İhale sözleşmesinin feshi sonrası banka teminat mektuplarının iadesi talepli davada, muvazaalı sözleşme ve işçi alacaklarına dair istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, ihale sözleşmesinin feshi sonrası düzenlenen protokole ve sözleşmenin muvazaalı olduğuna dair iş mahkemesi kararlarına dayanarak banka teminat mektuplarının koşulsuz iadesini talep ettiği; davalının ise, asıl sözleşmenin 38. maddesi uyarınca işçilerin açtığı iş davalarından doğacak potansiyel yükümlülükler nedeniyle teminat mektuplarını alıkoyma hakkı olduğunu savunarak iadeye karşı çıktığı, taraflar arasındaki teminat mektuplarının iadesi davasına ilişkin bir istinaf incelemesini ele almaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████
KARAR NO:████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2021
NUMARASI:████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi (Depo Edilmesi İstemli)
KARAR TARİHİ:█████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 19.01.2016 tarihli ihale sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 15.09.2018 tarihinde sonlandığını, süre sonunda yeni bir sözleşme yapılmadığını ancak süre uzatımı yapılarak aynı şartlarda davalıya hizmet verilmeye devam edildiğini, sözleşme devam ederken davalının 01.04.2019 tarihli ihtarnamesiyle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, müvekkilinin tüm sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirdiğini ve kesin hakkedişin 31.03.2019 tarihinde yapıldığını, 26.03.2019 tarihli protokol ile sona erdirilen sözleşmenin gereklerinin nasıl yerine getirileceğinin belirlendiğini, protokolün 6. Mad. ile “fesih sebebi ile söz konusu işe ait ...'de mevcut teminat mektuplarının usulüne uygun davacıya iade edileceğinin” kararlaştırıldığını, davalının teminat mektuplarını iadeden kaçındığını, davaya konu teminat mektuplarının. ... ...bank'a ait 14.03.2019 tarihli ...-...-... nolu ¨197.726,00 bedelli ve...Bankası 18.01.2016 tarihli...nolu ¨660.000,00 bedelli teminat mektupları olduğunu, davalının sözleşme 38. Mad. B bendini gerekçe göstererek teminat mektuplarını iade etmediğini, davalının gerekçe gösterdiği sözleşme hakkında muvazaa tespiti yapıldığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak işleri yaptığı dönemde işçilerden 4'nün Bakırköy 9.İş Mahkemesi ███████-85-86-87 E. Sayılı dosyaları ile işe iade davası açtığını, işçilerin davalı hakkında ...'ya şikayette bulunduğunu, şikayetin konusunun müvekkili şirkette çalışan işçilerin, esasında davalının işçisi kabul edilmesi gerektiği ve davalı ile davalı arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu, iş müfettişi ... tarafından düzenlenen raporda davalı ile davalı arasındaki iş ilişkisinin geçersiz olduğu ve işçilerin davalı işçisi olması gerektiğinin rapor edildiğini, davalının rapora uyacağını belirterek raporu kabul ettiğini, müvekkilinin iş ilişkisini sona erdirdiğini ve müvekkilinin de sigortalı olan işçileri kendi bünyesinde sigortalı olarak çalıştırmaya başladığını, taraflar arasındaki ihale sözleşmesinin muvazaalı ve geçersiz olduğunu, geriye dönük olarak ihale sözleşmesi gerekçe gösterilerek, teminat mektuplarının iade edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, iş müfettişi raporunun yanında Bakırköy 9.İş Mahkemesi ███████ ve 87 E. Sayılı dosyalarında açılan işe iade davalarında işçilerin ... işçisi olduğunun kabul edildiğini ve ihale sözleşmesinin geçersiz olduğuna karar verildiğini, 26.03.2019 tarihli protokolde tarafların iradelerinin açık ve net olduğunu, teminat mektuplarının iadesinin hiçbir koşula bağlanmadan müvekkiline iadesinin kararlaştırıldığını, Neticede; müvekkili tarafından davalıya verilen... ...bank'a ait 14.03.2019 tarihli ...-...-... nolu ¨197.726,00 bedelli ve...Bankası 18.01.2016 tarihli ... nolu ¨660.000,00 bedelli teminat mektuplarının müvekkiline iadesi, teminat mektuplarının iade edilmesi gereken 11.09.2019 tarihinden dava tarihine kadar banklara ödenen ¨3.616,05 teminat mektubu komisyonunu ticari avans faizi ile müvekkiline ödenmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; “Müvekkili ile davacı arasında 19.01.2016 tarihinde ihale sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin 01.04.2019 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, sözleşeme gereği tüm bedellerin davacıya ödendiğini, taraflar arasında düzenlenen 26.03.2019 tarihli protokolün 6 mad. Göre “fesih sebebiyle söz konusu işe ait ...'de mevcut teminat mektuplarının usulüne uygun yükleniciye iade edilecektir” hükmü olduğunu, usulüne uygun kelimesinden kastın teminat mektuplarının verilme sebebi olan 19.01.2016 tarihli sözleşmedeki usul ve esaslar olduğunu, sözleşme 38 mad. gereği sözleşmeye istinaden çalıştırılan personellerin açacakları her türlü davada ... aleyhine hükmedilecek her türlü bedelin yüklenici sorumluluğunda olduğunu, bu bedellerin öncelikle teminat mektuplarından karşılanacağının, yetmemesi halinde davacının ödeme yapacağını, Bu kapsamda işçiler tarafından açılan henüz ödeme aşamasında olmayan 11 tane dava olduğunu, bu davaların ; Bakırköy 9.İş Mahk. ███████ E. Kararlı dosya, Bakırköy 9.İş Mahk. ███████ E. Kararlı dosya, Bakırköy 9.İş Mahk. ███████ E. Kararlı dosya, Bakırköy 9.İş Mahk. ███████ E. Kararlı dosya, Bakırköy 9.İş Mahk. ███████ E. Kararlı dosya, Bakırköy 6.İş Mahk. ████████ E. Derdest, Bakırköy 6.İş Mahk. ████████ E. Derdest, Bakırköy 6.İş Mahk. ████████ E. Derdest, Bakırköy 6.İş Mahk. ████████ E. Derdest, Bakırköy 6.İş Mahk. ████████ E. Derdest, Bakırköy 6.İş Mahk. ████████ E. Derdest olduğunu, daha önce davalı ile yapılan sözleşme kapsamında çalışan işçilerin Bakırköy 11.İş Mahkemesi ████████ E., Bakırköy 10.İş Mahkemesi ████████ E. Bakırköy 24.İş Mahkemesi ████████ E. Sayılı dosyalarda verilen karar gereğince davacı tarafından ödemelerin yapıldığını, davacının ileri sürdüğü muvazaa iddiasının yerinde olmadığını, iki tarafı da tacir olan bir sözleşme ve bu sözleşmeye göre yerine getirilen bir hizmetin söz konusu olduğunu, Neticede; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; taraflar arasındaki ilişki sona erse de sözleşmenin feshinin sonuçlarını ve işin tasfiyesini düzenleyen 26.03.2019 tarihli protokol gereğince, sözleşme konusu işte çalıştırılan işçilerin 15 Eylül 2018'e kadar olan mali sonuçlarının davacı ... ...'e, 15.09.2018-31.03.2019 dönemine ilişkin kıdem tazminatı farklarının ise davalı ...'ye ait olacağı kararlaştırılmıştır.Böylece 19.01.2016 tarihli sözleşme gereğince çalıştırılan personelin işçilik hak ve alacaklarından doğan borçların davacı tarafından karşılanacağı, bunu teminat altına almak üzere teminat mektupları alındığı açık olduğu gibi, sözleşmenin feshinden sonra işin tasfiyesine yönelik olarak imzalanan 26.03.2019 tarihli protokolde de tarafların bu müşterek iradesi tekrarlanmıştır. Yani 15.09.2018 tarihine kadar çalıştırılan işçilerin hak ve alacaklarından davacının sorumlu olduğu tekrar belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda ayrıntıları belirtilen iş davalarına ilişkin dosyalarda davacının ve davalı ...'nin birlikte davalı oldukları, dosyaların tahsil aşamasında olduğu, karara çıkan dosyalarda hükmedilen alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği görülmektedir. Dava tarihi itibariyle davalı ...'nin cebren tahsil riski altında olduğu davacı işçilerin 15.09.2018 tarihine kadar olan alacaklarından davacının sorumlu olması gerektiği, bu borçların ...'den rızaen veya icraen tahsili halinde, aradaki sözleşmeler gereğince davacıya düşen kısım için ...'nin davacıya rücu edeceği açıktır.Zaten dava konusu teminat mektuplarının bu riskin teminatı olduğu da bellidir. Dolayısıyla dava tarihi itibariyle teminat mektuplarının alınıp/verilmesine sebep olan risk devam etmektedir. Bazı davalarda davacı/işçilerin esasen işe giriş tarihinden beri ...'nin çalışanı olduklarına bu sebeple ...'nin husumet itirazının reddine dair kararlardaki muvazaa tespiti,söz konusu davalarda davacıyı ve davalı ...'yi sorumluluktan kurtaran ve teminat mektuplarının iadesini gerektiren bir tespit değildir. Aksine, dava konusu borçlardan diğer davalı ...'nin de sorumlu olduğuna dair bir tespittir.Taraflar arasındaki 19.01.2016 ve 26.03.3019 tarihli sözleşmelerle bu borçlardan davacının sorumlu olduğu ve teminat mektuplarının bu borçları da güvence altına aldığı açık olduğuna göre, iş davalarındaki söz konusu muvazaa tespitlerinin huzurdaki davadaki teminat mektuplarının iadesi yönünden neticeye etkisi olmayacağı açıktır. Aynı protokolün sonundaki teminat mektuplarının usulüne uygun olarak iade edileceğine dair hüküm gerek 19.01.2016 gerekse 26.03.2019 tarihli sözleşmelerle birlikte yorumlanacaktır. Zira TBK.m.19 gereğince sözleşmelerin yorumunda tarafların sözleşmenin yapıldığı tarihteki gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.Her iki sözleşme birlikte okunup yorumlandığında, fesihle birlikte iş sahibi ...'nin ilk sözleşmeden kaynaklanan riskleri devam ettiği halde teminat mektuplarının kayıtsız şartsız iade edileceği sonucuna ulaşılması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, yerel mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi kök ve ek raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden verilen kararın usul ve esasa aykırı olduğunu, yerel mahkemenin karar gerekçesinin usul ve esasa uygun olmadığını, hükme esas alındığı anlaşılan bilirkişi kök raporu yanlışlarla dolu olduğunu, KÖK rapora itirazımız üzerine ek raporda bilirkişiler madalyonun diğer tarafına da bakmak zorunda kaldığını, itirazlarımızla ilgili ek rapor düzenleyen bilirkişi heyeti, " davacı savunması da kendi içinde tutarlıdır" diyerek davacıya hak vermediğini, yerel mahkeme ,ek rapora ve tespitlerine rağmen bilirkişinin yanlış olan kök raporunu esas alarak karar verdiğini, herşeyden önce;yerel mahkemenin ek raporu hükme esas almama gerekçesini tartışması ve neden kök rapora itibar ettiğini açıklaması gerektiğini, teminat mektubunun iade edilmemesi için taraflar arasında ticari işten kaynaklı borç alacak ilişkisi olması gerektiğini, KÖK raporda, incelenen ticari defterlere göre taraflar arasında borç alacak ilişkisinin olmadığı tespit edildiğini, dolayısıyla teminat mektubunun iade edilmemesi için hukuki bir engel kalmadığını, ..., teminatı iade etmeme gerekçesi olarak 4 adet işçinin ... aleyhine açtığı işe iade davasını bahane olarak öne sürmüş yerel mahkeme de bunu kabul ettiğini, oysa bu işçilerin davası taraflar arasındaki iş ilişkisi devam ederken açıldığını, işçiler, davalı ...'yi ... ya şikayet etmişler sonra da dava açtıklarını, müvekkil şirket ... Ticarette, davalı ... hizmet ihalesine göre çalışan işçilerden 4 kişi, sözleşme feshini içeren 31.3.2019 tarihli protokolden önce ... tarafından işten çıkartıldıklarını, bu 4 kişi de Bakırköy İş Mahkemelerinde işe iade davası açtıklarını, işe iade davası sonrası işçiler de ... de işe alınmayı talep ettiklerini, davacı ... Ticarette işe iade talepleri olmadığını,davalı ..., ... ya şikayet ettiği için bu 4 işçinin işten çıkartılmasını, davacı müvekkil şirkete talimat olarak vermiş ve işçileri bizzat ... yönetimi işten çıkarttığını, hizmet alım ihalesinin ve uygulamasından bahsetmek gerektiğini, hizmet alım ihalesinde, yüklenici firma, ihale kurumunun istediği vasıflarda kişileri, işe aldığını, İhale Kurumu , yapılacak işleri bir program dahilinde iş sahasında çalışılması emir ve talimatını verdiğini, bazı işçiler de direkt olarak ... merkezinde çalıştırdığını, işin özü de bu aşamada çatallaştığını, davalı İkitelli ..., dava eden 4 kişiyi işe iade davası açtıkları da gözetilerek işe almış olsaydı, işbu davalara gerek kalmayacağını, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, hatalı ve yanlış değerlendirme yapan bilirkişi KÖK raporunu esas alarak hatalı karar verdiğini, karar bu yönden de bozulması gerektiğini, dosyaya sunulan kök rapor mahkemece esas alınmış olmalı ki,bilirkişilerin yanlış yorumladıkları hususları yerel mahkemede kararına dayanak yaptığını, "kıdem tazminatı" ile "mali sonuçlar" farklı olduğunu, protokolde sadece kıdem tazminatının ödenmesi şartı getirildiğini, kıdem tazminatları da davacı tarafından ödendiğini, bilirkişiler kök raporda kıdem tazminatı toplamını o derece genişleterek yorumlamışlar ki, "15.09.2018 tarihine kadar çalıştırılan işçilerin hak ve alacaklarından davacının sorumlu olduğu tespitine varacak kadar hatalı yorumlama yaptıklarını, bilirkişiler, kök raporlarında, işe iade davası açan işçileri protokol kapsamına alarak hatalı ve taraflı bir değerlendirme yaptıklarını, sözleşme konusu işte çalıştırılan işçiler kapsamına işe iade isteyen diğer 4 kişiyi de dahil ederek hatalı yorumlama ve değerlendirme yapıldığını, mahkeke de aynı hatalı değerlendirmeyi esas alarak hatalı bir kararla davayı red ettiğini, bilirkişi kök raporunda ve buna dayalı gerekçeli kararda Bakırköy İş Mahkemesi kararları da yanlış değerlendirildiğini, bilirkişi raporunun 12. sayfası son paragrafı, iş mahkemesi kararının anlaşılamadığının en önemli göstergesi olduğunu, Bakırköy 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin karar gerekçesinde belirttiği gerekçelerin de hukuki dayanakları olmadığını, taraflar arasındaki 26.3.2019 tarihli protokolde, sadece kıdem tazminatı ve rakamı belli edildiğini, davalı ... işçileri işe iade alacağını bildirdiğinden başkaca bir alacak kalemi olsaydı o da yazılacağını, oysa böyle bir tespit olmadığını, █████/2019 tarihli protokolde belirtilen tek kalem alacağın kıdem tazminatı olduğunu, yerel mahkemenin karar gerekçesinde belirttiği alacak içinde başkaca kamu hukukundan kaynaklı kalemler olduğunu, Kamu Hukukundan kaynaklı kalemleri davacı müvekkilin sorumlu olmasının imkansız olduğunu, zira kamu kurumu niteliği olan ... nin işçiye vermesi gereken ikramiye, yakıt parası giysi parası ve sair alacak haklarından özel hukuk tüzel kişisi olan davacı müvekkilin böyle bir yükümlülüğü olmadığını, ihale sözleşmesinde de böyle ek kalemler belli edildiğini, dolayısıyla tarafların 26.3.2019 tarihinde yazdığı protokol isimli belgedeki bilgiler dışında kıdem tazminatı kavramını genişleterek daha geniş alacaklar kavramını kullanmanın imkanı olamayacağını mahkemenin bu yöndeki gerekçesinin de kabul edilemez olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davada davacı, taraflar arasında 19.01.2016 tarihli hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin sona ermesinden sonra taraflar arasında 26.03.2019 tarihli protokol düzenlendiği, protokol gereğince teminat mektuplarının usulüne uygun şekilde davacıya iade edilmesinin kararlaştırıldığı, davacının tüm edimlerini yerine getirdiği halde davalı tarafından...bank’a ait 197.726,00 TL bedelli ve...Bankası’na ait 660.000,00 TL bedelli kesin teminat mektuplarının iade edilmediği, iş müfettişi raporları ile iş mahkemesi kararlarında taraflar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun ve işçilerin baştan itibaren ... işçisi sayıldığının tespit edildiği, protokolde teminat mektuplarının iadesi için başkaca bir şart öngörülmediği, teminat mektuplarının iade edilmemesi nedeniyle davacının komisyon ödemeye devam ettiği ileri sürülerek teminat mektuplarının iadesi ile 3.616,05 TL komisyon bedelinin tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı, taraflar arasında 19.01.2016 tarihli ihale sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin 01.04.2019 tarihinde sona erdirildiği, 26.03.2019 tarihli protokolde yer alan “usulüne uygun” ibaresinin ihale sözleşmesindeki usul ve esaslara atıf niteliğinde olduğu, sözleşmenin 38. maddesi gereğince yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin açacağı davalar nedeniyle ... aleyhine doğacak yükümlülüklerin kesin ve süresiz teminat mektupları ile güvence altına alındığı, çeşitli iş mahkemelerinde açılmış ve bir kısmı derdest olan davalar bulunduğu, işe iade davalarında işçilerin ... işçisi olduğuna karar verilmesinin davacının sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, davacının sözleşme hükümlerini bilerek kabul ettiği ve kendi muvazaasına dayanarak hak talebinde bulunamayacağı ileri sürülerek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, taraflar arasında imzalanan 19.01.2016 tarihli sözleşmenin 38/b maddesinde işçilerin açacakları davalar nedeniyle ... aleyhine yükümlülük doğması halinde kesin ve süresiz teminat mektuplarının nakde çevrileceğinin düzenlendiği, 26.03.2019 tarihli protokolde de işçilerin mali sonuçlarından davacının sorumluluğunun devam ettiğinin kabul edildiği, iş mahkemelerinde açılan davalarda davacı ile davalı ...’nin birlikte sorumlu tutuldukları, dava tarihi itibariyle davalı ...’nin cebren tahsil riski altında bulunduğu, teminat mektuplarının bu risklerin teminatı niteliğinde olduğu, muvazaa tespitinin davacının sözleşmesel sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, teminat mektuplarının iadesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
19.01.2016 tarihli “Elektrik Dağıtım Şebekesi Bakım, Onarım,Tesis İşleri Teklif Birim Fiyatlı Hizmet Alım İhalesi Sözleşmesi”nin taraflarca imzalandığı, sözleşme 2. maddede İkitelli Organize Sanayi Bölgesi sınırları içerisindeki elektrik dağıtım şebekesinin bakım, arıza onarım, revizyon ve tesis yapım işlerinin yüklenici tarafından yerine getirileceği, 6. maddede işin kapsamı, teklif birim fiyat esasları ve iş kalemlerinin düzenlendiği, 13. maddede yüklenicinin çalıştırdığı personeli ilgili kurumlara bildirme yükümlülüğünün yer aldığı, 15. maddede işçi ücretleri, vergi ve sigorta primlerinin ödenmesine ilişkin yükümlülüklerin düzenlendiği, 16. maddede hakediş ve ödeme usulüne yer verildiği, 21. maddede cezalar, eksik işlerin tamamlatılması ve sözleşmenin feshi halleri düzenlendiği, 26. ve 27. maddelerde iş güvenliği, sigorta ve işçilik yükümlülüklerinin açıklandığı, 30 ve devamı maddelerde fesih halleri ile sözleşmenin sona ermesine ilişkin düzenlendiği, sözleşme 14. maddede yüklenici tarafından 659.085,47 TL tutarında kesin ve süresiz teminat mektubu verildiğinin düzenlendiği, 21. maddede yüklenicinin sözleşme hükümlerine aykırı davranması halinde eksikliklerin teminat veya hakedişlerden mahsup edilebileceğinin belirtildiği, 38. maddede yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin açacağı davalar nedeniyle ... aleyhine yükümlülük doğması halinde kesin ve süresiz teminat mektuplarının nakde çevrileceği ve teminatın yetersiz kalması halinde bakiye kısmın yükleniciden tahsil edileceğinin düzenlendiği, 39. maddede işlerin süresinde yerine getirilmemesi halinde işin üçüncü kişilere yaptırılarak masrafların teminattan tahsil edileceğinin belirtildiği, 41. maddede işçilik, vergi, sigorta ve benzeri yükümlülüklerden doğacak zararların yükleniciye rücu edileceğinin düzenlendiği görülmüştür.Taraflar arasında imzalanan 26.03.2019 tarihli protokolde, protokolün taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin fesih sonuçlarını ve tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenlemek amacıyla yapıldığı, işçilerin ... bünyesine geçirilmesi, kıdem tazminatlarının ödenmesi ve araçların ... tarafından satın alınmasının kararlaştırıldığı, protokolün 6. maddesinde söz konusu işe ait ...’de mevcut teminat mektuplarının usulüne uygun şekilde yükleniciye iade edileceğinin düzenlendiği anlaşılmıştır. 31.05.2021 tarihli kök bilirkişi raporu ile 27.07.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda teminat mektuplarının iade koşullarının oluşmadığı yönünde aynı sonuca varıldığı, ancak ek raporda davacı vekilinin itirazları doğrultusunda 26.03.2019 tarihli protokolün işin tasfiyesini amaçladığı, kıdem tazminatlarının ödenmesi dışında teminat mektuplarının iadesi için başkaca bir şart öngörülmediği, iş müfettişi raporları ile iş mahkemesi kararlarının işçilerin baştan itibaren ... işçisi olduğunu ortaya koyduğu gerekçeleriyle teminat mektuplarının iadesinin gerektiği yönündeki yorumun da mümkün olabileceği ve işe iade kararlarına rağmen işçilerin ... tarafından işe başlatılmaması nedeniyle doğan tazminatlardan esasen ...’nin sorumlu olacağı sebebiyle teminat mektuplarının iade edilmemesinin dürüstlük kuralına aykırı olabileceği yönünde değerlendirmelere yer verildiği, ancak sonuç itibariyle heyetin kök rapordaki kanaatini değiştirmediği anlaşılmıştır.Eser sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen bir iş görme sözleşmesidir. TBK'nın 26. maddesinde düzenlenen "sözleşme özgürlüğü" ilkesi uyarınca taraflar, sözleşmenin içeriğini ve teminat mektuplarının iade şartlarını serbestçe belirleyebilirler. Yüklenici, TBK m. 471 gereği üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Eser sözleşmesi kapsamında yüklenici tarafından işin teminatı olarak iş sahibine verilen teminat mektuplarının yükleniciye iade edilebilmesi için kural olarak işin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edilmiş olması ve eksik/ayıplı iş veya işçi alacakları gibi tüm risklerin bertaraf edilmesi gerekir. Davalı iş sahibinin; yüklenici personeli tarafından açılıp derdest olan işçilik davaları ve icra takipleri bulunduğunu ileri sürmesi ve bu davalardan dolayı oluşacak zararların teminatını teşkil etmek amacıyla nakit ve kesin teminatları güvence olarak uhdesinde tutması haklı bir nedene dayanmaktadır. Yargıtay yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere; iş sahibi asıl işveren olması nedeniyle yasadan kaynaklanan müşterek ve müteselsil sorumluluğu uyarınca işçi alacaklarından doğrudan sorumludur. 6098 sayılı TBK'nın 163. maddesi gereğince işçilerin borcun tamamını davalı şirketten (iş sahibinden) isteme hakları bulunduğundan, işçilik alacaklarının ödendiği geçerli ibranameler ile ispatlanmadığı ve işçiler tarafından asıl işverene yöneltilen davalar bulunduğu müddetçe; iş sahibinin sözleşmeyi ve bu riskleri ileri sürerek teminat bedellerini elinde tutması haksız bir alıkoyma sayılamaz ve teminatın iade koşullarının oluşmadığı kabul edilir. İş mahkemesi sıfatıyla verilen muvazaa kararları zayıf konumdaki işçiyi koruma gayesi taşıdığından, taraflar arasındaki ticari nitelikteki eser sözleşmesinde ve 26.03.2019 tarihli protokolde yer alan iç ilişkiye ve rücu hakkına dair hükümleri kendiliğinden geçersiz kılmaz.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında düzenlenen 19.01.2016 tarihli sözleşmenin 38/b maddesi ve 26.03.2019 tarihli tasfiye protokolü uyarınca davalı ...'nin, davacı yüklenici personelinin açmış olduğu derdest işçilik alacağı ve işe iade davaları sebebiyle müşterek ve müteselsil sorumluluk ve cebri icra tehdidi altında bulunmaya devam ettiği, iş mahkemelerindeki muvazaa tespiti dahi taraflar arasındaki sözleşme serbestisi kapsamında belirlenen iç ilişkiyi (rücu ve teminat yükümlülüğünü) ortadan kaldırmayacağından, dava tarihi itibariyle sözleşme ve yasa hükümleri uyarınca teminat mektuplarının iadesi şartlarının fiilen ve hukuken gerçekleşmediği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararı doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!