İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında güneş paneli kurulum sözleşmesi ve teminat senetleri eksikliği üzerine yerel mahkeme kararını inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin, güneş paneli kurulum sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı dava hakkında olup, davalı şirket sözleşmeden doğan teminat senedi teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği için ödemenin bir kısmını haklı olarak uhdesinde tuttuğunu savunurken, yerel mahkeme davacı defterlerine göre davacının 4.130 Euro ve 29.894,87 Dolar alacaklı olduğunu tespit etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :████████ KARAR NO:████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2021NUMARASI:████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket .... A.ş arasında kurulan ticari iş ilişkisinden doğan fatura borcunun tahsil edilememesi üzerine İstanbul Anadolu 15.İcra Müdürlüğü .... sayılı dosyası ile icra takibine geçilerek borçlu şirkete ödeme emri gönderildiği, ancak davalı şirket herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiği, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ki ticari ilişkinin güneş paneli kurulum sözleşmesine dayandığı. bu sebeple müvekkili şirketin alacaklı olduğu toplam fatura bedelleri tutarında cari hesap alacağına ilişkin yasal takibe geçildiği, davalı borçluya defalarca ihtarda bulunulmasına rağmen ihtarların sonuçsuz kaldığı herhangi bir ödeme olmadığı ve yapılan icra takibine davalı tarafın itirazı sonucu bu davayı açma gereği hasıl olduğu, ödenmeyen cari hesap alacağı sebebiyle İstanbul Anadolu 15.İcra Müdürlüğü .... sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiği ve borçlu vekilinin yapmış olduğu itiraz neticesinde takibin durduğu, davalı borçlu tarafından takibe yapılan itirazın tamamen zaman kazanmaya yönelik, haksız ve kötü niyetli olduğu, bu nedenle davalı şirketin %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, borçlunun İstanbul Anadolu 15.İcra Müdürlüğü .... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptal edilerek takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; sözleşme ve BK 97 maddesi gereği önce kendi edimini ifa ile yükümlü olan davacının bu edimini ifa etmeden evvel müvekkili şirketin edimini yerine getirmesini talep hakkı söz konusu olmadığı, davacı sözleşme gereği teslim etmesi gereken 25.000-USD bedelli teminat senetlerini zamanında ve usulüne uygun düzenleyip müvekkiline teslim etmediği müvekkili, bakiye 25.000-USD bedeli teminat olarak haklı sebeple uhdesinde tutmakta olup karşı yanın aksi yöndeki iddialarının hukuki dayanağı bulunmadığı, Konya ili ,Karapınar ilçesi, ... Mevkiinde 3800 adet güneş panelinin inşa ve kurulumu için karşı yanla 24.11.2016 tarihli sözleşme imzalandığı, bu sözleşmeden kaynaklı alacağın müvekkilince anlaşmaya uygun şekilde karşı tarafa ödendiği, bakiye 25.000,00-USD bedel kaldığı, müvekkili bu bedeli haklı sebeple uhdesinde tuttuğu ve karşı yana ödemediği, 24.11.2017 tarihli sözleşmenin 7. Maddesi gereği davalı kesin kabulden itibaren 3 gün içinde 25.000-USD bedelli teminat senetlerini müvekkiline teslim taahhüdü altına girmiş ancak teminat senetlerini süresi geçmesine rağmen düzenleyip müvekkiline teslim etmediği, bunun üzerine karşı yana keşide olunan Adana ... Noterliği vasıtasıyla keşide olunan ihtar ile 24.11.2016 tarihli sözleşme kapsamında müvekkili tarafından yapılan ödemelere dair düzenlenmeyen faturaların düzenlenerek müvekkiline gönderilmesi ve 25.000-USD bedelli teminat senetlerinin düzenlenerek müvekkiline teslimi hususu karşı yana ihtar olunduğu, karşı tarafça verilen cevabi ihtar ve ekinde düzenlenmeyen fatura ve teminat senetlerinin gönderildiği müvekkile bildirilmiş ancak teminat senetleri 24.11.2016 tarihli sözleşme şartları ile usulüne uygun olmadığından karşı yana Adana ... Noterliği aracılığıyla düzenlenen ihtar ile iade olunmuş ve teminat senetlerinin usulüne uygun düzenlenip yeniden müvekkile teslimi aksi halde teminat senetleri teslim olunan kadar bakiye alacağın teminat olarak müvekkilin uhdesinde tutulacağı karşı yana ihtaren bildirildiği, müvekkili şirket tarafından müteaddit defalar davacı yana teminat senetlerini usulüne uygun düzenleyip teslim etmesi gereğini karşı tarafa yazılı ve sözlü olarak bildirdiği ancak karşı taraf bu ifa yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle önce ifa ile yükümlü olan ve edimini ifaden haksız olarak kaçınan davacının müvekkilinden edimini ifa etme talep hakkı bulunmadığı, arz ve izah edilen nedenlerle haksız davanın reddini, ve kötü niyetli alacaklıyı % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesinin, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davanın cari hesaptan kaynaklı takibe yapılan itirazın iptali istemli olduğu, incelenen davacı defterlerinden davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 4.130,00-Euro ve 29.894,87-Dolar alacaklı olduğu, mahkememizce ilk alınan raporda davalı defterlerinin incelendiği, buna göre taraf defterlerinin davacının davalıya düzenlemiş olduğu █████/2018 tarihli ve 8.260,00-Euro bedelli fatura haricinde tamamen örtüştüğü, mezkur faturanın davalı defterlerinde ise kayıtlı olmadığı, bu faturadan kalan bakiye 4.130,00-Euro alacak için davacının Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında alacak davası ikame ettiği ve ████████ Karar numarası ile davacı talebinin kabul edildiği, taraf defterlerinin incelenmesinde neticeten davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 4.130,00-Euro ve 29.894,87-Dolar alacaklı olduğu Euro cinsinden olan alacağın ise Kahramanmaraş Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edildiği ve mahkemenin davayı kabul ettiği, mahkememizce alınan ilk bilirkişi raporunda Kahramanmaraş Asliye Hukuk Mahkemesinde dava edilen █████/2018 tarihli ve 8.260,00-Euro bedelli faturanın ödenmeyen bakiyesi olan 4.130,00-Euronun önce dolara çevrilip sonra da tahsil edildiğinden davacının alacağından düşüldüğü, dolayısıyla bu yanlış hesaplamanın da █████/2021 tarihli 2. kök raporda açıklığa kavuşturulduğu, davanın cari hesaba dayalı takibe yapılan itirazın iptali talepli olduğu, bilindiği üzre itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, mahkememizce alınan █████/2020 tarihli ve █████/2021 tarihli bilirkişi raporlarının gerekçeli, bilimsel ve denetime elverişli olmakla hükme esas alındığı, tarafların defterlerinin birbirini teyit ettiği ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 29.894,87-Dolar alacaklı olduğu mahkememizce anlaşılmış , davacı her ne kadar █████/2017 tarihli ihtarname ile davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia etse de mahkememizce incelenen ihtarnamenin temerrüt ihtarı olmadığı içeriğinde de temerrüde ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı bu durumda işlemiş faizin de söz konusu olamayacağı anlaşılmakla, açılan davanın kabul kısmen reddi ile, davalının İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 29.894,87 USD asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince değişen ve değişecek oranlarda işleyecek faizi ile birlikte aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 24.394,21 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesiyle; dava konusu işle ilgili mevcut yazılı bir sözleşme bulunmamasına rağmen yalnız davacının ticari defter kaydında uyuşmazlık konusu faturanın yer almasından dolayı müvekkil haksız ve hukuka aykırı olarak borçlu gösterildiğini, oysaki yerleşik Yargıtay İçtihatları ve yürürlükteki ilgili mevzuat gereği, dayanılan faturanın davacının ticari defterlerinde yer alması taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ispat etmeye yetmeyeceğinden ve sözleşmenin varlığının tanıkla ispatı da mümkün olmadığından, istinaf incelemesi neticesinde, ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini, dava konusu işle ilgili mevcut yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte, davacı dava konusu işi 2015-2016 yıllarında yaptığını, davacının sunduğu belgelerden bu durum açıkça anlaşıldığını, davacı dava konusu işi 2016 yılında yaptığı halde bu işin faturasını 2-3 yıl sonra 04.06.2018 tarihinde kestiğini, dikkat edilirse davacı, dava konusu işle ilgili müvekkilin teminat senedinin teslimini talep ettiği ve 18.12.2017 tarihli ihtarı sonrasında fatura kestiğini, dava konusu edilen fatura tarihi 04.06.2018 olup müvekkilce keşide olunan ihtar tarihinden 6 ay sonrası olduğunu, dolayısıyla bilirkişi tarafından taraflar arasında sözleşme bulunmamasına rağmen salt kayıtlara göre borç tespiti yapılması hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar yargılama sürecinde defaatle sözleşmeye ilişkin ihtilaf konusunun mali müşavir bilirkişinin uzmanlığı dışında olduğundan söz konusu sözleşme ilişkisini çözümlemek üzere dosyanın elektrik projesi alanında uzman bir bilirkişi heyetine tevdii edilmesi gerektiğini belirtmiş olsak da yerel mahkeme taleplerimizi değerlendirmeyerek sadece davacının ticari defter ve kayıtlarını dikkate alarak hüküm kurduğunu, oysaki tarafları ve konusu bire bir aynı olan Kahramanmaraş 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ████████ esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda, ... Enerjinin 04.06.2018 tarihli, 8.260,00 Euro bedelli faturasının ibraz edildiği tarihte, müvekkilden talep ettiği proje hazırlama ve ilgili kuruluşa onay işinin bedeli 10.835,20 TL olarak tespit edildiğini, davacının hem bedelsiz yapmayı üstlendiği işler için yıllar sonra fatura kesmesi hem de işin bedelinden yaklaşık 5 kat fazlasını faturalandırarak talep etmesi, kötü niyetle haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu sebeple istinaf incelemesi neticesinde davanın Yargıtay kararları ve TMK 2. maddesi kapsamında reddi gerektiğini, yerel mahekemece taraflar arasında yapılacak işin muhteviyatı, bedeli ve çerçevesini belirtir herhangi bir yazılı sözleşme ve dava konusu işe dair bir teklif belgesi bulunmamasına rağmen davacının dava konusu olan faturayı hangi kriterlere göre kestiği araştırılmadan, davacı yanca faturanın dayanağı olan akdi ilişkinin ispat edilmeden haksız ve hukuka aykırı olarak karar verildiğini, dava konusu işle ilgili mevcut yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte, davacı dava konusu işi 2015-2016 yıllarında yaptığını, davacının sunduğu belgelerden bu durum açıkça anlaşıldığını, (Mesela ... Onayı 22.07.2016 tarihinde alınmış, ... şirketi ile 05.08.2016 tarihinde bağlantı anlaşması imzalanmıştır.)Davacı dava konusu işi 2016 yılında yaptığı halde bu işin faturasını 2-3 yıl sonra 04.06.2018 tarihinde kestiğini, dikkat edilirse davacı, dava konusu işle ilgili müvekkilin teminat senedinin teslimini talep ettiği ve 18.12.2017 tarihli ihtarı sonrasında fatura kestiğini, dava konusu edilen fatura tarihi 04.06.2018 olup müvekkilce keşide olunan ihtar tarihinden 6 ay sonrası olduğunu, dolayısıyla taraflar arasında sözleşme bulunmamasına rağmen salt kayıtlara göre borç tespiti yapılması hukuka aykırı olduğunu, bu hususta bilirkişi kurul raporunun hazırladığı raporda da dava konusu proje detaylandırılarak ayrıntılı olarak değerlendirmelerde bulunulduğunu, davanın başından beri, sözleşmeye ilişkin ihtilaf konusu mali müşavir bilirkişinin uzmanlığı dışında olduğunu, söz konusu sözleşme ilişkisini çözümlemek üzere dosyanın elektrik projesi alanında uzman bilirkişiler tarafından tespit edilmesi gerektiğini ileri sürdüklerini, neticeten, bu alanda uzman bilirkişiler tarafından rapor tanzim edilerek, davacının haksızlığı bir kez daha ortaya konulduğunu, kurul tarafından “davacının dava konusu olan faturayı hangi kriterlere göre kestiğini belirtmediği, dosyada yine dava konusu işe dair bir teklif belgesinin olmadığı, taraflar arasında yapılacak işin muhteviyatı, bedeli ve çerçevesini belirtir herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını,”Görüş ve kanaatinde bulunularak salt faturaya dayanarak alacak tespitinin yapılmasının mümkün olmadığı ortaya konulduğunu, çünkü taraflar arasında dava konusu işin bedelsiz yapılması hususunda bir taahhüt, bir anlaşma yapılmamış olsaydı tüm bu belirtilen eksik evraklar ve belgelerin dosyaya ibraz edebileceğini, böyle bir anlaşma olmadığından, ne sözleşme ne teklif belgesi bulunmadığını, bu durum davacı yanca faturanın dayanağı olan akdi ilişkinin ve davacı alacağının ispat edilemediğini gösterdiğini, bu sebeple haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davada davacı, taraflar arasındaki güneş paneli kurulum sözleşmesine dayalı ticari ilişki kapsamında davalının cari hesap borcunu ödememesi nedeniyle İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasında 24.11.2016 tarihli sözleşme bulunduğu, sözleşme kapsamında ödeme yapıldığı ve bakiye 25.000,00 USD teminat bedelinin kaldığı, davacının teminat senetlerini süresinde ve usulüne uygun teslim etmediği, bu nedenle söz konusu bedelin haklı olarak uhdesinde tutulduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların sözleşmeye ve usule uygun olmadığı, davacının kendi edimini yerine getirmeden müvekkilinden ödeme talep edemeyeceği ileri sürülerek davanın reddine, davacının kötü niyetli alacaklı olması nedeniyle %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, tarafların ticari defterleri, İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı takip dosyası, bilirkişi raporları ve dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirilerek taraf ticari defterlerinin birbiri ile örtüştüğü, davacının takip tarihi olan 17.04.2018 itibarıyla davalıdan 29.894,87 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının temerrüt ihtarı niteliğinde belge sunamadığı için işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 29.894,87 USD asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince işleyecek faiz ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20’si oranında hesaplanan 24.394,21 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 24.11.2016 tarihli güneş enerji sistemi kurulum sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında dava konusu alacağı doğuran yazılı sözleşme bulunmadığını, davacının alacağını ispat edemediğini, faturaların işin tamamlanmasından uzun süre sonra düzenlendiğini, ticari defter kayıtlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağını, teknik bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, teminat senedinin sözleşmeye uygun şekilde teslim edilmediğini ve bu nedenle bakiye 25.000,00 USD bedelin haklı olarak uhdesinde tutulduğunu ileri sürmüştür.Dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar arasında 24.11.2016 tarihli yazılı sözleşmenin bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu sözleşme çerçevesinde yürütüldüğü, davacı ve davalı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, hükme esas alınan 17.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda taraf ticari defterlerinin birbiri ile örtüştüğünün, davacının takip tarihi itibarıyla 29.894,87 USD alacaklı olduğunun ve taraf kayıtlarının bu miktar yönünden uyumlu bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Her ne kadar dosyada mevcut 08.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda farklı bir bakiye alacak miktarına ulaşılmış ise de, hükme esas alınan 17.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda bu farklılığın 4.130,00 Euro tutarındaki ödemenin önceki raporda mükerrer mahsup edilmesinden kaynaklandığı açıklanmış, söz konusu hata gerekçeli şekilde ortaya konularak taraf kayıtları yeniden incelenmiş ve ulaşılan sonucun dayanakları gösterilmiştir. Bu nedenle mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiştir.Davalı tarafın teminat senedine ilişkin savunmaları yönünden yapılan incelemede ise, davacı tarafından 25.000,00 USD bedelli teminat senedinin noter ihtarnamesi ekinde davalı tarafa gönderildiğinin anlaşıldığı, düzenlenen teminat senedinde sözleşmenin 7.maddesinde öngörülen performans şartlarına yer verildiği, davalı tarafça teminat senedinin hangi somut nedenle sözleşmeye aykırı olduğunun dosya kapsamında ortaya konulamadığı gibi sistem performansının sözleşmede öngörülen %78 seviyesinin altında kaldığını ve teminat senedinin hüküm kazanma koşullarının gerçekleştiğini gösterir herhangi bir teknik rapor veya delilin de sunulamadığı görülmüştür.Bu itibarla mahkemece taraf ticari defterleri, bilirkişi raporları, sözleşme hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 10,782,38 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 2.695,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.086,78 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.