İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince, tanınmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle talep edilen maddi tazminat davasında istinaf sonrası verilen karar.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının tanınmış markalarına yönelik davalının yaptığı marka tecavüzü ve haksız rekabet eylemlerinin tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat talebiyle açılan bir davanın sürecini anlatmaktadır; ilk mahkeme kararının istinaf üzerine üst mahkemece kaldırılmasına rağmen, bilirkişi raporuyla davalının markayı izinsiz ve karışıklık yaratacak şekilde kullandığı, bunun tecavüz niteliğinde olduğu sabit bulunmuş ve yargılamanın bu doğrultuda devam ederek davacının tazminat talebini artırdığı bir aşamayı özetlemektedir.

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)DAVA TARİHİ : █████/2020KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizden verilen █████/2021 tarih ve ...Esas- ... Karar sayılı ilamın istinaf edilmesi üzerine , İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi' nin █████/2024 tarihli ... Esas -... K sayılı ilamı ile Mahkememiz kararı Kaldırılmakla, taraflara kaldırma ilamı tebliğ edilmiş, kaldırma ilamı usul ve yasaya uygun bulunduğundan KALDIRMA ilamı uyarınca yargılamaya devam olunmuş, KALDIRMA sonrasında dava dosyası mahkememizin ████████ esas sırasına kayıtlanmış olmakla ve kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda ;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..." ibareli markaların müvekkiline ait tanınmış markalardan olduğunu, davalı yanın müvekkili olan firmaya ait ... asli unsurlu markalar ile iltibas yaratacak kullanımlar gerçekleştirdiğini, bu itibarla, davalının müvekkili olan firma aleyhine yaratmakta olduğu marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi ve bu sebeple uğranılan maddi zararların ve markaya ilişkin itibar kaybının tazmininin gerekmekte olduğunu, davalının bu fiilleri ile müvekkilinin uzun soluklu bir çaba, emek ve para harcayarak edindiği ününden, halk nezdindeki kalite ve güven algısından faydalanmak ve bunun üzerinden ticaret yapmak amacıyla gerçekleşmiş kötü niyetli bir kullanım olduğunu, bu bağlamda, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, Sınai Mülkiyet Kanunu Md. 151/2' deki seçimlik haklardan (a) fıkrasının seçimi ile “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelirin belirlenerek şimdilik 1.000 TL maddi, 5000-TL maddi tazminata hükmedilmesine, Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve hükmün ilanına ve ihtiyadi tedbire karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 18.6.2021 tarihli 1. talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat istemini 60.128.10 TL olarak talep etmiştir.Davacı vekili kaldırma kararı sonrasında 11.3.2026 tarihli 2. talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 286.273.60 olarak talep etmiştir. SAVUNMA; Davalı davaya cevap vermemiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:KALDIRMA KARARI ÖNCESİNDEKİ MEVCUT YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu uyuşmazlık; Davacının ... ibareli tanınmış statüdeki markasına yönelik olarak davalı eyleminin tecavüz olup olmadığının tespiti, tecavüzün önlenmesi, durdurulması, şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak SMK 151/2-a kapsamında 1.000 maddi 5.000 TL manevi tazminatın marka hakkına tecavüzün öğrenildiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsili, tedbir kararı verilmesi ve hükmün ilanı kapsamında açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizden verilen █████/2021 tarih ve ...Esas-... Karar sayılı ilamda:.. davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Marka hakkını ihlal nedeniyle 6769 sayılı SMK 151/2-A maddesine göre 60.128 TL maddi tazminatın ve 5.000 TL manevi tazminatın █████/2017 (ihtarın tebliğ tarihinden ) itibaren işleyecek reeskont faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi' nin █████/2024 tarihli ... Esas - ...K sayılı ilamıyla :"...Toplanan delillere ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davacının eğitim öğretim hizmetleri sınıfında faaliyet gösterdiği ve davacı markasının tanınmış bir marka olduğu, davalıya ait işyerinde yapılan tespitlerde; binanın ana giriş kapısında “...” ibareli tabela asılı olarak gözlemlendiği, binanın girişi kısmında bulunan yapılan incelemelerde, tanıtım masası üzerinde eğitim kurumunun reklamı amaçlı çeşitli broşürler olduğu ve üzerinde “...” ibaresi ve “...” e-mail adresi bulunduğu, binanın giriş kısmında sağ tarafta bulunan idari odalarda '...” ibareli broşürlere rastlanıldığı, başka bir idari odada yapılan incelemelerde duvarda asılı vaziyette çerçeve içerisine alınmış ...tarafından ...adına düzenlenen 2001 yılına ait bir teşekkür belgesi ve ...'nca ...kurucusu...'a ithafen teşekkür belgesi tespit edildiği, davalı yanın davacının markasının tanınmış olduğu “...”“...” ve “...” asli unsurlu kullanımlar yaptığı, ilgili kullanımları gören ortalama tüketicinin davacı yana ait marka ile davalı yanın “final” ibaresini birebir olarak ihtiva eden kullanımlarını karıştırabileceği, bu kullanımların davalının davacının izni ile veya aldığı lisans ile faaliyette gösterdiği izlenimi uyandırabileceği, davalı yanın markasal kullanımlarının davacı yana ait tanınmış markanın asli unsuru olan ... ibaresini aynen ihtiva ettiği, ilgili kullanımların davacı yana ait tanınmış markadan yararlanma sonucunu doğuracağı ve SMK'nın 7/2. ve 29.maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan davacı şirketin incelenen ticari defterlerinde; davacı şirketin 2016-2017 Eğitim ve Öğretim Dönemi için Franchise bedeli olarak davalı 15.606,01-TL tutarlı Faturayı düzenlediğinin tespit edildiği, dava dosyasında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi istinabe edilmek suretiyle rapor alındığı, rapor içeriğindeki broşürlerden davalının ..., ..., ... Üniversiteye Hazırlık Kursu ve ile Temel Lise Eğitimi verdiğinin anlaşıldığı, emsal olarak alınan taraflar arasındaki lisanslı kullanım yönünden yapılan sözleşmede, isim hakkı bedelinin bir kez ödeneceği, her yıl cironun sözleşme bedelinin %3'ü bir bedel olarak kararlaştırıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunun ... Sayfasında da bu hususun açıklandığı ve rapor ekinde █████/2016 tarihli davalı şirket tarafından düzenlenen %3 ciroya ilişkin tablodan o yıl için 7.803 TL royalty bedeli ödendiğinin anlaşıldığı, davalının sonraki yıllara ilişkin cirolarının değerlendirilmediği, bilirkişi tarafından Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) kapsamında davaya konu döneme ilişkin Eğitim ve Öğretim Franchise KDV dahil bedelleri de incelenerek hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelirin 60.128,10-TL olacağının tespit edildiği, bu bedelin davacı yanca ıslah edildiğinin görüldüğü, davacının talebini, SMK'nun 151/2 maddesindeki seçimlik haklardan (a) fıkrasının seçimi ile ''Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir' üzerinden ileri sürdüğü, bu kapsamda, davalı yanın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, yapılacak araştırma sonucunda varılacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında sona eren sözleşmedeki isim hakkı bedeli üzerinden her yıl TEFE ve TÜFE ortalaması esas alınmak suretiyle bulunan miktarın tazminata esas alınmasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiği anlaşılmış olup, kaldırma sonrasında dava dosyası Mahkememizin ... esas numarasına kayıtlanmış ve kaldırma kararına göre yargılamaya devam olunarak bilirkişi raporu alınmıştır. KALDIRMA KARARI SONRASINDA YARGILAMA VE DELİLLERİN TAKDİRİ: BİLİRKİŞİ RAPORLARININ ÖZETLERİ: ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla alınan █████/2020 tarihli ...tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle ; Davalının “...” adresinde mukim binasında eğitim-öğretim faaliyetlerine devam ettiği, binanın Belediye Caddesine bakan cephesinde '...' ibareli herhangi bir tabela veya afişe rastlanmadığı, diğer yandan işletmenin ana giriş kapısında “...” ibareli tabela asılı olarak gözlemlendiği, Binanın girişi kısmında bulunan yapılan incelemelerde tanıtım masası üzerinde eğitim kurumunun reklamı amaçlı çeşitli broşürler olduğunun tespit edildiğrii, üzerinde “...” ibaresi ve “...” e-mail adresi bulunduğunu, Binanın giriş kısmında sağ tarafta bulunan idari odalarda '...” ibareli broşürlere rastlanıldığını, başka bir idari odada yapılan incelemelerde duvarda asılı vaziyette çerçeve içerisine alınmış ... tarafından ...adına düzenlenen 2001 yılına ait bir teşekkür belgesi ve ... Komutanlığı'nca ... kurucusu...'a ithafen teşekkür belgesi tespit edildiğini, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı konulu resmi evraklar gözlemlendiğini, binanın idari kısmında "..." ibareli reklam afişleri tespit edildiğini, derslikler ve etüt salonlarında ... ibaresine rastlanılmadığı, yapılan keşif sonucunda "..." tescilli markasının kullanılarak iltibas yaratacak şekilde haksız rekabete yol açıp, davanın tescilli markasından doğan sınai mülkiyet hakkına tecavüzü doğuracak nitelikte delillere dair raporunu sunduğunu beyan etmiştir. Bilirkişiler mali bilirkişi ..., sektör bilirkişi ...ve marka vekili ...'ın █████/2021 tarihli bilirkişi raporlarında özetle : Davacı yana ait ... hakim unsurlu markanın tanınmış marka mahiyetinde olduğu, Davalı yanın yaptığı tespit edilen markasal kullanımların davacı yana ait markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu, ilgili kullanımların davacı yana ait tanınmış markayı sulandırabileceği, davalı yanın kullanımlarının davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğu, SMK 151/2-a maddesi uyarınca, Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelirin 60.128,10-TL olarak hesap edildiğini bildirmişlerdir. KALDIRMA KARARI SONRASI ALINAN RAPORLAR; Bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirketin 2017,2018,2019,2020 Hesap Dönemlerinde kâr elde etmediği; 2017 Hesap Dönemini 386.379,70 TL Ticari Zarar, 386.379,70 TL Mali Zarar ile kapattığı, 2018 Hesap Dönemini 603.989,93 TL Ticari Zarar, 603.989,93 TL Mali Zarar ile kapattığı, 2019 Hesap Dönemini 823.489,14 TL Ticari Zarar, 777.326,24 TL Mali Zarar ile kapattığı, 2020 Hesap Dönemini 320.660,39 TL Ticari Zarar, 195.246,92 TL Mali Zarar ile kapattığı, 2017 Hesap Döneminde; KDV Dahil satış (eğitim)geliri 361.483,48 TL, olup, söz konusu tutarın(KDV Dahil 361.483,48 TL,) ) %3 ü 10.844,50 TL olarak hesaplandığı, 2018 Hesap Döneminde; KDV Dahil satış (eğitim )geliri 353.138,52 TL, olup, söz konusu tutarın (KDV Dahil 353.138,52 TL) %3 ü 10.594,16 TL olarak hesaplandığı, 2019 Hesap Döneminde; KDV Dahil satış (eğitim) geliri 198.293,34 TL, olup, söz konusu tutarın(KDV Dahil 198.293,34 TL ) %3 ü 5.948,80 TL olarak hesaplandığı, 2020 Hesap Döneminde; Satış Geliri bulunmadığını, KDV Dahil satış (eğitim) gelirinin 0,00 TL, hesaplandığını,2017,2018,2019,2020 Hesap Dönemlerine ilişkin toplam KDV Dahil Satış (eğitim) Geliri 912.915,34-TL olup, söz konusu tutarın(KDV Dahil 912.915,34 TL ) %3 ü 27,387,46 TL olarak hesaplandığı" bildirilmiştir. Bilirkişiler ..., ... ve ...'in █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " SMK 151/2-a maddesine göre 2017-2018 ve 2018-2019 eğitim öğretim dönemi için 286.273,60-TL tazminat hesap edildiğini, Davalının 2019-2020 eğitim döneminde gelirinin bulunmadığını bildirilmişlerdir. Bilirkişiler ..., ... ve ...'in █████/2026 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; kök rapordaki görüşlerini korunduklarını SMK 151/2-a maddesine göre 2017-2018 ve 2018-2019 eğitim öğretim dönemi için 286.273,60-TL tazminat hesap edildiğini, Davalının 2019-2020 eğitim döneminde gelirinin bulunmadığını bildirilmişlerdir. HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle Kaldırma kararı sonrasında toplanan delillere göre yapılan incelemede: Marka Hakkına Tecavüz ve İlkelerBir markanın sahibinin izni olmadan, başkası tarafından 6769 sayılı SMK’nın 7. maddesinin 2. fıkrasının a, b ve c bentlerinde ve 3. Madde öngörülen şekilde kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Zira SMK’nın 29. Maddesinde maddesin de tecavüz, 7. maddenin ihlâli olarak ifade edilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 7/3. maddesinde: tescilli markanın mal veya ambalajı üzerine konulması; markayı taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi; işareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi; işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması; işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması; işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması; işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir.Hükmün marka sahibine sağladığı yasaklama yetkisi sadece 7/3 hükmünde sayılan hallere münhasır değildir. 6769 sayılı SMK tarafından, tescilli bir markanın ticaret hayatında kullanımı genel olarak hukuka aykırı kabul edilmiş bulunduğundan, tescilli bir markanın aynısı veya benzerinin başka bir kişi tarafından izinsiz olarak ticari yaşamda kullanılması genel olarak yasaklanmıştır.Hakkın mutlak karakterli olması sebebiyle marka sahibinin yapılmasının önlenmesini talep edebileceği 6769 sayılı SMK'nm 7. maddesinde yazılı eylemleri gerçekleştirenin gerçek veya tüzel kişi olması yahut özel hukuk veya kamu tüzel kişisi olması arasında fark bulunmamaktadır.6769 sayılı SMK’nın 7/2,b hükmü uyarınca, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Hüküm kapsamında ihlal eyleminin oluşabilmesi için markaların aynı veya benzer olması; ürün ve hizmetlerin aynı veya benzer olması ve tescilli markanın ayırt edicilik seviyesinin, markaların ortalama tüketicilerde bıraktığı genel izlenim itibariyle ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalini doğuracak düzeyde bulunması gerekir. Somut olayda ise marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği hususu hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları ile sabittir. Zira Davacı yanın markasının tanınmış olduğu “eğitim ve öğretim hizmetleri üzerinde”“...” ve “...” asli unsurlu kullanımlar yaptığı, ilgili kullanımları gören ortalamaz tüketicinin davacı yana ait marka ile davalı yanın “...” ibaresini birebir olarak ihtiva eden kullanımlarını karıştırabileceği , yada davalının davacının izni ile yada aldığı lisans ile faaliyette gösterdiği izlenimi uyanacağı, davalı yanın markasal kullanımlarının davacı yana ait tanınmış markanın asli unsuru olan ... ibaresini aynen ihtiva ettiği, ilgili kullanımların davacı yana ait tanınmış markayı sulandırabileceğinden davalı eyleminin marka hakkına tecavüz niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı yan SMK 151/2-a kapsımda;” Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir. “ kapsamında tazminat talep etmiştir. Bu tazminat yönteminde hakkaniyete uygun neticeye ulaşılması için davalının net karının denetime uygun şekilde incelenmesi ve bu suretle davacının elde edebileceği muhtemel gelirin tespit edilmesi gereklidir. Zira tazminat davalarındaki temel ilke sebepsiz zenginleşmeye yol açmamaktır.Öte yandan hangi tazminat hesaplama yöntemi seçilirse seçilsin SMK'nın 151/3. Maddesi kapsamında sınai mülkiyet hakkının yani huzurdaki uyuşmazlıkda markanın ekonomik önemi , tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenlerde göz önünde tutulmalıdır. Zira ihlal öncesindeki dönemde davalı 2 taksitte toplamda 15.606. TL ödemekle mükellef kılınmıştır. Verilen lisans davalının bulunduğu ilçenin durumuna, öğrenci sayısına göre davacının başka firmalara verdiği lisanslardan düşüktür. Dolayısıyla yenilenmeyen dönemde davalının ihlal teşkil eden bir kullanımı varsa yine ihlalin süresi ve ihlalin hangi ilde/ilçede gerçekleştiği yani ihlalin nitelik ve boyutu davalının rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir kapsamında değerlendirilecektir. İhlal Ağrı ili Doğubeyazıt ilçesinde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla davacının mahrum kaldığı karda ihlalin gerçekleştiği yerde Mahkemece gözetilmiştir. Ancak davacı ise eğitim/dershanecilik işi ana faaliyet alanı olan tanınmış bir markadır. Dosyaya sunduğu lisans sözleşmelerinin sayısı ve çeşitliliği göz önüne alındığında davalının yıllar içinde zarar etmiş olmasının davalının tazminat sorumluluğu açısından hiçbir ödemede bulunmaması gibi bir sonucu doğurması hakkaniyete aykırıdır. Sadece davalının zarar etmesine rağmen davacının davalının tecavüz eylemi nedeniyle mahrum kaldığı karın hakkaniyete uygun olarak tespiti huzurdaki uyuşmazlık açısından önem arz etmektedir. Dolayısıyla ; Huzurdaki dava 5.2.2020 tarihinde açılmış olup, sunulu delillere göre davacı ile davalı arasında lisans sözleşmesinin önceden var olduğu ,ancak 20.10.2017 tarihinde son bulduğu, fakat davalının markasal kullanıma devam ettiği, dolayısıyla hesaplanacak dönemin 2017,2018,2019,2020 Hesap Dönemlerine ilişkin olması gerektiği, bu kapsamda mali Bilirkişi ...arafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporu HMK 266 madde kapsamında dosyadaki deliller ile uyumlu olduğundan hükme dayanak olarak alınmış olup; yapılan inceleme kapsamında davalının toplam KDV Dahil Satış (eğitim) Geliri 912.915,34-TL olup, söz konusu tutarın(KDV Dahil 912.915,34 TL ) %3 ‘ü 27,387,46 TL olarak hesaplanmış bu bedel oranında davacının kardan mahrum kaldığı anlaşılmıştır. Zira kaldırma kararı öncesinde de sektör bilirkişisinin de olduğu 3.6.2021 tarihli raporda sektörel olarak sözleşme bedelinin cironun %3 ü olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kaldırma sonrasında alınan ve davalının ticari defterlerinde yapılan incelemede de ; davalının toplamda kdv dahil Satış (eğitim) Geliri 912.915,34-TL olarak belirlenmiş ve bu bedelin %3 ‘ü = 27,387,46 TL olarak hesaplandığından, davalı firmanın tecavüz eylemi olmasaydı davacının bu tutarda bir satış tutarından mahrum kalacağı anlaşılmıştır. Yani davalının tecavüz eylemi olmasaydı dava konusu marka davacı tarafından eğitim amacıyla pazarlanacak ve aynı tutarda davacı tarafından lisansa /pazarlamaya konu olabilecek ve davacı bir gelir elde edecekti. Dolayısıyla SMK 151/2-a kapsamında yapılan inceleme sonucunda; Marka hakkını ihlal nedeniyle 6769 sayılı SMK 151/2-A maddesine göre 27.387.46 –TL maddi tazminatın █████/2017 (ihtarın tebliğ tarihinden ) itibaren işleyecek reeskont faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminatta ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davacı tüzel kişinin marka hakkının ihlali nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 149/1-ç maddesine dayalı olarak manevi tazminat talebinde bulunabileceği bilinmektedir. Ancak özel durumlar göz önünde tutularak hükmedilecek manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ... günlü ve ...sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut uyuşmazlıkta manevi tazminat koşullarının davacı yararına gerçekleştiği manevi tazminat tutarının , olayın oluş şekli, olay tarihindeki paranın satın alma gücü gözetildiğinde takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın, somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu , manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olmayacağı gözetilerek 5.000,00-TL manevi tazminatın █████/2017 (ihtarın tebliğ tarihinden ) itibaren işleyecek reeskont faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan ilan isteminin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,1-Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,2-Marka hakkını ihlal nedeniyle 6769 sayılı SMK 151/2-A maddesine göre 27.387.46 –TL maddi tazminatın ve 5.000,00-TL manevi tazminatın █████/2017 (ihtarın tebliğ tarihinden ) itibaren işleyecek reeskont faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminatta ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Mahkememizce verilen 06.04.2021 tarihli ihtiyati tedbirin devamına,4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de günlük yayın yapan bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,5-2.212,39-TL ilam harcının davacı tarafça yatırılan 102,47 TL peşin harç, 1010,00 TL ıslah harcı ve 3.865,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.977,47 TL harcın hazineye gelir kaydına, artan 2.765,08 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Marka hakkına tecavüzün tespiti yönünden; Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 27.387,46-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden red edilen miktar üzerinden hesaplanan Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Davalının yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 11-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 54,40 TL başvurma harcı, 102,47 TL peşin harç, 1010 TL ıslah harcı, 3.865 TL tamamlama harcı, 6.528,10-TL tebligat ve müzekkere masrafı, 38.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 49.559,97-TL yargılama giderinin 3/2 sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,12-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesineDair, HMK'nın 341 ve 345 maddeleri gereğince, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır