Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari nitelikteki haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonrası sigorta şirketinin ehliyetsiz sürücü iddiasıyla açtığı rücu talepli itirazın iptali davası.
Özet: Sigorta şirketi olan davacı, sigortalısına ödediği hasar bedelini, davalı şirket adına kayıtlı aracın ehliyetsiz sürücü tarafından kullanıldığı iddia edilen trafik kazasından kaynaklanan rücu hakkına dayanarak tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalı ise icra takibinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sürücünün ehliyetli olduğunu ve ehliyetsizlik iddiası doğru olsa bile kaza ile illiyet bağı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
Ankara Batı
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : ████████
KARAR NO: ████████
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
K. YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; Davalı ......İnşaat Sanayi Ve Ticaret
Limited Şirketi adına kayıtlı dava dışı ..... sevk ve idaresindeki davacı
müvekkili şirketine sigortalı ...... plakalı araç ile 02.09.2023 tarihinde vuku bulan
trafik kazasında ...... plakalı aracın hasar masraflarının davacı müvekkil sigorta
şirketince ödendiğini, kaza sırasında davalı tarafın aracı ehliyetsiz kullandırması nedeni ile
davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminatı rücuen talep tahsil hakkı doğduğunu,
bunun üzerine Kahramankazan İcra Dairesinin...... icra sayılı dosyası ile davalı
aleyhine takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz etmiş olup itiraz üzerine takip
durduğunu, davalı tarafın yaptığı bu itirazlar hukuki dayanaktan yoksun olup itirazın iptali
gerektiğini, meydana gelen trafik kazasında, kaza sırasında aracı kullanan kişinin ehliyetsiz olması
nedeni ile müvekkili şirketin, TTK mad. 1472, ‘sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde,
hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara
karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.
Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer
tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat
ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.’ hükmü gereğince rücu hakkı
doğduğunu, davalı tarafın icra takibine itirazlarını müteakip dava şartı olması sebebiyle
arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma
sağlanamadığını, yukarıda açıklamaya çalıştıkları ve mahkemenin de re’sen gözeteceği
hususlar çerçevesinde dava konusu takibe yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun olup
iptali gerektiğini, yukarıda açıklamaya çalıştıkları ve yargılama sırasında re'sen dikkate
alınacak hususlar çerçevesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının
haksız ve yasal dayanaktan yoksun Kahramankazan İcra Dairesinin..... icra sayılı
dosyasında bulunan itirazlarının iptaline, takibin devamına, davacı müvekkil şirket lehine
%20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri
ve yasal vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davaya konu icra takibine ilişkin ödeme emrinden de
açıkça anlaşılacağı üzere; davacı tarafça müvekkil aleyhine başlatılmış olan icra takibine
dayanak olarak hem hiçbir evrak veya belge müvekkile tebliğ edilmemiş hem de ödeme
emrinde de hiçbir hukuki dayanak belirtilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla,
bir an için davacının iddiasında haklı olduğu kabul edilecek ise dahi, her halükarda
haklılığın ispatına ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri icra dosyasına ibraz ile yine ödeme emri
ile de müvekkile tebliğ etmesi gerektiğini, dolayısıyla icra dosyasında bahsi geçmediği gibi
aynı zamanda da müvekkile tebliğ edilmiş herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını,
iddianın bu nedenle haksız olduğunu, davanın esasına ilişkin olarak ise dava dışı...... kontrolündeki aracın geçirdiği kaza esnasında araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğu
şeklinde haksız bir iddiada bulunulduğunu, ancak söz konusu kazanın taraflarınca kabul
edilmemekle birlikte her halükarda "ehliyetsizlik iddiası"nın asılsız olduğu, zira söz
konusu kazada sürücünün ehliyet sahibi olduğunu, ayrıca taraflarınca davacı iddiası kabul
edilmemekle birlikte, ehliyetsiz olunması ile meydana gelen kaza arasında bir illiyet bağı
bulunmadığını, davacının bu nedenle de haksız olduğunu, zira salt ehliyetsiz olunmasının
(ehliyetsizlik iddiası kabul edilmemekle birlikte) kazanın meydana gelmesinde etkili
olmadığını, davacının rücu talebi ve işbu davası (icra takibi) bu nedenle de haksız
olduğunu, olayda da ehliyetsizlik durumu olmamakla birlikte her halükarda kazanın
meydana gelmesinde illiyet bağı olmadığı da sabit olup dolayısıyla işbu dava ve icra
takibinin tamamen haksız olduğunu, dolayısıyla davacının ehliyetsizlik iddiasının her
halükarda meydana gelmiş olan kaza ile arasında bir illiyet bağı olmadığı dolayısıyla
davcının iddiasının her halükarda haksız olduğunu, davacı tarafın her ne kadar ödemiş
olduğu bedelleri "rücu" iddiasıyla iadesini talep etmekte ise de her halükarda rücuen
tazminat koşullarının oluşmadığı, dolayısıyla davanın her halükarda bu nedenle reddi
gerektiğini, bir diğer hususun ise davacı tarafça icra takibi ve devamen işbu dava ile talep
edilmekte olan bedellerin hangi saikle talep edildiğinin belirli olmadığını, zira söz konusu
bedellerin nasıl hesap edildiğinin veya bahsi geçen bedelde ödeme yapılıp yapılmadığının
dahi sabit olmadığını, davacı tarafça her ne kadar haksız ve gerekçesiz şekilde icra takibi
başlatılarak devamen de işbu dava ikame edilmiş ise de dosya kapsamında söz konusu zarar
bedelinin nasıl hesap edildiğinin hiçbir şekilde izah edilmediğini, dolayısıyla bir zarar
iddiası kabul edilmemekle birlikte her halükarda davacı tarafça bildirilen zarar iddiasının
gerçeğe açıkça aykırı olduğu, dolayısıyla açık ve denetlenebilir olmayan, gerçeğe aykırı
zarar iddiasının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı, meydana gelen kaza ile bahsi
geçen miktarda bir zararın oluşmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının
iddialarının gerçeğe aykırı olduğu, taraflarınca kabul edilemeyeceği, davacı tarafça dava
dışı tarafa ödendiği iddia olunan sigorta tazminatına ilişkin dosyada hiçbir ödeme dekontu,
makbuz vs. bulunmamakta olup dolayısıyla davacı tarafça alacak iddiasının dahi ispat
edilemediğini, müvekkilin borçlu olmadığı sabit olup dolayısıyla itirazının
hukuken yerinde olduğu ispat edilmiş olmakla işbu haksız davanın reddi gerektiği, davacı
tarafça hiçbir açıklama yapılmamış olduğundan taraflarınca yapılan itirazın haklı
olduğunu, davacı tarafça icra takibine konu edilmemiş olan herhangi bir evrak veya
dayanağın şu aşamada davada öne sürülmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı tarafça icra
takibi başlatılırken herhangi bir dayanak belge ibraz edilmemiş ve dayanılmadığını, davacı tarafça icra inkar tazminatı istenmiş
olup bu hususun da kabul edilemeyeceği, davacı tarafın alacağı olduğunun dahi belirli
olmadığını, olayısıyla talep edilmiş olan ve likit olmayan alacak iddiasina dayanan icra
inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, neticeten; davacı tarafça haklılığı ispat
edilemeyen ve müvekkili mağdur etmek amacıyla haksız ve mesnetsiz olarak açılmış olan
işbu davanın reddi gerektiğini, yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re'sen gözetilecek
nedenlerle;
müvekkili aleyhine açılmış olan işbu haksız davanın öncelikle usulden aksi takdirde
esastan reddine, kötüniyetli olduğu açıkça ortada olan davacı aleyhine %20 den az
olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet
ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Kahramankazan İcra Dairesinin ...... icra sayılı
dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, vergi kayıtları, BA-BS formları, bilirkişi kurulu raporu, emniyet müdürlüğü kayıtları, sürücü belgesi, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü yazı cevabı ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi kurulu █████/2025 tarihli raporu ile özetle; dava konusu trafik kazasında;
...... Plakalı Aracın Sahibinin/Sürücüsü ......ın % 100 oranında
asli kusurlu olduğu,
..... Plakalı Aracın Sahibi ve Sürücüsünün kusursuz olduğu,
davacı ..... Sigorta A.Ş.nin sigortalısının zarar verdiği ..... Plakalı aracın
kasko şirketine rücuen ...... poliçe nolu ZMMS poliçesi teminat
kapsamında, hasar ödeme sürecini yasal prosedürlere ve ZMMS Genel Şartlarına uygun
olarak yönettiği, yukarıda açıklandığı şekilde sigortalısının ehliyetsizliği nedeni ile rücu
hakkı doğduğunu, ancak sigortalı sürücünün yeterli ehliyet ibraz etmesi durumunda bu
hakkın kullanılamayacağı,
davacı sigortalı sürücüsü tarafından ehliyetname ibraz edilememesi durumunda Davacı
..... Sigorta A.Ş.nin, kazada zarar gören aracın, tramer kayıtlarında beyan edilen eksper
raporu ile tespiti yapılan ve ödenen 37.658,52 TL hasar tazminatının, kaza olayı ile uyumlu
olduğu, sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığına dair dekontun ve icra eksper raporunun
Sayın Mahkeme'ye sunulduğu, söz konusu tutarın dava konusu kazada zarar gören
şahıslara ait araçta kaza tarihi itibariyle meydana gelen hasarın gerçek zarar olarak
değerlendirilmesi gerektiği,
davacı ...... Sigorta A.Ş.nin 30.11.2023 Tarihinde yapmış olduğu ödemeden sonra
başlatmış olduğu icra takip tarihi olan 04.03.2024 tarihine kadar yasal faiz talebinin uygun
olduğu, yasal faizin (%9) olarak hesaplandığı, asıl alacak 37.658,52 TL, faiz 884,12 olmak
üzere toplam 38.540,66 TL rücu alacağı olabileceği bildirilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; davacının ZMMS sigorta poliçesi kapsamında zarar görene ödediği tazminatın zarar sorumlusu olan sigortalısından rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı tarafından davacı şirket tarafından sigortalanan araç ile davalı şirket adına kayıtlı araç arasında meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak sigortalasına ödediği hasar masraflarından davalının olay günü ehliyetsiz olarak araç kullandığını ileri sürerek rücuen alacaklı olduğu iddiasıyla icra takibi başlatılmış olup; ödeme emri davalı borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde █████/2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
02/9/2023 tarihinde dava dışı sürücü .....'ın sevk ve idaresindeki davacı şirkete sigortalı..... plaka numaralı aracın .... Cadde üzerinde sevk halindeyken "....." isimli iş yeri önünde direksiyon hakimiyetini kaybederek taşıt yolu kıyısında park halinde bulunan .....plaka numaralı araca ve bayrak direğine çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
..... plaka numaralı aracın █████/2022-█████/2023 tarihleri arasında trafik sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketince sigortalı olduğu tespit edilmiştir.
Davacı sigorta şirketinin █████/2023 tarihli dekont ile rücuen ..... plakalı karşı tarafın kasko sigortacısı olan.....Sigorta A.Ş.'ye 37.658,52-TL tutarında hasar ödemesi yaptığı, yapılan bu ödemenin davalıdan rücuen tazmini için işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı rücu gerekçesi olarak dava dışı araç sürücüsü olan ....'ın ehliyetsiz olarak araç kullandığını ileri sürmüştür.
Rücu koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede;
Poliçe düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. Maddesinde "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddede "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran ha ler zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a-) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b-) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c-) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkolü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkolü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkolü içki alınmak suretiyle kulanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç-) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d-) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e-) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu ha ler hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşularına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davacının talebinin genel şartlar B.4-b maddesi gereğince sürücünün aracı ehliyetsiz olarak kullanmasına dayalı olup davacının rücu hakkı bulunup bulunmadığı hususunun dava dışı sürücü olan .....'ın yeterli ehliyeti bulunup bulunmadığına göre anlaşılabileceği tespit edilmiştir. Bu çerçevede ..... İl Emniyet Müdürlüğüne ve Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava dışı sürücü .....'ın kaza tarihi olan █████/2023 tarihindeki ehliyet ve ruhsat bilgileri ile C sınıfı sürücü belgesi olup olmadığı hususu sorulmuştur. .... İl Emniyet Müdürlüğü █████/2026 tarihli müzekkere cevabında dava dışı .....'ın kaza tarihinde C sınıfı geçerli ehliyet bilgileri bulunduğunu bildirmiştir.
Bu kapsamda ..... plaka numaralı aracın kaza tarihinde sevk ve idare eden .....'ın yeterli ehliyete sahip olduğu anlaşılmakla davacının davalıdan rücu olarak tazminat talebinde bulunamayacağı anlaşılmıştır, rücu şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcından peşin alınan 657,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 74,29TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.080,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 uyarınca 38.512,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ....... Hakim ......
E-imzalıdır E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!