Ankara Batı 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin otel kaba inşaat sözleşmesinden doğan alacak davasında, yüklenici tamamlanan iş bedelini, iş sahibi ise sözleşmenin haksız feshi sonrası uğranılan zararı talep etmektedir.
Özet: Bu hukuki ihtilaf, bir kaba inşaat yapım sözleşmesi ve ek protokolden kaynaklanan alacak davası olup, yüklenici davacı taraf, iş sahibinin hukuka aykırı fiilleri nedeniyle sözleşmeyi haklı feshettiğini ve tamamladığı işlerin bedelinin ödenmesini talep ederken, iş sahibi davalı taraf ise yüklenicinin işi aksatması nedeniyle sözleşmeyi kendisinin haklı feshettiğini, bu durumdan kaynaklanan zararların ve cezai şartın ödenmesi için karşı dava açtığını ve davanın görevli mahkemede açılmadığını ileri sürmektedir.

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
Ankara Batı
1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : █████████
KARAR NO: ████████
HAKİM :
KATİP :
DAVACI/
KARŞI DAVALILAR
VEKİLİ :
DAVALI/
KARŞI DAVACILAR
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
K. YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkilleri ile davalılar arasında 07.01.2025 tarihli Kaba İnşaat Yapım Sözleşmesi ile 17.02.2025 tarihli Ek Protokol akdedilmiş, sözleşme uyarınca müvekkiller tarafından ... İli ... İlçesi ... İmar Mahallesi .... ada .... parselde yapılacak olan otel projesinin inşaatına başlanılmış olduğunu, 25.06.2025 tarihine kadar yüklenici müvekkilleri tarafından iş planına uygun şekilde hareket edilerek üzerine düşen edimler eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davacılar ile bir kısım davalılar arasında sıkıntılar yaşandığını, müvekkilleri tarafından yapılan şikayet hakkında Kızılcahamam CBS ... Sor. sayılı dosyasında soruşturma devam ettiğini, bu nedenle sözleşmenin feshi ve hak kazanılan hakediş bedellerinin ödenmesi talepli Ankara ... Noterliğinin 01.07.2025 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, gelinen aşama itibari ile müvekkilleri tarafından 2 binada temel ve 7 kat olarak beton, demir ve kalıp işleri tamamlandığını, üçüncü binada ise temel dökülmüş, kolon ve perde imalatı tamamlanmış olduğunu, bu hususlarda Kızılcahamam Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasında başvuruda bulunulduğunu, bilirkişi raporu alındığını, müvekkilleri tarafından 07.01.2025 tarihli Kaba İnşaat Yapım Sözleşmesi ile 17.02.2025 tarihli Ek Protokole konu işin 15.430,82 m2 'lik kısmı tamamlandığını, işin devamının davalı şirket yetkilisi ve oğulları tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırı fiiller nedeni ile imkansız hale geldiğinden sözleşmenin müvekkillerce haklı nedenle feshedildiğini, tüm bu nedenlerle müvekkilleri ile davalılar arasında 07.01.2025 tarihli Kaba İnşaat Yapım Sözleşmesi ile 17.02.2025 tarihli Ek Protokol uyarınca müvekkillerce tamamlandığı tespit edilen işlerin bedellerinin işleyecek avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL olarak ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın taraf yoksunluğu nedeni ile reddini talep ettiklerini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği davacıların tacir sıfatı bulunmadığını, gerçek kişi olduğunu, bu sebeple de dava konusu dikkate alındığında davaya bakmakla görevli mahkemenin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davaya konu sözleşmenin taraflarınca haklı olarak feshedildiğini, müvekkilinin █████/2025 tarihinde inşaatında davacıların yapımını üstlendiği işlerin yapılmadığını öğrendiğini, sonrasında müvekkilinin davacıları aradığını, sözleşmelerinin olduğunu ve işlerini süresinde yapmaları gerektiğini davacılara bildirdiğini, fakat davacıların o tarihte başka yerde çalıştıklarını, tek işlerinin müvekkilinin şantiyesi olmadığını başka işlerininde olduğunu ve oraya gittiklerini söylediğini, müvekkilinin ise kendilerine ödeme yaptığını ve sırf işi aksamasın diye fazla ödeme yaptığını, sözleşme gereği yeteri kadar eleman bulundurma zorunlulukları olduğunu söylediğini, bunun üzerine taraflar arasında tartışma yaşandığını, müvekkili firma yetkilisinin şantiyeye gittiğinde çalışanların çalışmadığını ve işi bitirme çabası içinde olmadıklarını gördüğünü, bunun üzerine davacılar ile birlikte çalışan bir kaç kişiden şantiyesinin boşaltılmasını istediğini, davacıların müvekkilinin işini sarkıtmaları ve zamanında teslim etmemelerinden kaynaklı olarak müvekkilinin maddi olarak ciddi bir zarara uğraması neticesinde sözleşmenin feshedildiğini, bu fesih ile birlikte taraflarınca davacıların yapmış oldukları iş miktarının tespiti için Kızılcahamam Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, bu haklı fesih ile birlikte müvekkilinin sözleşmeden doğan cezai şart ve müvekkilinin işi başka kişilere taşere etmesinden kaynaklı olarak ciddi zararı bulunduğunu, bu sebeple de müvekkilinin yeni taşeron ile davacılar arasındaki fiyat farkından kaynaklı olarak zararını tespit edilmesi ve haklı fesih nedeni ile davacılardan cezai şart miktarının müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle; asıl davanın reddedilerek karşı davanın kabulüne, müvekkilinin uğramış olduğu zarar olan şimdilik 100 TL'nin faizi ile birlikte davacılardan tahsiline , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında alacağın tahsili istemine ilişkindir.
█████/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Eldeki davada, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında ek protokole dayalı alacağın tahsili talep edilmektedir. Davacıların gerçek kişi olduğunun görülmesi üzerine ilgili vergi dairesi, mal müdürlüğü ve Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkere yazılarak davacıların tacir olup olmadığı araştırılmıştır. Yapılan yazışma sonucunda davacıların gelir getirici kazancı olmayan potansiyel mükellef kayıtlarının bulunduğu ve tacir olmadığı anlaşılmıştır. Eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu bağlamda, somut uyuşmazlığa bakma görevi genel mahkemeler olan Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
5-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip ...E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!