İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görüşülen, Çek İmzasının Sahteliği İddiasına Dayalı Menfi Tespit Davasında Yetki İtirazı ve Tarafların Talepleri.
Özet: Hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılan davacı şirket, takip dayanağı çekteki imzanın yetkisiz kişilerce sahtecilikle atıldığını, çekin çalındığını ve bu nedenle borçlu olmadığını ileri sürerek takibin durdurulması ve kötüniyet tazminatı talebiyle menfi tespit davası açmış; davalı faktoring şirketi ise çeki ticari bir sözleşme ve düzgün ciro silsilesiyle meşru hamil olarak devraldığını, davacının borçtan sorumlu olduğunu ve takibin kesinleştiğini savunarak davanın reddini, ayrıca dosyanın ihtisas mahkemesinde görülmesini istemiştir.

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine, .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ... Bankası ... şubesine ait, ... seri nolu 1.780.000 bedelli, 11.09.2025 keşide tarihli çek icra takibine dayanak yapıldığını, icra dosyasına konu çekte bulunan imza müvekkili şirketin yetkilisine ait olduğunu, 11.09.2025 tarihinde şirkette imza yetkilisi olan ... tarafından çek düzenlendiğini, 18.09.2025 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan ile şirket hisse devri ve temsile dair değişiklikler olduğunu, iş bu çek düzenleme tarihinde şirket yetkilisi olan ... tarafından imzalanmadığı gibi mevcut yetkili olan ... tarafından da imzalanmadığını, müvekkili şirketin önceki yetkilisi ... bir kısım çeklerinin çalındığına dair ... Cumhuriyet Başsavcılığında suç duyurusunda bulunduğunu, çekin düzenleme tarihi itibari ile müvekkili şirket yetkilisinin kurum ve kuruluşlardan toplanacak imza örnekleri ile mahkeme huzurunda vereceği imza örnekleri alınıp incelendiğinde bu husus açıklığa kavuşacağını, takip dayanağı çekte bulunan imza ve yazılar sahtecilik yolu ile meydana getirildiğini, bu nedenle çekte bulunan imzaya itiraz ettiklerini, imzaya itiraz ile beraber borcun tamamına faize ve borcun tüm ferilerine de itiraz ettiklerini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için, .... İcra Dairesi 2025/... E. Sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına, davanın kabulüne, alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın ihtisas mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından, adlî yargı ilk derece mahkemelerinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin kararları █████/2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bu kararlara göre finansa ilişkin davalara "...Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına..." karar verildiğini, dolayısıyla işbu mahkemeniz dosyasında müvekkil şirket faktoring şirketi olduğundan ve dava konusu finans alanını ilgilendirdiğinden, dosyanın ihtisas mahkemelerine gönderilmesini, davalı olan müvekkil şirket ... Faktoring A.Ş. 6361 sayılı mevzuat çerçevesinde kurulduğunu ve ticari hayatta yasalara ve usulüne uygun olarak Faktoring sözleşmeleri akdettiğini, Faktoring sözleşmesi MADDE 38 – (1) Faktoring sözleşmesi; mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilebilen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir almak suretiyle, faktoring şirketinin müşterisine sağladığı tahsilat, borçlu ve müşteri hesaplarının tutulmasının yanı sıra finansman veya faktoring garantisi fonksiyonlarından herhangi birini ya da tümünü içeren sözleşme olduğunu, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde dava dışı müşteri ... Lojistik Petrol Nakliye İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi (... Vergi Nolu) ile müvekkil şirket ... Faktoring A.Ş. arasında 14.02.2025 tarihli Faktoring Sözleşmesi akdedildiğini, davacı keşideci ... ... tarafından huzurdaki davaya dayanak .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasında takip dayanağı; ..., 1.780.000,00 TL, 11.09.2025 keşide tarihli, ... seri numaralı çek keşide edilmiş ve ... ...'ne ciro edildiğini, dava dışı müşteri ... Lojistik Şirketi ile davacı ... ... arasındaki ticari ilişkide ... numaralı 30.05.2025 tarihli e-faturaya konu malların satın alınması sonucu bahsi geçen çek dava dışı müşteri tarafından müvekkil şirkete mezkur çeki ciro ve teslim edildiğini, ciro zincirinden de tespit olunacağı üzere, müvekkil şirket mezkur çekin yetkili hamili konumunda olduğunu, davaya konu çek bankaya ibraz edilmiş ancak işlem yapılamadığını, bu sebeple .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası kapsamında borçlulara yönelik takip başlatılmıştır ve takipler kesinleştiğini, davacı, takip sürecinde hiçbir şekilde borca itirazda bulunmamışken borçlu olmadığından bahisle huzurdaki davayı ikame etmesi abesle iştigal ettiğini, davacı keşideci taraf, dayanak çekte yazılı bulunan borçtan sorumlu olduğunu, geçerli ve düzgün bir ciro silsilesi vardır, müvekkil yetkili hamil sıfatında olduğunu, ciro silsilesinde "görünüşte haklılık" ve "şekli meşruiyet" esas olduğunu, davacı taraf, konu çekte yer alan imzanın müvekkil şirketin; konu çekin vade tarihi ve muhatap bankanın "karşılıksızdır" kaşesini vurduğu tarih olan 11.09.2025 tarihinde yetkilisine ait olmadığını işbu halin ciro silsilesini doğrudan koparacağını, konu çekten bu sebeple sorumlu olmayacağını ve dolayısıyla müvekkilin yetkili hamil olamayacağını iddia etmektedir. Oysa TTK m. 790 uyarınca hamilin hak sahipliği için ciroların "maddi olarak geçerli olması" değil, "birbiri ile bağlantılı ve kesintisiz görünmesi" yeterli olduğunu, müvekkil şirket çeki teslim alırken ciro silsilesini kontrol etmiş; keşideci,lehtar ve nihayeten yetkili hamil müvekkile kadar zincirde hiçbir kopukluk (imza eksikliği, ciro dışı devir vb.) tespit etmediğini, bir tacirin ciro silsilsindeki imzaların gerçek olup olmadığını araştırma yükümlülüğünü ve imkanı bulunmadığını, müvekkil şirket faktoring mevzuatından ticari örften doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkil şirket 6361 sayılı Kanun'a göre faaliyet gösteren bir finansal kuruluş olduğunu, faktoring işlemlerinde uygulanan istihbarat, risk odaklı bir yaklaşımla sınırlı olduğunu, müvekkilin yükümlülüğü; Faturayı Temlik Eden Müşteri ile fatura Borçlusu (mevcut davada davacı keşideci) arasındaki ekonomik bağı ve Çekin keşidecinin borcuna karşılık keşide edilip edilmediğini kontrol ettiğini, Faktoring şirketleri, kambiyo senedi üzerinde yer alan ve müvekkilimizden önceki ciro silsilesindeki her bir ara cirantanın ticari ilişkisini ve mal alım-satım kayıtlarını incelemek gibi aşırı ve ticari hayatın olağan akışına aykırı bir yükümlülüğe sahip olmadığını, şöyle ki, müvekkil şirket 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde faaliyetlerini yürütmekte olup gerek ... A.Ş.'nin gerekse BDDK'nın tarafından denetimi altında işlemlerini gerçekleştirdiğini, müvekkil yargılama konusu çekleri iyiniyetle iktisap ettiğini, mezkur çeklerin dayanağını teşkil eden fatura, alacak bildirim formu, çek teslim bordrosu da deliller arasında olduğunu, müvekkilin iyi niyetli olduğu ve dolayısı ile yetkili hamil olduğu aşikar olduğunu, müvekkilin tüm işlemleri hukuka uygun olarak ve iyiniyetle yapıldığını, davacı keşidecinin imza aidiyetine ilişkin beyanı yerinde olmadığını, takibe konu çekin düzenlendiği tarihte davacı şirketin yetkilisi münferit imza (tek imza) yetkisine sahip olduğunu, çekin keşide edildiği, faktoring sözleşmesinin imzalandığı ve hatta alacak bildirim formu ile çek tevdi belgesinin düzenlendiği tarihte ticaret sicil gazetesinden görüldüğü üzere ve davacının bizzat dava dilekçesinde de ikrar ettiği şekilde dava konusu çekin vade tarihi olan 11.09.2025 tarihinde ... davacı şirketin yetkilisi münferit imza ile temsile yetkili olduğunu, çekin keşide edildiği ve müvekkil şirketin çeki teslim alarak ödeme yaptığı tarihte münferit yetki ile çek usule ve hukuka uygun olarak ciro edildiğini, başka bir mahkeme kararıyla ihtiyati haciz kararı alınabilmiş olması, davacının imza itirazına yönelik "salt gözle görülür" olduğu iddiası çürütmekte olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde dava konusu takibe dayanak çekteki imzanın müvekkil şirketin imzaya yetkili temsilcisine ait olmadığını beyanda bulunmuş olsa da konu çekten doğan alacağımızı güvenceye almak maksatlı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... değişik iş sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararı bulunması müvekkil tarafın takipte haklı gerekçelere sahip olduğunu adeta ispatlar niteliktedir, dolayısıyla çekteki imzanın davacı keşideci yanın iddia ettiği gibi davacı şirket yetkilisine ait olmadığı hususu, salt gözle görüldüğünde anlaşılabilecek bir husus olmadığı bir başka tarafsız yargı mercinin kararıyla da sabit hale gelmiş olup, alacaklı müvekkilden bu yönde bir beklentinin olması ya da çekin mevcut imzalı hali ile kötüniyetli olarak takibe konduğu ve ihtiyati haciz kararı alındığı şeklinde hava yaratılarak takibin durdurulmasının talep edilmesi ve talebin kabul edilmiş olması müvekkilin hak kaybına sebep olduğunu, davacı borcun tahsilinden kurtulmak ve süreci uzatmak amacıyla gerçek dışı olarak imza itirazında bulunduğunu, dosyadan yapılacak bilirkişi incelemesinde imzanın davacıya ait olduğu sübuta erdiğini, davacının imza itirazını kabul etmemekle birlikte, aksi yönde durum mevcut olsa dahi müvekkil şirket adli tıp uzmanı, grafolog ya da bilirkişi olmadığından, imzaların sahte olup olmadığı hususunda bir araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, kambiyo senedinden bağımsız olan asıl ilişkiden doğan defiler müvekkile karşı ileri sürülemez, zira müvekkil iyiniyetli hamil olarak nisbi def'ilerin muhatabı olmadığını, Kambiyo senetlerinde def’i kavramı, itirazı da kapsayan geniş bir manada kullanılmaktadır. Türk Ticaret Kanunu’ndaki düzenlemeler incelendiğinde def’ilerin; senedin hükümsüzlüğüne ilişkin defiler, senet metninden anlaşılan defiler ve şahsi defiler şeklinde üçlü bir ayırıma tabi tutulduğu söylenebilir. Nisbi def'iler ise sadece def'iye konu ilişkinin tarafına ileri sürülebilecek olup, ilişki tarafı olmayan yetkili hamil müvekkil şirkete ileri sürülmesi mümkün olmadığını, bu nedenlerle; huzurdaki davanın görülmek üzere öncelikle İhtisas Mahkemelerine (İstanbul Adliyesinde kapsamında mevcut 6-7-8-9 numaralı Ticaret Mahkemeleri olmak üzere) gönderilmesine, müvekkil şirketin iyiniyetli ve yetkili hamil bulunduğunun tespiti ile davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; 1.780.000 TL bedelli çek yönünden alacağa ilişkin .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyası sebebi ile iş bu imza inkarına dayalı menfi tespit davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetki Hakkında Kanun'un 5. Maddesinin 5. Fıkrasında özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir.
Hakimler ve Savcılar Kurulunun 1.dairesinin 25.11.2021 tarihli, 1232 karar numaralı kararı ile İstanbul İlinde Finans İhtisas Mahkemesi kurulmasına karar verilmiş olup Finans İhtisas Mahkemeleri 15.12.2021 tarihi itibariyle faaliyete başlamışlardır. Hakimler ve Savcılar Kurulu 1.dairesi 25.11.2021 tarihli, 1232 karar numaralı kararı uyarınca;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3)19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5)21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere 15.12.2021 tarihinden itibaren İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin ihtisas mahkemeleri sıfatıyla tevzi edilmesine karar verilmiştir.
Finans İhtisas Mahkemelerinin görev alanının tayininde uyuşmazlığın yukarıda belirtilen Hakimler ve Savcılar Kurulu 1.Dairesinin 25.11.2021 tarihli, 1232 karar numaralı kararında yer verilen kanun maddelerinden kaynanıp kaynaklanmadığına bakılması gerekmekte olup dosya kapsamı incelendiğinde, gerek tarafların iddia ve savunmalarından gerekse takip dayanağından anlaşıldığı üzere uyuşmazlığın Faktoring işleminden kaynaklandığı, davalının faktoring alacağından kaynaklı olduğu iş bu davada Finans Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından, davanın finans ihtisas mahkemesi olarak belirlenen İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzii için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, Mahkememiz esasının gönderme kararı uyarınca kapatılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)İş bu davanın Finans İhtisas Mahkemesi olarak belirlenen İstanbul 6, 7, 8 ve 9 Asliye Ticaret Mahkemelerine tevdi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE,
2-)Mahkememiz esasının gönderme kararı uyarınca kapatılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı yapılan inceleme sonucu karar verildi. █████/2026
Katip ....
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!