Uluslararası hava taşımacılığında kaybolan cihaz için Montreal Konvansiyonu uyarınca fayda beyanı ile genişleyen taşıyıcı sorumluluğuna dair tazminat kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirketin, uluslararası hava yolu ile Azerbaycana gönderilmek üzere davalı şirkete teslim ettiği fizik tedavi cihazının taşıma esnasında kaybolması üzerine açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesi, taşımada Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, konişmento üzerinde emtia için 6.000,00 Euro değer beyanında bulunulması sebebiyle davalının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağını belirterek, davacı lehine 6.000,00 Euro emtia bedeli ile 3.323,66 TL navlun ücretinin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiş; davacı vekili ise bu kararı vekalet ücretinin eksik hesaplandığı gerekçesiyle istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ███████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar TARİH: █████/2023DAVA: TazminatKARAR TARİHİ: █████/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Azerbaycan/Bakü'ye göndermek üzere davalı şirkete teslim ettiği... Fizik Tedavi cihazının taşıma esnasında kaybolmasından dolayı şimdilik 50,00 Euro'nun cihazın kargo şirketine teslim tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı yandan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama harç ve her türlü dava gideri ile karşı vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada taşımacılık hukukuna ilişkin uluslararası sözleşmelerin uygulanması gerektiğini, davalının Varşova Konvansiyonu uyarınca sorumluluğunun sınırlı olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki Taşıma Kural ve Koşullarının 21. maddesi 1/b hükmü gereği davacının davalıdan doğrudan ve dolaylı zararlara ilişkin herhangi bir tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davalının ancak sınırlı sorumluluğunda bahsedilebileceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davacı vekili █████/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; davalı şirketin kaybettiği cihazın değeri olan 6.000,00 Euro ile bunun yanında 3.323,660 TL navlun ücretinin █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; " Dava konusu somut olayda nakliyenin, uluslararası bir hava yolu taşıması esnasında meydana geldiği, bu kapsamda Montreal Konvansiyonu hükümlerinin olayda tatbiki gerektiği değerlendirilmiştir.Taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır.03.10.2022 tarihli kök ve 17.11.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; "Dava konusu tazminat talebine konu olan zayiin davalının sorumluluğunda olan havayolu taşıması esnasında meydana geldiği, Montreal Konvansiyonu Madde 18 kapsamında davalının meydana Eşyanın taşındığı konişmento üzerinde taşınan emtianın kıymetinin beyan edildiği (BİR DİĞER İFADEYLE FAYDA BEYANINDA BULUNULMUŞ OLDUĞU) görülmüş olmakla, davacının Montreal Konvansiyonu 22'nci madde 3.paragraf kapsamında, beyan edilen 6.000,00 Euro gerçek zarar tutarını tazminle yükümlü olacağı, davacının ödemiş olduğu anlaşılan 3.323.660TL navlun ücretinin iadesini davalıdan tahsil edebileceği " belirtilmiştir.Bu kapsamda, emtiadaki hasar ve zayiin davalı taşıyıcının sorumluluğundaki havayolu taşıması esnasında sırasında meydana geldiği, davalı tarafça bu hususun kabul edildiği, somut olay konusu taşımada ... nolu konişmento ve onun ayrılmaz bir parçası olan detaylı manifesto incelendiğinde, gönderen tarafından taşıyıcıya, taşınan emtia için 6.000.00 Euro kıymet beyanında bulunulduğu, bir diğer ifadeyle özel fayda beyanında bulunulduğu, bu kapsamda sınırlı sorumluluğa ilişkin Montreal Konvansiyonu madde 22'nin olayda uygulanamayacağı, bu nedenle davacının ödediği 3.323,60 TL navlun ücreti ve emtia bedeli olan 6.000,00 Euroyu davalıdan talep edebileceğinden, davacının ıslah dilekçesi de bu kapsamda olduğundan davanın bu cihette kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' Davanın KABULÜ ile;1-6.000,00 Euro emtia bedeli ile 3.323,66 TL navlun ücretinin █████/2020 tarihinden itibaren, yabancı para yönünden 3094 sayılı yasa uyarınca devlet bankalarının ilgili yabancı paranın vadeli mevduatına uyguladığı mevduat faizi oranındaki, TL yönünden ise ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, '' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemsinin davacı lehine eksik vekalet ücretine hükmettiğini, hükmedilen 6.000,00-Euro yönünden karar tarihindeki kur esas alınarak vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini , mahkemenin karar tarihi olan █████/2023 tarihinde TCMB efektif satış kurunun , 1,00-Euro= 28.9035-TL olduğunu; buna göre dava değerinin 173.421,00-TL olduğunu, ayrıca dava dosyasında lehlerine hükmedilen navlun bedeli olan 3323,66-TL' nin eklenmesi ile 176.744,66-TL dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ileri sürerek, izah olunan ve resen dikkate alınacak nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun reddine, yerel mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davalının sorumluluğunun sınırlı olmadığına yönelik tespitinin hatalı olduğunu, sınırlı sorumluluğu olmadığı tespit edilmişse de söz konusu değerlendirmenin hatalı olduğunu, konişmentoya kıymet beyanı olarak 6.000,00-Euro yazılmasının özel fayda beyanı olarak kabul edilemeyeceğini, zira Montreal Sözleşmesi'nin 22/3 fıkrası uyarınca davacının davalı talebine rağmen özel fayda beyanına ilişkin ek bir ödeme yapmadığını, bu nedenle sorumluluğun kg başına 22 SDR ile sınırlı olduğunu, özel fayda beyanında bulunulmadığını, gönderi hakkında sigorta yapılmadığını, ilave ücret ödenmediğini, taraflar arasındaki taşıma ilişkisine ilişkin, davacının itiraz etmeksizin kabul ettiği taşıma kural ve koşulları uyarınca da davacının davalıdan doğrudan veya dolaylı herhangi bir zarar talep edemeyeceğini, Montreal Konvansiyonu'nun 21 maddesi uyarınca sınırsız sorumluluk hallerinin yalnızca yolcu ve bagaj taşımalarına ilişkin olarak düzenlendiğini, eşya taşımasında sınırsız sorumluluk hükümleri uygulanamayacağını, 1975 tarihli Montreal sözleşmesi ile Varşova Konvansiyonu'nun 24 ve 25 maddelerinde yapıla değişiklik ile yükün zayi olması veya hasara uğraması durumlarında zarar taşıyıcının veya adamlarının kasıtlı davranışlarından ötürü meydana gelse dahi, bu durumun taşıyıcının miktar sınırlamalarından yararlanmasına engel teşkil etmeyeceğini (Yargıtay 11. HD. █████████ esas, ██████████ karar; ██████████ esas, █████████ karar; ██████████ esas, █████████ karar; █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamları), Montreal Sözleşmesi’nin 22/5 fıkrasının da somut olayda uygulanamayacağını, davacı tarafından davalı şirketin ve/veya çalışanlarının kastı ya da kasta yakın kusurlu eylemi bulunduğunun iddia ve ispat olunamadığını, bu nedenle de davalının sorumluluğunun sınırlı olduğunu, ileri sürerek, izah edilen ve re’sen gözetilecek sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; uluslararası havayolu taşıması esnasında kaybolan emtia nedeniyle uğranılan zararın ve navlun bedelinin davalıdan taşıyıcıdan iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın ıslah dilekçesindeki talepler doğrultusunda kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava Konusu havayolu taşıması Türkiye - Azerbaycan arasında olup, 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'ne hem Türkiye Cumhuriyeti, hem de Azerbaycan Cumhuriyeti taraf olduğundan, uyuşmazlığa anılan sözleşme uygulanacaktır. Öte yandan Sözleşmede hüküm bulunmaması halinde, gerek TTK'nun 852/1 fıkrası gerek MÖHUK'un 29/2 fıkrası uyarınca TTK'nun taşımaya ilişkin hükümleri uygulama alanı bulacaktır.Taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davalı taşıyıcı sorumluluğunda Ankara'dan Bakü'ye havayolu ile taşınan emtianın taşıma sırasında kaybolduğu ihtilaf konusu değildir. Davalı tarafından, taraflar arasındaki taşımaya ilişkin taşıma kural ve koşullarının 14.1 maddesinde yer alan, davalının ihmali, kastı veya hatalı hareketleri de dahil olmak üzere, dolaylı, tesadüfi, özel ya da dolaylı hiçbir hasar veya kayıptan sorumlu olmayacaklarına dair sorumsuzluk kaydı uyarınca davalının kayıptan sorumlu tutulamayacağına yönelik istinaf sebebi; Montreal Sözleşmesi'nin 26 ve 49 maddeleri ile; sözleşmenin ihlali mahiyetini taşıyan yahut taşıyıcının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ortadan kaldıran anlaşma hükümlerinin geçersiz kabul edilmesi karşısında yerinde görülmemiştir. Monteral Sözleşmesi'nin 22/3 fıkrası; "Kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun, taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda, gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcın kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya hasar gelmesi her kilogram için sorumluluğu 22 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır. Diğer durumda, ödenecek toplamın, gönderinin varıştaki teslimatta sağlayacağı gerçek faydadan fazla olduğunu ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı beyan edilen toplamı aşmayan bir miktar ödemekle sorumlu olacaktır." hükmünü haizdir. Dava konusu taşımaya ilişkin konşimentoda emtia değerinin 6.000,00-Euro olarak belirtildiği, Monteral Sözleşmesi'nin anılan hükmünde özel fayda beyanı için ilave ücret ödenmesinin durumun gerektirmesi koşuluna bağlandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki taşımaya ilişkin taşıma kural ve koşullarının 16.1 maddesinde; belirtilen ek ücretin ödenmesi mukabilinde, konşimentoda ilgili bölüm doldurularak ve konşimentoda belirlenen miktara kadar beyanda bulunarak, artırılmış yükümlülük hizmetinden faydalanılabileceği, beyanın, konşimentodaki ilgili kutunun doldurulması ve belirtilen ücretin ödenmesi suretiyle yapılması gerektiği, bu durumda gönderide meydana gelen kanıtlanmış zarar veya ziyan için beyanda bulunulan miktara kadar tazminat talep edilebileceği düzenlenmiştir. Dosyada navlun faturası bulunmadığı, mahkemenin davalı yanın cevabi ihtarnamesinde ödenen navlunun 3.323,66 TL olduğunu belirtmesi ve davacının da buna itiraz etmemesi nedeniyle navlunun 3.323,66-TL olduğunu kabul ettiği, öte yandan dosyaya sunulan ve davalı çalışanı tarafından davacı çalışanına gönderilen █████/2020 tarihli e-mail kapsamından, davacının dava konusu emtianın değerine ilişkin beyanda bulunduğu, bunun üzerine fiyat bilgilendirmesi yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda navlunun arttırılmış yükümlülük beyanına göre belirlendiğinin, diğer ifade ile dava konusu emtiaya ilişkin özel fayda beyanında bulunulduğunun, buna göre hem Montreal Sözleşmesi'nin 22/3 hem de davalının dayandığı taşıma kural ve koşullarının 11 maddesi uyarınca davalının sorumluluk tutarının beyan edilen 6.000,00-Euro olduğunun kabulü gerektiği, davalının, dava konusu kayıp ve 13 kg ağırlığındaki emtia bakımından kg başına 22 SDR sorumluluk sınırından faydalanamayacağı, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Montreal Sözleşmesi'nde hasar, kayıt veya gecikme halinde navlun iadesine ilişkin hüküm bulunmadığından, TTK'nun 883/1 fıkrası uygulama alanı bulacaktır. Anılan hükme göre taşıyıcı ziya veya hasardan dolayı ödemekle yükümlü olduğu tazminattan başka, taşıma ücretini de geri vermekle yükümlü olup, mahkemece ıslah dilekçesi doğrultusunda navlunun iadesine karar verilmiş olmasında da usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde eldeki davayı HMK'nun 109 maddesi uyarınca kısmi dava olarak açtığını açık beyan etmiş olup, bu durumda mahkemece ıslah edilen tutarlara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gözetilmeksizin, tüm alacağa █████/2020 tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerinde olmamış ise de; davalının bu yönde bir istinafı bulunmadığından bu yanılgı eleştirilmekle yetinilmiştir. Eldeki dava HMK'nun 109 maddesine göre 50,00-Euro üzerinden kısmi dava olarak ikame edilmiş, █████/2022 tarihli harçlandırma tarihli ıslah dilekçesi ile 5.950,00-Euro ve 3.326,66-TL arttırım yapılmıştır. Kısmi davada yabancı para alacağının arttırılan kısmı bakımından dava değeri ıslah tarihindeki kura göre belirlenmelidir. Dava tarihindeki TCMB efektif satış kuruna göre 1 Euro, 9,6215-TL olup, 50 Euro'nun dava tarihindeki değeri 481,08-TL'dir. Islah tarihindeki kura göre 1 Euro 18,0642-TL olupi ıslah edilen 5.950,00-Euro'nun ıslah tarihindeki değeri 107.481,99-TL'dir. Buna göre dava değeri (481,08-TL + 107.481,99-TL + 3.326,66-TL) toplam 111.286,73-TL olup, karar tarihinde yürülükte olan AAÜT'nin 13/1 fıkrası uyarınca hesaplanan nispi vekalet ücreti 17.805,87-TL'dir. Ancak bu tutar tarifenin ikinci kısmındaki 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin altında kaldığından, mahkemece yine tarifenin 13/1 fıkrası uyarınca davacı lehine 17.900,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan, davacının vekalet ücreti hesabında karar tarihindeki kurun esas alınması gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, tarafların istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.243,67-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.060,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.182,72-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.