Yargıtay 8. Ceza Dairesi, kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçunda usulüne uygun yapılmayan tebligat ve yanıltıcı itiraz süresi bildirimi nedeniyle mahkumiyetin kanun yararına bozulması.
Özet: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkumiyet kararının bozulmasını istemiştir; zira sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının tebligatında itiraz süresi hatalı olarak 7 gün yerine 15 gün olarak belirtildiğinden kararın usulüne uygun kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği, dolayısıyla mahkemece durma kararı verilmesi gerekirken doğrudan mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E. ████████ K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hükümlü hakkında Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251.maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 18.10.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 16.09.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi de yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kendisine usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmayan sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
"
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hükümlü hakkında, 01.06.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin olarak Bakırköy 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.06.2014 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, kararın 10.10.2014 tarihinde kesinleştiği, Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyası ile dosyanın tekrar ele alındığı,
B. Hükümlünün 08.11.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Sapanca Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2018 tarihli, █████████ soruşturma, ███████ Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine Sapanca Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2019 tarihli, █████████ soruşturma, ████████ Esas, ████████ sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 08.11.2016 tarihli eylemin 01.06.2014 tarihli eylem sebebi ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlali niteliğinde olduğu belirtilerek Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,
C. Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 13.01.2022 tarihinde kesinleştiği,
D. Sanığın 19.07.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Bodrum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 18.10.2023 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır.
E. 08.11.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, Bakırköy 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.06.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında gerçekleştiği anlaşılmakla, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, sonraki eylem nedeniyle erteleme kararı verilmesine engel teşkil edeceği, 08.11.2016 tarihli eylemin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının ihlali olacağı, açıklanan nedenlerle 08.11.2016 tarihli suç nedeniyle erteleme kararı verilemeyeceği, verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçerliliğinin olmadığı anlaşıldığından; Kanun yararına bozma istemi ve Tebliğname'de yer alan bozma gerekçesi yerinde görülmemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliği ile REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!