Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında makine imalatı avans iadesi ve sözleşme ihlali ihtilafı.
Özet: Davacı, bir makine imalatı için akdedilen eser sözleşmesi kapsamında ödediği avansın, davalının makineyi teslim etmemesi üzerine iadesi amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalı ise davacının sözleşmeden doğan taksit ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle imalatın durduğunu ve ödediği avanstan daha fazla masraf yaptığını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine istinafa giden dosyada, istinaf mahkemesi yerel mahkeme kararında hem usul hem de esas yönünden eksiklikler bulunduğunu tespit etmiştir.

T.C.

ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2020
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: taraflar arasında ... tarihinde, bir takım makine ve ekipmanların imalatı, montajı ve çalıştırılması konusunda satış sözleşmesi akdedildiğini, satış sözleşmesi kapsamında müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirilerek sözleşmenini konusu olan makinenin üretimi için davalıya ...-TL avans ödemesi yaptığını, ancak davalı tarafça sözleşme gereği üstlenilen edimlerin yerine getirilmediğini, söz konusu makine yapım işinin tamamlanmadığını ve müvekkiline teslim edilmediğini, avans ödemesinin iadesini sağlamak için Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile davalı tarafın temerrüte düşürüldüğünü, ihtara rağmen avans iadesini gerçekleştirmeyen davalı aleyhine, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı bir biçimde icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ve müvekkili arasında ... tarihinde akdedilen sözleşmenin niteliğinin davacı yanın iddia ettiğinin aksine bir satış değil eser sözleşmesi olduğunu, sözleşme konusu makine, davacı yanın talepleri doğrultusunda imal edilecek ve imalatının son bulmasının akabinde davacı yana teslim edileceğini, söz konusu makinenin bedelinin ...-TL olduğunu, sözleşmede bu bedelin davacı taraça sözleşme onayı da dahil olmak üzere ilk 4 ay ...-TL'lik eşit taksitler, devam eden aylarda ise ...-TL'lik üç taksit olmak üzere toplam yedi taksitte ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacı taraf sözleşmede anılan ilk taksit olan ...-TL'yi zamanında ödediğini, buna istinaden müvekkilinin makine yapımına başlamak amacı ile masraflarda bulunduğunu, müvekkili tarafından makine için ...-TL masraf yaptığını ve makinenin imalatına girişildiğini, bu süreçte davacı şirket tarafından müvekkilin imalata girişmesini önlemek amacı yahut başka bir amaç ile müvekkiline herhangi bir ihtarname gönderilmediğini ve fesih bildiriminde bulunulmadığını, davacı şirketin taksit ödemelerini vaktinde yapmaması ile de müvekkili tarafında makinenin imalatının durdurulduğunu ve davacı tarafın sözleşmede kendi üzerine düşen bedel ödeme edimini yerine getirmediğini ve müvekkilince de makinenin tamamlanmadığını ve karşı tarafa teslim edilmediğini, müvekkilinin eser sözleşmesine konu makinenin imalatına başlamak için davacının yaptığı ödemeden daha fazla masraf yaptığını ve ayriyeten emek gösterdiğini, davacı yanın açtığı takip ve davanın usulen hatalı olduğunu, taleplerinin belirsiz alacak davasının konusunu oluşturduğunu davanın usulden reddi gerektiğini, icra dosyasına yaptıkları itirazlarının kabulü ile icra takibinin iptalini, davacının takip bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile cezalandırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça süresinde yapılan itiraz sonunda dosya istinaf incelemesine gönderilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi .../... Esas, .../... Karar, ... tarihli ilamıyla " HMK 355. maddesine göre yapılan istinaf incelemesi neticesinde;
1)HMK'nun 297/2. maddesi uyarınca, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı taraf davanın reddi ile birlikte kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiş ancak mahkemece bu konuda herhangi bir hüküm kurulmamıştır.
2)Davacı taraf edimini yerine getirdiğini ve sözleşmeye göre ödeme yaptığını ancak davalının malı (eseri) teslim etmediğini ileri sürerek ödediği avans olan ... TL'nin davalıdan tahsilini istemektedir. Davalı ise, davacının sözleşmeye göre sadece ilk taksit olarak ... TL ödediğini, ancak diğer ödemeleri yapmadığını, bu nedenle eserin yapım işinin durdurulduğunu, ödenen bedelden daha fazla masraf yaptığını, emek harcadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasında yapılan sözleşmenin incelenmesinde iş bedelinin ... TL olup, sipariş onay dahil olmak üzere ilk 4 ay ... TL ödeneceği, kalan ... TL'nin 3 eşit taksitle ödeneceğinin teslim zamanının sipariş onayına müteakip 16 hafta olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde ilk 4 ay ... TL ödeneceği yazılmış ise de, aynı cümlenin devamında kalan ... TL'nin 3 eşit taksit halinde ödeneceğinin belirlenmesine ve sözleşmede toplam iş bedelinin de ... TL olarak kararlaştırılmış olması karşısında, ilk 4 ayda ödenmesi gereken bedelin ... TL olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Davacının ... TL ödeme yaptığı taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Ancak davacı taraf ödemesi gereken kalan ... TL'yi ödediğini iddia ve ispat edememektedir. Bu durumda davacının gönderdiği ihtarname ile ödediği avansı geri istemesi sözleşmenin feshi mahiyetindedir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre sözleşmenin davacı tarafından kendi ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması sebebiyle haksız olarak davacı tarafça feshedildiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Haksız fesih halinde davalı yüklenici kâr kaybı isteyebilir. Kâr kaybı hesabının da Yargıtayın yerleşmiş kararlarına göre 6098 sayılı TBK 408.madde 2.cümlesinde belirtilen kesinti yöntemine göre yani; yüklenicinin fesih sebebiyle yapamadığı sözleşme konusu işlerin geri kalan kısmından dolayı mahrum kaldığı kâr kaybının sözleşmenin feshi tarihindeki bedelinin (eser tamamlanmış, borç ifa edilmiş olsaydı yüklenicinin eline geçecek bedel ile sözleşmesine göre yapılan imalât sebebiyle yükleniciye ödenen ya da ödenecek bedel farkı) tespit edilmesi, bulunacak bu bedelden yüklenicinin işi fesih sonucu tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, işçilik, sigorta, vergi vs. masraflar) ile bu süre içinde başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa kazanabileceği miktarlar belirlenip bulunacak bu miktarların ilk olarak bulunan yapılmayan iş bedelinden çıkartılarak yapılması gerekir. Mahkemece bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı gibi kararda herhangi bir değerlendirmede de bulunulmamıştır.
Sözleşmenin haksız feshi halinde TBK’nın 125. maddesi uyarınca davalı yüklenici menfi zararlarının ödetilmesini de isteyebilir. Menfi zarar uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Somut olayda, davalı yüklenici sözleşme uyarınca makine imalatına başladığını ileri sürerek faturalar sunmuştur. Mahkemece bu konuda ve yukarıda açıklanan hususlarda konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmadan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; 6100 Sayılı HMK’nın 266. maddesi uyarınca konusunda uzman makine mühendisi ve hesap uzmanı bilirkişiden gerektiğinde mahallinde keşif de yapılarak az yukarıda açıklandığı üzere kesinti yöntemine göre kâr kaybı hesabı ile davalı yüklenicinin menfi zarar kapsamında sözleşme konusu işle ilgili yaptığı masrafların hesaplanması için denetime elverişli rapor alınması, davalı yüklenici lehine alacak hesabı yapıldığı takdirde davalının cevap dilekçesindeki iddialarının mahsup talebi niteliğinde bulunduğu da dikkate alınarak davacının talep ettiği avansın iadesinin gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a/4,6 maddeleri uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına" karar verilerek mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak Antalya BAM ... Hukuk Dairesi'nin ... tarihli .../... Esas ve .../... Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda davalı iş yerinde re'sen seçilecek bir makine mühendisi ve bir borçlar hukuku nitelikli hesaplamalar konusunda uzman hesap bilirkişinin bir makine mühendisi ve bir borçlar hukuku nitelikli hesaplamalar konusunda uzman hesap bilirkişi ile bir mali müşavir bilirkişinin katılımıyla keşif icra edilerek Antalya BAM ... Hukuk Dairesi'nin ... tarihli .../... Esas ve .../... Karar sayılı kaldırma kararında ayrıntıları belirtildiği şekilde bilirkişi raporu alınmasının istenilmiş bilirkişiler ..., ... tarihli raporlarını dosyaya sunmuşlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasında ... tarihli sözleşmenin yapıldığı, sözleşme uyarınca davalıya ...-TL satış avansının ödendiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; davacının avans olarak ödediği bedeli davalıdan talep edip edemeyeceği, takip tarihi itibariyle alacağın varlığı ve miktarı hususlarından ibarettir.
Dosya içerisine davacı vekilince sözleşme ile ihtarname sureti davalı vekilince de fatura suretleri ibraz edilmiş, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... nin borçlu ... (...) aleyhine Antalya ... Noterliğinin ... gün ... yevmiye nolu ihtarnamesine istinaden ...-TL asıl alacak, ...-TL ihtar gideri, ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...TL ile asıl alacağı işleyecek yıllık % 19,50 avans faizi üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin ... tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği ve borçlu hakkında takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dava, eser sözleşmesi nedeniyle avans olarak ödenen bedelin iadesi için yürütülen icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesi olduğundan yüklenicinin borcu eseri sözleşme ve eklerine göre tamamlayıp iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin borcu bedelini ödemektir. Bu haliyle de karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerdendir.
Taraflar arasında yapılan sözleşmenin incelenmesinde iş bedelinin ... TL olduğu, sipariş onay dahil olmak üzere ilk 4 ay ...-TL ödeneceği, kalan ...-TL'nin 3 eşit taksitle ödeneceğinin teslim zamanının sipariş onayına müteakip 16 hafta olduğunun kararlaştırıldığı, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde ilk 4 ay ... TL ödeneceği yazılmış ise de, aynı cümlenin devamında kalan ...-TL'nin 3 eşit taksit halinde ödeneceğinin belirlenmesi ve sözleşmede toplam iş bedelinin de ...-TL olarak kararlaştırılmış olması karşısında, ilk 4 ayda ödenmesi gereken bedelin ...-TL olduğu sonucuna ulaşıldığı, davacının ...-TL ödeme yaptığı hususunun taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, ancak davacı tarafın ödemesi gereken kalan ...-TL'yi ödediğini iddia ve ispat edemediği, bu durumda davacının gönderdiği ihtarname ile ödediği avansı geri istemesi sözleşmenin feshi mahiyetinde olduğu, sözleşmenin davacı tarafından kendi ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması sebebiyle haksız olarak davacı tarafça feshedildiği anlaşılmıştır.
Haksız fesih halinde davalı yüklenicinin kâr kaybı isteyebileceği, kâr kaybı hesabının da Yargıtayın yerleşmiş kararlarına göre 6098 sayılı TBK 408.madde 2.cümlesinde belirtilen kesinti yöntemine göre yani; yüklenicinin fesih sebebiyle yapamadığı sözleşme konusu işlerin geri kalan kısmından dolayı mahrum kaldığı kâr kaybının sözleşmenin feshi tarihindeki bedelinin (eser tamamlanmış, borç ifa edilmiş olsaydı yüklenicinin eline geçecek bedel ile sözleşmesine göre yapılan imalât sebebiyle yükleniciye ödenen ya da ödenecek bedel farkı) tespit edilmesi, bulunacak bu bedelden yüklenicinin işi fesih sonucu tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, işçilik, sigorta, vergi vs. masraflar) ile bu süre içinde başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa kazanabileceği miktarlar belirlenip bulunacak bu miktarların ilk olarak bulunan yapılmayan iş bedelinden çıkartılarak yapılmasının gerekeceği anlaşılmıştır.
Sözleşmenin haksız feshi halinde TBK’nın 125. maddesi uyarınca davalı yüklenicinin menfi zararlarının ödetilmesini de isteyebileceği, menfi zararın, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarar olduğu, başka bir anlatımla sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarar olduğu, somut olayda, davalı yüklenicinin sözleşme uyarınca makine imalatına başladığını ileri sürerek faturalar sunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce BAM dairesinin karar ilamı sonrası yapılan yargılamada aldırılan ... tarihli ek raporda; taraflar arasındaki eser sözleşmesine göre, davacı iş sahibinin öncelikli edimlerinden olan 7 taksit halindeki taahhütlerinden sadece işin başındaki ilk taksitini ödediği ve sonraki taksitlerini ödemeyerek sözleşmedeki koşullara göre yüklenicinin işi tamamlaması için 4 aylık süresinin de bulunduğu gözönüne alındığında akdin münfesih olmasında iş sahibinin kusurunun bulunabileceği, davalı yüklenicinin de işini yapmadığı ve savunmasında bahsedilen malzemelerin bu işle ilgili özel imal edilen malzemeler olmayıp, tüm makinelerde kullanılan misli mal niteliğindeki malzemeler olduğu, keşif anında gösterilen malzemelerin faturalarda bildirilenlerden az miktarda olduğu, fatura içeriklerinin okunamadığı, sözleşmeye göre herhangi bir imalatına rastlanmadığı, davalı yüklenicinin, savunmalarında bahsi geçen malzeme faturalarıyla ilgili davacı iş sahibinden alacağının bulunmayabileceği, buna göre, davacı iş sahibinin ödediği ...TL’lık 1. Taksit tutarını haksız iktisap kurallarına göre davalı yükleniciden talep edebileceği, davalı tarafından dosyaya sunulu faturaların incelenmesi sonucu kök raporda da belirtildiği şekilde; davalı tarafından davaya konu makine imalatı için yapılan harcamaları gösterdiği iddiasıyla dosyaya sunulu faturaların toplam bedeli ... TL (KDV dahil) olacağı, (... TL tutarında fatura içeriğinin okunamadığı, okunabilen fatura içeriği toplamının ... TL olduğu), davalı yüklenicinin, iş sahibinin kusuruyla münfesih olan sözleşmeden elde edebileceği kazancın BAM kararında da yer aldığı üzere TBK. gereğince değerlendirilmesinin gerekeceği, bu doğrultuda kesinti yöntemine göre; yüklenicinin işi tamamlayamaması nedeniyle yapmaktan kurtulduğu giderler (malzeme ve işçilik giderlerinden yaptığı tasarruf) ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararların sözleşme bedelinden düşülmek suretiyle yüklenicinin olumlu zararı kapsamındaki kâr kaybının hesaplanabileceği ve tespit edilebilen bir zararının olması halinde davacı iş sahibinin ...TL’lık alacağından mahsup edilebileceği gibi bu tutarı aşan zararlar olduğu takdirde yüklenicinin bunların da tazminini isteyebileceği, bu hesaplamaların yapılabilmesi için davalının ticari defterleri üzerinde SMMM Bilirkişi tarafından inceleme yapılması gerekeceği hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu aldırılan ... tarihli bilirkişi ek raporunda, sunulan faturalar ve incelenen malzemelerin kesin olarak bu makine için temin/imal edilip/edilmediğini belirtmenin mümkün olamayacağı, yapılan hesaplamaların kanaat belirtmeksizin ‘’Sayın mahkemenin sunulan faturalar ve gösterilen malzemelerin bahse konu makine imalatı için olduğunu kabul etmesi halinde ‘’eldeki verilere göre yapılan hesaplamalar olduğu, ...’nun ... tarihli toplantısında almış olduğu karara göre ... ile ... arasında imzalanan işbirliği protokolünde ücretli çalışan mühendis, mimar ve şehir plancıları için düzenlenen asgari ücret üzerinden hesaplandığında emek ve işçilik ücretinin ... TL, makine yapımı için yapılan harcamanın ...-TL olduğu ve böylelikle harcamaların toplamının ...-TL olduğu hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.
İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesinde düzenlenmiş olup, “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: █████/2012- 6352 S.K./11. md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü öngörülmüştür. Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir.
Yargıtay uygulamasına ve öğretiye göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. Örneğin, alacağı kendisine tamamen ödenmesine rağmen icra takibine girişen, kefil hakkında kefalet limitinin üzerindeki bir miktar için takip yapan, vadeden önce icra takibine girişen veya kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı kendisine bildirilen bankanın gerekli incelemeyi yapmaksızın icra takibi başlatması durumlarında alacaklı, İİK’nun 67.maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. baskı, Ankara 2013, s. 258)
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davacı tarafça davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği, her iki tarafın dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini defter inceleme günü mahkememize ibraz ettikleri anlaşılmıştır.
Yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, BAM ... HD nin karar ilamı, taraflar arasında akdedilen sözleşme içeriği, aldırılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları, icra takip dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda;
Ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu, Mahkememizce BAM dairesinin karar ilamı sonrası yapılan yargılamada aldırılan ... tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda, taraflar arasındaki eser sözleşmesine göre, davacı iş sahibinin öncelikli edimlerinden olan 7 taksit halindeki taahhütlerinden sadece işin başındaki ilk taksitini ödediği ve sonraki taksitlerini ödemeyerek sözleşmedeki koşullara göre yüklenicinin işi tamamlaması için 4 aylık süresinin de bulunduğu gözönüne alındığında akdin münfesih olmasında iş sahibinin kusurunun bulunabileceği, davalı yüklenicinin de işini yapmadığı ve savunmasında bahsedilen malzemelerin bu işle ilgili özel imal edilen malzemeler olmayıp, tüm makinelerde kullanılan misli mal niteliğindeki malzemeler olduğu, keşif anında gösterilen malzemelerin faturalarda bildirilenlerden az miktarda olduğu, fatura içeriklerinin okunamadığı, sözleşmeye göre herhangi bir imalatına rastlanmadığı, davalı yüklenicinin, savunmalarında bahsi geçen malzeme faturalarıyla ilgili davacı iş sahibinden alacağının bulunmayabileceği, buna göre, davacı iş sahibinin ödediği ...TL’lık 1. Taksit tutarını haksız iktisap kurallarına göre davalı yükleniciden talep edebileceği, davalı tarafından dosyaya sunulu faturaların incelenmesi sonucu kök raporda da belirtildiği şekilde; davalı tarafından davaya konu makine imalatı için yapılan harcamaları gösterdiği iddiasıyla dosyaya sunulu faturaların toplam bedeli ... TL (KDV dahil) olacağı, (... TL tutarında fatura içeriğinin okunamadığı, okunabilen fatura içeriği toplamının ... TL olduğu), davalı yüklenicinin, iş sahibinin kusuruyla münfesih olan sözleşmeden elde edebileceği kazancın BAM kararında da yer aldığı üzere TBK. gereğince değerlendirilmesinin gerekeceği, bu doğrultuda kesinti yöntemine göre; yüklenicinin işi tamamlayamaması nedeniyle yapmaktan kurtulduğu giderler (malzeme ve işçilik giderlerinden yaptığı tasarruf) ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararların sözleşme bedelinden düşülmek suretiyle yüklenicinin olumlu zararı kapsamındaki kâr kaybının hesaplanabileceği ve tespit edilebilen bir zararının olması halinde davacı iş sahibinin ...TL’lik alacağından mahsup edilebileceği gibi bu tutarı aşan zararlar olduğu takdirde yüklenicinin bunların da tazminini isteyebileceği, bu hesaplamaların yapılabilmesi için davalının ticari defterleri üzerinde SMMM Bilirkişi tarafından inceleme yapılması gerekeceği hususlarının tespit edilmesi üzerine Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu aldırılan ... tarihli bilirkişi ek raporunda, sunulan faturalar ve incelenen malzemelerin kesin olarak bu makine için temin/imal edilip/edilmediğini belirtmenin mümkün olamayacağı, yapılan hesaplamaların kanaat belirtmeksizin ‘’Sayın mahkemenin sunulan faturalar ve gösterilen malzemelerin bahse konu makine imalatı için olduğunu kabul etmesi halinde ‘’eldeki verilere göre yapılan hesaplamalar olduğu, ...’nun ... tarihli toplantısında almış olduğu karara göre ... ile ... arasında imzalanan işbirliği protokolünde ücretli çalışan mühendis, mimar ve şehir plancıları için düzenlenen asgari ücret üzerinden hesaplandığında emek ve işçilik ücretinin ... TL, makine yapımı için yapılan harcamanın ...-TL olduğu ve böylelikle harcamaların toplamının ...-TL olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla,
Tüm bu nedenlerle; davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile, davalının Antalya (Kapatılan) ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin ...-TL asıl alacak ve ...-TL işlemiş faiz alacağı, ...-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam ...-TL alacak üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Faize ilişkin hesaplama yapılırken faiz başlangıç tarihi olarak davacı tarafından çekilen ihtarname tarihi olan ..., faiz bitiş tarihi olarak ise takip talebine rastlanılmadığından ödeme emri tarihi olan ... tarihi esas alınmıştır. Ayrıca ödeme emrindeki ihtar giderinin faizinin talep edilmesi uygun görülmediğinden bu talep kapsamında takibin devam etmesi yönünde karar verilmemiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ;
-Davalının Antalya (Kapatılan) ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline,
-Takibin ...-TL asıl alacak ve ...-TL işlemiş faiz alacağı, ...-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam ...-TL alacak üzerinden devamına,
-Fazlaya dair istemin reddine,
2-Alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminat talebinin reddine,
3- Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harç mahsup edilerek bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
4-Davacı tarafından peşin yatırılan harç toplamı ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından iş bu dava dosyasında yapılan peşin yatırılan gider avansından kullanılan tebligat, yazışma ve bilirkişi ücretleri toplamı ... TL'den kabul ve red oranına göre ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davalı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan ... TL arabuculuk giderinin kabul ve red oranına göre ... TL'sinin davalıdan, ... TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
9-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ve dahili davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸ e-imzalıdır
Hakim ...
¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!