Yargıtay 2. Ceza Dairesi hırsızlık, konut dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarına ilişkin temyiz başvurularını reddederek mahkumiyet hükümlerini onadı.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri incelenmiş olup, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarında verilen cezaların niteliği gereği temyiz edilemez olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddi kararı onanırken, hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmeyerek sanık ve müdafiinin temyiz istemleri esastan reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine,temyiz isteminin reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması, onamaSanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz istemine ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 04.12.2023 tarihli ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verildiği, anılan ek kararın sanık müdafiine 11.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve fakat müdafiinin ek karara yönelik temyiz isteminde bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemede;I- Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan 04.12.2023 Tarihli Ek Karara İlişkin, Sanığın Temyiz İstemi YönündenBölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 04.12.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 04.12.2023 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,II- Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan 13.11.2023 Tarihli Asıl Karara İlişkin, Sanık Ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönündenİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, zararı karşılamak istemesine rağmen kovuşturma aşamasında zararın giderilmesi için yeterli sürenin verilmediğine, cezasının ertelenmesine karar verilmesini istediğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin,soruşturma aşamasında sanığa etkin pişmanlık hükümlerinden doğan hakları hatırlatılmadığı gibi, kovuşturma aşamasında da zararı gidermesi için talep edilen sürenin verilmediğine, sanık hakkında TCK'nın 62/1. maddesi ile seçenek yaptırımların uygulanmamasının usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 71. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.