Danıştay 5. Daire, KHK ile kamu görevinden çıkarılan, FETÖ/PDY ile geçmiş iltisakını etkin pişmanlıkla ikrar etmesine rağmen beraat eden davacının kamu görevinden çıkarma işleminin temyizen incelenmesi.
Özet: Kamu görevinden çıkarılan davacı, FETÖ/PDY ile geçmişte ders çalışma amacıyla kurduğu ve etkin pişmanlık kapsamında itiraf ettiği irtibat nedeniyle idari işlemle ihraç edilmiştir; ceza yargılamasında örgüt üyeliğinden beraat etmesine rağmen, idare ve bölge idare mahkemeleri, davacının kendi beyanlarına dayanarak terör örgütleriyle iltisak veya irtibatı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılma işlemini hukuka uygun bulurken, davacı bu karara itiraz ederek kısa süreli geçmiş temasın yetersiz olduğunu ve beraat kararını vurgulayarak ihracının iptalini talep etmektedir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : ██████████
Karar No : ██████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı - ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında "FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan soruşturma kapsamında davacının müdafisi huzurunda alınan ifadesinde, anılan örgütle iltisakı ve irtibatını ikrar eden beyanlarda bulunduğu ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, "FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, kişilerin kamu görevinden ihraç edilebilmesinin terör örgütüyle üyelik ve mensubiyetin yanında "bağ (irtibatlı veya iltisaklı) olunması" halinde de söz konusu olduğu ve ceza yargılaması sürecinde davacının soruşturma aşamasındaki ifadelerini doğrulayan ve FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatını ve iltisakını ikrar ederek "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait evlere giderek burada bulunduğu, ders çalıştığı, sohbet adı verilen toplantılara katıldığı vs." şeklinde beyanlarda bulunduğu; bu nedenle davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplarla irtibatı ve iltisakı olduğunun değerlendirildiği gerekçesiyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir irtibatının olmadığı, lise öğrencisi iken bu yapıya ait evlere ders çalışmak için birkaç defa gittiği, sonrasında anılan yapı ile hiçbir bağının olmadığı, ceza yargılamasındaki tanık beyanı ile de bu hususun doğrulandığı ve bu yargılama sonucunda hakkında beraat kararı verildiği, Anayasa'da güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği, temyize konu kararın usul ve hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde sona ermiştir.
Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra █████/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, "...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin █████/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan █████/2022 tarih ve E:████████ K:███████ sayılı kararıyla, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle █████/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan...üyeliği, mensubiyeti veya" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; ... 9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır. Bu maddenin (A) fıkrasında belirtilenlerin işlemleri ise söz konusu fıkradaki usule göre yapılır." hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(f) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, █████/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
Davalı idare bünyesinde piyade astsubay olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Diğer yandan UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, öncelikle, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçesi olarak, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönündeki değerlendirmenin gösterildiği; Mahkemece, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılama sürecinde davacının, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait evlere giderek burada bulunduğu, ders çalıştığı, sohbet adı verilen toplantılara katıldığı" şeklinde beyanlarda bulunduğu ve anılan örgütle irtibatını ve iltisakını ikrar ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesince reddedildiği görülmüştür.
Bu nedenle, öncelikle, davalı idarece dava dosyasına sunulan davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde;
İdare Mahkemesi kararında; örgütle irtibat ve iltisakını gösteren tek delil olarak davacının ikrar içeren (FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait evlere giderek ders çalıştığı ve sohbet adı verilen toplantılara katıldığı şeklinde) beyanları gösterilmiş ise de;
Davalı idarece dosyaya sunulan █████/2018 tarihli soruşturma raporunda; davacının ceza soruşturmasında verdiği ifadede 2007-2008 yılları arasında FETÖ/PDY'ye müzahir öğrenci yurtlarında kaldığı yönünde istihbari mahiyette bilgiler elde edildiği tespitlerine yer verilmiştir.
Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki ve hakkındaki ceza yargılaması sürecindeki beyanlarında özetle; anılan yapıya ait herhangi bir dershane veya okula gitmediği, sadece 2007-2008 yılları arasında liseden sınıf arkadaşları aracılığıyla okul çıkışlarında 1-2 saatliğine ders çalışmak için belirli aralıklarla ve düzensiz bir şekilde yapıya ait evlere gittiği, ancak burada yatılı kalmadığı, lise döneminden sonra hiçbir ilişkisinin olmadığı, askeri okul sürecinde ve meslek hayatı boyunca söz konusu örgütle hiçbir bağının bulunmadığı ileri sürülmüştür.
Davacı hakkında "FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan tanık N.Ç'nin davacı hakkında, "...2008 yılında lise son sınıfta üniversite sınavına hazırlanıyordum, sanıkta benimle birlikte sınava hazırlanıyordu, o Uşak'ta evinde kalırdı ancak okul çıkışlarında benim kaldığım eve ders çalışmak amacıyla gelip giderdi, kaldığım evde M.K isimli ev sorumlusu bizi ders çalıştırırdı,... ... bu şekilde kaldığım eve düzenli olmamakla birlikte 3-4 ay kadar gelip gitti, sınava girmeden önce bir daha bulunduğum eve gelmedi, bu 2008 yılıydı,...sanık ...'nın Balıkesir'deki Kara Kuvvetleri Komutanlığı Astsubaylık Okulunu kazandığını duydum, ...'la Ankara'da 2010 yılı 30 Ağustos törenlerinde askeri okulda görüştüm, ben o tarihte Ankara Jandarma Astsubay Okulu'nda okuyordum, bu görüşmemiz ayaküstü oldu, yapıya ilişkin herhangi bir konuşma aramızda olmadı, bu görüşmeden başka kendisiyle bir daha görüşmem olmadı,..." şeklinde beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece, davacının anılan örgütle irtibatı veya iltisakını ortaya koyan somut bilgi veya belgenin sunulmadığı gibi Dava Dairesince yapılan █████/2022 tarihli kapsamlı ara karar üzerine gelen cevabi yazılarda da davacının anılan örgütle bağı olduğuna dair herhangi bir bilgi, belge veya tespitin bulunmadığı görülmektedir.
Dolayısıyla, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza yargılaması sürecindeki tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden; davacının sadece lise döneminde, 2007-2008 yılları arasında, kısa bir süre ders çalışmak için örgüte ait eve gittiği, ancak sözü edilen evlerde kalmadığı anlaşılmakta olup, bu hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
Sonuç itibarıyla, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile davacının ceza davası dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile tanık ifadeleri yanında davacının kendi beyanları ile de doğrulandığı üzere FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı ve iltisakının sabit olduğu, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait evlere giderek burada bulunduğu, ders çalıştığı, sohbet adı verilen toplantılara katıldığı" anlaşılmaktadır.
Dairemizde görülen binlerce dosyadan bilindiği üzere, FETÖ terör örgütü evlerinde yetiştirdiği, ders çalıştırarak özel olarak kurumlara yerleştirdiği kişileri asla bırakmamakta, bir şekilde irtibatını devem ettirmekte, yeri ve zamanı geldiğinde de örgütün amaçları doğrultusunda kullanmaktadır.
Davalı idare bünyesinde astsubay olarak görev yapan davacının yürüttüğü kamu hizmetinin niteliği, önem ve özelliği dikkate alındığında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplarla irtibatı ve iltisakı olduğu yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu ve temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararıyla uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!