İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin, yanlış teslimatla ekran kartının zayi olması sonucu oluşan zarardan, ağır kusurlu taşıyıcının sorumlu tutulduğu ve maddi tazminatın kabul edilip manevi tazminatın reddedildiği istinaf kararı.
Özet: Davacı tarafından kargo şirketi aracılığıyla gönderilen değerli bir ekran kartının yanlış adrese teslim edilmesi üzerine açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesi, kargo şirketinin ürünü belirlenen adres ve alıcı yerine farklı bir yere teslim ederek ağır kusurlu davrandığına ve sorumluluğu sınırlama hakkını kaybettiğine hükmederek, davacının maddi zararını karşılayan 27.004,30 TL maddi tazminat talebini kabul etmiş, ancak manevi tazminat talebini ispat edilemediği gerekçesiyle reddetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████ Esas
KARAR NO : █████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
TARİH: █████/2023
DAVA: Tazminat (Taşıma İlişkisinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının █████/2021 tarihinde 27.0004,30 TL ye satın aldığı ... 10G 10 GB ...markalı ve özellikli ekran kartını, hizmet bedeli ödeyerek davalı şirketin Sultanbeyli şubesinden █████/2021 tarihinde ... isimli kişinin ... Cad., ... Sk. No:... Balçova/İzmir adresine ... fatura no ve ... gönderi koduyla █████/2021 tarihinde yolladığını, davaya konu ürünün alıcıya ulaşmadığını, davacının yaptığı sorgulamada kargonun Yeni Mah., ... Cad., No:... Narlıdere/İzmir adresinde ad ve soyad baş harfleri farklı olan bu şekilde olan başka bir alıcıya █████/2021 tarihinde teslim edildiğini gördüğünü, sözleşmeden dönerek hizmet bedelinin tarafına iadesini, █████/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu █████/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 11. Maddesi hükümleri uyarınca zararı olan 27.004,30 TL nin maddi tazminat ve 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın ticari mahiyette olduğunu,
müvekkili şirketin sektöründe öncü bir firma olduğunu, mezkur taşımada müvekkili şirkete izafe edebilecek hiçbir kusurunun bulunmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi █████/2023 ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; " Somut olayda; davalı taşıyıcı tarafından tanzim edilen ... fatura, ... Gönderi Takip Numaralı nolu kargonun, davacı gönderen tarafından belirtilen adres ve alıcıya teslim edilmediği, alıcıdan başka farklı bir isim ve adrese teslim edildiği, taşıma sırasında zayi olduğu anlaşılan esyadan dolayı davalı taşıyıcı ... ... ... AŞ'nin 6102 sayılı TTK 8 madde kapsamında sorumlu olduğu, taşınan kargo muhtevasının tanık beyanları ve teknik inceleme sonucu, sunulan emtia faturası ile uyumlu olduğu, zayi olan emtianın KDV hariç değerinin 22.885,00TL olduğu, davalı taşıyanın ifa yardımcısı konumundaki çalışanı tarafından, belirlenen adres ve alıcıdan farklı bir adres ve alıcıya kargonun tesliminin pervasız bir davranış olarak nitelenebileceği, davalının zayi konusunda makul bir izahta bulunmaması nedeniyle ağır kusurlu olduğu anlaşılmakla, TTK 886'ncı madde hükmü greğince sorumluluğu sınırlandırma hakkını kaybedeceği, tutarından sorumlu olacağı, davacının, zayi olan emtianın tespit edilen tutarı kdv hariç 22.885.00TL'nı davalı taşıyıcı tespit edilen gerçek zarar ... ... ... AŞ'den talep edebileceği, hususu usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile tespit edilmekle somut olayda kargonun ziyaı taşıma sırasında meydana gelmiş olup, davalı taşıyıcı tarafından bir açıklama da yapılamadığına göre, davalı taşıma konusu emtianın kaybında ağır kusurlu kabul edilmelidir. Bu kapsamda davalı tarafından, sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak nitelikte bir delil de sunulmamıştır. Davalının, emtianın kaybına pervasızca davranışı ile sebebiyet vermesi nedeniyle, TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanması da mümkün değildir. Öte yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Somut olayda da davalının pervasızca davranış niteliğinde ağır kusurlu olduğu tespit edilmekle, davacının gerçek maddi zararından kdv dahil olarak sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Ancak davacının davalının eylem ve işlemlerinden kaynaklı olarak derin elem ve üzüntüye uğradığı ve akabinde manevi olarak zarara uğradığı hususu dosya kapsamı uyarınca ispat edilemediğinden manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerkmiştir. (Emsal İlam T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ Karar Sayılı İlamı)"gerekçesi ile,
'' 1-Davanın maddi tazminat yönünden kabulü ile 27.004,30 TL maddi tazminatın █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Davacının manevi tazminat isteminin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi tarafından yetki ve görev kapsamı dışına çıkılarak hukuki değerlendirme yapıldığını, bilirkişi tarafından gerek tam tazmin sorumluluğu gerekse de Türk Ticaret Kanunu ile belirlenen prensip uyarınca taşıyıcnın sınırlı sorumluluğuna göre hesaplama yapılarak seçenekli bir şekilde rapor tanzimi ile yetinilmesi gerektiğini,
Davalının kargo sözleşmesinin gereklerine uygun olarak hareket ettiğini, üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davalının kendisine taşınmak üzere teslim edilen kargonun içeriğini araştırma (açarak içine bakma, vs.) hak ve yetkisi bulunmadığından içerik konusunda teslim edenin beyanına itibar edileceğini, bunun kanun gereği de olduğunu; davacının kargonun içeriğinde bulunduğu iddia edilen ürünleri ve zararını ispat etmesi gerektiğini,
Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalının sorumluluğunun TTK'nun 882 maddesi uyarınca sınırlı olduğunu, TTK'nun 886 maddesinin uygulanamayacağını, davalının ve çalışanlarının olursa sınırlı sorumluluk ilkesinin benimsenmesi gerektiğini, kastının veya pervasız davranışının ispat edilemediğini, ağır kusurun söz konusu olmadığını, somut olayda Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilen ağır kusurun oluşmadığını,
İleri sürerek, izah edilen ve re’sen dikkate alınacak nedenler ile; ilk derece mahkemesi kararının istinaf kaldırılmasına, davanın reddine, aksi durumda dosyanın yerel mahkemeye iadesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında alıcısına teslim edilmediği iddia edilen kargo içeriği ekran kartı bedeli ile manevi tazminatın davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkin olup, davanın önce tüketici mahkemesinde ikame edildiği, İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesi'nin ████████ esas ████████ karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi ve talep üzerine dosyanın İstanbul Anadolu 12 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıdaki esasına kaydedildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verildiği, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.
Somut olayda; davacı tarafından █████/2021 tarihli KDV dahil 27.004,30-TL turalı bir adet ... 10GB ...marka ve özellikli ekran kartının bir koli içerisinde ve dava dışı alıcı ...'ın ... Cad- ... Sk. N.... Balçova/İZMİR adresinde bizzat alıcıya teslim edilmek üzere █████/2021 tarihinde davalı taşıyıcıya verildiği, davacının tacir olduğunun sicil müdürlüğü yazı cevabından anlaşıldığı, davalı tarafından kargo içeriğinin ispatı gerektiği ileri sürülmüş ise de, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 230/5. maddesi uyarınca, malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesinin ve bunun taşıtta bulundurulmasının zorunlu olduğu, █████/2015 tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 464 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Kargo ve Lojistik İşletmeleri başlıklı 3.4. maddesinde, kargo ve lojistik işletmelerinin ticari nitelikteki gönderileri Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu tevsik edici belgeler ile birlikte kabul edeceklerinin ve taşıma esnasında istenildiğinde ibraz edilecek şekilde gönderiye ekleyeceklerinin düzenlendiği, davalının, dava konusunun ticari taşıma olması ve taşıtanın tüketici olmaması nedeniyle taşımaya konu emtiayı gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğu, bu nedenle davacının gönderi ile birlikte fatura ve sevk irsaliyesini de davalıya verdiğinin kabulü gerektiği, davalının aksini ispat eder delil sunmadığı, dava konusu kargo içeriğinin alıcısından başka birine ve başka bir adreste teslim edildiğinin, kargonun bundan sonraki akıbetinin belirsiz olduğunun davalının sistem kayıtları ile tevsik edildiği, davalının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, taşıma konusu kargo davalı taşıyıcının hakimiyetinde iken zayi olduğundan TTK'nın 875. maddesi gereği davalının sorumlu bulunduğu, davalının kargoyu alıcısından başka birine teslim etmesi ve kargo akıbeti hakkında taşıtan davacıya makul bir açıklama yapmamış bulunması karşısında, zararın davalı çalışanlarının pervasızca eylemi nedeniyle ortaya çıktığına ve davalının TTK'nun 886 maddesi uyarınca sorumluluk sınırından faydalanamayacağına yönelik kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişi heyetinde bulunan bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından kayıp ekran kartının değerinin, teslim tarihi itibariyle piyasa değerinin fatura tutarı ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, takdiri delil niteliğindeki bilirkişi raporunda yer alan hukuki tespitlerin mahkemeyi bağlamayacağı, davalının rapordaki hukuki tespitlere yönelik itirazları için ek rapor alınamayacağı, bu itirazların yerinde olup olmadığının mahkemenin takdirinde bulunduğu, mahkemece maddi tazminat istemi bakımından davanın kabulüne yönelik verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, davalının aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.844,66-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 461,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.382,81-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!