Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, tedarikçi sözleşmesinin haklı feshi, haksız fatura ve cari hesap uyuşmazlığından kaynaklanan 419.810,84 TL alacak davası kararı.
Özet: Bu alacak davasında davacı şirket, davalı şirketle akdettiği tedarikçi sözleşmesini, davalının sözleşme şartlarına aykırı fatura düzenleyerek alacak mahsup etme girişimleri, cari hesap mutabakatı sağlayamaması ve sözleşmede yer almayan yüksek promosyon bedeli talepleri gibi haklı nedenlerle tek taraflı feshettiğini iddia ederek, ihtarnameye rağmen borcunu ödemeyen davalıdan, fesih sonrası oluşan 419.810,84 TL tutarındaki alacağının avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : █████/2014
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı arasında 28.07.2011 tarihinde 01.04.2011 -01.08.2012 tarihlerini kapsar şekilde Tedarikçi Sözleşmesi akdedıldiğini, bu sözleşme ile müvekkili şirketin faaliyet alanı içeririndeki malların davalı şirkete satışının usul ve esasları ile bu satış bedellerinin hangi şartlar altında ödeneceği, bu sözleşmenin özel şartları kısmında da hangi şartlar altında müvekkili şirketçe promosyon niteliğinde sözleşme bedeli olarak ödeme yapılacağının belirlenmiş olduğunu, ancak, yukarıda anılan sözleşmenin, müvekkili şirketçe aşağıda belirtilecek haklı nedenler ile tek taraflı feshedilmiş olduğunu, haklı fesih sonrası da sözleşme, faturalar ve cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak müvekkili şirketin 419.810,84.- TL, alacağı doğduğunu, müvekkili şirket sözleşmenin feshine ilişkin irade beyanı ile alacağın ödenmesini keşide ettiği ..... . Noterliği'nin 12.09.2011 tarih ye ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete ihtar ettiğini, davalı şirketin İhtarname İle bildirilen süre içerisinde borcunu ödememesi sebebiyle temerrüde düştüğünü, alacağın tahsili amacıyla iş bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, şöyle ki; Taraflar arasındaki 28.07.2011 tarihli Tedarikçi Sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından haklı nedenlerle feshedilmiş olduğunu, Müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen Tedarikçi Sözleşmesitnin Alım Koşullarım belirleyen özel Şartlar Bölümünde promosyon niteliğindeki "Sözleşme Bedeli" için 12 ay eşit taksitler halinde 90.000.-TL. + KDV, "Lojistik Bedeli" için %0,5 (binde beş), "Giriş Bedeli" için 1000.- TL. ödenmesinin kabul edilmiş olduğunu, davalı şirketin sözleşme şartlarına aykırı faturalar keşide ederek müvekkili şirketin alacağından mahsup etmek istemiş olmasının sözleşmenin haklı olarak fesih sebeplerinden birini oluşturduğunu, Müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin 12. maddesinde, davalı şirket tarafından yapılacak ödemenin, tarafların cari hesap üzerinde mutabakat sağlamış olması şartına bağlandığını, ancak, müvekkili şirketin ekte sunulan cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere davalı şirketten 419.810,84 TL. alacağı olmasına karşın, davalı şirket tarafından sözleşme şartlarına aykırı olarak keşide edilen faturalar ile alacak miktarını yine ekle sunulan davalı şirket cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere, 312,859,25 TL.’ ye düşürmüş olduğunu, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi açısından mutabakat sağlanamamış olması sebebiyle davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle, taraflar arasındaki bu mutabakatsızlığın sözleşmenin feshi için ayrı bir sebep teşkil ettiğini, taraflar arasında promosyon niteliğinde başkaca bir ödeme kararlaştırılmamış olmasına karşın, davalı şirket tarafından ayrıca, toplam 240.000.- TL. bedelli. Fiyat Çalışma Bedeli talep edilmiş olduğunu, ancak, bu talepler için sözleşmede hüküm olmadığı gibi, taraflar arasındaki ticaretin hacmi, miktarı ve kar maıjlan düşünüldüğünde bu miktarın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki, davalı şirketin cari kayıtlarında dahi yer almayan Fiyat Çalışma Bedellerini müvekkili şirketten talep etmesinin mümkün olmadığını, bu itibarla, sözleşme İle kararlaştırılmayan, ticari teamüller ve taraflar arasındaki iş hacmi dikkate alındığında promosyon niteliğinde 240.000,- TL, fiyat çalışma bedelinin müvekkili şirketten talep edilmesinin, sözleşmenin feshi için diğer bir haklı neden oluşturduğunu, müvekkili şirketin, yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı davalı şirket ile arasındaki 2011 Tedarikçi Sözleşmesini tek taraflı ve haklı nedenlerle feshettiğini, fesih iradesini de ..... . Noterlİği'nin 12.09.2011 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete bildirmiş olduğunu, davalının müvekkil şirkete olan borcunu ödemeyerek temerrüde düşmüş olması sebebiyle 420.152,84 - TL, alacağın tahsili amacıyla iş bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, müvekkili şirketin 419.810,84.- TL. alacağından, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL.’ nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama harç vc giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletil meşine karar verilmesini talep ettiklerini, beyan etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil şirket aleyhine açılmış haksız ve usulsüz davayı kabul etmediklerini, taraflar arasında akdedilen █████/2011 tarihli sözleşmenin 22. maddesinde olası bir ihtilaf halinde Bursa mahkemelerinin yetkili olacağı belirtilmiş olmakla, öncelikle yetkisizlik İtirazında bulunduklarını, davacı tarafça sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilmediğini, davacının sözleşmeye ve ticari ilişkiye aykırı iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, davacı tarafın ..... . Noterliğinin █████/2011 tarih ve ... yevmiye nolu gönderdiği İhtarnameye, ..... . Noterliğinin █████/2011 tarih ve ..... sayılı İhtarname ile kabul etmedikleri yönünde mukabil cevap verilmiş olduğunu, huzurdaki davada, davacı tarafın kendi Bölge Müdürleri ... tarafından, görevde bulunduğu süre içinde düzenlenen 240.000,00 TL. tutarlı aktivite formlarının, fiyat çalışma bedellerinin usulsüz olarak düzenlendiğinin iddia edilmekte olduğunu, hatta söz konusu aktivite formlarındaki kaşe ve imzaların sahte olduğu iddia edilerek davacı tarafça, ..... nezdinde kendi Bölge Müdürleri ve müvekkili şirket satın alma müdürlerinden ...'nın şikayet edilmiş olduğunu, davacı şirket ile Eylül ayında karşılıklı yapılan görüşmede, ...'nın işten ayrıldığı şifahi olarak davalıya bildirildiğini, ayrıca davacının █████/2011 tarihli ihtarname ile ...'nın şirketten ayrıldığını yazılı olarak bildirdiğini, ticarî teamüller ve akdedilen sözleşmeye göre şirketin yetkili kıldığı müdür veya temsilci ile her zaman yeni fiyat düzenlemeleri, aktiviteler, kampanyalar, her türlü düzenlemeler yapıla gelmekte olduğunu, bu durumun diğer tedarikçi firmalar ile de aynı olduğunu, İhtilaf konusu aktivite formlarının davacının Bölge Müdürü ile görevde bulunduğu sürede yapılmış olduğunu, davalının, davacı tarafça görevlendirilmiş yetkili müdürünün işlemlerini, kaşesini ve varsa diğer hususiyetleri tahlil etme yükümlülüğü olmaması gerektiğini, davacı tarafından aynı nitelikte aktivite formlarının bir kısmını kabul edip, kayda alması, bir kısmını kayda almasına rağmen kabul etmemesi, bir kısmını ise hiç kabul etmemesi, ayrıca davalı taraf İle yazışmalarında dahi birden fazla değişik dizaynda kaşe kullanıp, kaşe sahtedir iddialarında bulunmalarının kabule şayan hiçbir hukuki yönü bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen tedarikçi sözleşmesinin, davacı tarafça haksız olarak feshedilmiş olduğunu, feshi kabul etmemekle birlikte haksız fesih nedeniyle uğranılan zararları sözleşmede kararlaştırıldığı üzere talep etme haklarını saklı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER:
Taraflar arasında 28.07.2011 tarihinde 01.04.2011 -01.08.2012 tarihlerini kapsar şekilde imzalanan Tedarikçi Sözleşmesi, ..... . Noterliği'nin 12.09.2011 tarih ye ... yevmiye nolu ihtarnamesi, ..... . Noterliğinin █████/2011 tarih ve ..... sayılı İhtarnamesi, taraflar arasındaki yazışmalar, ihtarlar, faturalar, sipariş formları, cari hesap ekstresi vs deliller dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce alınan 06.06.2016 tarihli raporda özetle; '.... 1- Davacının temsilcisi olan ... tarafından imzalanan faturaların davalı şirket tarafından Ödenmek üzere davacıya sunulması sebebiyle davacının davalı ile arasındaki sözleşmeyi feshinin haksız olduğu,
2- Fesih bozucu yenilik doğuran bir hak olduğundan söz konusu irade beyanının davalıya vardığında taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ileriye etkili olarak sona ereceği, sona eren sözleşmenin tasfiyesi sonucunda davacının davalıdan 179.610,84 TL alacaklı olduğu,.,,' ifadelerine yer verilmiştir.
23.06.2017 tarihli ek raporun sonuç bölümünde ; 'Asıl raporumuzdaki tespit ve değerlendirilmelerimizde herhangi bir farklılığın bulunmadığı, ancak davacının alacak tutarının belirlenmesinde +KDV tutarının maddi hata yapılarak hesaplamaya dahil edilmediği, tekrar yapılan inceleme ve hesaplama ile +KDV tutarının hesaplamaya dahil edilmesi İle davacının davalıdan 160.712,22 TL alacağının olduğu, isteminde haklı olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce alınan raporlara gelen itirazlar ve dosyaya giren yeni deliller nedeniyle alınan 29.08.2019 23.06.2017 tarihli ek raporda özetle; Davalının iddia ettiği ve davacı şirket çalışanı ... isim ve imza bulunan aktivasyon bedelinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmiştir, davacının çalışanı ... tarafından taahhüt edilen tutarlar bakımından sorumluluğunun bulunması sebebi ile davacı vekilinin beyanlarının yerinde olmadığı belirtilmiş, bu açıdan asıl ve ek rapor arasında herhangi bir çelişki bulunmadığını, davacı çatışanı ... tarafından imza altına alınan sözleşme bedellerinin yüksek elması sebebi ile hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının alacağından tenzil edilmesi talep edilen tutara ve söz konusu tutarın dayanağına ve davacının alacağından tenzili talep edilen tutarın davacı şirket kayıtlarında yer almadığı ve tenzil edilmediğine dair herhangi bir belge sunulmaması sebebi ile davalının iddialarının soyut ve incelenmesi mümkün olmadığını, 23.06.2017 tarihli tespit değerlendirme ve hesaplamalarda herhangi bir farklılığın bulunmadığını, davacının davalıdan 160 712,22 TL alacağının olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında düzenlenen tedarikçi sözleşmenin feshi nedeni ile cari hesap ilişkisinden kaynaklı 419.810,84 TL olduğu bildirilen alacaktan şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin tahsili ile alacağa temerrüt tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi istemine yöneliktir.
Dosyaya sunulan kayıt ve belgeler ile taraf vekillerinin ön inceleme duruşmasında alınan beyanları dikkate alındığında, taraflar arasında 28.07.2011, 01.04.2011, 01.08.2012 tarihlerini kapsayacak şekilde tedarikçi sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme kapsamında davacının tedarik eden, davalının satıcı olduğu bu konularda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın taraflar arasındaki bu sözleşmeden kaynaklı olarak, davalı tarafından davacıya hitaben kesilen fatura ve makbuzların, sözleşmeye uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, bu faturaların davacı yanca iadesinde haklı olunup olunmadığı, davacının isteminin yerinde olup olmadığı konularında olduğu tespit edilmiştir.
Her ne kadar davalı yanca yetkisizlik iddiasında bulunulmuş ise ve mahkememiz tarafından yetkisizlik itirazı kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, mahkememizce verilen kararın ..... sayılı ilamı ile mahkememizin yetkili olduğu tespit edilerek bozulması nedeniyle yargılamaya dosyamız üzerinden devam olunmuştur.
Davacı şirket ticari defter kayıtlarının incelenmesinde davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 419.810,84 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, görülmüştür. Davalı tarafından davacıya keşide edilen toplam tutarı 430.912.22t tutarında faturanın davacı şirket kayıtlarında bulunmadığı, davacı, davalı ile arasındaki sözleşmeyi fesih gerekçesini ... tarafından imzalanmış ve şirket davacı şirketin kaşesinin de olduğu 24.06.2011 tarihli faturaların tahsil için davalı tarafından başvurulmasını göstermiş, davacı şirketin elemanı olan ...’nın iş akdinin sona erdirildiği davalı şirkete gönderilen 12.09.2011 tarihli ihtarnamede davalı şirkete bildirilmiş ve söz konusu faturalar 12.09.2011 tarihli ihtarnameden önce düzenlenmiştir. ...’nın imzaladığı faturalarla ilgili olarak davacı şirket ..... sahtecilik, güveni kötüye kullanma suçlarıyla ilgili olarak suç duyurusunda bulunmuş, Savcılık tarafından yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verilmiştir. Taraflar arasında 01.04.2011 - 01.08.2012 tarihleri arasında geçerli olan 28.07.2011 tarihli sözleşmenin 15. Maddesinde ...’nın atmış olduğu imzaların davacı şirketi bağlayacağı öngörülmüş, söz konusu madde hükmü dikkate alındığında ...’nın imzalamış olduğu faturaların davacı şirketi yükümlülük altına sokacağı açıktır. Bu sebeple söz konusu faturaların davacı şirketten tahsil edilmek istenmesinin haklı feshe gerekçe oluşturacağı söylenemeyeceğinden davacının bu sebeple sözleşmeyi feshinin haksız fesih niteliğinde olduğu ancak bu fesih sebebiyle sözleşmenin ileriye dönük sonlandırıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde davalının davacıya borçlu olduğu miktar 419.912.22TL olup bu miktardan ... tarafından tanzim edilen 6 adet 40.000 TL+KDV değerinde toplam 259.200,00 TL olan faturalar toplamının söz konusu bedelden indirilmesi gerekmektedir. Buna göre davacının davalıdan (419.912,22 TL - 259.200,00 TL =) 160.712,22 TL olarak hesap edilmiştir. Davacı talebini bu miktar üzerinden ıslah etmiş, bu durum karşısında davacının talebinde haklı olduğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davacının davalıya keşide ettiği ihtarname ile davalıyı █████/2011 tarihinde temerrüde düşürdüğü anlaşılmış ve bu tarihten itibaren ticari faiz talebininde yerinde olduğu anlaşılarak 160.712,22 TL'nin █████/2011 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair Mahkememizden verilen █████/2019 tarih ve ..... sayılı kararı ..... Dairesi'nin █████/2024 tarih ve ..... sayılı ilamıyla "..... Dava konusu uyuşmazlık, davalı tarafın kesmiş olduğu faturaların davacı alacağından tenkis edilip edilmeyeceği hususuna ilişkindir. Dosya kapsamında alınan 16.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda toplam 240.000,00 TL bedelli aktivasyon formuna mahsuben kesilen faturaların tenkis edilemeyeceği, zira faturayı teslim alan davacı çalışanının yetkisinin bu borçlanmayı kapsamayacağı görüşü benimsenmiş, 14.10.2016 ve sonraki tarihli bilirkişi raporlarında ise yalnızca 240.000,00 TL bedelli faturaların tenkis edilebileceği belirtilmiş, diğer fatura konusu mal ve hizmetin teslimine ilişkin delil olmadığı, tenkisi kabul edilen tutarın olağan bir alışveriş kapsamında sayılamayacağı gibi çelişkili gerekçeler ortaya konulmuştur. Yazıldığı üzere her iki ana bilirkişi raporuna esas görüşler birbirleri ile çelişkili olduğu gibi; ikinci rapor itibariyle benimsenen ve hükme esas alınan görüş de kendi içerisinde çelişkiler barındırmaktadır. Bunların yanı sıra davalının kestiği faturalara ilişkin olarak tenkisi kabul edilmeyen faturaların sözleşme kapsamında kesilip kesilmediği, tarihleri bakımından aktivasyon formuna mahsuben kesilen faturalar ile eş zamanlı olup olmadıkları denetlenmeksizin çelişkili ve denetime elverişsiz bilirkişi raporları esas alınarak eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Kabule göre, davacının davayı 10.000,00 TL üzerinden harçlandırıp açtığı, dosyaya ilişkin ilk verilen hükmün 24.01.2013 tarihli Yargıtay ilamı ile bozulduğu, davacının ise bu tarihten sonra, 18.07.2018 tarihinde davayı ıslah ettiği anlaşılmış olup, ıslah tarihi itibariyle Yargıtay bozmasından sonra ıslahın mümkün olmadığı, bozmadan sonra ıslahın mümkün olduğuna ilişkin 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinin yürürlükte bulunmadığından davacının ıslahının dikkate alınmaması gerekmektedir......." bozulmakla dosyanın gönderildiği ve yukarıdaki esasa kayıt edilerek bozmaya uyularak yapılan yargılama ile, bozma ilamına göre alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "..1-Davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarına göre, dava tarihi itibariyle davalıdan 419.810,84 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafından davacıya keşide edilen toplam 430.912.22 TL. tutarındaki faturaların davacı şirket kayıtlarında yer almadığı görülmüştür. (Ek’li) 2-Davalının ticari defter kayıtları üzerinden mahallinde düzenlenmiş 16.06.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre davacıdan 11.101,34 TL. alacaklı olduğu, 3- “Aksiyon Formu” ödenmesi şeklinde, taraflar arasında akdedilmiş 28.07.2011 tarihli sözleşme ile herhangi bir rakam belirlenmemiş olmasına ve bu nedenle davacı tarafından kabul edilmeyen, ancak sözleşmenin 15. Maddesi uyarınca yetkili kılınmış ... tarafından, “Aksiyon Formu” içeriğiyle tanzim etmiş olduğu 6 adet 40.000.- TL. (40.000x6=240.000.) + %8 KDV. ile birlikte toplam 259.200,00 TL. tutarındaki faturalar toplamının yerindeliğinin mahkemeniz takdirinde olduğu, Mahkemenizin söz konusu alacak tutarından indirilmesi gerektiği yönünde karar vermesi durumunda, davacının davalıdan (419.912,22 TL - 259.200,00 TL =) 160.712,22 TL. alacaklı olabileceği hesaplanmıştır. 4-Taraflar arasında akdedilmiş olan 28.07.2011 tarihli sözleşmenin hangi hallerde haklı nedenlerle fesih edilmiş sayılacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi, davalının davacı adına düzenlemiş olduğu ve ayrıntısı yukarıda verilen faturalar nedeniyle feshin haklı olmadığı, kaldı ki, söz konusu faturaların, sözleşmenin 15. Maddesi kapsamında, “firmamız elamanı ..... ’nın tam yetkili olduğunu, attığı imzaların ve tebellüğ ettiği belgelerin şirketimizi ilzam ettiğini, yetki prosedürü ilgili olarak hukuki gerekliliklerin yerine getirilmesinin firmamız sorumluluğunda olduğunu gar-ı kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederiz. “ şeklinde olup faturaların söz konusu kişi tarafından ve görevde bulunduğu süre içerisinde imzalamış olduğu görülmüş olup açıklanan nedenlere rağmen sözleşmenin haklı nedenlerle fesih edilmiş olup olmadığı mahkemeniz takdirindedir. " denilmiştir. Bozma öncesi yapılan yargılamada da tespit edildiği üzere taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin tespiti ile davacının 160.712,22 TL alacaklı olabileceği hesaplanmış ise de bozma ilamına göre , davacının davayı 10.000,00 TL üzerinden harçlandırıp açtığı, dosyaya ilişkin ilk verilen hükmün 24.01.2013 tarihli Yargıtay ilamı ile bozulduğu, davacının ise bu tarihten sonra, 18.07.2018 tarihinde davayı ıslah ettiği anlaşılmış olup, ıslah tarihi itibariyle Yargıtay bozmasından sonra ıslahın mümkün olmadığı, bozmadan sonra ıslahın mümkün olduğuna ilişkin 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinin yürürlükte bulunmadığından davacının ıslahının dikkate alınmaması gerektiğinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile,
10.000,00 TL'nin █████/2011 temerrüt tarihinden işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 683,10 TL harcının peşin alınan 148,50 TL harç ile 2.573,79 TL ıslah harcı toplamı 2.722,29‬ TL'den çıkartılarak geriye kalan 2.039,19‬ TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Harç tahsil müzekkeresi ile yazılan harçların davalı tarafından yatırıldığına ilişkin belge sunulduğu takdirde iadesine,
4-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 18.781,6‬0 TL posta-bilirkişi ücretinin davanın kabul red oranına göre takdiren 1.168,65 TL ile683,10 TL alınan harç ve 18,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.870,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 95,4‬0 TL giderin davanın kabul red oranına göre takdiren 89,46 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflar tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekili Av. ..... , Davalı Vekili Av. ..... 'ın (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!