İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, online eğitim platformu içerik geliştirme sözleşmesinden doğan sebepsiz zenginleşme ve fikri hak ihlali iddialarını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bir eğitim şirketinin online platformu için soru hazırlama anlaşmasından doğan alacak davasında, davacı, ödeme yapmasına rağmen davalının kararlaştırılan içerikleri teslim etmeyerek sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerken; davalı, edimlerini yerine getirdiğini, eserlerinin izinsiz ve değiştirilerek kullanıldığını savunarak davacının taleplerinin reddi, kendi telif haklarının ihlalinin tespiti ve eylemlerin meni için karşı dava açmıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:█████████ Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2026
NUMARASI:████████ E. - ███████ K.
DAVANIN KONUSU:Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'un, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı ... Vergi Kimlik Numaralı eğitim ve yazılım alanında hizmet ve faaliyet yürüten ... ... ŞİRKETİ'nin hem yönetim kurulu üyesi, hem de 20.000 paya ayrılmış olan hisselerinin 6150 adetinin pay sahibi olarak hissedarı olduğunu, müvekkilinin, yönetim kurulu üyesi ve hissedarı olduğu şirketinin yararına olmak ve ... tarafından zorunlu eğitim zarfında öğrencilerin tabi olduğu yazılı sınavlara hazırlık amacı ile faaliyet yürüten şirketin ilgili tarihteki online/dijital eğitim platformu olan ...'nun geliştirilmesi ve iyileştirilmesi adına dava dışı ... ile anlaşma sağladığını, bu anlaşma uyarınca dava dışı ...'nun eğitim platformunu geliştirmek üzere bir takım edimler meydana getirdiğini ve akabinde ise platformun içerik olarak kullanmış olduğu soruların kaliteli ve yeterli düzeyde olmadığını, bu itibarla da bu soruların da alanında uzman hocalar ve kişiler tarafından yeniden hazırlanması gerektiğini müvekkilline beyan ettiğini, müvekkilinin bu soruların hazırlanması için davalı ile 3.800.000,00 TL bedel karşılığında anlaşmaya vardıklarını ve kendisine toplam 3.822.298,00 TL paran gönderildiğini, ancak davalının edimlerini yerine getirmediğini belirterek, açıklanan ve izah edilen sebeplerle, huzurdaki sebepsiz zenginleşme sebepli alacak davasında müvekkilinin davalı taraf ile arasında yazılı bir sözleşme olmamasına rağmen hangi hususta anlaştıklarına dair bir ihtilaf bulunmadığını, bu durumun davalı tarafın ikrarında olduğunu, fakat davalı taraf üzerine düşen edimi yerine getirdiğini gerçeğe aykırı olarak iddia etse de, bu iddiasını yani sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmediğini ispatla mükellef olduğunu, bu itibarla da davalı ...'nin dilekçelerindeki EK1 de ibraz edilen ödemeler sebebiyle sebepsiz zenginleştiğini ve üzerine düşen edimi yerine getirmemesi ve sebepsiz zenginleşilen bedeli de iade etmemesi sebebiyle huzurdaki alacak davasının ikame edilmesi zarureti doğduğunu, davalının müvekkilinin havaleleri neticesinde sebepsiz zenginleştiğini, bu itibarla da ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL üzerinden davanın kabulü ile, sebepsiz zenginleşme tutarı yönünden ıslah tarihinden itibaren sebepsiz zenginleşme gerçekleşen tutara yasal faiz işletilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın dayanağı sebepsiz zenginleşmeyse de, telif alacağına ilişkin olmakla, mutlak ticari dava olduğunu, davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, davacının dava ettiği sebepsiz zenginleşme bedelini açıklaması ve eksik harcın tamamlanması gerektiğini, feshedilmiş bir sözleşme olmadığından, sebepsiz zenginleşme nedeniyle dava açılamayacağını, müvekkilinin eserlerinin belli bir süre ...'nda kullanılması için sözleşme yaptığını, telif haklarını sonsuz ve sınırsız olarak devretmediğini, davalının █████/2025 tarihinde arabulucuya başvurduğunu, arabuluculuk başvurusunun halen derdest olduğunu, ... A.Ş.'nin de davacı ve karşı davalı olarak dosyaya eklenmesini talep ettiklerini, davaya konu ödemelerin dava dışı şirket adına yapıldığını, şirketin davada taraf olarak gösterilmemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkilinin eserlerinin değiştirilerek ve bağlamından koparılarak kullanılmasının eserden kaynaklanan haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu, bu durumun sistematik bir hal aldığını belirterek, davacının gerçeğe aykırı, hukuka, kanuna, usule aykırı, hakkın kötüye kullanılması yasağını ihlal eden kötüniyetli davasının reddine, haklı karşı davanın tam kabulüne, davacıya ait ilmi ve edebi eserlerin izinsiz kullanımı, çoğaltılması, işlenmesi ve umuma iletilmesine yönelik hukuka, kanuna, usule, gerçeğe ve iyiniyet kurallarına aykırı eylemlerinin tespitine, davacının hukuka, kanuna, usule, gerçeğe ve iyiniyet kurallarına aykırı eylemlerinin men'ini, davacının hukuka, kanuna, usule, gerçeğe ve iyiniyet kurallarına aykırı eylemlerinin gelecekte gerçekleşmesi muhtemel benzer ihlallerin ref'ini, mahkemece verilen tespit, ref, men kararının bütünüyle ulusal boyutta yayınlanan 5 büyük gazetede yayınlanmasına, somut olayda karşı taraf, hukuki dayanaktan yoksun iddialarla dava açtığını ve karşı dava yolunu tetikleyerek müvekkilinin savunma yükünü artırdığını, bu tutumun HMK'nın 2 ve 3. maddelerinde öngörülen iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini ve yargı sürecinin etkinliği ile verimliliğini olumsuz etkilediğini,Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 329. maddesi uyarınca, iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar sonucunda ortaya çıkan yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin kötü niyetli tarafa yükletileceğini, bu çerçevede, mahkemeden karşı tarafın kötü niyetle yürüttüğü dava ve karşı dava sebebiyle oluşan yargılama giderleri ve müvekkilinin İstanbul Barosu Tavsiye Niteliğindeki AAÜT tarifesi üzerinden ödemekle yükümlü olduğu vekalet ücretinin, karar tarihinde belirlenmiş değer ve usul üzerinden davacı/karşı davalıya müştereken ve müteselsilen yükletilmesini, HMK'nın 330. maddesi kapsamında vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin davacı/karşı davalıya müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TEFRİK KARARI:İlk derece mahkemesince █████/2026 tarihli duruşma ara kararı ile karşı davanın asıl davadan ayrılarak, Mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verilmiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi █████/2026 tarihli ████████E. - ███████K. sayılı kararıyla; "...6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) m.4/1-a bendi gereğince bu Kanundan ve 4/1-d bendi gereğince fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile 4/1-f bendi gereğince fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bir tarafın işletmesiyle ilgili olması şartıyla ticari dava sayılmıştır.Dava dilekçesi içeriğine göre; davacı, FSEK kaynaklı haklarının davalı tarafından ihlal edildiğini belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuş olup anılı yasal düzenlemeler gereğince davacı ...'un tüzel kişi tacir olan ... ... Şirketi ile ilgili fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan huzurdaki davanın ticari dava niteliğinde olduğu, dava yığılmasının olmadığı, nitekim tek talebin maddi tazminat istemine ilişkin olduğu ancak huzurdaki dava dosyası kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulmadan davanın ikame edildiği saptanmıştır. Bu kapsamda somut olaya tatbiki gereken █████/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ve █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; ''Madde 5/A-(1) Bu Kanunun 4. maddesinde verdiğinde kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. '' düzenlemesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile; “Dava şartı olarak arabuluculuk'' ''MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükümleri gereğince yapılan incelemede dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı tespit edilmiştir. Anılı yasal düzenlemeler ve tespitler ışığında dava dosyanın tetkiki neticesinde; huzurdaki davanın konusu bir miktar paranın ödenmesine yönelik ticari dava olmakla dava açılış tarihi itibari ile arabuluculuk dava şartına tâbi olmakla birlikte dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun yapılmadığının sabit olduğu saptanmakla; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine" karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMLERİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava konusu alacağın doğduğu sözleşmenin taraflarının ve para havalelerinin gerçek kişiler arasında yapıldığını, herhangi bir ticari işletmenin uyuşmazlıkta yer almadığını, Ödeme dekontlarında da görüldüğü üzere davalıya yapılan ödemelerin davacı müvekkili tarafından kendi nam ve hesaplarından yapıldığını,Mahkemenin davanın ticari dava olduğuna dair tespitinin hatalı olduğunu,Mahkeme kararında geçen ... ... Şirketi'nde müvekkilinin herhangi bir temsil yetkisinin bulunmadığını,Mahkemenin müvekkilinin gönderdiği ödemelerin dava dışı tüzel kişiliğin fikir ve sanat eserleri haklarının konusu olmasına dair tespitinin yerinde olmadığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının dava değerini 1.000,00 TL olarak göstermesi nedeniyle Mahkemece müvekkili lehine 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmişse de, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca, vekalet ücretinin dosya değeri ne olursa olsun maktu vekalet ücretine hükmedileceğini,HMK'nın ███████. maddeleri uyarınca da yargılama giderleri ve vekalet ücretinin belirlenmesinde asgari ücret tarifesinin esas alınması gerektiğini belirterek, kararın sadece vekalet ücreti yönünden düzeltilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taraflarına maktu vekalet cüreti ödenmesine, kararın diğer yönlerinin aynen korunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklanan edimlerin davalı tarafından yerine getirilmediği iddiasıyla, sözleşme uyarınca davalıya yapılan ödemeden iadesi için sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasıdır. Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Tarafların dava tarihinden önce birbirlerine gönderdikleri ihtarname içeriklerine göre, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, davalının ... için hazırladığı soruların telif haklarının kime ait olduğuna dair de taraflar arasında anlaşmazlık bulunduğu, bu nedenle davanın FSEK’te düzenlenen eser sahibinin haklarıyla ilgili uyuşmazlıktan kaynaklandığı, davacının ortağı olduğu dava dışı ... Şirketi'nin faaliyetleri kapsamında bu anlaşmayı yaptığı, bu nedenle davanın mutlak ticari dava olduğu ve TTK’nın 5/A-(1) maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabii olduğu anlaşılmakla, Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerindedir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Davalı vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede ise; dava değerinin 1.000,00 TL olması nedeniyle, Mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca, hükmedilen vekalet ücreti kabul veya reddedilen miktardan fazla olamayacağından, davalı lehine 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde usule aykırılık yoktur. Bu nedenle davalı vekilinin de istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yandan alınması gereken 732,00 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı yandan alınması gereken 732,00 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderleri olarak;
a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 60,00TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 30,00 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
b)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 340,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 170,00 TL'sinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!