İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında zamanaşımı ve icra takibinin zamanaşımını kesme etkisi üzerine istinaf incelemesi.
Özet: Bir abonelik sözleşmesinden kaynaklanan 2011 tarihli ödenmemiş bir faturaya ilişkin alacak davasında, ilk derece mahkemesi, 2012deki ilk icra takibi ile 2022deki ikinci icra takibi arasında on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir; davacı ise istinaf başvurusunda, 2013 yılında yapılan adres araştırma talebi gibi işlemlerin zamanaşımını kestiğini ve dolayısıyla davanın süresinde olduğunu iddia ederek, mahkemenin bu hususu göz ardı ettiğini ve hatalı değerlendirme yaptığını ileri sürmüştür.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI : ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili idarenin davalı ile aralarındaki sözleşme gereğince tahakkuk ettirilen 16.06.2011 son ödeme tarih ve 12.415,00 TL tutarlı fatura nedeniyle alacaklı olduğunu, söz konusu fatura ödenmediğinden Merkezi Takip Sistemi'nin ...Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurul- duğunu beyanla; dava konusu alacağın her türlü ferileri ve yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili idareye verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağa mesnet olarak iddia edilen fatura tarihinin 2011 yılı tarihli olduğunu, alacağın talebi bakımından borçlar kanunu gereği zaman aşımının doldu- ğunu, faturanın tebliğ edilip edilmediğini, hangi mukaveleye göre düzenlendiği belirsiz olup sayfaları boşluklu, boşlukları doldurulmamış bir mukavelenin dosyaya eklendiğini,mukavelenin kim tarafından hangi yetkiyle imzalandığını, müvekkili şirket ile ilgisinin belli olmadığını, 2012 yılında icra takibi yapıldığını, takibe itiraz edildiğini, dosya halen derdest olduğundan derdestlik itirazında bulunduk- larını, arabuluculuk sürecinde alacağa kaynaklık eden evraklar somut ve net olarak kendilerine gös- terilemediğinden arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla noktalandığını beyanla;davanın reddini, müvekkili lehine %20 inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce: "Taraflara arasında abonelik sözleşmesi bulunduğundan uyuş- mazlığa 10 yıllık genel zaman aşımı süresinin uygulanacağını, davacı tarafça 19.07.2012 tarihinde ilk takip başlatılarak zaman aşımı kesilmişse de, ilgili icra dosyasında dosyanın yenilendiği ve yeni esas numarasını aldığı, 2024 yılına kadar zaman aşımını kesen ve borcun tahsiline ilişkin işlem yapılmadığı, ardından davacı tarafça 16.12.2022 tarihinde takip başlatıldığı,ilk takip ile ikinci takip arasında on yıllık zaman aşımının dol- duğu,bundan öte aynı alacak için aynı borçluya karşı derdest bir icra takibi varken mükerrer olarak ikinci bir takibin yapıldığı, bu hususun kamu düzeni ile ilgili olduğu ve icra mahkemesinde süresiz şikayete tabi olduğu, ikinci takibin zaman aşımını kesmeyeceği, bir an için kestiği düşünülse bile iki takip arasında on yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu " gerekçesi ile "DAVANIN REDDİNE" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde: İlk icra takip tarihi 19.07.2012 olup tebligatın bila dönmesi üzerine tarafımızca 11.07.2013 tarihinde ticaret odasından adres araştırması talep edildiğini, İcra Müdürlüğü'nce 12.07.2013 tarihli tensip zaptı ile taleplerinin kabulüne karar verildiğini, bu husus UYAP kaydı ile de sabit olup ekte ilgili talep ve kararın dosyaya sunulduğunu,12.07.2013 tarihli işlem ile zaman aşımının tekrar kesildiğini, ikinci takibin 16.12.2022 tarihinde 10 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde açıldığını, mahkemece 12.07.2013 tarihli işlemin göz ardı edildiğini ve ilk takip ile ikinci takip arasında 10 yıllık sürenin geçtiği yönündeki hatalı değerlendirme yapıldığını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.
İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
Davacı eldeki dava ile ,taraflar arasında akdolunan 25.10.2010 başlangıç tarihli ve ... mukavele numaralı, sayaçlı tanker sözleşme tipli, sanayi aboneliği kapsamında tahakkuk olunan 16.06.2011 son ödeme tarih ve 12.415,00 TL tutarlı fatura bedeli ve ferilerinden ibaret alacağını talep etmektedir.
Mahkemece 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile dava reddedilmiştir
Somut olayda, taraflar arasında 25.10.2010 başlangıç tarihli ve ... muka- vele numaralı, sayaçlı tanker sözleşme tipli, sanayi aboneliği sözleşmesinin akdedildiği, dava konusu alacağın dayanağını oluşturan 16.06.2011 son ödeme tarih ve 12.415,00 TL bedelli faturanın da bu sözleşmeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. O halde dava konu alacağa 10 yıllık zaman aşımı süresi uygulanmalıdır.
Genel olarak 10 yıllık zamanaşımı süresi faturanın son ödeme tarihi olan 16.06.2011 tarihinde başlayacak ve 16.06.2021 tarihi itibariyle sona erecektir. Dava 04.04.2024 tarihinde açılmıştır. Bu durumda dava tarihine kadar zamanaşımını kesen hallerin mevcut olup olmadığı önem arz etmektedir.
Dosyanın tetkikinde;
Davacı idarenin dava konusu faturaya istinaden davalı aleyhine Gaziosmanpaşa 2. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden 19.07.2012 tarihinde ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliği hususunda çıkarılan davetiyenin 31.07.2012 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, alacaklı vekilinin 11.07.2013 tarihli dilekçesi ile borçlunun adresinin Ticaret Sicili nezdinde araştırılmasını istediği, İcra Müdürlüğü'nce 12.07.2013 tarihli tensip ile " bu talep doğrultusunda işlem yapılmasına" karar verildiği ve karar gereği müzekkere yazıldığı, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce gönde- rilen cevabi yazının dosyada görülemediği, alacaklı vekilinin 11.06.2014 ve 11.06.2015 tarihli dilek- çeleri ile aynı doğrultuda talepte bulunduğu ,ancak bu talepler hakkında İcra Müdürlüğü'nce ne gibi işlem yapıldığına dair bilgi ve belgenin bulunmadığı görülmüştür. Bu tespitlere göre söz konusu icra dosyasında 12.07.2013 tarihi itibariyle zamanaşımının kesildiği ,o ona kadar işlemiş olan zamanaşımı süresinin tamamen yandığı ve sürenin kesilme anından itibaren en baştan sıfırlanarak yeniden başla- dığı ,buna göre yeni zamanaşımı süresinin 12.07.2013 tarihinden başlayacağı ve 12.07.2023 tarihinde dolacağı açıktır.
Yine dosyanın tetkikinde, davacı tarafından söz konusu faturaya istinaden davalı aleyhine 16.12.2022 tarihinde (10 yıllık zamanaşımı süresi içinde) MTS'nin ...Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatılarak fatura bedeli ,işlemiş faiz vs ferilerinden ibaret 44.584,68 TL alacağın tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda 16.12.2023 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi kesilmiş ve 10 yıllık süre yeniden işlemeye başlamıştır.
Diğer yandan tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek kaydı ile aynı alacak ile ilgili birnden fazla takip yapılması mümkün olup ,dosya içeriğinden mükerrer takip iddiasıyla yapılmış bir şikayet ve bununla ilgili bir İcra Hukuk Mahkemesi kararı bulunmamaktadır. Asliye Hukuk Mahke- mesi'nin de İcra Mahkemesi yerine geçerek bu kararı tesis etmesi mümkün değildir. Bu durumda MTS'nin ...Esas sayılı takibi aynı alacak için başlatılmış ikinci takip olsa bile iptal edilinceye kadar hukuken geçerlidir ve bu takip neticesinde zamanaşımı kesilmiştir.
Davanın açıldığı 04.04.2024 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmamıştır.
Hal böyle olunca mahkemece taraflarca bildirilen delillerin toplanması, yapılacak yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken , eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,
Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!