İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, dijital hizmet anlaşmazlığından doğan dolandırıcılık ve sebepsiz zenginleşme iddialarıyla ilgili ihtiyati haciz talebinin reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Dijital pazarlama ve sosyal medya yönetimi hizmetleri karşılığında yapılan ödemelerin, hizmetin ifa edilmemesi ve davalının sahte belge kullanımı gibi hileli eylemleriyle haksız zenginleşmesi nedeniyle iadesi talebiyle açılan ihtiyati haciz davasında, ilk derece mahkemesi alacağın varlığının kesin ispatlanmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiş; istinaf incelemesinde ise İcra ve İflas Kanununun 258. maddesi uyarınca ihtiyati haciz için alacağın yazılı delillerle yaklaşık ispatının yeterli olduğu, davacı şirketin banka dekontları, WhatsApp yazışmaları ve sahtecilik iddiaları gibi sunulan delillerle bu koşulun sağlandığı vurgulanarak, ilk derece mahkemesinin kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026
NUMARASI: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; talep eden şirketin sosyal medya görünürlüğünün artırılması, sosyal medya yönetimi, ... reklam süreçleri, marka/alan adı/hosting gibi dijital altyapı işlerinin yürütülmesi amacıyla davalı ... ile anlaştığını, davalı ..., davacı ile görüşmelerinde kendisini sürekli şekilde devlet kurumlarıyla çalıştığını, devlet ile anlaşmaları bulunduğunu, bu nedenle söz konusu süreçleri hızlı ve güvenilir biçimde yürütebileceği yönünde tanıttığını, müvekkilinin bu beyanlara güvenerek davalıya çeşitli tarihlerde çok sayıda ödeme yapmak durumunda kaldığını, süreç ilerledikçe davalı tarafından vaat edilen iş ve hizmetlerin yerine getirilmediği, yapılan işlerin şeffaf biçimde raporlanmadığı, reklamların oluşturulmadığı, teslim/kurulum, kargo gibi vaatlerin gerçekleşmediği, davacının defalarca bilgi talebine rağmen net ve doğrulanabilir çıktıların sunulmadığı ortaya çıktığını, davacı hem maddi hem ticari itibar yönünden ciddi zarar gördüğünü, davacının uğradığı mağduriyetin devam etmesi üzerine, yapılan ödemelerin iadesi talep edildiğini, mevcut e-faturalar yönünden iade işlemleri de gerçekleştirildiğini, buna rağmen davalı, ödenen paraları iade etmediği, bu aşamada davacının davalıdan para alacağı olduğunu, davalının edimini gereği gibi ifa etmediği ve hukuki sebebi gerçekleşmeyen ödemeler nedeniyle davalı tarafın sebepsiz zenginleşmesi söz konusu olduğunu, dosyaya sunulan banka dekontları ile açıkça sabit olduğu, dekontlarda alıcı bilgileri (...), IBAN, işlem tarih ve saatleri, açıklama kısımları (SEO hizmet bedeli, sosyal medya yönetimi, ... reklam vb.) yer aldığını, böylece ödeme ile sözde hizmet ilişkisinin bağlantısı kurulduğunu, WhatsApp yazışmaları; davacının “işlerin yapılmadığı/eksik yapıldığı” yönündeki şikayetlerinin süreklilik arz ettiğini, reklam kurulumlarının yapılmadığı, teslim/kargo süreçlerinin gerçekleşmediği, gerekli kullanıcı/şifre/kurulum bilgi ve belgelerinin davacıya verilmediğini gösterdiğini, bu yazışmalar, hizmetin ifa edilmediğine dair güçlü bir delil başlangıcı olduğunu, ...Üniversitesi ile protokol imzaladığını söyleyen davalı tarafından davacı şirkete sahte bir sözleşme gönderdiğini, evrakta sahtecilik yapmaya kadar ileri giden davalı hakkında...Vakıf Üniversitesi Rektörlüğü tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının alacağının varlığı ve en azından bu aşamada “kuvvetle muhtemel” olduğu, davalı tarafından iade yapılmadığı ve net bir ifa ispatı sunulmadığını, bu nedenle, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmemesi halinde, davacının alacağını tahsil kabiliyeti ciddi biçimde tehlikeye düşeceğini, ihtiyati haciz, bu zarar ihtimalini önlemeye yönelik en etkin araç olduğunu beyanla davacının, davalı ...’ten olan 830.857,20 TL alacağının tahsilinin teminen, İİK m. 257 ve 258 uyarınca davalının borca yetecek miktardaki taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına,, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemenin, █████/2026 tarih ████████ D.İş. ████████ K. sayılı kararı ile; "... Dosya kapsamında ibraz edilen deliller ile alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından dosyaya sunulmuş olan delillerin alacağın varlığını yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı İİK 258. Maddesi uyarınca bu aşamada yasal koşulların oluşmadığı ve yargılama gerektiği " gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.
İİK'nın 258/1 fıkrasına göre de, alacaklının, alacağı ve icabında haciz talepleri hakkında, mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamakta, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.HD. 23.01.2014 t. ██████████-█████████)
Somut olayda, talebe konu alacağın, karşı tarafa reklam hizmeti karşılığında ödenen hizmet bedeli olup, söz konusu hizmetin gereği gibi yerine getirilmediğinden bahisle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi talep edilmiş ise de hizmetin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, tarafların hak ve yükümlülüklerinin yapılacak yargılama ile tespiti mümkün olduğu, bu aşamada ibraz edilen belgelerin niteliği İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar dair karar verilmesi yerindedir.
Sonuç olarak, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 732,00 TL harcın mahsubuna yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!