Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen teminatsız ihtiyati haciz kararına itirazın reddi kararını istinaf incelemesi sonucu onadı.
Özet: Ölümlü trafik kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince adli yardımdan faydalanan davacılar lehine, davalı araç sürücüsü ve malikinin malvarlığı üzerine teminatsız ihtiyati haciz konulması ve bu karara yapılan itirazın reddedilmesi üzerine davalı tarafça yapılan istinaf başvurusu, haksız fiilden kaynaklanan zararın kaza tarihinde muaccel hale gelmesi, davalının kusuruna dair yaklaşık ispatın varlığı, manevi tazminat taleplerinde de ihtiyati haczin mümkün olması ve talep edilen miktarın fahiş bulunmaması gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedilerek, ihtiyati haciz kararının hukuka uygun olduğu onanmıştır.

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2026DAVA:Maddi - Manevi TazminatKARAR TARİHİ:█████/2026KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;GEREKÇEDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesi ... plakalı aracın arka koltuğunda yolcu olarak bulunan ...'ın vefat ettiği, davalı ...'in hem malik hem sürücü olduğu, aracın kasko poliçesinin ise ... sigorta kapsamında olduğunu, davalının kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, müteveffanın davacı ...'nın eşi, diğer davacının ise babası olduğunu, davacıların maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talepleri ile davalı ...'in malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince █████/2026 tarihli ara karar ile davacıların ihtiyati haciz isteminin kabulüne, ihtiyati haciz talep edenlerin adli yardımdan yararlanması sebebiyle teminat alınmaksızın davalı ... 'na ait menkul ve gayrimenkul malları üzerine dava değeri kadar tutar(1.204.000,00 TL) yönünden ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği, karara karşı davalı ... tarafından itiraz edilmesi üzerine duruşma açılarak 17.04.2026 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verildiği ve bu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Davacılar tarafından istinafa cevap dilekçesi sunulduğu görülmüştür.Talep, ihtiyati hacze itiraza ilişkindir.Bilindiği üzere uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır. İstem, haksız fiilden kaynaklanan tazminata (para alacağı) yöneliktir.2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati hacize karar verebilmek için alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımaktadır.Somut olayda, iddia olunan zarar haksız eylemden kaynaklandığından TBK'nın 117/2 maddesi gereğince tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmekte ve tazminat borçlusu aynı tarihte temerrüde düşmektedir. Olay █████/2025 tarihinde gerçekleşmiş, dava ise █████/2026 tarihinde açılmıştır. Bu aşamada haksız fiilin davalı tarafından gerçekleştirildiğini kesin hüküm ile ispatlamak ve zarar miktarının tam olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyete uygun değildir.Dosya kapsamında müteveffanın karşı araçta yolcu olarak bulunduğu, dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağı ve savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporunda davalının kazanın oluşumunda kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacıların müteveffanın eşi ve çocuğu olduğu, davacıların iddialarını yaklaşık da olsa ispat ettiği gözetildiğinde, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddi kararı usul ve yasaya uygundur.Öte yandan, ilk derece mahkemesinin ara kararı ile davacı lehine adli yardım kararı verilmiş olup, bu adli yardım kararı nedeniyle davacıdan teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.Bunun yanında; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████/2022 gün ve ... esas, ... karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararında "Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olduğunu" belirtmiş ve manevi tazminat istemli davalarda salt manevi tazminatın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektiği gerekçesiyle ihtiyati haciz istemlerinin reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğuna işaret etmiştir. Bu durumda somut dosyada ilk derece mahkemesince talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olmadığı da gözetilerek ile talep miktarı ile sınırlı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin 17.04.2026 tarihli ara karara yönelik tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 732,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda █████/2026 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f madde ve fıkrası ile 2004 sayılı İİK'nun 265/5 maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi....