İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin, şirket borçlarına kefalet nedeniyle şahsi konkordato talebi reddedilen borçlunun istinaf başvurusunu inceleyerek verdiği karar.
Özet: Bu hukuki evrak, ortak olduğu şirketlerin borçlarına kefaleti ve şahsi mali yükümlülükleri nedeniyle ödeme güçlüğüne düşen bir kişinin kişisel konkordato talebini ve bu talebin ilk derece mahkemesi tarafından reddedilmesini konu almaktadır. İlk derece mahkemesi, konkordato ön projesinin kefalet ve şahsi kredi borçlarının miktarını ve ödeme planını yeterince detaylandırmaması ile projenin başarı şansının düşük olduğu gerekçeleriyle talebi reddetmiştir. Davacı vekili, mahkemenin prosedürel hatalar yaptığını ve müvekkilinin varlıkları ile uygulanabilir bir revize proje sunduğunu belirterek kararın kaldırılması amacıyla istinaf yoluna başvurmuştur. Mevcut inceleme, konkordato projesinin yeterliliğini ve uygulanabilirliğini değerlendirmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: █████/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının, ... Şti., .... Ltd Şti'nin ortağı ve yetkilisi olup, her iki şirketin de borçlarına kefaleti bulunan, kefil olduğu borçlar nedeniyle şahsi malvarlığı ile davacı borçlu şirketlerin alacaklılarına karşı sorumlu olan kişi olduğu, şirketlerin finansal darboğaz kaynaklı sebeplerle konkordato sürecine başvurmakta, ayrıca davacı şahısta belirtilen sebepler doğrultusunda konkordato sürecinden faydalanmak istendiği belirtilerek davacı ...’nun haklarında tefrik kararı verilen şirketlerin borçları sebebiyle ödeme güçlüğüne düşeceği ve █████/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunla değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 285. Maddesi uyarınca konkordato ön projesinde de belirtilen teklifin kabulü talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..Somut olayda, Mahkememizce ████████ Esas sayılı konkordato dava dosyasında davacılara 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, █████/2026 tarihli konkordato komiser raporunun mahkememize sunulmasının ardından rapor doğrultusunda bu şahıs yönünden tefrik edilerek konkordato taleplerinin reddine karar verilmiştir. Konkordato ön projesinde ...’nun ortağı olduğu şirketin tüm banka borçlarına müteselsil kefil olduğunun projede ifade edilmesine rağmen kefalet borcu tutarı belirtilmediği, borçlunun borçlarının kendisine ait banka kredileri ve kredi kartı borçları ile ortağı bulunduğu şirketin bankalara olan kredi borçlarına kefaletten kaynaklandığı anlaşılmakla beraber ön projede borçların detayı bulunmadığı, Şahsın dosyaya sunulan Findeks raporunda 1.008.770 TL bireysel kredi borcu bulunmakta olup bu borcun nasıl ödeneceği ile ilgili bir projeksiyon da sunulmadığı, Borçlarına kefil olduğu şirketlerin konkordato talep etmesi nedeniyle şahsi konkordato talep ettiği, ayrıca şahsına ait mali borçlarının bulunduğu, şahsi borçları için konkordato teklifi ve borç ödeme kaynaklarına yer verilmediği, ... ile ilgili olarak konkordatonun başarılı olamayacağı anlaşıldığından kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiği yukarıda anılan sebeplerle reddine hüküm ile birlikte mahkememiz tarafından verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına, bu hususta ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına, konkordato talebinin reddi kararının Ticaret Sicili Gazetesinde ve Basın-ilân Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunmasına, komiserin görevine son verilmesine, konkordato komiseri olarak görevlendirilen komiserlerin karar tarihi itibariyle görevlerinin sona erdiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu'na bildirilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle,
"... T.C. Kimlik Numaralı ...'nun KONKORDATO TALEBİNİN REDDİNE.." dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; Mahkeme tarafından davacının rapora itirazları beklenmeden ve herhangi bir duruşma açılmadan davanın reddine karar verildiğini, sunulan revize projelerden görüleceği üzere davacının kendine ait mal varlığının bulunduğunu, yalnızca piyasa şartlarının kötü olması nedeniyle satılamadığını, davacının ayrı ve bağımsız bir proje sunduğunu ve bu proje uygulanabilir nitelikte olduğundan kesin mühlet kararı verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Talep, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir.
İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki (Silivri/İstanbul) asliye ticaret mahkemesi yetkilidir.
Somut olayda, dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. HMK'nın 74 maddesi, 114/1.f bendi ve TBK'nın 504/3 bendi uyarınca müvekkili adına dava açıp konkordato teklifinde bulunan vekilin, vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması zorunludur. Sunulan vekaletname ile talep eden vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.
Davacı hakkında █████/2024 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı ve █████/2025 tarihinden başlamak üzere 1 yıl kesin mühlet kararı verilmiştir.
Davacı yönünden sunulan ön projede; davacının şirket ortağı olduğu, şirket hissesi haricinde 1 adet taşınmaz bulunduğu ve şirketten kar dağıtımı ile kardeş şirketten aldığı yönetici ücreti dışında baka bir gelirinin bulunmadığı, kefil olduğu şirketlerin kefalet borç tutarının belirtilmediği, borç detayının bulunmadığı, ödeme planının şirketlerin ödeme planı olduğu belirtilmiştir.
Sunulan revize projede; davacının şahsi borç tutarının 1.008.770,00 TL olduğu ve şirketlerin kredilerden kaynaklı kefalet borç tutarının 91.664.850,76 TL olduğu, davacı adına İstanbul ili ...ilçesi . ada 1 parselde kayıtlı ... blok ... numaralı 9.000.000,00 TL rayiç değere sahip bağımsız bölümün ... Limited Şirketi'nin borçlarına karşılık ... A.Ş.'ye rehinli olduğu, borçların tasdik kararından itibaren tamamına %25 faiz eklenmek suretiyle ödeneceği belirtilmiştir.
Konkordato Komiser Heyeti 15.01.2025 havale tarihli raporunda; Borçlunun, Ticaret sicilinde tacir kaydı bulunmadığı ve iflasa tabi bir kişi olmadığı, konkordato tedbir kararı verilen ... ... Limited Şirketi’nin %100 pay sahibi ve ortağı olduğu, konkordato ön projesinde davacının ortağı olduğu şirketin tüm banka borçlarına müteselsil kefil olduğunun projede ifade edilmesine rağmen kefalet borcu tutarı belirtilmediği, borçlunun borçlarının kendisine ait banka kredileri ve kredi kartı borçları ile ortağı bulunduğu şirketin bankalara olan kredi borçlarına kefaletten kaynaklandığı anlaşılmakla beraber ön projede borçların detayı bulunmadığı, dosyaya sunulan Findeks raporunda 1.008.770 TL bireysel kredi borcu bulunmakta olup bu borcun nasıl ödeneceği ile ilgili bir projeksiyon da sunulmadığı, borçlarına kefil olduğu şirketlerin konkordato talep etmesi nedeniyle şahsi konkordato talep ettiği, ayrıca şahsına ait mali borçlarının bulunduğu, şahsi borçları için konkordato teklifi ve borç ödeme kaynaklarına yer verilmediği, davacı ile ilgili olarak konkordatonun başarılı olamayacağı anlaşıldığından geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Konkordato Komiser Heyeti'nin 7. Raporunda; Davacının en önemli kaynak kaleminin kendisine ait taşınmazın satışı olduğu, taşınmazın 2025 yılında satışının öngörüldüğü, nakit akım tablosunda öngörülen sürede taşınmazın satılmaması nedeniyle gerçek kişinin sunduğu revize projenin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı, gayrimenkulun yakın zamanda satılacağına dair somut delilin bulunmadığı ve davacı yönünden konkordato talebinin reddine dair karar verilebileceği görüşünde bulunulmuştur.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi █████//2023, █████████ E., █████████ K.)
Konkordatonun amacı, borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Bu yapılırken özellikle alacaklıların sürece dahil edilmesi, alacaklıların, komiserin ve mahkemenin katılımı ile nihai projenin oluşturulması ve konkordatonun başarıya ulaşması için iş birliğine gidilmesi gerekir. Projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi yönünden, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalıdır. Borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ile konkordato amacına ulaşacaktır.
İİK 287.maddesinde, borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme olasılığına sahip olmasıdır. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku - Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1.Cilt).
Esasa dair incelemeye geçilmeden önce kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması (İİK m. 292) 'nın incelenmesi gerekmektedir.
İİK'nın 292.maddesinde ; "(Değişik madde: █████/2003 - 4949 S.K./74. Md.) (Değişik madde: 28/2/2018-7101 S.K./20. md) İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsaya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa (Ek ibare: 6/███████-7155 S.K./16. md) .
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hallerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan bilgilerden anlaşılacağı üzere İİK nun 292/2 maddesinde iflasa tabi olmayan borçlu açısından konkordatonun reddine dair karar verilmesi düzenlenmiştir.
''İflasa tabi olmayan şahısla ilgili mühlet verildikten sonra , konkordatonun başarıya ulaşmayacağı anlaşılır veya borçlu İİK 'nın 297'ıncı maddesine aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ; mahkeme, borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet ederek beyan ve görüşlerini aldıktan sonra, komiserin yazılı raporunu da değerlendirerek kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir'' (bkz. Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, s:108)
Mahkemenin █████/2025 tarihli ara kararı ile alacaklılar kurulu oluşturulmasına dair karar verilmiştir.
Yukarıda da belirtildiği üzere, İİK 287/5. maddesinin yollaması ile 292/ son fıkrası gereğince mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet edecektir. Mahkeme tarafından yapılan yargılamada, █████/2025 tarihli 1 numaralı celsede davacı yönünden 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verilmiş ve ████████ E sayılı dosyasında █████/2026 tarihli tensip tutanağı ve hem de davacı yönünden verilen tefrik kararı sonrasında mahkemenin ███████ E sayılı karar ilamı ile konkordato talebinin reddine dair karar verildiği belirtilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki, aynı davacı yönünden 2 ayrı dosyada hüküm tesis edilmesi nedeniyle mahkeme tarafından yapılan usuli hata söz konusudur. İş bu usuli hata ilgili olarak, dairemizin daha önceki kararlarında da bu konu üzerinde durulmuş (dairemizin ████████ E █████████ K. █████████ E. ███████ K., ███████ E 2026(456 K. Sayılı ilamları) ve eleştri konusu yapılmıştır. Aynı zamanda, duruşma açılmadan dosya üzerinden davanın reddine dair karar verilmesi yerinde olmayıp, sunulan istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu şekilde karar verilmesi, hukuki güvenirliğe ve adil savunma hakkına olumsuz bir etki sağlamakta, hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmektedir. İş bu nedenle, öncelikle konkordato talep eden vekiline █████/2026 tarihli komiser raporunun tebliğ edilerek rapora karşı beyanda bulunmak için makul bir süre verilmeli ve yukarıda yapılan açıklamalar ışığında duruşma açılarak yargılama yapılmalı ve konkordato talebi değerlendirilmelidir.
Açıklanan nedenlerle, konkordato talep eden gerçek kişi vekilinin istinaf başvurusunun esasa dair hususlar incelenmeksizin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Konkordato talep eden gerçek kişi vekilinin istinaf başvurusunun esasa dair hususlar incelenmeksizin KABULÜ ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas - 2026/... Karar sayılı ../███████ tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı (konkordato talep eden gerçek kişi) tarafça yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı (konkordato talep eden gerçek kişi) tarafından yatırılan 732,00-TL istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Davacı ...'nun yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!