İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı maddi tazminat davasında zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davacının istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Bir trafik kazasında yaralanan davacının sigorta şirketinden maddi tazminat talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararını takiben davacının istinaf başvurusunu inceleyen mahkeme, kazanın 2011de gerçekleştiği ve davanın 2019da açıldığı dikkate alındığında, yaralanmalı trafik kazaları için uygulanan sekiz yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit etmiştir; bu nedenle davanın zamanaşımından reddedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davacının daha fazla tazminat istemiyle yaptığı istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO: █████████ KARAR NO : ████████ İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ: █████/2022NUMARASI : ████████ Esas- ████████ KararDAVANIN KONUSU: TazminatKARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2011 günü davalı ... AŞ'nin sigortalısı ... plakalı araçta yolcu olan müvekkilinin tek taraflı kaza sonucunda yaralandığını belirterek, geçici-kalıcı maluliyet yönünden maddi tazminatın belirlenerek sigorta poliçe limitleri ile kaza tarihinden işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili █████/2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinden 279,63 TL geçici iş görememezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebinin zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile toplam 279,63 TL'nin temerrüt tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara ilişkin istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili: Belirlenemeyen tazminat tutarı söz konusu iken belirsiz alacak davasında kesinlik sınırından bahsedilmesinin belirsiz alacak davasının niteliği ile bağdaşmayacağını, dosyada mübrez rapora itirazların dikkate alınmadığını, müvekkilinin muayene edilmeden rapor hazırlandığını belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı yapılan incelemede: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." denilmektedir. Aynı Kanun'un 109/2. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.Yine kaza tarihinde yürürülükte bulunan 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun zamanaşımını düzenleyen 72. maddesinde de "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” hükmüne yer verilmiştir. Zamanaşımının oluşması için zararın ve tazminat sorumlusunun birlikte öğrenilmesi gerekir.Yukarıda açıklandığı gibi 2918 sayılı Yasanın 109/2. maddesi gereğince, dosya içinde mevcut kaza tespit tutunağından kolluk evraklarından trafik kazasının maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası olduğu anlaşılmakla artık olayda ceza zamanaşımı dikkate alınacaktır. Bu durumda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89 ve 66. maddeleri nazara alındığında 8 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmalıdır.Bu açıklamalara göre, kazanın █████/2011 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı Yasanın 109/2. maddesi ve 5237 sayılı Yasanın 89 ve 66. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 8 yıllık zamanaşımı süresinin davanın açıldığı █████/2019 tarihi itibariyle dolduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, davanın zamanaşımından reddedilmemesi doğru olmamıştır. Ancak istinaf eden sıfatına göre diğer istinaf sebeplerinin değerlendirilmemesine karar vermek gerekmiştir.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1.Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3.Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026