İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, açık cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli dava.
Özet: Davacı şirket tarafından, davalı ile aralarındaki cari hesaptan kaynaklanan ve başlangıçta 2.210.459,17 TL olan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı, davalının ticari defter ve kabul ettiği faturalarla desteklenen, bilirkişi raporuyla 58.938,43 TL iade faturası düşülerek 2.152.061,12 TL olarak belirlenen anapara alacağının, takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve en az %20 icra inkar tazminatı ile birlikte tahsilini talep etmekte, davalı ise borçlu olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2025KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla .... icra dairesi 2024/... esas sayılı dosyası üzerinden ... hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, müvekkil tarafın dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurduğunu ancak anlaşmanın sağlanılmadığını, işbu davaya ve icra takibine konu alacak likit olup davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının bilinçli olarak müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını, ortada likit bir alacak mevcut olmasına karşın icra takibine itiraz ettiğini, Her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilin alacağının haklılığı ortaya çıkacağını, Müvekkil şirketin huzurdaki davaya ve icra takibine konu alacağı, davalı borçlu ile arasındaki cari hesaptan kaynaklandığını, İşbu sebeplerle davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalıya ait BA BS formlarının vergi dairesinden celbini, araştırmalar sonucunda davalı borçlu İstanbul ticaret sicil odasına kayıtlı bulunan gerçek kişinin tacir olduğunu, davanın kabulünü, davalının itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamını, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmilini arz ve talep etmiştir.Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; davalı, davacı firmaya herhangi bir borcu bulunmadığını, başka bir anlatımla, davacı firma davasını ispat edemediğini, arz edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle haksız ve yersiz açılan işbu davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini arz ve talep eetmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 2.210.459,17-TL asıl alacak ve 68.948,16-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.279.407,33-TL borcun ödenmesi amacıyla █████/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrini █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, █████/2024 borçlunun tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Mali müşavir bilirkişinin █████/2025 tarihli raporunda özetle; Davacı firma tarafından incelemeye ibraz edilen 2024-2025 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davacı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davalı adına düzenlenen e-faturaların ticari fatura olduğu, ticari faturada, gönderici alıcıya faturayı ilettiğinde alıcı ticari faturayı kabul etme, iptal etme ya da reddetme hakkına sahip olduğu, davacı tarafından kesilen faturalara davalı tarafından kabul edildiği, itiraz edilmediği, iade faturası düzenlenmediği, alacak konusu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, düzenlenen faturaların elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden gönderilen Ba-Bs Formalarında bildirildiği ve birbirini doğruladığı, faturaların davalı tarafından kabul edildiğinin görüldüğü, davacının yasal defter kayıtlarını yansıtan cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında yoğun bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafça kesilen faturalar karşılığında davalının muhtelif tarih ve tutarlarda ödemeler yaptığı, davacının icra takibinde davalıdan 2.210.459,17 TL talep ettiğ, icra takibinden sonra düzenlenen 58.938,43 TL tutarındaki iade faturası sonrasında ise dava tarihi itibariyle bu alacağın 2.152.061,12 TL’ye düştüğü, davacının davalıdan 2.152.061,12 TL alacaklı olduğu, davacının icra takibinde 68.948,16 TL işlemiş faiz talep ettiği, ancak davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edemeyeceği, tarafların inkâr tazminatı taleplerinin takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, açık cari hesap ilişkisinde bakiye borç iddiasıyla başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.Uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan cari hesap nedeniyle alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı bulunup bulunmadığı ve davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Dosya kapsamındaki .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, e-faturalar, BA-BS bildirimleri, cari hesap kayıtları ile mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli rapor birlikte değerlendirilmiştir.Bilirkişi incelemesinde davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil niteliğinde bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca davacı tarafından düzenlenen e-faturaların ticari fatura niteliğinde olduğu, bu faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden davalıya ulaştığı, davalının söz konusu faturaları reddetmediği, iade etmediği veya süresi içerisinde herhangi bir itiraz ileri sürmediği belirlenmiştir. Faturaların taraflarca verilen BA-BS bildirimlerinde karşılıklı olarak yer aldığı ve birbirini doğruladığı anlaşılmıştır. Bunun yanında taraflar arasındaki cari hesap hareketleri incelendiğinde, davalının dava konusu hesap kapsamında farklı tarihlerde kısmi ödemeler yaptığı görülmektedir. Bu husus, taraflar arasında ticari ilişkinin ve cari hesap ilişkisinin fiilen sürdüğünü göstermekte olup davalı taraf, borcun bulunmadığını ileri sürmüş ise de, borcun ödendiğini, sona erdiğini veya dava konusu faturaların gerçeği yansıtmadığını ortaya koyan herhangi bir yazılı belge, ticari kayıt veya başkaca delil sunmamıştır. Buna karşılık davacının iddiası, ticari defter kayıtları, kabul edilen ticari faturalar, BA-BS bildirimleri ve cari hesap hareketleriyle doğrulanmaktadır.Bilirkişi raporunda takip tarihinden sonra düzenlenen 58.398,05 TL tutarındaki iade faturası dikkate alınarak davacının alacağının dava tarihi itibarıyla 2.152.061,12 TL olduğu hesaplanmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede söz konusu hesaplamanın dosya kapsamındaki ticari kayıtlarla uyumlu, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmış, raporun bu yönü benimsenmiştir.Davacı icra takibinde ayrıca işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de, takip tarihine kadar işlemiş faizin ispatına yönelik yeterli delil bulunmadığından bu istem yerinde görülmemiştir.Bu durumda davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla 2.152.061,12 TL asıl alacaklı olduğu sabit olduğundan, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın bu miktar yönünden haksız olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle davanın kısmen kabulü ile itirazın 2.152.061,12 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir.İcra inkâr tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise; dava konusu alacak taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki kapsamında düzenlenen ve kabul edilen ticari faturalara, cari hesap kayıtlarına ve ticari defterlere dayanmaktadır. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama yeni bir alacak tespiti niteliğinde olmayıp mevcut ticari kayıtların matematiksel değerlendirilmesinden ibarettir. Takip tarihinden sonra düzenlenen iade faturasının dikkate alınması da alacağın hesaplanabilir ve belirlenebilir olma niteliğini ortadan kaldırmamaktadır. Zira iade faturası yalnızca alacak miktarında azalmaya yol açmış olup alacağın hukuki dayanağını değiştirmemiştir. Bu kapsamda dava konusu alacağın takip tarihinde objektif ölçütlerle belirlenebilir, hesaplanabilir ve likit nitelikte olduğu, davalının kabul ettiği ticari faturalara ve kendi ticari kayıtlarıyla doğrulanan ticari ilişkiye rağmen borcun tamamına itiraz ederek takibin durmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesinde öngörülen şartların oluştuğu kabul edilerek hüküm altına alınan 2.152.061,12 TL asıl alacağın %20’si oranındaki 430.412,22 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, bu husus hükümde sehven reddine şeklinde yazıldığı nedenle hükmün tashihine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;Davanın KISMEN KABULÜ ile;1-Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 2.152.061,12-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Alacak niteliği itibari likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20'si olan 430.412,22-TL icra inkar tazminatı talebinin reddine,3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 147.007,30 -TL harçtan, peşin alınan 36.756,95-TL harç mahsup edilerek kalan 110.250,35-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 36.756,95-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 37.372,35-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 319.330,56-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 300,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.620,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 8.618,80-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 3.199,55-TL'nin davalıdan, 0,45-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır Tashih ŞerhiMahkememizin; █████/2026 tarih, 2025/... Esas ve 2026/... Karar sayılı kararın hüküm kısmında davalı aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı hesabı kısmında her ne kadar;"Alacak niteliği itibari likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20'si olan 430.412,22-TL icra inkar tazminatı talebinin reddine," şeklinde yazılmış ise de; sehven icra inkar tazminatı talebinin reddine yazıldığı anlaşılmakla maddi hesap hatası yapıldığından;"Alacak niteliği itibari likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20'si olan 430.412,22-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" şeklinde tashihine; 6100 Sayılı Yasanın 304. maddesi uyarınca karar verildiği şerh olunur. Katip ... Hakim ...e-imzalıdır e-imzalıdır