Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, eşler arası teminat çeki kaynaklı menfi tespit davasında zorunlu arabuluculuk şartı eksikliği nedeniyle usulden ret kararı verdi.
Özet: Davacı şirket, boşanma sonrası teminat olarak verilen ve bedelsiz olduğunu iddia ettiği bir çek nedeniyle davalı eş aleyhine açtığı menfi tespit davasında, çekin ödemeden men edilmesini ve icra takibinin durdurulmasını talep etmiş; ancak mahkeme, 7445 sayılı Kanun ile Türk Ticaret Kanununun 5/a maddesinde yapılan değişiklikle menfi tespit davalarının da dava şartı arabuluculuk kapsamına alınması ve davanın arabuluculuk sürecine başvurulmadan açılması nedeniyle, yasal dava şartı eksikliği sebebiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

T.C.
ANTALYA1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin yetkilisi ... ... olduğunu, davalı ... ..., davacı şirket yetkilisinin, resmi eşi olduğunu, davalı, boşanma olduğu takdirde boşanma sonrası teminat olarak verilen ... TL bedelli çeki bankaya ... tarihinde ibraz ettiğini ve çeki tahsil etmeye çalıştığını, karı ile kocanın şirketi arasında ... TL çek ve karşılığı ticaret olması; hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, uygun görülecek teminatlar ile ödemeden men yasağı ve açılacak olan icra takibinin durdurulmasını talep ettiklerini, çek, teminat niteliğinde olduğunu ve bedelsiz olduğunu, çek, tarih kısmı boş olarak verildiğini, bu husus; hmk 203 senetle ispatın istisnaları gereği tanıklarla ispat edileceğini, davalı tarafın çeki bankaya ibraz etmesi, davacı şirket aleyhine telafisi güç ticari ve hukuki zararlar doğurma tehlikesi taşıdığını, bu nedenle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davacı şirketin herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen, davalının eylemleri neticesinde haksız icra tehdidi altında kalmasını ve ticari sicilinin bozulmasını engellemek maksadıyla işbu davayı ikame ettiklerini, bu nedenlerle dava konusu çekin bankaya ibrazı söz konusu olduğundan davacı şirketin ticari itibarının zedelenmemesi adına uygun görülecek teminat ile ödemeden men yasağı konulmasına ve "karşılıksızdır" işlemi yapılmasının tedbiren önlenmesine, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; davaya konu ... tl bedelli, ... seri numaralı ... çekine ilişkin olarak iik m. 72/2 uyarınca %15 teminat mukabilinde icra takibine konulmasının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, yapılacak yargılama neticesinde davamızın kabulü ile davacı şirketin dava konusu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olması sebebiyle, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; █████/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddesi " İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde düzenlenmiştir.7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü █████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.█████/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâli "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki davanın ... tarihinde açılmış olması nedeniyle olayda uygulanması gereken hüküm budur.Öte yandan, 6325 sayılı HUAK'a "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir.Bu yasal düzenleme gereğince konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır." denilmiştir. (Benzer olaylara ilişkin olarak aynı yönce Antalya BAM 11. H.D'nin █████████ E. █████████ K. Sayılı içtihatı bulunmaktadır. )Tüm dosya kapsamına göre değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği mutlak ticari dava niteliğinde kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, dava dosyasının mahkememize tevzi edilmeden önce düzenlenmiş bir arabuluculuk tutanağı bulunmadığı sabit olmuştur. Sonuç olarak; Arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Antalya BAM 11.HD █████████ E-█████████ K sayılı, Antalya BAM ████████ E-█████████ K sayılı emsal kararları)HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın █████/2023 Tarihli 7445 sayılı yasanın 31. Maddesi ile değişik TTK. 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN-USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın istemi halinde davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır