Beraat eden davacının haksız gözaltı ve tutukluluğu nedeniyle açtığı koruma tedbirleri tazminat davasında manevi tazminat miktarının yetersiz bulunması.
Özet: Haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle açılan tazminat davasında, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla toplam 204 gün gözaltında ve tutuklu kalıp beraat eden davacıya, ilk derece ve istinaf mahkemelerince hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yetersiz olduğu temyiz edilmiş olup; Yargıtay, davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçun niteliği, tutukluluk süresi gibi unsurlar dikkate alındığında, manevi tazminat miktarının hak ve nesafet ilkelerine aykırı derecede eksik belirlendiği gerekçesiyle önceki kararı hukuka aykırı bularak hükmü bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatDAVA TARİHİ : 02.03.2020HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 750.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 393,00 TL maddi tazminatın ve 300,00 TL manevi tazminatın 28.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile, 15.562,80 TL maddi tazminatın ve 11.880,00 TL manevi tazminatın 09.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün gerekçesinde; A. fıkrasının 2. maddesinde manevi tazminat olarak belirtilen "300,00 TL" ibaresinin yerine "350,00 TL" ibaresinin eklenmesi, B fıkrasının 1. maddesinde maddi tazminat olarak belirtilen "15.562,80 TL" ibaresinin yerine "15.641,40 TL" ibaresinin eklenmesi, 2. maddesinde manevi tazminat olarak belirtilen "11.880,00 TL" ibaresinin yerine "13.500,00 TL" ibaresinin eklenmesi, hükmün C fıkrasında vekalet ücreti olarak belirtilen "4.220,37 TL" ibaresinin yerine "4.482,66 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı, 27.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve Bitlis Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.08.2016 tarihli ve ████████ Sorgu sayılı kararı ile adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine davacı hakkında yeniden yakalama emri çıkarılarak 09.08.2016 tarihinde yakalandığı ve Bitlis Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.08.2016 tarihli ve █████████ D. İş sayılı kararı tutuklandığı, Bitlis Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.02.2017 tarihli ve ████████ D. İş sayılı kararı ile tahliye edildiği böylelikle davacının birinci kez 28.07.2016 - 02.08.2016 tarihleri arasında 5 gün gözaltında, ikinci kez 09.08.2016 - 24.02.2017 tarihleri arasında 199 gün tutuklu olmak üzere toplam 204 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 09.10.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 08.02.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.