İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, icracı sanatçının filmlerin televizyonda izinsiz yayınlanması nedeniyle bağlantılı hak ihlali iddiasıyla açtığı tazminat davasında istinafın sanatçı korumasını vurgulayan kararı.
Özet: Bir icracı sanatçı, rol aldığı filmlerin bir televizyon kanalı tarafından izinsiz yayınlanması sebebiyle FSEK kapsamındaki bağlantılı haklarının ihlal edildiğini iddia ederek tazminat talep etmektedir. Davalı, yapımcıdan yayın haklarını aldığını ve davacının ücretini daha önce aldığını savunsa da, istinaf mahkemesi, yasal değişikliklerle icracı sanatçılara tanınan bağlantılı hakların, eserin yaratıldığı tarihte mevcut olmayan hakların devrinin hukuken mümkün olmaması nedeniyle önceki sözleşmelerle devredilmiş sayılamayacağını ve davacının izni olmaksızın kullanılamayacağını belirterek, ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ile davanın reddi kararını kaldırarak tazminat talebinin yeniden değerlendirilmesine hükmetmiştir.

T.C.
İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2017KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkilinin icracı sanatçı olarak katkıda bulunduğu ..., ... ve ..., ... ve ... adlı filmlerin davalıya ait ... logolu televizyon kanalında 2016 yılı Ocak-Temmuz ayları arasında belirtilen tarihlerde izinsiz yayınlandığını, bu filmlerin televizyon vasıtasıyla umuma iletim ve yeniden iletim haklarının müvekkili tarafından herhangi bir kişiye verilmediği, müvekkilinin izni olmaksızın bu filmlerin televizyonda yayınlanmasından dolayı müvekkilinin icracı sanatçı olarak bağlantılı hak sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlal edildiğini" iddia ile söz konusu sinema eserlerinin televizyonda iletimi ve yeniden iletimi nedeniyle müvekkilinin talep edebileceği rayiç bedeller belirlenerek FSEK 68. madde gereğince rayiç bedelin 3 katı hesabıyla ve dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davacının söz konusu filmlerle ilgili eser sahibi olmadığını, eser sahipliğinin, bu filmlerin yapımcısı olan ... şirketine ait olduğunu, davacı ile ... şirketi arasında yapılan lisans devir sözleşmesi ile davacının ücretini aldığını, şimdi herhangi bir bedel talep yetkisinin bulunmadığını, 1995 yılı öncesinde yapılan sinema eserleri yönünden eser sahibinin sadece yapımcı olduğunu, umuma iletim yetkisinin de münhasıran eser sahibi ... şirketine ait olduğunu, müvekkili ile ... arasında yapılan sözleşme ile dava konusu filmlerin yayın haklarının devralınmış olduğunu, dolayısıyla davacının bedel talep hakkının bulunmadığını, davanın haksız olduğunu" savunarak davanın ... şirketine ihbarını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizden verilen █████/2018 Tarih, ... Esas ve ... sayılı karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 Tarih, ...Esas ve...Karar sayılı ilamıyla kaldırılmış ve İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda eksiklikler giderilerek yargılamaya devam olunmuştur. İstinaf kaldırma ilamında; "...somut olayda davalı, yapımcı şirket ile lisans sözleşmesi yapan televizyon kanalıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle yapımcı yeni yasa gereği hak sahibi olmayıp, davalı da FSEK'in 54/1 maddesi gereğince hak sahibi değildir. Dolayısıyla icracı sanatçının izni olmaksızın işleme, çoğaltma, yayma, temsil, işaret, ses veya görüntülü araçlarla kamuya sunma gibi yasayla tanınan haklar, davalı da dahil olmak üzere başkaları tarafından izinsiz olarak kullanılamayacaktır.Özetle, davacı ... bir icracı sanatçı olup, kendisinin 4110 sayılı Kanunla değiştirilen 5846 sayılı yasanın 80. maddesine göre bağlantılı hak sahibi olduğu, bu hakkın ilk defa 4110 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle tanındığı, yine FSEK'in ek 2.maddesi ve geçici 1.maddeleri ile bu hakkın, yürürlük tarihinden önceki icraları da kapsayacak şekilde geri yürütüldüğü, FSEK'in 27/son maddesi ile koruma süresinin 70 yıla çıkarıldığı, yine FSEK'in 80. maddesi uyarınca icracı sanatçılara tanınan komşu hakların, izinsiz kullanımının yasaklandığı, somut olayda FSEK'in 52.maddesi kapsamında kullanıma ilişkin yazılı bir izin veya mali hak devrinin bulunmadığı, eserin yapıldığı tarihte varolmayan bir hakkın devrinin de hukuken mümkün olmadığı, farazi olarak kabul edilen devir sözleşmesinin yasa değişikliği ile tanınan bağlantılı hakkı içerdiğinin kabul edilemeyeceği, 5846 sayılı kanunun amacının sanatçıyı korumak olduğu, Mahkemece tazminat talepleri yönünden değerlendirme yapılması gerektiği halde, eksik araştırma ve incelemeyle davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa tazminat hesabına esas münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." hususlarına işaret edilmiştir.İstinaf kaldırma ilamı sonrası Mahkememizin █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...davacının Türk sinemasının doğal, komik ve esnek oyunculuğuyla Türk sinemasına damgasını vurmuş, herkesçe tanınan ve Türk sinemasına büyük katkıları bulunan bir sanatçı olduğu, davacının rol aldığı ..., ..., ..., ... ve ... isimli filmlerin davalı kanalda yayınlanmış olduğu ve davacının söz konusu filmlerde canlandırdığı karakterlerin önemli nitelikte, filmlere büyük ölçüde katkısı bulunan karakterler olduğu, somut olayda, Davacı ...’ın ..., ..., ..., ... ve ... filmlerinde icracı oyuncu olmakla FSEK md.80 düzenlemesi uyarınca filmler üzerinde icracı sanatçı sıfatıyla bağlantılı hak sahibi olduğu, dava konusu filmlerin ... logolu davalı televizyon kanalında yayınlandığı, İstinaf Mahkemesinin bozma ilamı uyarınca, icracı sanatçı ... tarafından filmlerin yapımcısına icracı haklarının devredilmiş sayılamayacağı kapsamında, davalı tarafından dava konusu filmlerin icracı sanatçı izni olmadan yayınlandığı, dava konusu kullanımın davacının filmler üzerinde sahip olduğu FSEK md. 25’te düzenlenen umuma iletim hakkının ihlali niteliğinde sayıldığı, FSEK md. 68 uyarınca somut olaya konu kullanımlar nedeni ile davacıdan izin alınmış olsaydı, davacının talep edebileceği rayiç bedelin her bir film için ayrı ayrı 75.000 TL olabileceği, 3 katına kadar tazminata hükmedilmesi hususunda takdirin Sayın Mahkemede olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...davacının icracı sanatçı olarak yer aldığı, davaya konu “...”, “...”, “...”, “...” ve “...” isimli sinema eseri yönünden tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının yan rol olmasının icracı hakkının kapsamını daraltmadığı ve bilirkişinin dramatik katkı ölçütlerine uygun değerlendirme yaptığı, RTÜK kayıtlarının arşiv süresi nedeniyle bulunmamasının yayının varlığını ortadan kaldırmadığı ve bilirkişinin tamamlayıcı kaynak kullanımının yöntemsel açıdan kabul edilebilir olduğu, 75.000 TL rayiç bedelin fahiş olduğuna dair herhangi bir somut piyasa verisi sunulmadığı ve bilirkişi tespitinin yayın döneminin ekonomik koşullarıyla uyumlu olduğu, bu sebeple kök raporda herhangi bir değişikliğe gerekçe olmadığı..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.Dava 5846 sayılı Kanun’un 68. maddesi uyarınca açılmış üç katı bedel talepli davadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının oyunculuğunu yaptığı ''...'', ''...'' ve ''...'', ''...'' ve ''...'' isimli filmlerin davalıya ait ''...'' logolu televizyon kanalında yayını nedeniyle davacının FSEK 80. maddeye göre bedel talep hakkının bulunup bulunmadığı, varsa bu miktarın ne olabileceği noktasında toplandığı görülmektedir.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesinde yer alan miktarı belirsiz maddi tazminat talebini davalı aleyhine toplam 1.125.000,00 TL olarak neticelendirmiştir. Her ne kadar davalı ve feri müdahil vekilleri '...'', ''...'' ve ''...'' adlı filmlere yönelik ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ...E. ve...K. Sayılı kararı ile, 2013 yılındaki yayınlara ilişkin yapılan yargılama sonucu davalının mali hak sahibi olduğu noktasında davalı lehine kesin delil bulunduğu savunmasında bulunmuş iseler de, 2016 yılındaki yayınların konu edildiği mahkememiz dosyasında kaldırma kararı öncesi mahkememizin ...esas ve ...karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafça İstinaf kanun yoluna taşındığı, gerek davalı gerekse de feri müdahil vekillerinin aynı filmlere yönelik yargılamanın Yargıtay denetiminden geçtiğine dair istinafa cevap dilekçesi sundukları, mevcut haliyle davalı ve feri müdahilin bu doğrultudaki savunmalarının İstinaf denetiminden geçtiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 Tarih, ... Esas ve...Karar sayılı kesin nitelikteki ilamı doğrultusunda uyuşmazlığın bu yönü bakımından değerlendirme yapılmasına olanak bulunmadığı anlaşılmıştır.İstinaf kaldırma ilamında belirtildiği üzere, davacı ... bir icracı sanatçı olup, kendisinin 4110 sayılı Kanunla değiştirilen 5846 sayılı yasanın 80. maddesine göre bağlantılı hak sahibi olduğu, bu hakkın ilk defa 4110 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle tanındığı, yine FSEK'in ek 2.maddesi ve geçici 1.maddeleri ile bu hakkın, yürürlük tarihinden önceki icraları da kapsayacak şekilde geri yürütüldüğü, FSEK'in 27/son maddesi ile koruma süresinin 70 yıla çıkarıldığı, yine FSEK'in 80. maddesi uyarınca icracı sanatçılara tanınan komşu hakların, izinsiz kullanımının yasaklandığı, somut olayda FSEK'in 52.maddesi kapsamında kullanıma ilişkin yazılı bir izin veya mali hak devrinin bulunmadığı, eserin yapıldığı tarihte varolmayan bir hakkın devrinin de hukuken mümkün olmadığı, farazi olarak kabul edilen devir sözleşmesinin yasa değişikliği ile tanınan bağlantılı hakkı içerdiğinin kabul edilemeyeceği, 5846 sayılı kanunun amacının sanatçıyı korumak olduğu, kaldırma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporlarının denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, davacı tarafın icracı oyuncu sıfatıyla FSEK m. 80 kapsamında hak sahibi olarak FSEK'in 68. Maddesinde düzenlenen, sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilebilecek rayiç bedelin üç katını maddi tazminat olarak isteyebileceği, dava konusu eserlerin popülaritesi, yayınlanan dönemler dikkate alınarak rayiç bedel hesaplandığı, başka dosyalarda farklı eserler ve icralar dava konusu olmakla her dosyada eserin ve icraların niteliği, tanınmışlığı, talep seviyesine göre rayicin belirleneceği, eserin kullanıldığı ve ulaştığı alan, izleyici kitlesi, ihlalin boyutu ve piyasadaki rayiç değerler gibi özellikler dikkate alındığında her bir eser için belirlenen 75.000,00 TL'nin (75.000,00 x 5) FSEK m. 68 uyarınca 3 katı oranında 1.125.000,00 TL telif bedelinin ihlalin niteliğine uygun olduğu, bu noktada yukarıda özetlenen bilirkişi raporlarının hükme esas alınabileceği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile, toplam 1.125.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 76.848,75 TL harcın daha önceden ödenen 19.212,51 TL peşin + ıslah harcından düşüldükten sonra eksik kalan 57.636,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından sarfedilen 19.212,51 TL peşin ile 31,40 TL başvuru harcı toplamından oluşan 19.243,91 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 174.750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Fazla yatan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır