Banka tarafından ticari kredi ve mevduat hesaplarına haksız bloke uygulanması, bilgi verilmemesi ve müşteri haklarının ihlalinden kaynaklanan alacak davası.
Özet: Davacı üç müvekkil şirket, davalı bankanın çelişkili ve somut dayanaklardan yoksun gerekçelerle (üye iş yeri sözleşmesi ve iddia edilen MASAK soruşturması) mevduat hesaplarını yaklaşık 1,5 yıldır hukuka aykırı şekilde bloke etmesi, şirketlerin fonlarına erişimini engellemesi, bilgi ve belge taleplerini karşılamaması ve 5411 sayılı Kanundan kaynaklanan müşteri haklarını ihlal etmesi nedeniyle uğradıkları zararların tazmini için alacak davası açmıştır.

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacılar vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketlerden ...Şirketi (“...”) ve ... Şirketi (“...”) .... merkezli, ... şirketi ise ... merkezli bir şirket olduğunun her üç müvekkilinin davalı banka nezdinde mevduat hesabı bulunduğunu, Müvekkili ...’in muhatap bankanın ... Şubesi’ndeki mevduat hesabının numarasının “...” olduğunu, davalı banka tarafından müvekkili ...’in mevduat hesabına 16.03.2023 tarihinde; müvekkili ...’ın mevduat hesabına ve müvekkili ... Ltd’nin mevduat hesabına ise çeşitli tarihlerde bloke uygulandığını ve hesaplarının kullanımının engellendiğini, müvekkili şirketlerin davalı bankaya hesaplarının kullanıma açılması için müteaddit defalar başvuruda bulunduğunu, davalı bankanın ise hiçbir somut gerekçe göstermeden bu talepleri reddettiğini veya cevapsız bıraktığını, üstelik müvekkili şirketler tarafından talep edilen banka hesap numaraları dahil ilgili bilgi ve belgelerin hiçbirinin müvekkili şirketlere verilmediğini, müvekkili şirketlerin uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmek için şifahi olarak gösterdiği çabalara rağmen davalı banka hiçbir surette müvekkilline iş birliği yapmadığını, tam tersine sessizliğe büründüğünü, bunun üzerine müvekkili ... tarafından ... 40. Noterliği’nin ... Yev. No.lu ... tarihli ihtarnamesi keşide edildiğini ve davalı bankanın ...’ya da şikâyet edildiğini, davalı bankanın 19.06.2023 tarihli yazısında ise müvekkili şirket ile davalı banka arasındaki üye iş yeri sözleşmesi hükümleri uyarınca geçici bloke uygulandığının ileri sürüldüğünü ancak bunun nedenlerine dair hiçbir somut bilgi ve belge sunulmadığını, daha sonra müvekkili şirketlerin yetkilisi ...’nın davalı bankanın ...şubesinde bizzat yaptığı görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin bilgi ve belge talepleri bizzat gitmesine rağmen karşılanmadığını, müvekkilinin yetki süresinin dolduğundan bahisle kendi şirketlerine dair bilgi ve belgeler kendisinden saklandığını, yetkisini güncelleme talebinin aylarca sürüncemede bırakıldığını, akabinde taraflarınca her üç müvekkili şirket adına ... 7. Noterliği’nin ... Yev. Nolu ... tarihli ihtarnamesi ile blokelerin kaldırılması ve tüm bilgi ve belgelerin taraflarına iletilmesinin talep edildiğini, davalı bankanın bu ihtarnameye de cevap vermediğini, taraflarınca 20.05.2024 tarihinde ... şubesine gidilerek şube yetkilisi ... ile görüşüldüğünü, ... ihtarnamemize genel merkezde cevap hazırlandığını belirterek tabir-i caizse başından savdığını, müvekkilnin şirketler tarafından verilen vekaletnamelerinde açıkça yetkili olduklarının belirtilmesine rağmen bilgi ve belge taleplerinin reddedildiğini, davalı bankanın bu davranışlarıyla taraflarına yasal yollara başvurmaktan başka çare bırakılmadığını taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve 15.07.2024 tarihinde sürecin anlaşmama ile sonuçlandığını, müvekkili şirketlerin mevduatının kullanılmasını engelleyen davalı banka hakkında 5411 sayılı Kanun’un 146. maddesi uyarınca idari para cezasına, 151. maddesi uyarınca ise yöneticileri hakkında hapis ve adli para cezasına hükmedileceği düzenlendiğini, davalı banka müvekkili şirket adına yapılan şifahi görüşmelerde bir ... soruşturması olduğundan söz edildiğini , ... soruşturması sebebiyle müvekkili şirketlerin banka hesaplarına yaklaşık 1,5 sene bloke uygulanmasının söz konusu olamayacağını, davalı bankanın ... soruşturması olduğunu bahane ederek müvekkili şirketin mevduatlarından yaklaşık 1,5 senedir faydalandığı, bu durumun müvekkili şirketleri ciddi bir zarara uğrattığını, dolayısıyla davalı bankanın 1,5 senedir uyguladığı blokenin her bir günü için ... talimatı geldiğini belgelendiremediği sürece, işlemin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki, ... soruşturması olsa dahi bu durum davalı bankanın müvekkili şirketlere hiçbir bilgi ve belge vermemesinin bir gerekçesi olamayacağını, zira herhangi bir ... soruşturmasının, müvekkili şirketlerin 5411 sayılı Kanun’un “Müşteri Hakları” başlıklı 76. Maddesinden kaynaklanan haklarını kullanmasını engellediğini, davalı bankanın bir yandan ... soruşturması olduğunu ileri sürerken bir yandan 19.06.2023 tarihli cevabında müvekkili şirket ile davalı banka arasındaki üye iş yeri sözleşmesi hükümleri uyarınca geçici bloke uygulandığını ileri sürmesi de davalı bankanın çelişkili davrandığını ortaya koyduğunu, mevcut durumda, müvekkilinin mobil uygulamalardan dahi banka hesaplarına erişmesi engellenmekte olduğunu adeta müvekkili şirketlerin eli kolunun bağlandığını ve mevduatına ulaşmasının imkânsız hale getirildiğini belirterek davanın kabulüne, müvekkili şirketlerin davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesapları üzerinde uygulanan tüm blokelerin kaldırılmasına, HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak olarak her bir müvekkil şirket için ayrı ayrı şimdilik 100 TL’nin 16.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile müvekkili şirketlere ödenmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle;"...Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların dava dilekçesinde, davasının HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olduğunu beyan ettiğini, HMK 107. maddesinde açıkça düzenlendiği üzere bir davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesinin ana koşulunun alacak miktarının yahut değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin kendisinden beklenememesi veya bunun imkansız olması gerektiğini, davacıların banka nezdindeki hesaplarında bulunan blokelerin kaldırılmasını ve tutarların taraflarına ödenmesini talep ettiğini, banka nezdindeki hesaplarında bulunan tutarların bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların kötü niyetli şekilde huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak ikame ederek haksız ve mesnetsiz davalarının hem dava değerini düşük gösterdiği hem de yargılama giderlerinden ve davanın aleyhe sonuçlanması halinde yüksek tutarlı vekalet ücretinden kaçınmak iradesiyle hareket ettiğini, esasen bu durumun davacıların davasında haksız olduğunun bilincinde olduğunu gösterdiğini, belirsiz alacak davasının düzenlendiği HMK 107. Maddesinin söz konusu davalarda dava sahibine hakkını arayabilmek adına bir hukuki yarar ifade ettiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin ise davacı tarafa haksız bir avantaj sunduğunu, açıklanan nedenlerle huzurdaki davanın usul yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun ...E, ...K sayılı kararında da aynı konuya değinildiğini, davacıların taraf ve dava ehliyetinin incelenmesi gerektiğini, davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan vekaletnamelerin usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğini, vekil edenlerin yetkilerinin bulunup bulunmadığını, yetkilerini gösterir belgelerine itibar edilip edilmediği hususunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin usulen kabul edilemeyeceğini, davacıların dava dilekçesi ile hem hesaptaki blokenin kaldırılmasını hem de kendilerine ödenmesini talep ettiğini, davacıların dava dilekçesindeki her iki talebinin de yerine getirilmesinin mümkün olmadığını, aksi halde mükerrer ödeme sonucu doğacağını, zira hesapta bulunan tutarın halihazırda davacıların hesabında olduğunuu, davacıların kendi hesabında olan tutarların dava sonunda kendilerine ödenmesinde hukuki menfaatlerinin bulunmadığını, tekrardan kendilerine ödeme yapılmasının mükerrer tahsilat anlamına geleceği, mahkemece blokenin kaldırılmasına karar verilmesi halinde ayrıca davacıya ödeme yapılması yönündeki talebin reddi gerekeceğini, Davalı bankanın hizmet aldığı kart sistemleri kuruluşundan (mastercard) davacıların pos işlemlerine ilişkin başlatılan inceleme neticesinde uluslararası kurallara aykırı işlemler tespit edildiği, davalı Bankanın hizmet aldığı kart sistemleri kuruluşlarından olan ...'ın, davacıların kullanmış oldukları ve davalı Banka tarafından temin edilen sanal POS ile gerçekleşen işlemlerin ... Kuralları'na aykırılık teşkil eder işlem niteliğinde olduğuna dair davalı Bankaya bildirimde bulunduğu, davacı ... Ltd. ve ... adına 04.11.2022 tarihinde, Nitroservers Bilişim (...) adına 08.12.2022 tarihinde bildirimde bulunulduğunu, söz konusu bildirimlerin ekte sunulduğunu, bildirimlerde davacıların POS cihazlarından yapıldığı tespit edilen aykırılıklar ve bu aykırılıklar nedeniyle uygulanan ve uygulanabilecek müeyyidelerin yer aldığını, yetişkin içeriklerine dair işlemlerin sanal POS aracılığıyla satın alındığını ve Bankaca yapılması gereken işlemlerin belirtildiğini, müşterilerden alınacak cevaplarla ...'a bilgi verilmesinin istendiğini, Davacılar tarafından söz konusu POS hesabının kullanımının gerçekleştirildiği tarihler arasında yapılan işlemlerin içermiş olduğunu riskin, işlemlere ilişkin hizmet alınan kart sistemi kuruluşu olan ... tarafından yapılan inceleme ve işlemlerin uluslararası kurallara aykırılık teşkil ettiğinin tespiti nedeniyle ve Davacılar ile Davalı Banka arasında akdedilen Üye İşyeri Sözleşmesi'ne dayanılarak davacıların hesaplarına bloke konulduğunu, davacıların POS cihazlarından yapılan işlemler nedeniyle .... tarafından davalı Bankaya 1.738.880 USD para cezası kesilme riskinin ortaya çıktığı, davalı Bankanın ... ile görüşmeler yaptığı,...'ın taleplerini yerine getirdiği ve cezada indirim sağlayarak cezanın 167.500 USD olarak uygulanmasını sağladığını, Davacılar ile davalı Banka arasında akdedilmiş olan Üye İş Yeri Sözleşmelerinin ekte sunulduğunu, davacının oluşturduğu bu risk ve devam etmesi muhtemel riskler yönünden hesabına bloke konulduğunu,MasterCard tarafından davacılar ile ilgili davalı Bankaya gönderilen maillerin, davacılar hakkında ... nezdinde yapılan işlemler ve tespitlere ilişkin ... Türkiye'ye müzekkere yazılmasının talep edildiğini, davalı bankanın 5549 sayılı kanundan kaynaklanan yükümlülükleri gereği işlem yaptığı ve davacıya bilgi verilmesinin hukuken mümkün olmadığı,5549 sayılı Kanun çerçevesinde Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan "Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesi Kapsamında işlemlerin Ertelenmesine Dair Yönetmelik" çerçevesinde davalı Bankanın, davacıların hesabından yapılan ve daha sonra yapılmak istenilen işlemler ile ilgili Mali Suçları AraĢtırma Kurumu'na (...) şüpheli işlem Bildirimi'nde bulunduğunu, aynı zamanda davacının hesabına usulüne uygun şekilde bloke tesis ettiğini, mahkemenizin takdir edeceği üzere şüpheli işlem Bildiriminin...'a yapıldığı, akabinde Mali Suçları Araştırma Kurumu tarafından davacının hesabından yapılmak istenilen işlemler hakkında işlem erteleme kararı verildiğini, Davacıların sanal pos kullanımının hukuka ve sözleşmeye aykırılık taşıdığı, Davalı tarafın davacıların sanal POS aracılığıyla gerçekleştirdiği işlemlerin, ... tarafından “işlem aklama” (transaction laundering) olarak değerlendirildiğini, Davacıların, sanal POS hizmetini yasa dışı içerikler sunan üçüncü taraflarla iş birliği içerisinde kullandırdığı ve bu suretle ulusal ve uluslararası hukuka aykırı nitelikte işlemlere aracılık ettiği, ...‟ın, tespit programları kapsamında bu tür işlemleri belirlediği ve müvekkilili bankaya ilgili bildirimleri yaptığı, Bu çerçevede, davacının gerçekleştirdiği işlemlerin mahiyeti ve bu işlemlerle ulaşılan içerikler göz önüne alındığında, davacının söz konusu eylemlerden habersiz olduğunun düşünülemeyeceğini, Hesap erişimi için gerekli belgelerin sunulmadığı gerekçesiyle erişimin engellendiğini, davalı tarafın şirket hesaplarına erişiminin ancak yetkili kişilerin usulüne uygun hazırlandığını, imza sirküleri ve yetki belgelerini sunmaları hâlinde mümkün olduğunu belirttiğini, Davacıların bu belgeleri bankaya sunduğuna dair herhangi bir evrakı sunmadığını, özellikle Myndos ve ... şirket yetkililerinin güncel yetkilerini gösterir belgeleri ibraz etmediğini, Ayrıca, ... Ltd. şirketinin ... değil, ... merkezli olduğunun tespit edildiğini ve bu nedenle şirket yetkilisinin her zaman teyit edilebilmesinin mümkün olmadığını, Bankanın, artırılmış özen yükümlülüğü gereği, bu gibi durumlarda yetkiyi teyit edemediği kişilere hesap erişimi sağlamamasının zorunlu olduğunu, Buna karşın, ... şirketine ait hesaplarda ise yetkililerin erişimine engel bulunmadığını, ... hesabında haciz olduğu bildirildiğini, Davalı vekilinin ...‟e ait hesaplarda ... 5. İcra Dairesi ile ... Vergi Dairesi tarafından konulmuş hacizlerin bulunduğunu belirttiğini, bu nedenle ilgili hesaplar üzerinde tasarruf yetkisinin bulunmadığını, ilgili haciz yazılarının ilgili kurumlardan celbinin talep edildiğini, Harcama itirazları nedeniyle bloke uygulamasının zorunlu olduğunu, Davalı taraf, kredi kartı harcamalarına ilişkin itirazların “chargeback” süreci kapsamında 540 güne kadar uzayabildiğini, bu nedenle davacıların POS cihazlarından gerçekleşen işlemler nedeniyle oluşan meblağların hesaplara blokeli olarak yansıtıldığını belirttiğini, Harcama itirazlarının söz konusu olduğunu, bu nedenle ilgili kayıtların ... ve müvekkili bankadan celbinin talep edildiğini belirterek Usul yönünden itirazlarının, kabulü ile davanın tefrikine ve ayrı ayrı reddini, Mahkememiz aksi kanaatte ise dosyaya getirtilmesi talep edilen delillerin müzekkere yazılarak davalı bankadan ve ilgili kurumlardan dosyaya getirtilmesine ve davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Davacılardan ... ŞTİ.’nin 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulmadıkları anlaşılmakla (2021 yılında yevmiye kapanış tasdiki olamaması ve envanter yazdırılmaması/2022 yılında yevmiye ve kebir defterleri ibraz edilmemesi, envanter defterinin yazdırılmamış olması) yasal ticari defterlerinin birbirini teyit ettiğini söylemenin mümkün olmadığı görülmekle, delil kabiliyetleri Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacılardan Davacı ... LTD. ŞTİ.'nin (Esi ...ŞTİ.) 2021 yılına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TIK hükümlerine uygun tutulmadıkları anlaşılmakla (2022 yılında yevmiye kapanış tasdiki olamaması ve envanter yazdırılmaması/2022 yılında yevmiye ve kebir defterleri ibraz edilmemesi, envanter defterinin yazdırılmamış olması) yasal ticari defterlerinin birbirini teyit ettiğini söylemenin mümkün olmadığı görülmekle, delil kabiliyetleri Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacılardan ... (...)‟nin ticari defterlerinin TTK.80 ve HMK. 219. maddeleri gereğince ibrazdan kaçınıp kaçınmadığı hususunun takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davalının 2021 ve 2022 yıllarına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaĢılmakla, delil kabiliyetlerinin takdiri Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 1. Davacılar adına davalı banka nezdinde açılan hesaplara konulan blokaj işlemlerinin, herhangi bir mahkeme kararı, idari tedbir, yasal takip veya müşterinin açık talimatı olmadığı, öyleyse de bunlara dair bir belgeye ulaşılamadığı, Davacıların hesaplarına davalı banka tarafından uygulanan bloke işleminin dayanağının mevzuata uygun şekilde belgelenmediği, Söz konusu blokenin açık müşteri talimatı veya yasal zorunlulukla tesis edildiğine dair belgelerin talep edilmesi gerektiği, eğer mümkünse Masak‟tan gelen belgelerin mahkeme ile paylaşılmasının davayı aydınlatmada çok faydalı olacağının düşünüldüğü, işbu hususun hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Davalı nezdinde davacıların banka hesapları yönünden yapılan incelemeler ile; Davacı ... ŞTİ. Yönünden Mevduat Hesaplarının İrdelenmesi neticesinde;01.08.2024 dava tarihi itibariyle;... nolu 29 sf. lık cari hesap (vadesiz TL hesabı)incelendiğinde; Davacının 01.08.2024 dava tarihi itibariyle ... TL /Cari hesabında 13.378,23 TL bakiye kaldığı, 16.06.2025 inceleme tarihi itibariyle ise 31.01.2025 tarihinde 500,00 TL ve 10.06.2025 tarihinde 82,00 TL HGS bedelleri mahsup edildiğinde 12.796,23 TL bakiye kaldığı, 1200 ek nolu, KatIlım hesabı incelendiğinde;20.09.2023 tarihinde ... no.lu cari hesaptan 1200 no.lu katılım hesabına 2.000.000,00 TL aktarıldığı, 20.09.2023 tarihinden 26.03.2025 tarihine kadar 1.382.468,37 TL kar payı tahakkuk ettiği, - 96.525,74 TL vergi mahsup edildiği, neticede 2.000.000,00 TL davacı bakiyesinin 1.285.942,63 TL kar payı ile arttığı ve en son işlem tarihi olan 26.03.2025 tarihinde 3.285.942,63 TL'ye ulaştığı, Banka kayıtları incelendiğinde 20.09.2023 taril 01.08.2024 dava tarihine kadar; 647.014,37 TL net kar payı tahakkuk ettiği, Ayrıca davacı tarafından dava dilekçesinde Ayrıca davacı tarafından 16.03.2023 tal den itibaren ticari reeskont fai talep edildiğinden; Davalı banka tarafından "katılım hesabına cari hesaptan aktarım yapılması yazılı talep edilmeden katılım hesabına para aktarımı yapılamadığı” incelemede beyan edilmiş olup, bu nedenle 20.09.2023 katılım payı hesabı açılma tarihi ile 01.08.2024 dava tarihi arasında; Davacının 2.000.000,00 TL asıl alacağına 758.041,10 TL avans fai tahakkuk edeceği hesaplanmakla birlikte nihai takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Buna göre davacının banka tarafından tahakkuk ettirilen net kar payı 647.014,37 TL olmasına rağmen davacının uhdesinde 2.000.000,00 TL olması varsayımında elde edeceği avans faizinin 758.041,10 TL olduğu ve davacının (758.041,10 TL — 647.,014,37 TI 111.,026,73 TL zararının hesaplanmakla bi nihai takdiri sayın Mahkeme'ye ait olduğu, ... şirketi hakkında incelemede davalı banka vekili tarafından “... şirketi üzerinde ... Blokesinin yeni kalktığı” bilgisi verilmiştir. Bankadan yazı talep edilse de “verilemeyeceği ve gizli belge olduğu” ve ayrıca ... şirketinin hesapları üzerinde 9.531.539,07 TL icra hacizleri/bloke olduğu beyan edilmiş olup, iş bu hususun takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,3.2. Davacı ... ŞTİ. (Eski: ... ŞTİ.) Yönünden Mevduat Hesaplarının İrdelenmesi Neticesinde: 01.08.2024 dava tarihi itibariyle; 16.03.2023 tarihinde davacının 889.440,24 TL bakiyesi olduğu, ilgili tutarın başkaca bir katılım hesabına virman edilmesi söz konusu olmadığı ve netice olarak; 01.08.2024 dava tarihi itibariyle ise 889.440,24 TL bakiye kaldığı tespit edildiği,... no.lu 2 sf. lık cari hesap (vadesiz TL hesabı) incelendiğinde; 16.03.2023 tarihinde davacının 889.440,24 TL bakiyesi olduğu, ilgili tutarın başkaca bir katılım hesabına virman edilmesi söz konusu olmadığı ve netice olarak; 01.08.2024 dava tarihi itibariyle ise 889.440,24 TL bakiye kaldığı tespit edildiği, Ayrıca davacı tarafından dava dilekçesinde 16.03.2023 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi talep edildiğinden;Davalı banka tarafından "katılım hesabına cari hesaptan aktarım yapılması yazılı talep edilmeden katılım hesabına para aktarımı yapılamadığı” incelemede beyan edildiği, Ancak davacılardan ... yönünden Sayın Mahkeme'ce hesabın bloke olduğu 16.03.2023 tarihi ile 01.08.2024 dava tarihi arasında davacının faiz alacağının olduğunun kabulü halinde; Davacının 889.440,24 TL asıl alacağına 402.167,11 TL avans faizi tahakkuk edeceği hesaplanmakla birlikte nihai takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Buna göre davacının Uhdesindeki 889.440,24 TL için davacının 402167,11 TL zararının olduğu hesaplanmakla birlikte nihai takdiri sayın Mahkeme'ye ait olduğu, ... şirketi hakkında incelemede davalı banka vekili tarafından16.06.2025 inceleme tarihi itibariyle “şirket üzerindeki ...'tan kaynaklı blokenin halen olduğu” bilgisi verilmiştir. Ayrıca şirketinin hesapları üzerinde herhangi bir icra hacizleri/bloke olmadığı beyan edilmiş olup, iş bu hususun takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,3.3. Davacı... Yönünden Mevduat Hesaplarının İrdelenmesi Neticesinde:. ... nolu 45 sf. lık cari hesap (vadesiz TL hesabı) incelendiğinde; 01.08.2024 dava tarihi itibariyle;-29.03.2023 tarihinde davacı hesabına 4.656.402,51 TL para girişi olduğu, bu bedelden; 29.03.2023 tarihinde — 3.979.430,65 TL krediye dayalı taksit cezası bedelleri tahsil edildiği, 29.03.2023 tarihinde 642.800,00 TL'nin katılım hesabı olan 1202 no.lu ek hesaba aktarıldığı ve bu aktarım sonrasında 54.020,79 TL bakiye kaldığı, 01.08.2024 dava tarihinde ilgili hesapta 53.195,79 TL bakiye kaldığı, 04.08.2024 tarihi ile 16.06.2025 inceleme tarihi arasında — 10.525,00 TL HGS bedelleri mahsup edildiğinde 16.06.2025 inceleme tarihinde hesapta 42.670,79 TL bakiye kaldığı tespit edildiği, * ... ek nolu, Kat hesabı incelendiğinde;29.03.2023 tarihinde ... no.lu cari hesaptan ... nolu katılım hesabına 642.800,00 TL aktarıldığı, 29.03.2023 tarihinden 30.04.2025 tarihine kadar 543.263,26 TL kar payı tahakkuk ettiği, - 42.345,81 TL vergi mahsup edildiği, neticede 642.800,00 TL davacı bakiyesinin 500.917,45 TL kar payı ile arttığı ve en son işlem tarihi olan 30.04.2025 tarihinde 1.143.717,45 TL'ye ulaştığı, Banka kayıtları inceleni de 29.03.2023 tar 01.08.2024 dava tarihine kadar; 259.632,22 TL net kar payı tahakkuk ettiği, Ayrıca davacı tarafından dava dilekçesinde █████/2023 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi talep edildiğinde; Davalı banka tarafından "katılım hesabına cari hesaptan aktarım yapılması yazılı talep edilmeden katılım hesabına para aktarımı yapılamadığı” incelemede beyan edilmiş olup, bu nedenle 29.03.2023 katılım payı hesabı açılma tarihi ile 01.08.2024 dava tarihi arasında; Davacının 642.800,00 TL asıl alacağına 288.185,73 TL avans faizi tahakkuk edeceği hesaplanmakla birlikte nihai takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Buna göre davacının banka tarafından tahakkuk ettirilen net kar payı 259.632,22 TL olmasına rağmen davacının 642.800,00 TL bedelin uhdesinde olması varsayımında elde edeceği avans faizinin 288.185,73 TL olduğu ve davacının (288.185, 23 TL - 259. 632. 22 TLz) 28.553, 52 TL zararının olduğu hesaplanmakla birlikte nihai takdiri sayın Mahkeme'ye ait olduğu, “... şirketi üzerinde ... Blokesinin yeni veril . Bankadan ilgili yazı talep edilse de “verilemeyeceği belge olduğu” ve ayrıca ... şirketinin hesapları üzerinde herhangi bir icra hacizleri/bloke olmadığı beyan edilmiş olup, iş bu hususun takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; "...Davacılar adına davalı banka nezdinde açılan hesaplara konulan blokaj işlemlerinin, herhangi bir mahkeme kararı, idari tedbir, yasal takip veya müşterinin açık talimatı olmadığı, öyleyse de bunlara dair bir belgeye ulaşılamadığı, Davacıların hesaplarına davalı banka tarafından uygulanan bloke işleminin dayanağının mevzuata uygun şekilde belgelenmediği,Söz konusu blokenin açık müşteri talimatı veya yasal zorunlulukla tesis edildiğine dair belgelerin talep edilmesi gerektiği, eğer mümkünse Masak’tan gelen belgelerin mahkeme ile paylaşılmasının davayı aydınlatmada çok faydalı olacağı, Bloke nedeniyle davacıların uğradığı maddi kaybın hesaplanabilmesi için hesap bilgilerine ihtiyaç duyulduğu, aksi halde hesaplama yapılamayacağı, Her üç davacı bakımından da banka kayıtları üzerinden yapılan hesaplamalar sonucunda somut ve denetlenebilir zarar kalemleri ortaya konulmuştur. ... yönünden 111.026,73 TL, Nitroservers yönünden 402.167,11 TL ve Myndos Ltd. yönünden 28.553,52 TL zarar hesaplanmış; bu zararların, davacıların mevduatlarına erişememesi nedeniyle mahrum kalınan avans faizi ile bankanın tahakkuk ettirdiği kar payı arasındaki farktan kaynaklandığı açıkça gösterildiği..."sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hesaplara konulan blokelerin kaldırılması ile hesaptaki paraların tahsili istemine dayalı alacak davasıdır.
Davacılar tarafından huzurdaki davanın ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.
Davacılar tarafından davalı banka nezdindeki mevduat hesaplarına haksız şekilde bloke konulması neticesinde hesaplarını kullanamadıkları iddiası ile hesaplara konulan blokelerin kaldırılması ile hesaptaki paraların tahsili talebi ile huzurdaki davayı ikame ettikleri anlaşıldı.
Davalı tarafından usuli itirazlar ile birlikte taraflarının hizmet aldığı kart sistemleri kurulundan (mastercard) davacıların pos işlemlerine ilişkin başlatılan inceleme neticesinde uluslararası kurallara aykırı işlemler tespit edilmesi ve davacıların hesabından yapılan ve daha sonra yapılmak istenilen işlemler ile ilgili Mali Suçları Araştırma Kurumu'na (MASAK) şüpheli işlem bildiriminde bulunulduğu, aynı zamanda davacının hesabına usulüne uygun şekilde bloke tesis edildiği iddiası ile davanın reddinin talep edildiği anlaşıldı.
Suç Gelirlerinin Aklanmasının Ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Kapsamında İşlemlerin Ertelenmesine Dair Yönetmelik'in 4. Maddesinde ise, yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da halihazırda devam eden işleme konu malvarlığının aklama veya terörizmin finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüpheyi destekleyen belge veya ciddi emare bulunması durumunda, yükümlülerin şüpheli işlem bildirimini Başkanlığa gerekçeleri ile birlikte işlemin ertelenmesi talebi ile gönderecekleri, erteleme talepli şüpheli işlem bildirimlerine konu işlemin olağandışı nitelikli olması, çeşitli veri tabanlarından ya da diğer kaynaklardan yapılan kontroller sonucunda işlemi yapan kişi ya da kişilerin suçla ilgili olduğunun veya olabileceğinin anlaşılması, işlemin tamamlanmasının terörizmin finansmanı ile ilgili olduğu düşünülen fonlara ya da suçtan elde edilen gelirlere el koymayı engelleyeceğine veya zorlaştıracağına ilişkin tehlikeli bir halin bulunması gibi göstergelere haiz olması gerektiği, şüpheli işlem bildirimlerini işlemin ertelenmesi talebi ile Başkanlığa gönderen yükümlülerin, işlem hakkında Bakan tarafından verilecek karar Başkanlıkça kendilerine tebliğ edilinceye kadar, işlemi gerçekleştirmekten imtina edecekleri, işlemlerin ertelenmesinin, yükümlü tarafından şüpheli işlem bildiriminde bulunulan tarihten itibaren yedi iş gününü geçemeyeceği, erteleme talebi ile gönderilecek şüpheli işlem bildirimlerine ilişkin usul ve esasların şüpheli işlem bildirim rehberlerinde belirleneceği düzenlenmiştir.
Dosya kapsamı, toplanılan tüm deliller incelendiğinde; davacı taraflara ait banka hesabına davalı banka tarafından uygulanan bloke işleminin mevzuata uygun olup olmadığı kusurunun bulunup bulunmadığı, bloke edilen tutarların dava tarihi itibari ile her bir davacı için ne kadar olduğunun tespit edilmesi, davalı bankanın sözleşmeler ve yasal mevzuat kapsamında bloke etme şartlarına mevcut olup olmadığı irdelenilerek taraf defter ve kayıtları, banka kayıtları davacılara ait banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak üzere mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, davalı vekilinin iddia ettiği üzere davacı hesaplarına uygulanan blokaj işlemlerinin mahkeme kararı, idari tedbir, yasal takip veya açık müşteri talimatına dayandığına ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulamadığı, ... kaynaklı olduğu ileri sürülen bloke iddialarına ilişkin olarak bankadan belge talep edildiği, ancak bu belgelerin “gizli olduğu” gerekçesiyle paylaşılmadığı, blokajın hukuki dayanağının belgelendirilemediğinin davacı ... şirketi yönünden 111.026,73 TL, davacı Nitroservers.. şirketi yönünden 402.167,11 TL ve davacı ... Şirketi yönünden 28.553,52 TL zarar tespitinin yapıldığı, davacılar adına davalı banka nezdinde açılan hesaplara konulan blokaj işlemlerinin, herhangi bir mahkeme kararı, idari tedbir, yasal takip veya müşterinin açık talimatı ile yapıldığına dair bir belgeye ulaşılamadığı, davalı banka hesabında bulunan paraya hangi nedenlerle bloke konulduğuna dair belgeler talep edilmişse de; davalı banka tarafından daha önceki savunmaları kapsamında ... kararı nedeniyle bloke işlemi tesis edildiği tekrarlanmış olup söz konusu ... kararlarının varlığını ispatlayacak herhangi bir belge dosyaya ibraz edilmediği, davacıların haklılıklarının ispatlandığı anlaşılmakla davanın kabulüne, ... ve Dış Ticaret Ltd. Şti. yönünden 111.026,73 TL, ... Dış Ticaret Ltd. Şti. (Eski Unvanı: ....Ltd. Şti yönünden 402.167,11 TL, ...yönünden 28.553,52 TL’nin █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davalı tarafından davacıların mevduat hesaplarına uygulanan blokajların kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
... Şti. yönünden 111.026,73 TL, .... Şti. (Eski Unvanı: ... Şti yönünden 402.167,11 TL, Myndos Ltd.yönünden 28.553,52 TL’nin █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davalı tarafından davacıların mevduat hesaplarına uygulanan blokajların kaldırılmasına,
Alınması gereken 37.006,76 TL harçtan peşin alınan 427,60 harç ve 9.246,56 TL tamamlama harcının toplamı olan 9.674,16 TL'nin mahsubu ile bakiye 27.332,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacılar tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 9.246,56 TL tamamlama harcının toplamı olan ‭10.101,76 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 86.679,58 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Davacılar tarafından yapılan ‭ 21.962 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
Artan avansın karar kesinleştiğinde talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma vasıtası ile) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!