Danıştayın İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2500 adet uygulama bazlı taksiyi 29 yıllığına ihale etme kararına ilişkin iptal davasında ilk derece mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2500 uygulama bazlı taksinin gerçek kişilere 29 yıl süreyle ihale edilmesine dair meclis kararının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, başka bir mahkeme tarafından aynı işlemin iptal edilmesi ve yeni bir ihale kararı alınması nedeniyle davanın konusuz kaldığına hükmetmiştir; temyiz eden davalı idare ise, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olmadığını ve ihalenin taksi işletme hakkı verilmesini içerdiğini savunarak, ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:█████████Karar No:█████████TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediyesi VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezinin (UKOME) ... tarih ve ... sayılı kararıyla halihazırda faaliyet gösteren taksilere ilave olarak arttırılmasına karar verilen 2500 adet uygulama bazlı taksinin gerçek kişilere 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18/e maddesi uyarınca 29 yıl süreyle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde ihale yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası tarafından aynı işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde iptal davası açıldığı, söz konusu uyuşmazlık hakkında ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, iptal üzerine ... tarih ve ... sayılı Meclis kararıyla yeniden ihaleye çıkıldığı, dolayısıyla davaya konu işlem anılan Mahkeme kararı ile iptal edildiği ve sonrasında yeni bir Meclis kararı alındığından, bakılan davanın konusunun kalmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olmadığı, dava konusu işlemde 29 yıllığına işletilmesi hakkının ihale edildiği, bu hususun Meclis kararından açıkça anlaşıldığı, ihale yoluyla taksi verilmesi ibaresiyle de belirtilen nitelikteki araçlarla yolcu taşımacılığı yapma hakkının/işletme hakkının verileceğinin açık olduğu, taksinin herhangi bir araç değil şehir içinde yolcu taşımacılığı yapmaya özgülenmiş bir araç niteliği taşıdığı, ihalenin belirsiz olmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE : ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : İstanbul Büyükşehir Belediyesi UKOME'nin ... tarih ve ... sayılı kararıyla, halihazırdaki ulaşım (taksi) talebinin karşılanması adına Uygulama Bazlı Taksi Sistemi’nin oluşturulmasına, İstanbul’daki taksi sayısının ilgili raporlar dikkate alınarak mevcuttaki 20.311 sayısına ilave olarak 2.500 adet Uygulama Bazlı Taksi’nin sisteme dahil edilmesine, Uygulama Bazlı Taksilerin ████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararına (5216, 5393, 2918 sayılı Kanunlarla çelişmeyen hükümleri uygulanır) göre verilmesine, Uygulama Bazlı Taksilerin, taksi taşımacılığındaki şikayetlerin %53’ünü oluşturan 'Yol ve Yolcu Seçme/kısa mesafe gerekçesiyle yolcu almama' ile fazla ücret alınması, yolcuyu uzak yoldan götürmek, kredi kartı ile ödeme şikayetleriyle birlikte toplamda %70 oranındaki şikayetleri azaltmak, Ulaşımda Enerji Verimliliğinin Artırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak taksilerin taksilerin trafikte boş dolaşmalarının engellenmesi için sadece Elektronik Ulaşım Yönetim Lisansı kapsamında faaliyet gösteren firmalarla hizmet vermesine, mevcut sistemdeki şikayetleri azaltmak adına Uygulama Bazlı Taksi’lerin yoldan yolcu almaması ve tepe lambası kullanmamasına karar verilmiştir. Akabinde ... tarih ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla, 2500 adet uygulama bazlı taksinin gerçek kişilere 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18/e maddesi uyarınca 29 yıl süreyle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde ihale yapılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine anılan Meclis kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinde, "1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri. (...) 2. İvedi yargılama usulünde: (...) g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. (...) i) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir." kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Mahkemece ... tarih ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle daha önce açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, iptal kararı üzerine alınan Meclis kararıyla yeniden ihaleye çıkıldığı, dolayısıyla işbu davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, ... İdare Mahkemesinin anılan kararının Dairemizin █████/2025 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla bozularak yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan işbu davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği, davanın esasının incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu noktada, Mahkeme kararının bozulmasıyla birlikte Dairemizce işin esası hakkında bir karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinde öngörülen özel yargılama usulünde genel kural, temyiz incelemesine konu olan kararda hukuki isabet görülmediğinin temyiz mercii tarafından tespit edilmesi halinde, dosyanın kararı veren mahkeme veya daireye geri gönderilmesi yerine, uyuşmazlığın esasının bizzat çözümlenerek karara bağlanması olup, bozma ile birlikte dosyanın geri gönderilmesi sadece ilk inceleme üzerine verilen kararlarla sınırlı tutulmuştur. Bununla birlikte, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan "Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünde geçen "nihai kararlar”dan anlaşılması gereken, davaya konu edilen işlemlerin ilk derece yargı yeri olarak hukuka uygunluk denetiminin yapılması ve bu konularda verilmiş nihai bir kararın varlığı olduğundan, ilk derece yargı yerince davanın konusunun yanlış nitelendirilerek uyuşmazlık ile ilgili hukuka uygunluk denetimi yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı durumlarda, ilk derecede uyuşmazlıkla ilgili verilmiş nihai bir karardan söz edilmesi mümkün olmayıp temyiz aşamasında Danıştayca, ilk derece mahkemesi tarafından işleme yönelik olarak hüküm kurulmayan hususlarda uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması halinde Kanunun öngördüğü iki aşamalı yargısal denetimin gerçekleşmeyeceği açıktır. 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinde, ilk derece mahkemelerince, uyuşmazlığa konu edilen işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin yapılmamış olması halinde, üst derece mahkemesince ne yönde bir karar verileceği hususunda açık bir kural öngörülmemiş ise de bu konunun kanun koyucu tarafından önceden öngörülmesinin mümkün olmaması ve hukuka uygun olanın, uyuşmazlığın tüm boyutuyla ele alınıp, bu çerçevede bir hüküm kurulması olduğundan, bu istisnai durumun ayrıca yasal metinlerde düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Sonuç olarak, dava konusu uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesi kapsamında ivedi yargılama usulüne tabi "ilk derece" ve "temyiz" olmak üzere iki aşamalı olarak incelenmek zorunda olunması nedeniyle, ilk derece mahkemesince uyuşmazlıkla ilgili hüküm kurulmayan bir konuda, temyiz mercii tarafından dava konusu işlemin esasına ilişkin doğrudan yargılama yapılarak bir hüküm kurulmaması gerekir. Bu itibarla, adil yargılanma hakkı kapsamında iki aşamalı olması gereken yargısal denetimin ilk aşaması olan ilk derecede yargısal denetimin gerçekleştirilmesi, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığı noktasında irdeleme yapılması ve bakılan davada oluşan bu yeni hukuki duruma göre bir değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilebilmesi için dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının aynen onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.