İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, deniz yoluyla mal taşımacılığı navlun ve ardiye ücreti alacağından kaynaklanan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Davacının, davalıya ait malların deniz yoluyla taşınması karşılığında ödenmeyen navlun ve ardiye ücretlerinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi, emtia satış sözleşmesi teslim şekillerinin taşıma sözleşmesinin sorumluluğundan bağımsız olduğunu, e-posta yazışmalarıyla taşıma sözleşmesinin taraflar arasında kurulduğunu ve davalının ödeme yapmadığını kabul ederek, davalının icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin 10.313,00 USD asıl alacak üzerinden faiziyle birlikte devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmiş olup, bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ███████ Esas
KARAR NO : █████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
NUMARASI : ███████ Esas - ████████ Karar
TARİH: █████/2023
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya ait malların müvekkili tarafından ekli konşimentolar tahtında deniz yoluyla Haifa Limanına taşındığını, taşımaya ilişkin olarak davalı adına navlun ve ardiye ücreti faturaları tanzim edildiğini, davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine, İstanbul 35.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan bu takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını ve huzurdaki itirazı iptali davasını açtıklarını beyanla davalı borçlu tarafından İstanbul 35.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği, davalının davaya yanıt vermediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; " (...) Arabuluculuk son oturum tutanağı, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, konişmento, İstanbul 35. İcra müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyası, Mersin Gümrük müdürlüğünden gelen müzekkere cevapları ,ticari defter incelemesi, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak düşünüldüğünde ; davacının davalıya ait malların Mersin limanından Haifa limanına taşınmasını üstlendiği, davalının bu taşımalara ilişkin navlun ve ardiye ücretlerini ödemediğini iddia ettiği , davalının ise taşımaların ... teslim şekline tabi olduğu buna göre satıcının malları alıcının emrine hazır hale getirmesi malın yüklenmesi ile mali sorumluluklarının son bulduğu, teslim ile birlikte hasar ve zararın alıcıya geçtiğinden husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesini ayrıca davacının navlun ve ardiye ücretinin yanısıra 500 USD komisyon ücreti de talep etmeye çalıştığı , davacının bu tutumunun hukuka aykırı olduğu, davanın esastan da reddine karar verilmesini talep ettiği, taraflar arasında taşımanın yapıldığına dair anlaşmazlık konusu bulunmadığı, ... nolu konişmento tahtında taşımacılık yapıldığı, davalının bu konişmentoda gönderen olduğu, davacının bu taşıma sebebiyle 9900 USD navlun faturası 360 USD ardiye faturası düzenlediği görülmüş olup, uyuşmazlığın dava konusu alacağa ilişkin olarak taşımanın ifa edilmesi noktasından ziyade, davalının navlun bedelinden sorumlu olup olmadığı hususunda toplandığı, davalı vekilinin savunmasının aksine, bilirkişi raporunda da açıklandığı hali ile alacağa konu taşımaya ilişkin emtia satım sözleşmesinden doğan sorumluluklar ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluklar birbirinden bağımsız olup, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği davalının sorumluluğunun tespiti bakımından taraflar arasındaki e posta yazışmalarının incelenmesi gerektiği, dosyaya e posta yazışmaları ile taşıma sözleşmesinin taraflar arasında kurulduğu anlaşılmakla davalının sözleşme uyarınca taşıma masrafından sorumlu olduğu, davacının taraf olmadığı satım sözleşmesindeki kayıt bakımından bu kaydın davacıyı etkilemeyeceği mahkemece kabul edilmiş, davalı yanca taşıma bedelinin ödendiğine dair herhangi bir savunma ve delil de ibraz edilmediğinden, davanın kabulüne karar verilmiş, alacak verilen hizmete ilişkin faturaya dayalı olduğundan İİK hükümleri gereği davalı için likit ve belirlenebilir kabul edildiğinden davacı lehine icra inkar tazminatı ile birlikte davanın kabulüne dair aşağıdaki hali ile karar verilmiştir."gerekçesi ile,
''1-Davanın KABULÜ ile İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın İPTALİNE, takibin 10.313,00 USD asıl alacak bakımından DEVAMINA, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD faizi UYGULANMASINA,
-Takdiren asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 28.397,67 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile dava dışı alıcı arasındaki satışta ... kodlu teslim şeklinin kararlaştırıldığını, bu taşımacılık şeklinde satıcının ürünü paketleyerek alıcının emrine hazır hale getirmesi ve malın yüklenmesi ile sorumluluk ve mali yükümlülüklerinin sona ereceğini, davacı tarafından fatura edilen işleme konu gümrük beyannamesinde de taşımacılık işinin ... teslim koduyla gerçekleştiğinin kayıtlı olduğunu, davalının mali yükümlülüklerinin ve sorumluluğunun malın teslim edilmesi ile son bulduğunu; hasar ve zararın alıcı firmaya geçtiğini, taşımacılık ücreti, mala ait riziko ve sair hususların alıcıya ait olduğunu, davalıdan navlun ve ardiye ücreti talep edilemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, mahkemenin taşıma sözleşmesinin taraflar arasında kurulduğu, davacının taraf olmadığı satış sözleşmesindeki kaydın davacıyı bağlamayacağı yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, davalının yurtdışındaki alıcı şirket ile hem satış sözleşmesinin esasları üzerinde hem de taşımacılık işine ilişkin esaslar üzerinde mutabık kaldıklarını, bunun üzerine davalının yurtdışındaki firma adına, taşımanın gerçekleştirilmesi için davacı şirketle iletişime geçtiğini ve taşımanın ... koduyla gerçekleşeceği hususunda mutabakat sağlandığını, davacı tarafından dosyaya sunulan yazışmaların da bu çerçevede yapıldığını, taraflar arasında ayrıca yazılı veya sözlü ayrıca bir navlun sözleşmesi yapılmadığını, davalının akdi taşıtan olmadığını, aksi olsa idi teslim kodunun ... olarak kararlaştırılmış olması gerekeceğini, davalının bir nevi dava dışı alıcı şirket adına taşımaya aracılık ettiğini, bu durumun davacının da kabulünde olduğunu, davacı tarafından gümrük çıkış bildirim formu da dahil tüm evraklarda teslim kodunun ... olarak doldurduğunu;
İcra takip dosyasına sunulmuş olan borca itiraz dilekçesindeki ifadelerin hiçbirisinin borcu yahut sözleşmesel hukuki ilişkiyi kabul anlamı taşımadığını, itiraz dilekçesinin ve taraflar arasındaki yazışmaların da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. █████████ K. █████████ T. 24.05.2001 tarihli, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. ████████ K. ██████████ T. 19.09.2011 tarihli kararı), davalının akdi taşıtan değil yükleten satıcı konumunda olduğunu;
Davacı tarafından döviz cinsi fatura kesilmişse de döviz cinsi paranın faturada gösterilen Türk Parası karşılığının yanlış gösterildiğini, takibin de yanlış başlatıldığını; taraflar arasındaki sözleşmede döviz kurunun taraflarca belirlenmemiş olması halinde, faturanın düzenlendiği tarihte TC. Merkez Bankası döviz alış kurunun dikkate alınması gerektiğini; ancak takip konusu 16.08.2021 tarihli faturada 9.900-USD karşılığı olarak 85.125,87-TL gösterildiğini ve döviz kurunun 1-USD=8.601300-TL olduğunun belirtildiğini, oysa 16.08.2021 tarihi TC. Merkez Bankası döviz alış kurunun 1-USD=8.4682-TL olduğunu,
Bununla birlikte takip talebinde de talep edilen 10.313-USD'nin fiili ödeme tarihi itibariyle talep edildiği ve TL karşılığı gösterilmişse de kur bilgisinin gösterilmediğini; mahkemenin çok sayıdaki içtihadında da yabancı para alacağının takibe konu edilmesinde dikkat edilmesi gereken ve kamu düzeninden olduğu ve bu yüzden yargılamanın her aşamasında dikkate alınabileceği belirtilen hususlar arasında yabancı paranın Türk Parası karşılığı ile birlikte o günkü döviz kurunun da gösterilmesi gerektiğini; bu eksiklikler kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen göz önüne alınabileceğini ve takibin iptali sonucunu doğuracağını,
İleri sürerek, izah edilen ve re'sen takdir edilecek sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, davacının kötüniyetle giriştiği takip dolayısıyla %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, vekâlet ücreti de dahil olmak üzere yargılama masraflarının davacı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden doğduğu ileri sürülen navlun ve ardiye ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava konusu takip dosyası kapsamından; davacının davalı aleyhine "salt faturalara dayanmaksızın ... Nolu taşımaya ilişkin olarak doğan navlun ve ardiye ücretleri alacağımız 10.313,00 USD" açıklaması ile 10.313,00-USD'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, davalı istinafının aksine takip talebinde ve takip talebine uygun düzenlenen ödeme emrinde, talebin yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki TCMB kuru karşılığının talep edildiğinin belirtildiği, ayrıca takip tarihi itibariyle harca esas değerin de TL cinsinden gösterildiği anlaşılmıştır. Davalının borca itiraz dilekçesinde; davacıya bu miktarda borcu olmadığını, icra takibine konu yapılan borç bakımından, 14.08.2021 tarihinde Merkez Bankası tarafından belirlenen döviz kurunun 8.5 TL olduğunu, toplam 3 konteyner bulunduğunu, üç konteyner ile taşıma için konteyner başına 2.800,00-USD için anlaşma yapıldığını, buna göre alacağın 8.400,00-USD olduğunu, kura göre alacağın 71.400,00-TL olması gerektiğini, ancak davacının Mersin Limanı'nda çeşitli harcamaları ekleyerek faturalandırıp daha yüksek bir bedel istediğini, fakat gümrükçülerinin davalı adına Mersin Limanı'nda tüm harcamaları eksiksiz yaptığını, faturaların mali hesaplara işlendiğini, fatura tarihinden bugüne kadar yapılmış olan harcama listesinin istendiğini, ancak taraflarına herhangi bir evrak beyan edilmediğini, mutabakat sağlanamadığını, icra hukuk mahkemesi tarafından belirlenecek arabulucu veya icra hukuk mahkemesinin kararına göre haksız kazancın ödenmemesi, hizmet karşılığı ücretin ödenmesini arz ettiklerini, bu sebeple alacaklı tarafça başlatılan icra takibine, takip konusu alacağa, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz edildiğini beyan ettiği görülmüştür.
Mahkemece taraf delilleri toplanarak, tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde mali bilirkişiye inceleme yaptırılmış, mali bilirkişi tarafından davalı defterlerinin ibraz edilmemesi nedeniyle davacı defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış, akabinde deniz taşımaları konusunda uzman bilirkişiden rapor ve mali bilirkişiden ek rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir.
Mahkemece yaptırılan mali bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen kök ve ek raporlar ile dosyaya sunulan tüm deliller kapsamından, davacı ile davalı arasında 2021 yılında iki ayrı taşımaya ilişkin ticari ilişki bulunduğu görülmüştür.
Davacının dava dışı İsrail'de mukim ...Ltd isimli şirkete █████/2021 tarihli 0022 numaralı fatura karşılığı ... teslim şekli ihraç ettiği kumlama mermer emtiasının, davacı tarafından ... nolu konşimento tahtında ... numaralı iki adet konteyner ile Mersin Limanı'ndan Haifa Limanı'na taşındığı, taşımanın limandan limana ve navlun ön ödemeli gerçekleştiğinin konşimentoda kayıtlı olduğu, bu taşıma için davacının davalıya █████/2021 tarihli 4.100,00-USD bedelli navlun faturası ile aynı tarihli 118,00-USD bedelli dosyada bir örneği bulunmayan bir başka fatura düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davacının dava dışı İsrail'de mukim ... isimli şirkete █████/2021 tarihli ... numaralı ve aynı tarihli ... numaralı faturalar karşılığı ... teslim şekli ihraç ettiği cerrahi maske emtiasının, davacı tarafından ... ... nolu konşimento tahtında ..., ... numaralı üç adet konteyner ile Mersin Limanı'ndan Haifa Limanı'na taşındığı, taşımanın limandan limana ve navlun ön ödemeli gerçekleştiğinin konşimentoda kayıtlı olduğu, bu taşıma için davacının davalıya █████/2021 tarihli 9.900,00-USD bedelli navlun faturası ile aynı tarihli 360,00-USD bedelli ardiye ücreti faturasının düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından incelemeye defter ibraz edilmediğinden, davacının düzenlediği faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı tespit edilememiştir. Davacı tarafından davalıya kesilen 360,00-USD bedelli ardiye ücreti faturası bakımından, davacının █████/2023 tarihli beyan dilekçesinde ardiye ücretinin davacı tarafından dava dışı donatana ödendiğine dair defter ve kayıtların incelenmesi gerektiği belirtilmiş, alınan ek mali bilirkişi raporunda dava dışı ... A.Ş. Tarafından davacıya kesilen █████/2021 tarihli 478,50-USD bedelli faturanın dosyaya sunulduğu, faturanın 90,00-USD ardiye ücreti, 75,00-USD gemi bildirim değişiklik ücreti ve 300,00-USD ... iptal ücreti toplamı 465,00-USD + KDV olmak üzere 478,50-USD alacağa ilişkin bulunduğu, fatura üzerinde ... ... numaralı ana konişmento konişmento ve ... nolu ara konişmento tahtında taşıması yapılan üç adet konteynere ve ara konişmentoya ilişkin bilgilerin yer aldığı, Mersin Gümrük Müdürlüğü yazı cevabı ve eki belgelerden de davalının ihracatçısı olduğu emtianın taşındığı üç adet konteynerin ihracat için çıkış beyanının dava dışı ... Şirketi tarafından yapıldığının anlaşıldığı, buna göre emtianın taşındığı konteynerlerin liman sahası içerisindeki ardiye işlemleri ile limandan çıkış ve gemiye yükleme işlemlerinin da davalı adına davacı tarafından dava dışı ... Konteyner Şirketi aracılığı ile yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı defterlerine göre; davacının ... nolu konşimento için düzenlediği █████/2021 tarihli toplam 4.218,00-USD bedelli faturalardan sonra, davalı tarafından davacıya █████/2021 tarihinde 4.165,00-USD ödeme yapılmış olup, bu ödeme sonrası bakiye 53,00-USD alacak kalmıştır. Akabinde davacının ... ... nolu konşimento taşıması için düzenlediği █████/2021 tarihli toplam 10.260,00-USD bedelli iki adet fatura davalı aleyhine borç kaydedilmiş ve bakiye alacak 10.313,00-USD olmuştur. Davacı yanın takip talebine konu ettiği tutar bakiye açık hesap tutarı olan 10.313,00-USD olmakla birlikte; takip talebinde açıkça ... numaralı konşimento tahtında yapılan taşımaya ilişkin navlun ve ardiye ücreti alacağının tahsilinin talep edildiği, diğer ifade ile alacak talebinin dayanağının bu taşıma olduğu belirtilmiştir. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olup, davacı takip alacaklısı takip talebinde belirttiği alacak sebebi ile bağlıdır. Yargılama bu çerçevede yürütülüp sonuçlandırılmak zorundadır.
Yukarıda yapılan tüm açıklamalar çerçevesinde; takibe konu edilen alacağın ... numaralı ana konşimento tahtında davacının ihracatçısı olduğu cerrahi maske emtiasının taşınması nedeniyle navlun alacağı ve davalı adına dava dışı ... Şirketi'nden alınan ardiye ve yükleme hizmetinden doğan alacağa ilişkin olduğu, gerek mail yazışmaları gerekse konişmentolara göre taşıma ilişkisinin davacı ile davalı arasında kurulduğunun ispatlandığı, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere davacı ile dava dışı alıcı arasındaki satış sözleşmesinde kararlaştırılan ... teslim şeklinin sözleşmenin tarafı olmayan davacı taşıyana karşı ileri sürülemeyeceği, konişmento üzerinde de navlunun peşin ödeneceğinin kayıtlı olduğu, davalının taraflar arasında yabancı para niteliğindeki navlun bedelinin fatura tarihindeki kur üzerinden TL cinsinden ödeneceğine dair anlaşma bulunduğuna yönelik iddiasını ispatlar delil de sunmadığı, bu durumda davacının davalıdan ... numaralı ana konşimentoya konu taşıma nedeniyle 9.900,00-USD bedelli navlun faturası bedelini ve davalı adına yaptığını ispat ettiği ardiye ve çıkış masraflarına ilişkin 360,00-USD tutarlı fatura bedelini talep edebileceği, davalının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Az yukarıda belirtildiği üzere, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olduklarından, takip konusu edilmeyen ... numaralı taşıma nedeniyle düzenlenen iki adet faturadan bakiye 53,00-USD'nin eldeki itirazın iptali davasında talep edilmesi mümkün olmayıp, mahkemece bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış ise de, davalı yanın bu konuda açık bir istinafı bulunmadığından, bu yanılgı eleştirilmekle yetinilmiştir.
Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.580,94-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 2.395,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.185,09-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!