Ticari nitelikteki muhasebe ve mali müşavirlik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen ücretler nedeniyle icra takibine itirazın iptali davasında mahkemenin görev alanının değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, davalı ile akdettiği muhasebe ve mali müşavirlik hizmet sözleşmesi kapsamında eksiksiz yerine getirdiği hizmetlere rağmen ödenmeyen alacakları için başlattığı ilamsız icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir; davacı, sözleşme hükümlerine uyduğunu ve davalının ödemeleri aksatarak sözleşmeyi ihlal ettiğini savunurken, mahkeme, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari niteliğini ve görevli mahkeme hususlarını değerlendirmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; müvekkili ... ile davalı .... arasında yazılı muhasebe ve mali müşavirlik hizmet sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında yasal defterlerin tutulması, beyannamelerin hazırlanması, mali danışmanlık ve SGK işlemlerinin yürütülmesi gibi yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalı şirketin söz konusu hizmetlerden kesintisiz yararlandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin süresi içerisinde feshedilmediği için 2024 ve 2025 yıllarında da yenilenerek devam ettiğini, davalı şirketin ücret ödemelerinde düzensiz davranarak sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiğini, yapılan kısmi ödemelerin borcun varlığını kabul anlamına geldiğini, sözleşmenin 6.5. maddesi uyarınca ücretlerin üst üste ödenmemesinin haklı fesih nedeni oluşturduğunu, müvekkilinin elektronik posta yoluyla bildirim yaparak çalışma ilişkisini sonlandırdığını, bakiye alacağın ödenmemesi üzerine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itiraz ederek takibi durdurduğunu, 2024 yılı Ocak ayından 2025 yılı Aralık ayına kadar olan dönemde 6.725 TL, 7.800 TL ve 9.000 TL tutarlarından yapılan tahsilatlar sonrası kalan bakiye alacakların 725 TL, 1.450 TL, 5.175 TL, 8.900 TL, 12.625 TL, 16.350 TL, 21.150 TL, 25.950 TL, 30.750 TL, 28.550 TL, 26.350 TL, 24.150 TL, 7.550 TL, 6.550 TL, 15.550 TL, 24.550 TL, 33.550 TL, 42.550 TL ve 51.550 TL şeklinde belirlendiğini, alacağın likit nitelikte olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek davalı borçlunun itirazının iptaline, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası kapsamında takibin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER : Büyükçekmece İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının, davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacının, davalı aleyhinde dayanak 55.007,38-TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay ... Hukuk Dairesi E. ..... K. .... T. .....)
Taraflar arasında akdedilen ... numaralı, .... tarihli sözleşme gereğince davacının sözleşmeyi ... Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Bürosu olarak imzaladığı, yine aynı numara ve tarihli sözleşmede tarafların kısaca meslek mensubu ve iş sahibi olarak adlandırıldığı, sözleşme amacının .... sayılı Serbest Muhasebeci ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile ilgili yönetmelikler uyarınca meslek mensubu ve iş sahibi arasındaki ilişkileri düzenlemeye dayalı olduğu görülmüştür.
6102 sayılı yeni TTK 11.maddesine göre ticari işletme tanımı yapılmış olup, ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükümleri bulunduğundan, .... tarih ..... sayılı resmi gazetede yayınlanan ... sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir.
Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar Tacir olarak kabul edilmiştir. Davalının bildirmiş olduğu gayrisafi hasılatı vergi beyannamesine göre esnaf olarak kabulü gerekmektedir.
Nitekim, benzer mahiyetteki dosyalarda verilen görevsizlik kararlarının istinaf ve temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemeleri Ve Yargıtay kararlarında ikinci sınıf tüccar olduğu bildirilen kişi hakkında işletme defteri tutması nedeniyle değerlendirmenin gelir gider tablosuna göre belirleneceği içtihat olunmuştur.
Örnek olarak belirtmek gerekirse Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin .... esas, .... karar sayılı ilamında, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararında davalının ikinci sınıf tüccar olduğu bildirilmekle her iki tarafında tacir olduğu belirtilerek ticaret mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin verilen kararı "her ne kadar davacı tacir ise de, davalının gerçek kişi olduğu ve tacir olmadığı" belirtilerek asliye hukuk mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir.
Yine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin .... esas, .... karar sayılı ilamında İzmir ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin "......Mahkememiz davalısının dosyaya kazandırılan müzekkere cevaplarına göre ticaret sicil nezdinde tacir kaydının olmadığı, vergi dairesinden gelen yazı cevabına göre ise işletme defteri tutmasına rağmen 2021 yılı gelir ve gider tablosuna göre belirlenen sınırın üzerinde gelir elde etmediği anlaşıldığından davalının iş bu uyuşmazlık yönünden tacir olmadığı kanaatine varılarak Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğundan" bahisle vermiş olduğu görevsizlik kararını davalının vergi dairesi cevabında işletme defterine göre kayıtlarını tutup, ikinci sınıf tüccar olduğu açıklamasına göre davalının işletme defteri tutup, gelir gider tablosuna göre belirlenen sınırın üstünde gelir elde etmediği belirlenerek yapılan tacir araştırmasına istinaden verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun nitelikte olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Bir başka emsal dosyada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, .... karar sayılı ilamında, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ".....Ankara Ticaret Sicil Memurluğu ve Yenimahalle Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün cevabi yazılarında davacının ticaret sicilinde kaydının bulunmadığı, 2017, 2018, 2019 ve 2020 dönemlerinde ikinci sınıf tüccar sıfatıyla işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür. Buna göre davacının işletme hesabı esasına tabi vergi mükellefi olan esnaf olduğu, bir başka deyişle tacir olmadığı anlaşılmaktadır." gerekçesiyle vermiş olduğu görevsizlik kararının istinafı üzerine yapılan yargılamada "kimlerin tacir sayıldığı konusunda 6102 sayılı TTK'nun 11. ve devamı maddesi hükümlerine göre değerlendirme yapılmalıdır. Buna göre ve mahkemece de yapılan araştırma sonucunda davacının işletme hesabı esasına tabi vergi mükellefi olup, esnaf niteliğine haiz olduğu ve tacir olmadığı anlaşılmaktadır." denilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yukarıda alıntılanan ve daha başka da güncel Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri kararlarında ittifakla tacir araştırmasının 6102 sayılı TTK'nun 11.maddesine göre yapılması gerektiği ve vergi dairesi cevabi yazısında ikinci sınıf tüccar olduğu bildirilen ve işletme defteri tutan kişilerin tacir olup olmadığı hususunun belirtilen Bakanlar Kurulu kararındaki usule göre gelir gider tablosundaki sınırın üzerinde gelir elde edip etmediğine göre belirlenmesi gerektiğini içtihat etmişlerdir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi .... Esas, .... Karar, .... tarihli ilamında; "...davacı mali müşavir olup tacir olmadığı, dava konusunun, mali müşavirlik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali davası olduğu, .... sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Müşavirlik Kanununun 45 maddesinde " bu bürolarda yapılan faliyetler ticari faliyet sayılmaz " şeklinde açık düzenleme bulunduğu davalının ise Kooperatif olup tacir olduğu anlaşılmakla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. Maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu" bildirmiştir.
Soyut uyuşmazlık yönünden de yapılan araştırmada, taraflar arasında akdedilen muhasebe ve mali müşavirlik sözleşmesine istinaden, davacı tarafça alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalının itirazının iptali istemiyle eldeki dava ikame edilmiş ise de, davalı tarafa Mali Müşavirlik hizmetinin sunulduğu,Taraflar arasında akdedilen █████/2022 tarihli sözleşmesi gereğince davacınında sözleşmeyi ... Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Bürosu olarak imzaladığı, yine aynı tarihli sözleşmede tarafların kısaca meslek mensubu ve iş sahibi olarak adlandırıldığı, .... sayılı Serbest Muhsabecei ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile ilgili yönetmelikler uyarınca meslek mensubu ve iş sahibi arasındaki ilişkileri düzenlemeye dayalı olduğu, yerleşik mahkeme kararları dikkate alındığında, davada mahkememizin görevli olmadığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. █████/2026
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!