Danıştayın, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 4 bin kwh/yıl ibaresini içeren elektrik tüketim limiti kararının iptali isteminde davacı odanın menfaat ihlalini değerlendirdiği içtihat metni.
Özet: Danıştay, enerji piyasası düzenleme kurulu tarafından mesken tüketici grubu için son kaynak tedarik tarifesi yıllık tüketim limitini 5 bin kWh/yıldan 4 bin kWh/yıla düşüren karara karşı bir meslek odasının açtığı iptal davasında, davanın esastan incelenmesinin ön koşulu olan "menfaat ihlali"nin bulunup bulunmadığını değerlendirmekte; davacı odanın, kendi abone grubunun tarifesi değişmese de, anayasal ve yasal görevleri kapsamında, genel mesleki ve kamusal menfaatleri koruma amacıyla bu tür düzenlemelere karşı dava açma ehliyetine sahip olup olmadığını incelemektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ DAVACI : ... Odası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu DAVANIN KONUSU : █████/2025 tarih ve 33063 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan █████/2025 tarih ve 13912 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının birinci maddesinde yer alan "4 bin KWh/yıl" ibaresinin iptali istenilmektedir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın esası hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a fıkrasında, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; 14. maddesinin 3/c bendinde, ilk inceleme sırasında dava dilekçesinin ehliyet yönünden de inceleneceği; 15. maddesinin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır.İptal davasının incelenebilmesinin ön şartlarından biri olan "menfaat ihlali", doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakası olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat alakasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir.Dava konusu Kurul kararı ile, Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan tüketim miktarının █████/2026 tarihinden itibaren 2026 yılı için mesken tüketici grubu kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşları, mahalli idareler ile birlikte mesken olarak kullanılan müstakil binalar, apartmanlar ve apartmanlar içindeki bağımsız bölümler, konut kooperatifleri ve konut siteleri ile bu yerlerin ayrı sayaç ile ölçümleri yapılan kalorifer, asansör, hidrofor, merdiven otomatiği, kapıcı dairesi ve benzeri ortak kullanım yerlerine yönelik 4 bin kWh/yıl; mesken tüketici grubu kapsamında yer alan T.C. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından kurulan geçici barınma merkezleri, köylerde içme suyu temini ve dağıtımı amaçlı kullanılan tesisler ile diğer tüketicilere ve tarımsal faaliyetler tüketici grubuna yönelik 150 milyon kWh/yıl; kalan tüketici gruplarına yönelik 15 bin KWH/yıl olarak uygulanmasına karar verildiği; anılan karar ile bir önceki yılda mesken tüketici grubu kapsamında bulunan bir kısım yer için belirlenen yıllık tüketim miktarının 5 bin kWH/yıl'dan 4 bin kWH/yıl'a düşürüldüğü, mesken tüketici grubu kapsamında bulunan bir kısım yer ile tarımsal faaliyetler tüketici grubu için belirlenen yıllık tüketim miktarının 100 milyon kWH/yıl'dan 150 milyon kWH/yıl'a çıkarıldığı, davacının tüketici grubu olan "Kamu ve Özel Hizmetler Sektörü ile Diğer (eski Ticarethane)" abone grubunun da aralarında yer aldığı diğer tüketici gurupları için bir önceki yıl belirlenen tüketim miktarında ise değişiklik yapılmadığı anlaşılmaktadır. Anayasa'nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinde, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." kuralı yer almaktadır. 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesinde, "Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak" ve "Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi, makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek" Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmış; 19. maddesinde, "Odalar, bu Kanun'un 2. maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler." kuralı yer almıştır.6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'na dayanılarak hazırlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin "Odanın amaçları" başlıklı 7. maddesinde, Odanın amaçları sayılmış olup "Günün gereklerine, koşullarına ve olanaklarına uygun olarak üyelerinin sorunlarını çözmek için çalışmak, mesleğin üye toplum ve ülke yararlarına göre uygulanması ve geliştirilmesi için gerekli çabaları göstermek, diğer meslek Odaları, üyeleri ve halkla ilişkilerinde dürüstlüğü ve ahlakı korumak, uzmanlık alanında ülke çıkarlarına uygun politikalar üreterek bunları savunmak, kamuoyu oluşturmak, ilgilileri uyarmak" ve "Kamunun ve ülkenin çıkarlarının sağlanmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, tarımsal ve sınai üretimin arttırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknolojik kalkınmasında, çevrenin korunmasında gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak" Odanın amaçları arasında yer almıştır.Aktarılan mevzuattan, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, yalnızca kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, konuyla ilgili yasal düzenlemelerde, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir şekilde yer almıştır.Uyuşmazlıkta, davacı tarafından dava dilekçesinde, iptali istenilen işlem ile menfaatinin ne şekilde ihlal edildiğine ilişkin olarak herhangi bir açıklamanın yapılmadığı, dava konusu Kurul kararına yönelik hukuka aykırılık iddialarının anılan Kurul kararıyla mesken tüketici grubu kapsamında yer alan bir kısım tüketim yerleri için yıllık tüketim miktarının 4 bin kWh/yıl olarak belirlenmesine ilişkin olduğu ve dava konusu işlemin sadece bu kısmının iptalinin istenildiği, iş bu dosya ile davacının elektrik piyasası fiyat tarifesi işlemlerine Dairemizde açmış olduğu diğer dosyaların içeriğinden davacı mühendis odasının "Kamu ve Özel Hizmetler Sektörü ile Diğer (eski Ticarethane)" grubu elektrik abonesi olduğu anlaşılmakta olup her ne kadar davacı tarafından mesken abone grubundaki tüketicileri ilgilendiren işlemin iptali istenilmiş ise de, davacının salt Elektrik Mühendisleri Odası olması nedeniyle tüm abone grupları bakımından dava açma ehliyeti olduğunun kabulü mümkün değildir.Bu durumda, dava konusu Kurul kararında yer alan ve davacı tarafından iptali istenilen "4 bin KWh/yıl" ibaresinin mesken abone grubu tüketicileri ilgilendirdiği, davacı tarafından, söz konusu ibarenin Odanın ve üyelerinin ne tür bir menfaatini ihlal ettiğinin ortaya konulamadığı, anılan ibarenin davacının tüzel kişiliğini ya da üyelerinin mesleki hak ve menfaatlerini de doğrudan etkilemediği, dava konusu işlem ile davacının abone gurubuna yönelik herhangi bir değişiklik yapılmadığı da dikkate alındığında, davacının █████/2025 tarih ve 13912 sayılı Kurul kararının birinci maddesinde yer alan davaya konu "4 bin KWh/yıl" ibaresi bakımından meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin, dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı, bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ....-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.