İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince incelenen, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı ve ticari itibarı zedeleme iddiasıyla açılan manevi tazminat davasının istinaf kararı.
Özet: Bu belge, davacı medya şirketlerinin bir haber makalesi ve çevrimiçi yayının yanlış ve karalayıcı bilgiler içerdiği, manevi haklarına ve ticari itibarına zarar verdiği iddiasıyla açtığı, hukuka aykırılığın tespiti ve toplam 100.000 TL manevi tazminat talepli davanın istinaf incelemesidir. Davalı medya kuruluşu ve gazeteci ise yayının gazetecilik bilgisiyle hazırlanmış, kamu yararına hizmet eden, gerçeğe uygun ve hakaret içermeyen bir haber olduğunu, davacının benzer önceki davalarının da reddedildiğini savunmuştur; ilk derece mahkemesi ise basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasını incelemiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ...'nin 10.11.2014 tarihli nüshasında ve http://www.....com.tr/.../...-...-odeme-... adresinde yayınlanan "... Vergisi Ödeme" başlıklı haberin müvekkilleri hakkında gerçek dışı, dolayısıyla manevi haklarını ve ticari itibarını toplum nezdinde rencide eden isnatlar içerdiğini, ... ...'nun sahip olduğu objektif ve tarafsız yayın anlayışını lekelemek adına, hiçbir dayanağı olmayan seviye yoksunluğu beyan olduğunu, müvekkili medya kuruluşlarını kötüleme ve yıpratmayı amaçlayan, gerçeklerin tamamen çarpıtılması sureti ile hazırlanmış bilgi ve yorumlardan oluştuğunu, davalının davaya konu yazısı ile haksız yere, müvekkilerine itham ve isnatlarda bulunduğunu, kalemini müvekkillerine saldırmak gayesi ile bir araç olarak kullandığını belirterek, açıkça hukuka aykırı ve müvekkillerinin manevi haklarına tecavüz teşkil eden dava konusu yayınlar sebebiyle gazetede yayınlanan "... vergisi ödeme" başlıklı haber için müvekkilleri ... A.Ş ve ... A.Ş için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın ve "http://wwww.....com.tr/..." adresinde yayınlanan haber için de müvekkkili ... A.Ş ve ... A.Ş için ayrı ayrı 25.000 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itiaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava konusu yayınların hukuka aykırılıklarının tespitine ve kararın ... ... ile tirajı en yüksek ulusal 2 gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ... A.Ş.'nin ... ... yayın sahibi olup diğer müvekkili ...'ın ... Gazetesinin imtiyaz sahibi olduğunu, her iki müvekkilinin de ... ...'nin kurulduğu 2007 yılından bu güne gerek basın ahlak etiğine gerekse hukuk ve kamu düzenine uygun haber yaparak, emeklerinin karşılığını okurların ilgisi ile aldığını, diğer müvekkili ...'nun ise hayatı başarılarla dolu bir gazeteci, yazar ve siyasetçi olduğunu, Halen ... "http://tr...." \o "... Parti Meclisi Üyesi ve Genel Başkanı yardımcısı olduğunu, bir çok basın ve medya kurumuna muhabirlikten genel yayın yönetmeliğine uzanan çalışmaları ile katkıda bulunan müvekkili ...'nun ... ... köşesi için de yazılar yazdığını, davacı tarafın da ... ve diğer birçok basın yayın aracının yayın sahibi olduğunu, uyuşmazlığa konu yazının müvekkilinin, yılların verdiği gazetecilik ve siyasi bilgi ile harmanlanması sonucu kaleme alındığını ve kamunun bilgilenmesi amacıyla yayınladığını, yazının bir kısmında bazı televizyon ve gazetelerin, iktidarda bulunanlara yakın olan çevrelerce alınmasından sonra beklenen gelirin elde edilememesi ile uğranılan zararın kapatılması için gereken kredinin kamu bankalarından sağlandığını, kamu bankalarının verdiği kredileri kapatmak için vatandaşa verdiği kredi faizlerini artırmasından bahsettiğini, olayların kesin ve görünür gerçekliğe uygunluğunun tartışmasız olduğunu, kimseye yöneltilmiş hakaret olmadığını, hakaretamiz bir ifade dahi kullanılmış olmadığını, metnin haber niteliği taşımasını sağlayan, görünür gerçeklik, güncellik, kamusal ilgi, toplumsal yarar ve biçim ile içerik arasındaki düşünsel bağ kriterlerinin hepsinin mevcut olduğunu, davacı tarafın müvekkillerinden İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile "..." kelimesinin kullanılmaması için tedbir istemli tazminat talep ettiğini, bu dava sonucunda hem tedbir taleplerinin reddedildiğini hem de tazminat davalarının reddedildiğini, müvekkillerine benzer nitelikte yapılan diğer bir "...... nasıl el değiştirdiğini?" haber hakkında da davacılar müvekkillerini karşı İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyası ile manevi tazminat talepli dava açıldığını ve bu davaların da haber basın hukukuna uygun bulunarak reddedildiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın ve dava konusu tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...Mahkememizde görülüp karara bağlanan davanın, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm delillerin toplandığı, gelen yazı cevaplarının dosyamız içerisine alındığı, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucu, davacı yanlarca her ne kadar basın yoluyla kişilik haklarına saldırı yapıldığı, manevi zararlarının doğduğu ve zararlarının giderilmesi talep edilmiş ise de; davaya konu yayın bir bütün olarak değerlendirildiğinde;█████/2014 tarihli ... Gazetesinin 1.sayfasında "...!" başlığı ile verilen ve 9.sayfasında "... Vergisi Ödeme" başlıklı devamında ... tarafından kaleme alınan köşe yazısının iş dünyasına hitaben yazıldığı, yazıda bazı televizyon ve gazetelerin iktidara yakın çevrelerce alındığı, gazete ve televizyonların ihtiyaç duyduğu kredileri kamu bankalarından temin ettiği ve bu sebeble banka kredi
faizlerinin yükseldiğinin anlatıldığı, zarara uğrayan televizyon ve gazetelere kamu ve özel şirketlerce ürün reklamı verilmesinin eleştirildiği, davacılara hakaret içermediği, basın özgürlü kapsamında eleştiri içeren bir yazı olduğu, hukuka aykırılık teşkil etmediği, internette de yayınlanan yazının aynı yazı olduğu, eleştiri içeren bir yazı olduğu, hukuka aykırılık teşkil etmediği, ayrıca basının okuyucunun ilgisini çekmek amacıyla çarpıcı ifadeler kullanmasının gazetecilik tekniği gereği olduğu ve bu durumun bir haberi başlı başına hukuka aykırı hale getirmeyeceği, basının haber verme hakkı, toplumun da haber alma hakkının bulunduğu, güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek aktarıldığı, haberin yayın tarihi itibari ile kamu yararının ve toplumsal ilginin bulunduğu, güncelliğini koruduğu, yayında özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, haberde yer verilen ifadelerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığından, davanın reddine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Dava konusu yazıların eleştiri sınırını aştığını ve açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, yazı içeriğinde yer alan, "...' ve '... vergisi ödeme" ifadeleriyle müvekkillerinin haklarının ihlal edildiğini, yazılarda kullanılan, " ..." ve " ..." gibi ifadelerle müvekkillerinin, yazarın kurguladığı usulsüzlüklerle özdeşleştirildiğini ve ticari itibarlarının zedelendiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen █████/2023 tarih, ████████ Esas - █████████ Karar ilamı ile; "1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. - ████████ K sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2.maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda;
2- Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile her bir davacı için gazetede yayımlanan yazı sebebiyle 7.000,00'şer TL ve her bir davacı için internet sitesinde yayımlanan yazı sebebiyle 7.000,00'şer TL olmak üzere toplam 28.000,00 TL manevi tazminatın 10.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3- Davacıların yayın talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine," karar verilmiştir.
Dairemizce verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih, █████████ Esas - ██████████
Karar sayılı bozma ilamıyla; "Dava konusu köşe yazısının iş dünyasına hitaben kaleme alınmış "eleştiri yazısı" niteliğinde olduğu, basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı, yayın tarihinde güncel olan ve ele alınmasında kamu yararı bulunan bir konunun gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlığa yer verilerek aktarılmış olduğu, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, yazıda geçen söz ve ifadelerin, davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı, bu nedenle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2. Bozma ilamının neden ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına," karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamı üzerine dava dosyası Dairemizin █████████ Esasına kaydı yapılarak, 6100 Sayılı HMK'nın 373/(3) maddesine göre duruşma açılmış, taraflara meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Tarafların delilleri toplanmıştır.
Dava; Basın yoluyla kişilik haklarının ihlali sebebiyle manevi tazminat talebien ilişkindir.
Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu sebeble ayrı bir konumu bulunmaktadır.
Bunun içindir ki bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.
Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp yayınlarında Anayasa'nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da zorunluluktur.
Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.
Yargıtay bozma ilamında vurgulandığı üzere, dava konusu köşe yazısının iş dünyasına hitaben kaleme alınmış "eleştiri yazısı" niteliğinde olduğu, basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı, yayın tarihinde güncel olan ve ele alınmasında kamu yararı bulunan bir konunun gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlığa yer verilerek aktarılmış olduğu, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, yazıda geçen söz ve ifadelerin, davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan hususlar gereğince usul ve kanuna uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararına yönelik davacılar vekilinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, Dairemizin ████████-1047 esas ve karar sayılı, █████/2023 günlü kararının usulen kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda ve Yargıtay bozma ilamı gereğince; davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddi yönünde karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Dairemizin ████████ Esas █████████ Karar sayılı, █████/2023 günlü kararının USULEN KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda ve Yargıtay Bozma ilamı gereğince;
3-Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat davasının REDDİNE,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.707,75 TL'den mahsubuyla fazla yatırılan 975,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
4/b-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4/c-Davalılar ... ... tarafça yapılan 4,30 TL yargılama giderinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle işbu davalılara verilmesine,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/(3). 10. ve 13/(1). maddelerine göre 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı ... A.Ş.'den tahsiliyle davalılara verilmesine,
4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/(3). 10. ve 13/(1). maddelerine göre 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı ... A.Ş.'den tahsiliyle davalılara verilmesine,
5-İstinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-Temyiz talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan temyiz karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-Temyiz yargılaması için davalılar ... ... tarafından yapılan 886,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 375,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.261,80 TL yargılama giderinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle işbu davalılara verilmesine,
5/c-İstinaf ve temyiz yargılaması için davacılar tarafça yatırılan karar harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/d-İstinaf ve temyiz yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5/e-İstinaf incelemesi sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
7-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair karar, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, Davalılar ... vd vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ...'ın yüzüne karşı, davacılar vekilinin yokluğunda, oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!