İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesindeki ticari işletme devrinden kaynaklanan menfi tespit davasında, eski ortağın hisse devri sonrası şirket çek borçlarından sorumlu olmadığına dair iddialarının ön değerlendirmesi.
Özet: Hisselerini devrettiği şirketin üç yıl sonra düzenlediği çeklere dayalı icra takibiyle haksız yere borçlu konumuna düşürüldüğünü iddia eden davacı, icra takibinin durdurulması, borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı istemiyle menfi tespit davası açmış olup, mahkeme çeke dayalı bu borçlu olmadığının tespiti talebinin Türk Ticaret Kanunu kapsamında mutlak ticari dava niteliği taşımadığını ve tarafların tacir sıfatının davanın ticari niteliğini belirlemedeki etkisini irdelemektedir.

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA:Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2026
KARAR TARİHİ:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Limited Şirketi tarafından ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 03 Mayıs 2018 tarihinde 2021/... Esas numaralı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kurucularından olup 140 paya sahipken 09 Şubat 2015 tarihinde 70 payını ...'a ve 70 payını ...'a devrederek şirketteki tüm hisselerini noterde devrettiğini, bu devrin 18 Mart 2015 tarihli ve 8781 sayılı ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, müvekkilinin şirketle hukuki bağının kalmadığını, davalı tarafın ticaret sicilinin aleniyeti gereği bu durumu bilmesi gerektiğini, müvekkiline gönderilmek istenen 89/1, 89/2 ve 89/3 ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ihbarnamelerin eski mernis adresine gönderildiğini, 23 Ekim 2023 tarihinde güncel adresine tebliğ edilen 89/3 ihbarnamesi ile takipten haberdar olan müvekkilinin 30 Ekim 2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiğini, itirazın kabul edilmemesi üzerine .... İcra Hukuk Mahkemesinde ... Esas sayılı dosya ile açılan şikayet davasının reddedildiğini ve kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından onandığını, hisse devrinden üç yıl sonra düzenlenen çekler nedeniyle müvekkilinin borçlu konumuna düşürüldüğünü, müvekkilinin mal varlığının tehlike altında olduğunu belirterek yargılama sonuna kadar icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını, icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı tarafça davalı aleyhine açılan çeke dayalı başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.
Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,  yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."
6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde;
"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir.
Somut olayda dava; davacı tarafça davalı aleyhine açılan çeke dayalı başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu TTK’da düzenlenmediğinden mutlak ticari dava niteliğinde değildir, ancak taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde, davanın nispi ticari dava olduğu kabul edilecek Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olacaktır. Davalı tarafın tacir olduğu sabitse de davacının celp edilen vergi kayıtlarına göre 01.01.2025 tarihinden itibaren dairedeki kira geliri mükellefiyet kaydının devam ettiği, vergi levhası, defter tutma, belge düzenleme zorunluluğunun
bulunmadığı, tacir sıfatının bulunmadığı bildirilmiş, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün cevabında ise davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığı anlaşılmıştır. Davacının tacir olmadığı sabit olup, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, somut olayda; 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı kuşkusuzdur. Genel görevli mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yargıtay içtihatları, yasal düzenlemeler ve tüm bu açıklamalar uyarınca Mahkememizin görevli olmaması, eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!