Silahlı terör örgütü üyeliği suçunda temel cezanın hatalı belirlenmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin eksik değerlendirilmesi nedeniyle Yargıtayca bozma.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararında usuli bir eksiklik bulmazken, sanık hakkında hükmedilen cezanın belirlenmesinde, suçun unsurlarının hatalı bir şekilde ağırlaştırıcı neden olarak kabul edilmesi ve etkin pişmanlık koşullarını taşıdığı belirtilen sanık için 5237 sayılı Kanunun 221/4 maddesindeki indirimlerin yeterince veya doğru bir şekilde uygulanmaması gibi hususlarda hukuka aykırılıklar tespit ederek, cezanın yeniden tayini amacıyla kararı bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 221/4, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Sanık müdafii tarafından yasal temyiz süresi içerisinde, usulüne uygun şekilde temyiz başvurusunda bulunulduğu ve sanık tarafından verilen 06.09.2022 ve sanık müdafii olarak vekaletname sunan Av. ... tarafından verilen 18.11.2025 tarihli temyiz dilekçelerinin ek temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Dosya kapsamına göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık ve sanık müdafileri ile Bölge Adliye Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;1. Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, ███████ 26... /12 92... .10.2015 tarih, █████████-3464 K.).5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314. maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince hakkaniyete uygun makul oranda indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi; 3. Kabul ve uygulamaya göre de;a. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tayin edilen temel cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca artırım yapılırken 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca artırım yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama maddesinin yalnızca 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi olarak gösterilmesi,b. Sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle cezadan indirim yapılırken uygulama maddesinin "5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi" olduğunun belirtilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,Hukuka aykırı olup, sanık ve sanık müdafileri ile bölge adliye Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.