş bonoların icra takibine konulması halinde de işbu mahkemedeki yargılamanın kısa sürmeyeceği gözetilerek, müvekkilinin borçsuzluğunun tespiti ve 2 adet boş bononun iptaline karar verilmesi gerekirken, hukuki yararı yokluğundan davanın usulden reddi kararı verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu; ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce davanın usulden reddine karar verildiğinden, karşı vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiğinden tahsih kararının reddine dair ek kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının ve █████/2026 ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili █████/2026 tarihli ek istinaf dilekçesi ile, müvekkil tarafından 3.120-TL arabulucu ücretinin, ████████ E. sayılı dosya üzerinden çıkan karar ile ödendiğini, tekrar arabulucu ücretine hükmedilmesinin mükerrer tahsilat oluşturduğunu ileri sürerek, arabuluculuk ücretinin ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Asıl karar yönünden; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının davalıya boş olarak verdiğini ileri sürdüğü senetlerin doldurulduğuna dair delil bulunmadığı, davalının da cevap dilekçesinde senetlerin zorunlu unsurların doldurulmadığını, tahsile konulmadığını beyan ettiği, ortada bono vasfına haiz senet bulunmadığından, bu aşamada davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, davacı vekilinin asıl karara ilişkin istinaf dilekçesinde vekalet ücreti yönünden istinaf itirazına yer vermediği, vekalet ücretine ilişkin itirazların ek karara karşı istinaf itirazları içinde yer aldığı, yine ek istinaf dilekçesinde ileri sürülen arabuluculuk ücretinin mükerrer tahsilata yol açmasının, ilk derece mahkemesince yazılacak müzekkere ile her zaman önlenebileceği anlaşılmakla anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.2-█████/2026 tarihli ek karar yönünden; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin tashih dilekçesi ile, hükmedilen vekalet ücretinin tashih yoluyla yarısı oranında düzeltilmesini talep ettiği, tashih veya tavzih yoluyla hükümde yer alan hak ve borçların sınırlandırılmasının veya değiştirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ek karara karşı yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin esas karara karşı istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin █████/2026 ek karara karşı istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!