6. Ceza Dairesi, nitelikli yağma, kişi hürriyetinden yoksun kılma ve dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerini, sanık müdafiinin mazeretine rağmen yokluğunda karar verilmesi ve zorunlu müdafii atanmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlanmasını hukuka aykırı bularak bozdu.
Özet: Mahkeme, sanık müdafiinin geçerli mazeretini değerlendirmeksizin ve nitelikli yağma suçu gibi zorunlu müdafii gerektiren bir davada yasal zorunluluğa rağmen avukat atamadan hüküm kurarak sanığın savunma hakkını kısıtladığı, bu durumun Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili maddelerine aykırılık teşkil ettiği ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, verilen mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına oy birliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli kişi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin 04.12.2024 tarihli dilekçesi ile mesleki mazereti nedeniyle duruşmaya katılamayacağını bildirmiş olduğu halde mazeret talebine ilişkin olarak mahalli mahkemece bir değerlendirme yapılmadığı ve sanık müdafiinin olmadığı duruşmada hüküm kurulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu' nun (5271 sayılı Kanun) 188/1-2. maddesi gereğince “Müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi halinde duruşmaya devam edilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, mazeret dilekçesi verildiğinden müdafii yokluğunda karar verilemeyeceği, nitelikli yağma suçu bakımından kanun maddesinde öngörülen cezanın alt sınırına göre, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii bulundurulmadan hüküm kurulmak suretiyle, anılan Yasa'nın 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,18.02.2026 tarihinde karar verildi.