İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında ithal çelik malzemede oluşan hasarın tazmini talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının istinaf incelemesi.
Özet: İthalatçı bir şirket, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında deniz yoluyla taşınan çelik ürünlerinde meydana gelen paslanma ve deformasyon hasarı için sigorta şirketinden 31.131,67 USD tazminat talep etmiş; ancak sigortacının hasarı teminat dışında bırakma kararını bildirmesinin ardından iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığı için, ilk derece mahkemesi davayı usulden zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ███████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ███████ Esas - ████████ Karar TARİH: █████/2022DAVA: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı sigorta şirketi ile yapılan 12.09.2014 tanzim tarihli ...Acente numaralı ... Poliçe numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile müvekkil davacı .... A.ş 'nin hasarı teminat altına alındığını, bu sözleşmede teminat altına alınan bedelin 2.676.280,00 $(USD) olduğunu, █████/2014 tanzim tarihli ... poliçe nolu nakliyat emtia sigorta poliçesi bedel artış zeyli ile beraber 229.395,47 $ (USD) + %10 arttırılarak 2.905.675,47 $ (USD) + %10'a yükseltildiğini, poliçe gereği tahakkuk eden primin müvekkili tarafından ödendiğini, sözleşme uyarınca ... limanına malların boşaltıldığını, müvekkili şirket tarafından satın alınan çelik malzemede hasar meydana geldiğini buna istinaden davalı sigorta şirketinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını ve hasarın tespiti için davalı sigorta şirketi tarafından ".... LTD. ŞTİ" görevlendirildiğini, değerlendirmeleri sonucunda toplamda 100.360 kg malzemenin kullanılamaz halde olduğunun tespit edildiğini, davalının kendi tespitleriyle red kararı verdiğini beyan ederek davalı sigorta şirketi tarafından ödenmeyen şimdilik 31.131,67.-USD nin hasar ihbarı olan 14.11.2014 tarihinden itibaren T.B.K. M 99/son uyarınca fiili ödeme anındaki T.C. Merkez Bankası Efektif satış kur karşılığının 3095 s. K.nun 4/A maddesi uyarınca asıl alacağa işletilecek en yüksek USD faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun deniz sigortalarına ilişkin olduğunu, TTK m. 5 uyarınca davada görevli mahkemenin denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatıyla görev yapan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu nedenle davanın görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmesini, sigorta tazminatı alacağı 12.12.2014 tarihi itibariyle muaccel olduğunu bu nedenle dava zamanaşımı 12.12.2016 tarihinde dolduğunu ve alacağın zaman aşımına uğradığını yükleme öncesi mevcut hasarlar sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu beyan ederek zaman aşımına uğradığından davanın görev yönünden ve zaman aşımı yönünden reddine, karar tarihindeki nispi vekalet ücreti tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin davacıdan tahsiline, zaman aşımı def’ileri kabul edilmez ise haksız davanın, davacının talep ettiği hasarlar sigorta teminatı kapsamında olmadığından reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; "Dava dilekçesi , cevap dilekçesi ,davaya konu konişmento, survey tutanakları ,hasar dosyası , ihtarname, bilirkişi raporu ile dosya içerisinde bulunan tüm deliller bir bütün olarak düşünüldüğünde ; Davaya konu taşıma sebebiyle taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin 12.09.2014 tarihinde imzalandığı, 04.09.2014 tarihinde emtianın gemiye yüklendiği, 11.11.2014 tarihinde varış limanında davacının da eşlik ettiği boşaltma sırasında ve akabinde yapılan incelemede emtianın bir kısmının paslanma şeklinde korozyon hasarına ve çarpılıp eğilme sonucu deforme olduğunun tespit edildiği, 17.11.2014 tarihli hasar talep yazısı ile davalıdan hasar miktarının tazmininin talep edildiği, davalı tarafından 29.07.2016 tarihli cevap ile söz konusu hasarın poliçe içerisinde değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği , 17.10.2019 tarihinde arabuluculuk sürecinin başladığı, 22.11.2019 da bu sürecin sonlandığı, 20.12.2019 tarihinde de iş bu davanın açıldığı, 1420 madde uyarınca sigorta sözleşmesinden bütün istemlerin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun belirtildiği , 29.07.2016 tarihinde davalının hasar konusunun poliçe kapsamında kalmadığını belirtmesi ile alacağın muaccel hale geldiği , 29.07.2018 tarihinde de 1420 madde uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın öncelikle zamanaşımı sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Davacı, Çin'den ithal ettiği alaşımlı çelik filmaşin emtianın "..." isimli gemi ile ... Limanına nakliyesi için 12.09.2014 tarihli ve ...numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalattığı, emtianın 04.09.2014 tarihinde gemiye yüklendiği, yükleme emir belgelerinde kısmen okunmayan bölgeler olmasına rağmen kaptan tarafından, emtianın limanda üzeri örtülmeden depolandığı, paslanma olduğu ve deformasyonlar olduğunun şerh düşüldüğü, buna karşın yükleme işlemi neticesinde 04.09.2014 tarihli ... ve ... nolu konşimentolar düzenlendiği ve konşimento üzerine "..." ifadesi yazılmak sureti ile emtianın gemiye hasarsız bir şekilde yüklendiği kayıt altına alındığı, 11.11.2014 tarihinde varış limanında davacının da eşlik ettiği boşaltma sırasında ve akabinde yapılan incelemede emtianın bir kısmının paslanma şeklinde korozyon hasarına ve çarpılıp eğilme sonucu deforme olduğu tespit edildiği ve davalıya zararın giderilmesi için ihbarda bulunulduğu buna karşın davalı sigorta şirketinin ise; "Yükleme Emir Belgelerindeki" kaptanın ürünlerde hasar bulunduğuna dair notuna istinaden emtianın deniz nakliyesi öncesi hasarlı olması sebebiyle ödeme yapmayı reddettiği olayda ; Korozyon hasarının ,çelik malzemelerin yağmur suyuna ve/veya deniz suyuna maruz kalması halinde oluşan hasar olup, bu hasar gemi taşımacılığı öncesi veya gemi taşımacılığı sırasında oluşmuş olabileceği, ...Ltd. tarafından limanda boşaltma sırasında yapılan gözetim sırasında çekilen resimlerde filmaşin kangalların gemi içerisinde istiflenmesinde emtianın bir bölümünün paslı ancak aynı mekanda bir başka yarısının ise paslanmamış temiz yüzeyli olduğunun görüldüğü, bu durumun paslanmanın taşımacılık sırasında oluşmadığını gösterdiği, zira aynı yere depolanan filmaşinlerin bir bölümünü ıslanmak suretiyle paslanması ancak hemen yanındaki komşularının ise ıslanmaması ve paslanmamasının mümkün olmadığı, nitekim kaptan tarafından yükleme emri (...) formuna emtiada yükleme öncesi paslanmalar olduğu notu düşülmüş olduğu, mekanik darbeler nedeniyle oluşan deformasyonlarında emtiada yükleme öncesi meydana gelebileceği gibi yükleme sırasında veya boşaltma sırasında meydana gelmiş olabileceği, kaptanın paslanmanın yanında kangallarda deformasyon hasarları bulunduğunu kayıt altına aldığı, bu durumun mekanik darbeler nedeniyle oluşan deformasyonların taşımacılık sırasında oluşmadığını gösterdiği, malın gemiye hasarlı olarak yüklendiğinin konşimentoya yazılı olmasının gemi işletmecisine rücu imkanının olmadığından davacının talebinde haksızlığına kanaat getirilerek davanın esas yönünden de reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece TTK. 1420 maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden bütün istemlerin iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olması nedeniyle davalının hasar konusunun poliçe kapsamında olmadığını belirttiği tarih 29.07.2016 tarihinde muaccel olduğu ve 29.07.2018 tarihinde TTK. 1420. maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın zamanışımına uğraması sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu maddede açıkça alacağın rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiğini, emtianın 04.09.2014 tarihinde gemiye yüklendiği, 11.11.2014 tarihinde ise gemiden boşaltıltığı ve emtianın sefer sırasında hasara uğradığı göz önüne alındığında zamanaşımının 11.11.2020 tarihinde dolacağını, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığını, Mahkemenin malın gemiye hasarlı olarak yüklenmesi nedeniyle davayı esastan reddetmesinin de hatalı olduğunu, gerekçesinin 2 adet yükleme emri (...) ve gerçeği yansıtmayan bir şekilde malın gemiye hasarlı olarak yüklendiğinin konşimentoya yazılı olması olarak gösterildiğini, söz konusu yükleme emirlerinin davaya konu olan emtialara ait olmadığını; söz konusu emtialar için ... ve ... sayılı konşimentoların düzenlendiğini, ... sayılı konşimento ile 4463.029 metrik ton ve 1905 adet ... taşırken ... sayılı konşimento ile 998.767 metrik ton ve 431 adet ... taşındığını, kaptanın notu olan iki yükleme emirlerinin davaya konu olan emtiaların yükleme emirleri olmadığını emirlerden birinde konişmento numarası yazmadığını, ancak 4 adet ... taşındığının görüldüğünü, diğer yükleme emrinde ise 1901 adet ... taşındığı gösterilmekle birlikte konşimento numarasının ... olduğunu, davaya konu iki konşimentoda da yüklenen malların "...(hasarsız yükleme)" kaydıyla yüklendiğinin kayıtlı olduğunu, konşimento kıymetli evrak statüsünde olup, davalı şirketin, hasarın tazminin reddine ilişkin gerekçe olarak ortaya koyduğu, "... malın hasarlı olarak yüklendiği konşimentoda yazılı..." olduğu iddiasının aksinin konişmentolarla sabit olduğunu ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ████████E. █████████ Sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi █████████E. ██████████ sayılı kararı), İleri sürerek, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, aksi takdirde dosyanın mahkemeye iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki nakliyat emtia sigorta poliçesi ile teminat altına alınan riskin gerçekleştiğinden bahisle sigorta tazminatının davalı sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nun 1446/1 fıkrası uyarınca; sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. TTK'nun 1427/2 fıkrası uyarınca; sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesi ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olacaktır. Şayet inceleme sigortacıya yüklenemeyen bir sebepten ötürü gecikmiş ise bu süre işlemeyecektir. TTK'nun 1420/1 fıkrası uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve sorumluluk sigortalarına ilişkin TTK'nun 1482. madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. TTK'nun 1420/1 fıkrasında düzenlenen altı yıllık zamanaşımı süresi madde gerekçesinde de belirtildiği üzere azami zamanaşımı süresi olup, muacceliyetten başlayan iki yıllık zamanaşımı süresinin, muacceliyetin gerçekleşmemesi nedeniyle işlemeye başlamaması halinde sigortacıya yöneltilecek talepler bakımından zamanaşımı süresine bir üst sınır getirmek amacıyla düzenlenmiştir. Diğer ifade ile muacceliyet koşulu gerçekleşmediğinden iki yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlamamış olsa dahi, sigorta tazminatı alacağı her halde riskin gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıllık zamanaşımı süresine tabi kılınmıştır. Somut olayda; davacı tarafından Çin'de mukim satıcıdan ithal edilen ve deniz yolu ile nakliyesi gerçekleştirilen alaşımlı çelik filmaşin emtiasının Diliskelesi limanında █████/2014 tarihinde tahliye edildiği sırada bir kısmının hasarlı olduğunun tespit edildiği, davacının, nakliye sigortacısı olan davalıya █████/2014 tarihinde yazılı olarak hasar ihbarında bulunulduğu, ihbar üzerine davalının görevlendirdiği ekspertiz tarafından yapılan inceleme sonucu █████/2014 tarihli ekspertiz raporunun düzenlendiği ve hasarın teminat kapsamında olmadığının belirtildiği, davacı tarafından henüz ekspertiz raporu düzenlenmeden önce davalıya █████/2014 tarihinde ayrıca hasar tazmin talebinde de bulunulduğu görülmüştür. Davalının █████/2016 tarihli yazı ile emtiadaki hasarın gemiye yükleme yapılmadan önce de mevcut olduğuna dair kaptanın hasar notuna göre hasarın teminat kapsamında olmadığını davacıya bildirdiği anlaşılmıştır. Dava konusu sigorta tazminatı alacağı bakımından muacceliyet ihbar yapılması üzerine sigortacının incelemesini bitirmesi ve her halde ihbar tarihinden itibaren kırkbeş günün sonunda gerçekleşecektir. Diğer ifade ile inceleme kırkbeş günlük süreden önce tamamlanırsa bu tarihte, tamamlanmazsa her halde ihbar tarihinden itibaren kırkbeşinci günün sonunda alacak muaccel olacaktır. Bu durumda davalı sigorta şirketinin incelemesini bitirdiği █████/2014 tarihi, ihbar tarihinden itibaren başlayan kırkbeş günlük sürenin içerisinde bulunduğundan, alacağın █████/2014 tarihinde muaccel olacağı, iki yıllık zamanaşımı süresinin de bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, buna göre █████/2016 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, bu tarihe dek zamanaşımını kesen veya durduran bir sebebin de mevcut olmadığı, eldeki davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra █████/2019 tarihinde ikame edildiği, yukarıda açıklandığı üzere davalı istinafının aksine altı yıllık zamanaşımı süresi azami zamanaşımı süresi olup, somut olayda uygulanamayacağı, yine dava konusu sigorta mal sigortası niteliğinde olduğundan, sorumluluk sigortalarına ilişkin TTK'nun 1482 maddesinde düzenlenen on yıllık zamanaşımı süresinin de somut olayda uygulanma olanağının bulunmadığı, mahkemenin zamanaşımına ilişkin kabulünün usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece davanın zamanaşımından reddi gerektiği tespit edildikten sonra, esasa ilişkin de değerlendirme yapılması ve iki ayrı gerekçe ile karar verilmesi usule aykırı ise de; kararın sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla, bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.