Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesindeki hizmet sözleşmesi kaynaklı alacak davasında, temerrüt nedeniyle oluşan munzam zararın tespiti ve alım gücü kaybı talebi incelenmektedir.
Özet: Bu hukuki evrak, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın geç ödenmesi nedeniyle davacının uğradığı munzam zararın tahsili talebine ilişkin bir davayı özetlemektedir; davacı, edimini yerine getirmesine rağmen ödeme alamayınca, tahsil ettiği asıl alacak ve faizin, paranın zaman içindeki alım gücü kaybını karşılamadığını ileri sürerek çeşitli ekonomik göstergeler ışığında bilirkişi incelemesiyle munzam zararının tespit edilmesini talep ederken, davalı ise munzam zararın oluşmadığını, alacağın likit olmadığını ve zaman aşımına uğradığını savunmuş olup, dosyadaki bilirkişi raporu davacının asıl alacağının tahsil tarihindeki güncellenmiş alım gücü ile tahsil edilen miktar arasındaki farka işaret etmektedir.

T.C.

ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin ile ... ... arasında kültürel etkinliklere ilişkin hizmet alım sözleşmesi düzenlenmiş olup, bu kapsamda müvekkili tarafından sözleşme doğrultusunda çocuklara yönelik etkinliklerin gerçekleştirilmesi görevinin yerine getirildiği ,sözleşmeden sonra iki ayrı ek mutabakat ile sözleşme içeriğinde bir kısım eksiltmelerin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin edimini yerine getirmesine karşın davalının ...-...-... ve ... nolu hakkediş raporlarına konu ödemelerini yapmaması üzerine tarafımızca davalı aleyhine Beşiktaş ... Noterliği ... Tarihli ..., ... ve ... yevmiye numaralı ihtarnameler gönderildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine bu kez müvekkilinin alacağın tahsili için ... tarihinde Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... Esas sayılı dosya ile yargı yoluna başvurulduğunu, bahsi geçen karar nedeni ile davacı müvekkillerinin asıl alacakları olan ... TL'nin temerrüt tarihi olan ... tarihinden tahsil tarihine kadar (...) geçen süredeki enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, banka vadeli mevzuat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri altın vb alım gücünü etkileyecek yöntemler ve diğer yatırım araçları ile ilgili getiri bilgilerinin resmi kurumlardan sorulup tesbit edildikten sonra, oluşturulacak munzam zarar hesabı konusunda uzman bilirkişi kurulundan, tahsiline karar verilen davacı alacağının temerrüt tarihinde bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması ve değerlendirilmesi halinde tahsil tarihlerinde asıl alacakla birlikte getirisinin ulaşabileceği miktar ile tahsiline hükmedilen asıl alacak ve bu alacak için temerrüt tarihinden tahsil tarihlerine kadar davacının tahsil edebileceği ve tahsil ettiği faiz miktarı ve toplam miktar ve bu şekilde bulunacak toplam miktarlar arasındaki fark konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir heyetten rapor alınarak alacağımızın varlığı halinde davalıdan, en yüksek banka iskonto faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin ... tarihli .../... Esas- .../... Karar sayılı dosyasında davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle reddine karar verdiği, kararın istinaf incelemesi sonucunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin ... Hukuk Dairesinin ... tarihli .../... Esas - .../... Karar sayılı kaldırma ilamı ile mahkememizin bakmaya görevli olduğuna karar verilerek, dava dosyası mahkememizin işbu .../... Esasına kaydı yapılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: " Dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmiyoruz. Davacının iddia ettiği gibi bir munzam zararı yoktur. Alacağını likit hale geldikten sonra faiziyle birlikte almıştır. Alacak zamanaşımına uğramıştır. Dava bu nedenle usulden reddedilmelidir. Dava hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmıştır. Bu nedenle de usulden reddi gerekir. Munzam zararın koşulları oluşmamıştır. Müvekkil idare temerrüde düşmemiştir, zira alacak likit değildir. Alacağın tam miktarı mahkeme kararını kesinleşmesi üzerine belli olmuştur. Davanın önce kabulüne karar verilmiş daha sonra temyizden karar bozulmuş, BAM dairesi direnmiş ve HGK kararı ile dava sonuçlanmıştır. Alacaklının takip başlatması üzerine müvekkil idare tarafından gereken ödeme İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...-... Esas sayılı dosyasına yapılmıştır. Bu alacağın ... yılında likit olduğundan bahsedilemez, bu nedenle munzam zararın temerrüt şartı oluşmamıştır. Ortada bir munzam zarar yoktur, mahkeme tarafından davacıya alacağın avans faiziyle birlikte ödeme yapılmıştır. Avans faizin üzerinde bir zararının bulunduğunu ispat etme mükellefiyeti davacıya aittir. Avans faizinin üzerinde bir zararı yoktur.
Bu nedenlerle nedenlerle davanın reddine, 659 sayılı KHK m.14 gereği lehimize vekalet ücreti takdirine karar verilmesini talep ederim " denilmiştir.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
...'e yazılan müzekkereye verilen cevap dosya arasına alınmıştır.
... yazılan müzekkereye verilen cevap dosya arasına alınmıştır.
İstanbul ... İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
... yazılan müzekkereye verilen cevap dosya arasına alınmıştır.
Mali Müşavir ... ...'ın ... tarihli raporunda özetle :
"Dava dosyası ile ekindeki kayıt ve belgeler üzerinde yapılan incelemelerde;
Davacı şirketin asıl alacağı olan ...-TL.sının denkleştirici adalet ilkesine göre tahsil tarihi olan ... tarihindeki alım gücünün ; Olmak üzere ...-TL. olduğu,
Bu durumda;
Davacının yaptığı tahsilat tutarı = + ...-TL.
Alacağın güncellenmiş tutarı = - ...-TL.
Davacının munzam zararının = ...-TL olmak üzere davacının ...-TL. tutarında munzam zararının olduğu tespit edilmiştir.
" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Mali Müşavir ... ...'ın ... tarihli ek raporunda özetle :
"Davalı vekilinin itiraz dilekçesinde, Hesaplamada kullanılan USD kurunun hesabında Merkez Bankası sitesindeki satış kurlarının esas alınarak hesaplama yapıldığı belirtilmiş olmasına rağmen diğer kalemlerdeki hesaplamalarda dikkate alının rakamların neredeki rakamlar esas alınarak hesaplama yapıldığı belli değildir ve doğruluğu taraflarının kontrol edilemediğini iddia etmiştir.
Dava dosyasına sunulan kök raporumda dikkate alınan hesaplamalar;
1- Usd. Kuru dikkate alınarak yapılan hesaplamada;
... ... internet sitesinden elde edilen döviz kurları,
2- Külçe altın fiyatları dikkate alınarak yapılan hesaplamada;
... ... internet sitesinden elde edilen külçe altın fiyatları,
3- Yİ-üFE oranları dikkate alınarak yapılan hesaplamada;
... ... internet sitesinden elde edilen değişim oranları,
4- İşçi ücret artışları dikkate alınarak yapılan hesaplamada;
... ... internet sitesinden elde edilen asgari ücret artışları,
5- Yapı, tesis ve onarım işleri ihalelerinde kullanılan müteahhitlik karneleri ve iş bitirme belgelerine göre değerlendirme katsayıları dikkate alınarak yapılan hesaplamada;
... ... internet sitesinden elde edilen değişim oranları, Dikkate alınarak yapılmıştır.
" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davacı vekili feragat dilekçesinde özetle: " Yukarıda esas numarası belirtilen dava dosyasında tarafımızca, davalıya karşı hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak (munzam zarar) davası açılmıştır. Müvekkilin kendi özgür iradesi ile gördüğü lüzum üzerine, davalı tarafa karşı olan taleplerimizden ve davadan feragat etmekteyiz. davadan feragat beyanımızın kabulü ile gerekli işlemlerin yapılmasını ve ardından mevcut ise kullanılmayan gider avansının tarafımıza iadesine karar verilmesini talep ederiz " denilmiştir.
Davadan feragat 6100 sayılı HMK’nun 307. maddesinde davacıların talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nın 311. Maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından davadan feragat edilmekle, feragatın yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken ... TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile fazladan yatırıldığı anlaşılmış olan ... TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ...-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle kamu tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-13. maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca Mahkememiz veznesine depo edilen kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!