İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ihlalli geçiş ücretleri nedeniyle açılan itirazın iptali davasında verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin istinaf başvurusunu parasal sınır nedeniyle usulden reddetti.
Özet: Davalıya ait araçlarla ücret ödenmeksizin yapılan ihlalli geçişler sebebiyle başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasında, davacının alacağın tahsilini güvence altına almak amacıyla talep ettiği ihtiyati haciz isteğinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu, davanın parasal değerinin kanunen belirlenen istinaf edilebilirlik sınırının altında kalması nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararının kesinleştiği tespit edilerek usulden reddedilmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİESAS NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO: ████████DAVA TARİHİ : █████/2026ARA KARAR TARİHİ: █████/2026DAVA: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ: █████/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; ... işletmesinin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait araçlar ile 17.09.2024 - 08.10.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkili şirketçe davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalıya ait malvarlığının borca yetecek kısmının kaydına ihtiyati haciz konulması gerektiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2026 tarihli ara kararı ile İhtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının borcunu ödemekten kaçabileceğini, dava neticesinde alınacak ilamı etkisiz hale getirmek için mal varlığı değerlerini elden çıkarma yoluna gidebileceğinin endişesinin bulunduğunu, alacağın rehinle temin edilmemiş olduğunu, davalının hiçbir açıklama göstermeksizin likit borcunu ödemekten kaçınmasının müvekkilinin alacağına kavuşmasını zorlaştıracağını ve hatta imkânsız hale geleceğini gösterdiğini, ihlalli geçiş listesi ve görüntü kayıtlarının sunulduğunu, bu kayıtlar incelendiğinde yaklaşık ispat kuralının taraflarınca sağlanmış olduğunun görüleceğini belirterek, ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Dava, davalı tarafından geçiş ücretleri ödenmeksizin yapılan ihlalli geçişler nedeniyle, geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV'nin tahsili için davacının başlattığı icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir. Somut dosyada; davanın açıldığı 29.03.2026 tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 50.000,00 TL olup, dava değerinin 42.665,99 TL olması dikkate alındığında verilen kararın kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle kararın miktar yönünden kesin olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-İstinaf yargılaması için yapılan giderlerin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026