Danıştay, akaryakıt dağıtıcısının bayi otomasyon sistemi eksiklikleri ve yanıltıcı bilgi sunumu nedeniyle kesilen idari para cezası ve lisans iptali kararını hukuka uygun buldu.
Özet: Bir akaryakıt dağıtım şirketinin, bayisinin istasyon otomasyon sistemini etkin şekilde kullanmaması, sisteme müdahaleyi önleyici tedbirler almaması, yeraltı tanklarını otomasyona bağlamaması ve istenen bilgi/belgeleri sunmaması gerekçeleriyle uygulanan toplam 1.165.555,00 TL idari para cezası ve lisans iptali kararlarının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açtığı davada, ilk derece mahkemesi; otomasyon sistemi yükümlülüklerinin ihlali, veri farklılıkları ve gerçeğe aykırı beyan gibi tespitler doğrultusunda idari yaptırımların hukuka uygun olduğuna hükmederek davayı reddetmiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:████████
Karar No:█████████
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVACI) ... Petrol Ürünleri Otomotiv Plastik Metal ve Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi olan davacı şirketin, bayisinin istasyon otomasyon sistemini fiilen faaliyete geçirmediği, istasyon otomasyon sistemine müdahale edilmemesi için gerekli önlemleri almadığı ve istasyon yer altı tanklarını otomasyon sistemine bağlamadığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 815.555,00-TL, kendisinden talep edilen bilgi/belgeleri Kuruma ibraz etmediğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 350.000,00-TL olmak üzere toplamda 1.165.555,00-TL idari para cezası verilmesine ve kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunduğundan bahisle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca dağıtıcı lisansının iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin 815.555,00- TL idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Olayda, █████/2012 tarihinde yapılan denetimde, davacının dağıtıcısı olduğu ... Uluslararası Taşımacılık Petrol Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'ye ait yer altı tanklarından 5 numaralı yer altı tankında 44 cm, 6 numaralı yer altı tankında 133 cm yüksekliğinde ürün bulunmasına rağmen otomasyon sisteminde anılan tankların seviyelerinin 0 olarak göründüğünün tespit edildiği, ilgili mevzuat hükümleri gereği davacının denetleme ve kontrol etme sorumluluğu bulunan otomasyon sistemiyle ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının bayi denetim sisteminde hiçbir tank hareketinin kayıtlı olmadığı, verilerin █████/2013 tarihinden itibaren tutarlı olmaya başladığı, ancak bu tarihten sonra sadece pompa satış kaydının sağlandığı hususları dikkate alındığında, davacı hakkında dağıtıcısı olduğu istasyondaki otomasyon sistemi fiilen faaliyete geçirmediği, bayinin akaryakıt alış-satış-stok hareketlerini izlemediği ve istasyon yer altı tanklarını otomasyon sistemine bağlamadığı sonucuna varıldığından hakkında 815.555,00-TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Dava konusu işlemin 350.000,00-TL idari para cezasına ilişkin kısmı incelendiğinde;
Olayda, davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda █████/2012 tarihinde yapılan denetim sonrası istenen bilgi ve belgelerin sunulması üzerine yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafından sunulan otomasyon verileri ile sistem üzerinden gönderilen otomasyon verileri arasında farklılıklar bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca davacının bayi denetim sistemi üzerindeki veriler ile Web hizmeti üzerinde sağladığı veriler ve davalı idareye cevabi yazı ile sunulan veriler arasında günlük pompa satış miktarlarının üç kaynakta da farklı sonuçlar ürettiği, davacının bayi denetim sisteminde hiçbir tank hareketinin kayıtlı olmadığı anlaşıldığından, 1240 sayılı Kurul kararı uyarınca bayilik lisansı sona erinceye kadar istasyonda kurulu bulunan istasyon otomasyon sistemi üzerinden gerekli izleme ve raporlamaları (eksiksiz) yapma yükümlülüğü altındaki davacı şirketin sistem üzerinden gerekli raporlamayı (bilgileri göndermeyi) yapmadığı sonucuna varıldığından hakkında 350.000,00 TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Dava konusu işlemin dağıtım lisansının iptaline ilişkin kısmı incelendiğinde;
Davacı tarafından sunulan otomasyon verileri ile sistem üzerinden gönderilen otomasyon verileri arasında farklılıkların bulunmasının, ayrıca davacının bayi denetim sistemi üzerindeki veriler ile Web hizmeti üzerinde sağladığı veriler ve davalı idareye cevabi yazı ile sunulan veriler arasında günlük pompa satış miktarlarının üç kaynakta da farklı sonuçlar göstermesi birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından sunulan bilgilerin gerçeğe aykırı olduğu anlaşıldığından, davacı hakkında tesis olunan işlemin dağıtım lisansının iptaline ilişkin kısım yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; olayda, davalı idarece davacıdan bilgi belge istenilmesi üzerine, davacının verilen süre içerisinde █████/2013 tarihinde kayda giren cevap dilekçesiyle, sorulan sorulara cevap verilerek, istenilen bilgi, belge ve otomasyon kayıtlarını davalı idareye sunduğu dikkate alındığında, Kanun'da 350.000,00-TL idari para cezası yaptırımı uygulanabilmesi için aranılan "...istendiğinde, gerekli bilgi, belgeleri vermek" yükümlülüğünün ihlalinin gerçekleşmediği görülmekte olup, anılan Kanunun 20. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "Bu Kanuna göre yapılan talep veya işlemlerde, kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulduğunun tespiti halinde lisans iptal olunur." hükmüne dayanılarak davacının gerçeğe aykırı bilgi belge sunması sebebine dayanılarak aynı işlemle davacının lisansının iptaline de karar verilmiş olması nedeniyle, aynı fiilden dolayı idari para cezasından daha ağır nitelikteki lisans iptali yaptırımına tabi tutulduğu da gözetildiğinde, dava konusu işlemin davacının sunduğu belgelerin gerçeğe aykırılığından hareketle istenilen bilgi belgeleri sunmadığı kabul edilmek suretiyle aynı fiilden dolayı ayrıca 350.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Mahkeme kararının davacıya 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 815.555,00-TL idari para cezası verilmesi ve dağıtım lisansının iptaline ilişkin kısımları yönünden davanın reddedilmesi usul ve hukuka uygun olup, bu kısımlara yönelik istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının; davacıya 350.000,00-TL idari para cezası verilmesi yönünden davanın reddine yönelik kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline; anılan kararın, davacıya 815.555,00-TL idari para cezası verilmesi ve dağıtım lisansının iptali bakımından davanın reddine yönelik kısmında ise hukuka aykırılık görülmediğinden, bu kısım yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 5015 sayılı Kanunda ve ilgili düzenlemelerde hileli hareketin ne olduğu tanımlanmadığı için yaptırım uygulanacak eylemin belirli olmadığı, otomasyon sistemine ilişkin sunulan tablolardaki verilerden farklı veri ibraz edilmesinin mantığı olmadığı, doğru ve gerçeğe uygun veriler sunulduğu, kıyaslanan tablolar farklı olduğundan verilerin aynı olmasının beklenemeyeceği, olayda lisans iptaline gerekçe gösterilen kanuna karşı hile durumunun söz konusu olmadığı, hakkaniyete ve orantılılık ilkesine aykırı şekilde lisansın iptal edildiği, █████/2012 tarihinde bayinin istasyonunda yapılan denetimde tanklardan alınan yakıtların ulusal marker ölçümlerinin geçerli olduğu, tankların otomasyon sistemin bağlı olduğunun belirtildiği, bayinin süresinde arıza bildirimi yapmamasından sorumlu tutulamayacağı, arızayı gidermek için 4 iş günü süre bulunduğu, bu süre beklenmeksizin idari para cezası uygulanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, dağıtım firmasının otomasyon sistemini kurmak ve denetlemek görevi olsa da, anında denetim yapılmasının mümkün olmadığı, idareye ait düzenleme ve denetim yetkisinin tamamen dağıtıcı firmaya yüklenemeyeceği, dağıtım firması olarak tüm yükümlüklerin yerine getirildiği; Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği iptal hükmünün hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısımda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının redde ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan Kanun maddesinin yargılama giderleri konusunda atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereği takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin birinci fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
1- Davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının; davacıya 350.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin davanın reddine yönelik kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline; diğer kısımlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı incelendiğinde;
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın anılan kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi;
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi sonucunda temyize konu kararla, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının davacıya 350.000,00-TL idari para cezası verilmesi yönünden davanın reddine yönelik kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline, bu hükme bağlı olarak da Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, hüküm fıkrasının devamında tekrar "yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.362,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine" ibaresine yer verildiği, mükerrerlik oluşturacak şekilde davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında davacı lehine iki kez vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın hüküm fıkrasında yer alan ikinci "...yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.362,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine ..." ibaresinin çıkarılmak suretiyle kararın düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile dava konusu işlemin davacıya 350.000,00-TL idari para cezası verilmesi yönünden iptaline, diğer kısımlar yönünden istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın hüküm fıkrasında yer alan ikinci "...yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.362,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine ..." ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın davalıya iadesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!