Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazasında yaralanan yolcunun sigorta şirketine açtığı sürekli iş göremezlik tazminatı davasında kusur ve hesaplama yöntemleri itirazlarını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan davacının maddi tazminat talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebini kısmen kabul ederek 360.000 TL hükmetmiş, diğer taleplerini reddetmiş; davalı sigorta şirketi ise kusur değerlendirmesi, bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi ve maluliyet oranı yönünden karara itiraz ederek istinaf başvurusunda bulunmuş, davacı taraf ise istinaf itirazlarının reddini talep etmiştir.

T.C.

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2023
DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2018 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketince sigortalanmış ... plakalı aracın tek taraflı olarak yapmış olduğu kaza neticesinde araçta yolcu olarak bulunan müvekkilin yaralandığını, ortopedik olarak %24 engelli kaldığının tespit edildiğini, kaza sonrasında mesleğini yapamamadığını ve artık yapamayacak olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, █████/2020 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak yapılan görüşmeler neticesinde bir sonuca varılmadığını beyanla 100,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL tedavi ve iyileşme gideri, 100,00 TL güç kaybı tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun tespit edilmesinin gerektiğini, davacının sigortalı araç sürücüsüne kusurunu ve zararı kanıtlaması gerektiğini, dava konusu aracın poliçesinin genel şartlar değişikliği sonrasında yapıldığını ve dolayısıyla yeni genel şartların uygulanması gerektiğini, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığından karşılanan bu zarar için tekrar tazminat talep edilmesinin haksız olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER:
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının █████/2023 tarihli raporu, aktüerya bilirkişi raporu, trafik kazası tespit tutanağı, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; dosyada mevcut ATK raporuna göre davacının kalıcı iş gücü kaybının %10 olduğunu, geçici iş göremezlik süresinin ise 360 gün olduğunun tespit edildiği, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve ceza soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyen faizi ile tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve ekonomik geleceğin sarsılması ile doğan kayba ilişkin maddi zarara yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince herhangi bir kusur değerlendirmesi yapılmadan ceza mahkemesi değerlendirmesi ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber mahkemece aldırılan bilirkişi hesap raporunda TRH 1,8 hesabı yapılması gerekirken TRH Prograsif Rant Hesabı yapılarak zarar tutarının tespit edildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından tespit edilen maluliyet oranının fahiş olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın bilirkişi raporunun hesaplama yönteminin yanlış olduğunu iddia etmiş olsa da bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, yine davalı taraf her ne kadar dosyada kusur raporunun alınmamasının hatalı olduğunu iddia etmiş ise de kazada yolcu olarak bulunan müvekkilin kusurunun olmadığının açıkça ortada olduğunu beyanla istinaf başvurusunun reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı, yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı karıştığı trafik kazası sonucu yaralanmasından dolayı geçici ve sürekli iş göremezlik zararı, tedavi giderleri, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı maddi zararlarının tahsilini aracın trafik sigortacısı olan davalıdan talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-█████/2018 tarihinde dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu, ... plakalı aracın viraja hızlı girmesi neticesinde meydana gelen tek taraflı yaralanmalı trafik kazasında araç içerisinde yolcu olan davacının yaralandığı, taksirle yaralama suçundan dava dışı sürücü aleyhine başlatılan soruşturma kapsamında şikayet yokluğundan takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, █████/2019 tarihinde meydana gelmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı dikkate alındığında; hükme esas alınan Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın █████/2023 tarihli raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlediği, söz konusu rapora göre davacının meydana gelen kaza nedeniyle %10 kalıcı maluliyete uğradığı, 360 gün geçici iş göremezliğinin mevcut olduğu ve 90 gün bakıcı ihtiyacının bulunduğu, söz konusu maluliyet raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
3-Somut olaya ilişkin kaza tespit tutanağında; davalı sürücünün viraja içeriden ve hızlı şekilde girerek direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve minibüsün devrildiği, bu haliyle tek taraflı trafik kazası yönünden davalı sürücünün tam kusurlu olduğu yönünde tutanak düzenlendiği; soruşturma dosyası kapsamında alınan trafik bilirkişisi raporunda da kaza tespit tutanağı ile aynı yönde kural ihlalleri kabul edilerek, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun benimsendiği; bu haliyle ilk derece mahkemesince, kaza tespit tutanağı ve olayın oluş şekli ile uyumlu olan soruşturma dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin kusur durumuna yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
4-Hükme esas alınan aktüerya raporunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da progresif rant formülü kullanılarak tazminat hesabının yapılmasının Yargıtay ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun olmasına göre davalı vekilinin aktüerya raporunda belirlenen tazminat hesaplamalarına vaki itirazları yerinde görülmemiştir.
Tüm bu anlatılanlar ışığında ilk derece mahkemesince, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile (269,85 TL + 5.878,05 TL) 6.147,90 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 18.443,70 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine,
3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda █████/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!