Resmi belgede sahtecilik suçunda hatır çekiyle borç öteleme kastının yeterince araştırılmaması ve delillerin eksik toplanması nedeniyle verilen beraat kararının bozulması.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesinin, hesap sahibinin rızasıyla boş çek koçanının kullanılması halinde sahtecilik kastının oluşmayacağı gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar hakkında verdiği beraat kararını inceleyen Yargıtay, önceki bozma ilamına rağmen diğer çek kullanımları ve banka kayıtları gibi hususlarda eksik araştırma yapıldığını, ayrıca ödeme aracı olan çekin karşılıksız olduğu bilindiği halde borç ötelemek amacıyla kullanılmasının suç kastını oluşturacağını belirterek, yetersiz inceleme ve gerekçeyle verilen beraat hükmünü hukuka aykırı bulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozmaİlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararları verilmiştir.2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 13.05.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan duruşma açılmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun oluştuğuna, sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇESanıklar ..., ... ve ...'un ortak iş yaptıkları, ancak işlerinin yolunda gitmemesi sebebiyle maddi sıkıntı çektikleri, bunun üzerine sanıklardan ...'ın 30 yıldır tanıdığı sanık ... ile görüştüğü ve sanık ...'nın ... ve ...Bankasından almış olduğu 2 adet boş çek koçanını hatır çeki olarak kullanmak üzere istediği, sanık ...'nın da kabul ederek çek koçanlarını sanığa verdiği, sanıklar ..., ... ve ...'un müşteki ile ticaretlerinden dolayı borçları olduğu, sanıkların bu borca karşılık sanık ...'dan aldıkları çek koçanından █████/2014 vade tarihli, ... çek numaralı ... ... Şubesine ait keşidecisi ... olan 20.000 TL bedelli sahte çeki müştekiye verdikleri, nitekim ...Laboratuvarı Müdürlüğünün KSR-BLG-15-... Sayılı Uzmanlık Raporuna göre, suça konu çekin ön yüzündeki yazı, rakam ve sanık ... adına atılı ciranta imzasının sanık ... elinden çıktığının belirtildiği, böylelikle sanıklar ..., ... ve ...'un diğer sanık ...'nın keşideci olduğu çeki sahte olarak kullanarak atılı suçu işledikleri, sanık ...'nın da elinde bulunan 2 adet çek koçanını boş olarak sanık ...'a verdiği, bu durumda sanık ...'nın boş olarak verdiği çekin diğer sanıklar tarafından doldurulmasını öngörebilecek halde iken çekleri vermek suretiyle atılı suça katıldığı iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarının istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ... Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve █████ sayılı kararında da vurgulandığı üzere, hesap sahibinin önceden verdiği açık ya da örtülü rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan failde zarar verme bilinci bulunmayacağından, kastın varlığının ileri sürülemeyeceği, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede suç kastının varlığının kabul edilemeyeceği, dolayısıyla sanıkların üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile mahkumiyet kararları kaldırılarak sanıkların beraatlerine karar verilmiş ise de; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve suç kastının tespit edilmesi bakımından, öncelikle Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli bozma ilamında "..sanıkların suça konu çek dışında, katılana başkaca hatır çeki verip bu çekler yönünden de soruşturma yürütüldüğünün ileri sürülmesi, yine dava dışı kişilere de benzer şekilde çek verilip, yapılan takipte de imzaya itiraz edildiği yönündeki bilgiler karşısında, akıbeti araştırılarak bu çeklerin tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmiş ise kimden tahsil edildiği.." hususlarının araştırılması istenilmesine rağmen, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği, nitekim sanık ... tarafından gerek katılan şirkete gerekse başkaca kişilere çek verilip verilmediği, çeklerin tahsil edilip edilmediği hususlarının ilgili bankadan sorulması gerektiği, bu bağlamda ilgili bankadan yöntemince araştırma yapılması, katılan şirket yetkilisinin ifadesine başvurularak sanık ... tarafından keşide edildiği belirlenen suça konu çekin kim tarafından verildiği, çekin verilmesi aşamasında sanık ...'ın haricinde diğer sanıkların hazır bulunup bulunmadığının sorulmasından sonra toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği ve hukuki mahiyeti itibariyle ödeme aracı olan çekin sanıklar tarafından karşılıksız olduğu bilinerek borç ötelemek amacıyla kullanılması halinde suç kastının varlığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeler ile eksik araştırma neticesinde sanıkların beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.