Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında araç kiralamada haksız faturalandırma ve sigorta dolandırıcılığı iddiaları.
Özet: Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında davacı, kiraladığı araçta meydana gelen ufak çaplı hasarın, en üst düzey ek sigorta paketiyle teminat altında olmasına rağmen, iade sırasında şirket personelinin araca kasten ek hasarlar verdiğini ve bu hasarları da kendisine yükleyerek 158.800 TLlik haksız bir fatura düzenlediğini ileri sürmektedir; davacı, şirketin sigortadan tahsilat yaparken aynı zamanda kendisinden de ödeme talep ederek çifte menfaat sağladığını, evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık teşkil eden bu işlemlerin iptali ile kendisine yöneltilen mesnetsiz taleplerin reddini talep etmekte, yaşanan süreci haksız faturalandırma ve organize delil karartma olarak nitelendirerek, elindeki dijital delillerle ve yaptığı resmi şikayetlerle iddialarını desteklemektedir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 27.04.2025-29.04.2025 tarihleri arasında ... Şubesi'nden ... plakalı aracı kiraladığını, Kiralama sözleşmesinde “en üst düzey ek sigorta paketi (... )” davacı yana sunduğunu, bu kapsamda tam sigorta teminatı altında olduğu bildirildiğini, ... istikametine seyir halindeyken seyir esnasında aracın refüje temas etmesi sonucu araçta jandarma polisinin tuttuğu hasar tespit tutanağında açıkça görülen hasarlar oluştuğunu, Kiralama esnasında aracın yürüyen aksamı kusursuz olduğu, yalnızca tarafından kaynaklanan hafif yüzey çizilmesi ve minimal kapı hasarı bulunduğunu, Oluşan izlerin küçük çaplı lokal bir tamiratla kolayca giderilebilecek nitelikte olduğunu, oluşan hasar aracın çalışmasına, güvenliğine ya da yapısal bütünlüğüne zarar verecek nitelikte ağır bir hasar olmadığını, 29.04.2025 tarihinde aracı iade etmeye gittiğinde, ... şirketinde görevli bir personel tarafından aracın teslim alma işlemi için hazır bulunduğunu, Kendisi, "bende kaporta ustasıyım bir şey olmaz " diyerek araca ek hasarlar vermeye başladığını, yalnızca aracı hasarsız biçimde teslim almak ve o anki durumunun fotoğraflarını çekmek ve belgelemekle sınırlı olduğunu, kiralanan araçla ilgili olarak yaşanan tek taraflı küçük çaplı kazanın ardından, araca yalnızca yüzeysel ve hafif düzeyde hasar verildiği, jandarma / polis tarafından düzenlenen resmi hasar tespit tutanağı ile sabit olduğu, şirket çalışanının araç teslimi sırasında ve sonrasında araca verdiği ek hasarlar, davacı adına oluşturulan teslim fotoğraflarına dahil edilerek sanki tüm hasarlar davacıya aitmiş gibi gösterildiği, karşılıklı imzalı herhangi bir hasar tespit tutanağı olmaksızın, yalnızca davacı aleyhiha tek taraflı bir belge üzerinden fatura düzenlendiği, şirket çalışanının araca hasar verdiğine dair bağımsız ekspertiz ya da teknik rapor alınmadığı, kasko tarafından ödenmesi gereken 85 bin TL'lik değer kaybı ve ek sigorta paket kapsamında 17.000 TL'lik hasar indirimi ve şirket çalışanın verdiği hasarlardan doğan muafiyet fatura tutarına yansıtılmayarak fatura tutarı düşürülmediği, Araç teslimi sırasında mevcut hasarlar hasar tespit tutanağına kaydedildiğini, teslim anında davacı tarafından kaynaklanmayan yeni hasarlar araç teslimi sırasında ve tesliminden sonra şirket çalışanı tarafından oluşturulduğu, Teslim sonrası davacıya gönderilen ek hasar fotoğrafları, tarafından verilmiş gibi gösterilmeye çalışıldığını, teslim tutanağına veya fotoğraflara imza attırılması için kendisine baskı yapıldığı, davacının haklılığı gereği imzalamayı reddettiği ve ek hasarları kabul etmediğini açıkça beyan ettiği, ek hasarların oluşturulduğuna dair fotoğraflar dijital ortamda flash disk üzerinde kayıtlı olduğu, tüm bu deliller hasarların teslim sonrası oluştuğu ve davacı yandan kaynaklanmadığını kesin olarak göstermekte olduğu, 12 Haziran 2025 tarihinde ... şubesine bizzat gittiğini, teslim sırasında düzenlenmiş faturaya ilişkin itiraz dilekçesini ofise sunduğu, aynı zamanda şirketten sigorta poliçesini talep ettiği, bu talebinin reddedildiği, Ofiste bu sürecin kayıt altına aldığı, 13 Haziran 2025 tarihinde polis merkezine giderek resmi şikâyetini yaptığı ve şubenin güvenlik kameralarının incelenmesini talep ettiği, tüm bu anlatılanlarda hem haksız faturalandırma, hem de organize delil karartma süreci yürütüldüğü, davacı tarafına yöneltilen 158.800 TL'lik fatura bedelinin tamamen hukuksuz ve usulsüz olduğunu ve yasal sürecin açıkça kötüye kullanıldığı kanıtlandığını, sigorta sisteminin devre dışı bırakılarak zararın tek taraflı olarak davacıya yüklenilmesi olmayıp, aksine şirketin bir yandan sigortadan hasar tahsilatı yaparken, diğer yandan sigortalı olduğu halde aynı hasarları haksız şekilde davacıya ödeterek çift taraflı menfaat sağlamaya çalışma amacına yönelik olduğunu, aynı zamanda bu faturalar sigorta kurumlarına sunulmak üzere hazırlandığından, benim üzerimden haksız sigorta tahsilatı elde etme girişimi söz konusu olduğunu, bu eylemler 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerini ihlal etmekte; ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. Maddesinde düzenlenen “nitelikli dolandırıcılık” ve 204. maddesinde yer alan “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturabilecek nitelikte olduğu, Usulsüz ve hileli işlemlerle düzenlenmiş faturanın iptalini ve şahsıma yöneltilen haksız, dayanaksız taleplerin tamamının reddettiğini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Taraflar arasında araç kiralama sözleşmesi bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a maddesine göre, "(...) kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda" sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu düzenlendiğini, Sulh Hukuk Mahkemesi yerine Asliye Ticaret Mahkemesi olan mahkemenizde açıldığı, kamu düzeni niteliğinde olan bu aykırılık sebebiyle, öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle reddini talep ettiklerini, Yine aynı yasanın 10 uncu maddesine göre "genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi" olduğu, Müvekkil şirketin yerleşim yeri dikkate alındığında, yetkili mahkemenin... olduğu, bu sebeplerle davanın yetkisizlik sebebiyle reddini talep etmiş, ... A.Ş. ile davacı ... arasında, ... plakalı aracın 27.04.2025 - 29.04.2025 tarihleri arasında kiralanmasına yönelik olarak araç kiralama sözleşmesi imzalandığı, ... plakalı araç, kaza tarihinde dava dışı ... Şirketi'ne ait olduğu, Bahse konu araç, müvekkil şirket ile dava dışı şirket arasında 6362 sayılı Finansal Kiralama Kanunu gereğince akdedilmiş olan ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesine konu 289 araçtan sadece biri olduğunu, .... Noterliğinin █████/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile ... plakalı araca ilişkin düzenlenen yetki/muvafakatnameyi mahkemeye sunduklarını, ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile emsal Yargıtay kararlarına göre, kira sözleşmelerine konu uyuşmazlıklarda, kiraya veren malik olmak zorunda olmadığından, şahsi hak doğuran sözleşme gereğince kiraya veren, kiracının sebep olduğu zararları talep etme hakkına sahip olduğunu, Bahse konu aracın davacıya eksiksiz, çalışır ve hasarsız durumda teslim edildiği, teslimat düzenlenen araç teslim tutanağı ile araç üzerindeki mevcut durumu gösteren kayıtlarla belgelendiği, Davacı, 28.04.2025 tarihinde saat 06:05’te ... üzerinde müvekkil şirketten kiraladığı ... plakalı araca tek taraflı trafik kazası ile maddi hasar verdiğini, Kaza tespit tutanağında yer aldığı şekilde: "28.04.2025 günü saat 06:05 sıralarında ... istikameti 0-7 / 30 yol kesiminin 4. km.sinde meydana gelen tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasında; Sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracı ile ... ili istikametine seyir halindeyken yolun yukarıda belirtilen mevkiine geldiğinde, dikkatsizlik, dalgınlık ve tedbirsizlik sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek aracını gidiş istikametine göre yolun solunda bulunan bariyerlere aracının sol yan kısmından çarpması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kazada ... plakalı aracın sol ön kapı, sol arka yan ve sol ön çamurluk, sol ön sol arka lastik jant kapaklarının, ve sol ön tampon kısımlarında hasarların oluştuğu görülmüştür. Kazada otoyol bariyerlerinde hasar meydana gelmemiştir. Bu kazanın oluşumun da; ... plakalı araç sürücüsü ...’ın 2918 S.K.T.K.’nun 52/1-b (Aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak.) kuralını ihlal ettiği" netice ve kanaatine varıldığı, davacının elyazılı ve ıslak imzasını içerir hasar beyan formunda ise davacı "... yolundan giderken uyuyakaldım. Araç hızlı değildi, sol şeride geçtiği ve refüje değdiğini, refüjden sektiğini çarpınca anladım. Olay yerine polis çağırdım tutanak tuttular, aracın fotoğraflarını merkeze attım. Aracın ön kapısının önündeki hasarı ben vermedim. Onu ofis çalışanınız yaptı. Bana alkol tespit yapıldı ve sıfır promil. Bu kadar". Kazaya ilişkin çekilen fotoğraflar, onarım süreci belgeleri ve ekspertiz raporları ile aracın hasar durumunun tamamı sabit olduğu, davacının kendi kusuruyla neden olduğu hasar, değer kaybı ve ticari kazanç kaybı zararlarının tazmini sürecinde, hukuki sorumluluğunun bilincinde olduğu hâlde, bu yükümlülüklerden kaçmak amacıyla şirket yetkilisine ve çalışanlarına yönelik olarak WhatsApp mesajları ve telefon görüşmeleri yoluyla sayısız tehdit, hakaret ve iftirada bulunduğu, davacı %100 kusuruyla sebep vermiş olduğu zararların tazmini amacıyla █████/2025 tarihinde ... numaları fatura kesilerek 44.400 TL hasar bedeli, 85.000 TL değer kaybı bedeli ve 29.400 TL kazanç kaybı bedeli olmak üzere toplamda 158.800,00 TL'lik fatura düzenlendiği, Araç kiralama sözleşmesine konu ... plakalı araç davacıya günlüğü KDV dahil toplamda 1.400 TL'ye kiralandığı, sözleşmeye konu aracın 21 gün boyunca serviste kaldığından bu zaman zarfında hiçbir şekilde çalıştırılamadığını, Müvekkil şirketin, araçtan mahrum kalmasından dolayı 29.400 TL ticari kazanç kaybı zararı doğduğunu, sözleşmeye konu aracın onarılması için servisle yapılan görüşmelerde, aracın onarılması için vermiş olduğu teklifte, 162.150,00 TL gibi ultra fahiş bir bedel istenildiği, Şirket yetkilileri, ultra fahiş teklifi redderek, 44.400 TL'ye araç onarıldığını, Bahsi geçen araçta, meydana gelen zararların tazmini amacıyla davacı hakkında ... Esas numaralı dosya ile ilamsız takip açıldığı, Fakat davacı, haklı takibe kötüniyetli olarak itiraz ettiği, itirazın bertaraf edilmesi amacıyla ... esas numarası ile "itirazın iptali" davası açtıklarını, Halihazırda yargılama devam ettiğinden, mahkemenizce HMK 165 inci maddesi gereğince itirazın iptali davasının kesinleşmesi anına kadar bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, █████/2025 tarihli şikayet dilekçemiz ile ... esas numaralı soruşturma dosyası ile davacı ...'nın hakaret, tehdit ve iftira eylemlerinin cezalandırılması istenmiş ve halihazırda soruşturmanın devam ettiğini, Davacı ..., son derece kötüniyetli olup, Türkiye genelinde binlerce aracı ile faaliyet gösteren ve 10 binlerce müşterisi olan kurumsal şirketimizi mahkemeniz nezdinde gerçeğe aykırı beyanlar vermek suretiyle ve son derece aşağılık ithamları ile kötü göstermeye çalıştığını, kurumsal şirket çalışanları ve yetkilileri hakkında ağza alınmayacak hakaretler ve tehditlerde bulunduğunu, Bu durumu savcılık dosyasına sunulu ses kayıtları ve whatsapp görüşme ekran kayıtları ile ortaya koyduklarını, ses kayıtları incelendiğinde, davacının psikolojik sorunları olduğu ve normal davranışlar sergilemediği, Davacı %100 sorumlu olduğu resmi tutanaklar ve araca ait kaza öncesi, sonrası ve onarım öncesi ve sonrası bütün fotoğraflar ile sabit olmasına rağmen hiçbir ödeme yapmamak amacıyla müvekkil şirketin Anayasal hakkı olan yasal yollara müracaat etme girişimini yıldırmaya ve baskılamaya çalıştığını, yine araçtaki mevcut hasar, işyeri çalışanının kapıyı açması sırasında meydana gelen küçük çaplı deformasyonla birlikte şirket merkezine bildirildiği, yapılan incelemelerde, söz konusu deformasyonun daha önceki kazadan kaynaklanan çamurluk hasarının kapıyı kastırması sonucu oluştuğu ve onarım maliyetine ek bir masraf getirmediği tespit edildiğini, Konuyla ilgili olarak yetkili servisle yapılan görüşmeler neticesinde, oluşan bu küçük deformasyonun herhangi bir onarım ücretine tabi olmadığı teyit edildiği, müşteriye çalışanın eyleminden kaynaklanan bu durum için ek bir bedel yansıtılmadığını, davacı güvence pakati satın aldığını, bu yüzden araçtaki mevcut hasarların kendisinden talep edilemeyeceğini iddia etmiş ise de sözleşme gereğince güvence paketleri kiracının/davacının kiralanan araca vermiş olduğu her zararı kapsamadığını, davacı %100 kusuru ile sebep olmuş olduğu zararları gidermek yerine, müvekkil şirketin yasal haklarını kullanmasını engellemeye ve baskılamaya çalıştığını, ağza alınmayacak hakaret ve tehditlerde bulunduğu, davacının %100 kusurlu eylemleri sebebiyle, araçta meydana gelen zararlardan sorumlu olduğundan davanın reddini talep etmiştir.. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava şartlarıdır. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK'nun 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 5A/1 maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.", HUAK'nun 18/A-2 maddesinde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. İşbu düzenleme gereğince arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmasına ilişkin tensip tutanağı ile ara karar tesis edildiği, davacıya bu yönde muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın davacıya tebliğ edildiği ve davacının █████/2025 havale tarihli dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağını dosyaya sunmuş olduğu, tutanakta yapılan incelemede, arabuluculuk sürecinin █████/2025 tarihinde başlamakla █████/2025 tarihinde neticelenmiş olduğu tespit edilmiştir.7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 5/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, "konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda" dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, █████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Bu halde █████/2025 tarihinde açıldığı anlaşılan işbu davada arabuluculuk yolunun tüketilmesinin dava şartı olduğu, dava şartının sonrada ikmal edilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşıldığından Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince HMK'nın 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere,1-Davanın TTK'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince HMK'nın 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine,2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40-TL harçtan peşin alınan 2.711,91-TL harçtan çıkarılarak artan 2.096,51-TL harcın karar kesinleşmesi ve istemi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı işbu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.